WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/521 Esas
KARAR NO : 2024/41
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 05/10/2009
KARAR TARİHİ : 17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka tarafından davalı ... ...'ye 13.11.1998 tarihli kredi sözleşmesiyle 2.500.000,00-TL'lik kredi açıldığını, diğer davalılar ... ... ve ... ...'ın söz konusu Kredili Mevduat Hesabı Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldıklarını, söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara, ... Noterliği'nden 04.12.2000 gün, ... yevmiye sayısı ile ihtarname gönderilerek, kredi borcunun faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmesi talep edildiğini, tüm bu sebeplerle; davanın kabulü ile 2.514,57-TL ana para, 40.727,86-TL faiz ve 2.036,39-TL BSMV olmak üzere toplam 45.278,82-TL tutarındaki alacağın fazlaya ve hesap hatasına ilişkin her türlü hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, ana paraya dava tarihinden itibaren %153 faiz, bankaca uygulanacak cari temerrüd faiz oranlarının artması halinde artan oranlar uygulanmak üzere ve BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresinin ... Mah. ... Cad. ... Sk. No: ... D: 2 ... , Parseller, ... /İSTANBUL olduğunu, yetkili mahkemenin de ... Tüketici Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davaya konu usulsüz kredilerin bireysel tüketici kredisi gibi gözüktüğü kabul edilse de büyük bir kısmının ticari krediler olduğunu, dava konusu kredinin niteliği hakkındaki tartışmayı çözüme bağlamak ticaret mahkemesinin görevi olduğunu, bu sebeple görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin bu borçtan sorumlu olduğu varsayılırsa davaya konu borcun zamanaşımına uğradığını, kredi sözleşmelerinin genellikle 1998 veya 1999 yılına ilişkin olduğunu ve zamanaşımının 10 yıl olduğunu, bu sebeple zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı tarafça dava konusu alacakla/kredilerle ilgili olarak 1998 yılında onlarca icra takibi yapıldığını ve itiraz üzerine takibin durduğunu, davacı tarafça hâlen itirazın iptali davası açılmadığını, ancak itirazların davacı yana tebliğ edilmiş olmadığından 1 yıllık dava açma süresinin hâlen cari olduğunu, itirazın iptali davası açma imkanı bulunan davacı yanın alacak davası açmakta hukuki yararı mevcut olmadığını, hukuki yararın dava şartlarından olduğunu ve davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan icra takip dosyaları için de derdestlik itirazları olduğunu, dava dilekçesinde yer alan sermaye 2.500.000.000 Türk lirası ibaresinin hiçbir mesnedinin bulunmadığını, ibare mal varlığının ifşası yoluyla yargı bağımsızlığına müdahale/etkileme algısını sayın mahkeme nezdinde oluşturmasa dahi sıradan bir vatandaş olan müvekkili nezdinde bu algıya yol açabilecek nitelikte olduğunu, HUMK hükümleri göz önüne alınarak dava dilekçesinin münasebetsiz evrak addedilmesini ve dava dilekçesinin yeniden tanzimine karar verilmesi gerektiğini, harçlar kanunu mucibince davacı tarafın yargı harçlarından muaf tutulmasının Anayasa'nın 10. ve 152/1. maddelerine aykırı olduğunu, davacı yana tanınan harç muafiyetinin anayasal bir hak olan eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davacının sebepsiz yere müvekkiline karşı ayrıcalıklı hale geldiğini, davacı yanın açtığı davalarda banka sıfatı nedeniyle harçtan muaf tutulmasını eşitlik ilkesine aykırı ve adaletsiz bulduklarını, tüm bu sebeplerle; usuli itiraz ve defiilere ilişkin karar ittihazına, nihayetinde haksız ve kötü niyetli davanın reddedilerek, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ...'ye ve davalı ... ...'a çıkarılan tebligatın usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER: ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... Bankası ... Şubesi'nce düzenlenen 10/11/1998 tarihli ... hesap nolu ve 2.500.000.000 TL limitli kredili mevduat hesap sözleşmesi aslı, 09/11/1998 tarihli ve 10/11/1998 tarihli 2 adet ... Bankası'na ait kasa tediye fişi, ... ...'ye ait ... Bankası ... Şubesi'nce düzenlenen 13/11/1998 tarihli ... hesap nolu ve 2.500,00 TL limitli kredili mevduat hesap sözleşmesi aslı, ... Noterliği'nin 04.12.2000 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi,... İcra Müdürlüğünün 2002/... Esas sayılı dosyasına ait takip talebi ve ödeme emri, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/... Esas sayılı dosyanın gerekçeli kararı, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/... Esas sayılı dosyasının gerekçeli kararı, ... ...'ye ait imza ve yazı örnekleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı banka tarafından davalı ... ...(... ) ve müşterek borçlu ve müteselsil kefiller ... ... ve ... ... arasında tanzim edilen 13/11/1998 tarihli 2.500.000.000-TL Kredili Mevduat Sözleşmesi'nden kaynaklı borcun ödenmediği iddiasıyla açılan Alacak davasıdır.
