T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"Maddi ve Manevi Tazminat"
ESAS NO : 2021/396 Esas
KARAR NO : 2024/197
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/09/2019
KARAR TARİHİ : 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacılar vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 16/06/2019 tarihinde saat 14:00 sularında müvekkil ... 'nin karşısında bulunan babasına ait pazar tezgahında babasının yanında bulunurken, ...'ndaki tuvalete gitmek için cadde üzerindeki yaya geçidinden geçtiği esnada ... sevk ve idaresindeki mülkiyeti ...'ya ait ... plakalı araç müvekkile çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebep olmuş, olaydan sonra davalı tarafından müvekkil ... Hastanesine götürülmüş, yapılan ilk incelemede müvekkilin genel durumunun kötü olduğu, bilincini kaybettiği, vücudunun sair bölgelerinde kazaya bağlı yaralanmaların olduğu ve hayati tehlikesinin bulunduğu raporlanmış, müvekkil ilk incelemenin ardından hayati tehlikesi bulunduğu için yoğun bakıma alınmış, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından ... nolu poliçeyle ZMMS çerçevesinde sigortalandığı taraflarınca öğrenilmiş, bunun üzerine davalı şirkete kaza sebebiyle doğan zararların tazmini için başvuruda bulunularak 8 gün içinde zararın tazmin edilmesi tarafımızca davalı ... şirketinden istenmiş, söz konusu başvuru 24.07.2019 tarihinde davalı ... şirketine tebliğ edilmiş fakat herhangi bir cevap alınamamış, kısaca izah etmeye çalıştıkları olaylar ışığında takdir edilecektir ki 9 yaşında bir çocuk olan müvekkil ...'ın söz konusu elim kaza sonucu yaşadığı fiziksel acı müvekkilin narin bedeninin kaldırabileceğinin çok ötesinde olduğu, müvekkilin hayatına işbu kaza hiç yaşanmamış gibi devam etmesi mümkün görünmeyeceğini, Müvekkil bedenine aldığı fiziksel zararı hayatı boyunca taşımaya devam edeceğini, bu sebeple müvekkilin kaza sebebiyle uğradığı maddi zararın (hususiyetle çalışma gücü kaybı ve tedavi masraflarının) davalılardan tazmini gerektiğini, aynı şekilde müvekkil çocuk ...'ın annesi olan diğer davacı müvekkil ... da bu elim kazadan oldukça derin bir manevi hasar almış, Binbir emek ve fedakarlıkla büyüttüğü evladının hayat mücadelesi verdiği anlara tanıklık etmiş, evladının ölmesi düşüncesiyle geçmek bilmeyen anlar yaşamış, her annenin yaşayacağı üzere bu elim hadisenin müvekkilin ruhunda yarattığı korku, acı, elem ve ızdırabın büyüklüğü ve şiddeti malumdur. Hiçbir maddi değer yaşananların acısını dindirmede yetersiz kalsa da yaşanan acıları en azında bir miktar hafifletmek gayesiyle hükmedilecek manevi tazminat yerinde olacağını, müvekkillerin işbu yargılamanın gerektirdiği masraf ve harçları ödeyebilecek maddi durumları bulunmadığını, UYAP üzerinden yapılacak bir malvarlığı sorgulamasında dahi bu husus mahkemece görüleceğini, bu sebeple adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini, mahkemece re'sen tespit olunacak sair hususlar doğrultusunda şimdilik 30,00 TL maddi tazminatın (belirtilen kalemler için) ve tüm davacılar adına 25.000,00 TL olmak üzere toplamda 75.000,00 TL manevi tazminatın; (konu kısmında belirtilen faiz türü ve tarih itibariyle) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, adli yardım taleplerinin kabulüne, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerin adresleri ... ili olduğu, söz konusu kazada ...'te meydana gelmesine rağmen huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açıldığını, üzüntü verici olayı sebebsiz zenginleşme aracı olarak gören davacı anne babanın çocuklarına gerektiği gibi gözetmeden tehlikeli olduğu araç yoluna çıkışını engellemeyerek kazanın gerçekleşmesini önleyebilecek iken küçük yaştaki çocuğun elini tutmayarak kazanın gerçekleşmesine yol açtıklarını göz ardı ederek kendi adlarına çocukları haricinde manevi tazminat isteminde bulunulması aklen ve hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığını, küçük yaştaki çocuğun