... Tüketici Mahkemesinin 2009/... Esas 2012/... Karar sayılı ilamının incelenmesinden; davacı T.C. ... Bankası A.Ş. Tarafından davalılar ... ..., ... ... ve ... ... aleyhine kredi borcundan kaynaklanan alacak davası açıldığı, mahkemece dava konusu talebe ilişkin dosyaya sunulan kredi sözleşmesindeki imzanın davalı asıl borçlu ... ...'ye ait olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin kararı Temyiz etmesi üzerine Yargıtay... Hukuk Dairesinin 2013/... Esas, 2014/... Karar ve 19/02/2014 tarihli kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalılardan ... ...'nin davacı banka nezdinde bulunan kredili mevduat hesabından kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı TTK'nın 4/6. Maddesi uyarınca bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılacağından Tüketici Mahkemesi tarafından karar verilmesinin doğru olmayacağı sebebiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
... Tüketici Mahkemesi bozmaya uyarak 2014/... E, 2014/... K. sayılı dosyasından 19/12/2014 tarihinde verilen görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka tarafından davalı ... ...'ye kullandırılan, diğer davalılar tarafından müteselsil kefil olarak imzalanan 13/11/1998 tarihli ve 2.500.00-TL'lik kredi sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen bedellerden dolayı alacaklarının bulunduğunu, bu sebeple 45.278,82-TL olan alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek %153 faizi, BSMV ve diğer ferileriyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik itirazının olduğunu, davanın Bakırköy Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, göreve itiraz ettiklerini, davanın Ticaret Mahkemelerinde görüleceğini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davada hukuki yararın olmadığını ve derdestlik itirazının olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması gerektiğini, dava dilekçesinin münasebetsiz evrak addedilmeyip, yeniden tanzim ettirilmesi gerektiğini, anayasa mahkemesinin vereceği kararın bekletici mesele yapılması gerektiğini, kredi sözleşmelerinin sahte olduğunu beyanla; hukuka aykırı, haksız ve kötü niyetli davanın reddine ve vekâlet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyaya sunulan davacı banka ile davalılar arasında imzalanan Kredili Mevduat Hesap Sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından davalılar adına 2.500,00.-TL kredili mevduat hesabı açıldığı, taraflar arasındaki sözleşme çeşitli bankacılık işlemlerini kapsadığı anlaşılmıştır.
Görevsiz Mahkeme 02/12/2009 tarihli duruşmada davacı vekiline davaya konu kredi sözleşmesine ilişkin delillerini sunmak üzere duruşma gününden 10 gün öncesine kadar kesin süre verilmesine ve yine davalı ... ...'ye kullandığı krediye ilişkin belgelerini de dosyaya sunmak üzere süre verilmesine karar verileceği tarafların ihtar edildiği, mehil üzerine davacı ve davalı tarafın delillerini sunmuş olduğu görüldü.
Davalı ... ... vekili görevsiz ... Tüketici Mahkemesinin 15/04/2010 tarihli celsesinde yapılan yargılama sırasında dava konusu kredi sözleşmesine ve alacağa yönelik müvekkili hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2002/... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle icra takibi yapıldığını yapılan itiraz üzerine ... Tüketici Mahkemesinin 2005/... Esas sayılı dosyası ile İtirazın İptali davası açıldığını ve hala dosyanın derdest olduğunu beyan etmiş, Davacı ... Bankası A.Ş vekili ise bunun üzerine ... Tüketici Mahkemesinde görülen davaya konu alacağın söz konusu bankanın zararını karşılamayacağını, aşkın zarar için aynı kredi sözleşmesinden dolayı bu davaya konu alacak davasının açıldığınına ilişkin beyanda bulunmuştur.
... Tüketici Mahkemesinin 2005/... Esas, 2019/... Karar sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiş, dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde T.C ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait borçlusu ... ..., müşterek borçlu ve kefilleri ... ile ... ... olan 13/11/1988 tarihli 2.500.000.000-TL değerli kredili mevduat sözleşmesi aslında ... ... adına atfen atılan imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'nin EL ÜRÜNÜ OLMADIKLARI kanattine varıldığı anlaşılmıştır.
... Ağır Ceza Mahkemesi 'nin 2006/... esas, 2009/... karar sayılı 29/05/2009 tarihli kararının incelenmesinde davacının kamu hukuku, katılanın ... Bankası Genel Müdürlüğü, sanıkların ... suçun banka dolandırıcılığı,nitelikli zimmet,zimmete iştirak,gasp,görevi suistimal,haksız mal edinme, haksız edinilen malı gizleme,suç tarihinin 1997,1998,21.04.1999 olduğu,mahkemece yargılama sonunda sanıkların birlikte nitelikli zimmet suçunu işledikleri sabit olmakla sonuç olarak 17 yıl 6 ay hapis ve 6.242.216 TL adlı para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... /2010 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Gerek bu dava dosyasına konu kredi sözleşmesi gerekse başka mahkemelerde davacı banka tarafından açılan aynı şubeden kullandırılan kredi sözleşmelerine dayalı dava dosyalarında davacı bankanın Sirkeci Şubesi çalışanları tarafından usulsüz işlemler gerçekleştirmek suretiyle hayali krediler kullandırılarak bankanın zarara uğratıldığı, bir çoğunda kullandırılmış görünen kredilerin ilgili kişilere ödenmediği, bahse konu kredilerin kasa tahsil fişi ile kapatıldığı, sorumluluğun banka çalışanlarında ve lehine yarar sağlanan dava dışı şirketlerde olduğu, bu haliyle davacı bankanın kendi çalışanları tarafından usulsüz olarak asıl borçlu ve kefil olarak gösterdiği kişilerin sorumluluğuna gidilemeyeceği, ayrıca davaya konu kredi sözleşmesi dahil olmak üzere diğer mahkemelere de konu olan kredilerin kapandığına dair davacı bankanın kendi çalışanları tarafından düzenlenmiş belgeler de dikkate alındığında davacının usulsüzlük iddiasıyla davalılardan talepte bulunamayacağı kabul edilmiş ve birçok karar Yargıtay onamasından geçmiştir.
Davacı banka tacir olduğu için basiretli bir tacir gibi davranması gerekir. Bu basiretli iş adamının bu kredilerin açıldığına dair belgeleri olduğu gibi kredi borçlarının ödendiğine dair belgelerde aynı şekilde itibar etmek gerekir. Bankanın kredi iç denetimini iyi yapamamasının sonucu olarak aslında kredi kullanmayan davalıların kapanmış ibraname verilmiş bu kredilerden sorumlu tutulabilmesi hukuk ve ahlak kurallarına aykırı olduğu gibi İstanbul Sulh Hukuk , Asliye Hukuk ve Tüketici Mahkemelerinden verilen bu konuda açılan tüm davaların redlerine dair kararların yüksek Yargıtay'ın onama kararları ile de kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyada deliller toplanmış olup imza incelenmesi için dosya bilirkişiye gönderilmiştir.
Görevsiz mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28.06.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda; ” Borçlu ... ... ve müşterek borçlu ve müteselsil kefiller ... ... ve ... ... ile T.C. ... Bankası ... Şube Müdürlüğü arasında tanzim edilmiş, 13/11/1998 tarihli, 2.500.000.000 liralık Kredili Mevduat Hesap Sözleşmesi aslında bulunan ... (...)’ye atfedilen imzaların, ... Keçeci (...)’nin eli mahsulü olmadığı kanaatine vardığını…” yönünde görüş beyan etmiştir.
Toplanan deliller ışığında yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre davalının davacı ile Kredili Mevduat Hesabı Kredi Sözleşmesi imzalamadığı, sözleşmedeki imzanın davalı asil borçlu ... (...)'nin eli mahsulü olmadığı anlaşıldığından, kefaletin de asıl borca bağlı olması sebebiyle (feriliği niteliği dikkate alındığında) usulüne uygun doğmuş bir asıl borç bulunmadığından doğmadığı gerekçesiyle ve emsal mahkeme yargıtay kararlarıda dikkate alınarak davacı bankanın davalılardan alacaklı olduğu iddiasının kesin ve inandırıcı delilleri ile kanıtlanamadığı, davalı hem asıl borçlu hem kefiller yönünden borca yönelik itirazlarının haklı olduğu sonucuna varıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ... ve ... ...'ye verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... ... tarafından yargılama sırasında yapılan tebligat ve posta masrafından oluşan 60,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ...'a verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı ... ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... ... vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı.17/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.