kontrolsüz olarak araç yoluna çıkmasına sebeb olarak anne babasının talep ettiği manevi tazminatın fahiş olduğunu ve sebebsiz zenginleşme aracı olan söz konusu manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili davacıya karşı tüm maddi ve manevi desteği sağlamış, söz konusu kazanın meydana gelmesinde üstelik tek kusurlu müvekkilinin bulunmamasına rağmen her türlü desteği sağlamış, müvekkili kaza esnasında herşeyi bir kenara bırakarak ilk önce davacı ile ilgilenmiş hastaneye kadar gitmiş ancak hasta yakınları tarafından darp edilmiş, "bir daha buraya gelmeyin gelirseniz olacaklardan biz sorumlu değiliz" diyerek müvekkil tarafı zor durumda bırakıp, olay esnasında müvekkil hasta yakınları tarafından darp edildiğini savunarak; yetki itirazlarının dikkate alınmasını dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine,manevi tazminat talebinin reddine ile usul ve yasaya aykırı açılan haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu dava öncesinde müvekkili şirkete sunmuş olduğu başvuru dilekçesi ekinde sadece soruşturma dosyasına ait evrakları ve tıbbi evrakları sunduğunu, sunulan evrakların eksik olduğunu, Karayolları Trafik Sigortası Genel Şartları Ekinde açıkça sigorta şirketine yapılacak başvuru sırasında sunulması gereken belgeler sayılmış, davacı taraf ise taraflarına yapmış olduğu başvuruda ne davacıya ait maluliyet durumunu gösterir sağlık kurulu raporu ne de hak sahibi ya da avukatının İBAN bilgilerini sunduğunu, davacı tarafın eksik evrak ile başvuru yaptığını ve yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olarak kabulünün mümkün olmadığını, kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 16.08.2018-2019 tarihlerini kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olup. bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlık konusu aza sonrasında kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenememiş ve kusur tespiti yapılamamış, kaza sonrasında kaza anını görür kamera kaydı da bulunamamış sadece araca ait fren izleri tespit edilmiş, kazaya ilişkin kusur tespiti yapılamadığından müvekkili şirketin kazadan kaynaklanan sorumluluğu tespit edilemediğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmaması durumunda müvekkili şirketin kazadan kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun bulunamayacağını, başvuru şartları yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, müvekkili şirket manevi tazminattan sorumlu olmadığından manevi tazminat talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Arabuluculuk son tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, kaza yeri görgü ve tespit tutanağı, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesinin ... hakkında düzenlediği tedavi evrakları, davacılar hakkında düzenlenen ... araştırması raporu, ... Hastanesinin ... hakkında düzenlediği epikriz raporu, ... plakalı aracın eski-yeni sahiplik bilgileri ve araçların kullanım amacını gösterir araç tescil bilgileri, ATK 2. İhtisas Kurulunun maluliyet raporu, ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur durumu raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mahkememizin 2019/19 E. 2021/24 K. Sayılı ve 12/01/2021 tarihli kararı ile davacılar tarafa verilen kesin süreye rağmen gider avansının yatırılmadığı anlaşılmakla davanın HMK 114/1-g ve HMK 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 03/06/2021 tarihli 2021/762 E. 2021/863 K. Sayılı ilamı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği ve dosyanın yeniden görülmesi için Mahkememize gönderildiği ve dosyanın 2021/396 E. Sayılı sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 16/06/2019 tarihinde cadde üzerindeki yaya geçidinden geçtiği esnada davalı ...'ya ait davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak ödemenin yapılmadığını, bu nedenle kaza tarihinde çocuk olan ... için talep belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 10,00 TL tedavi gideri tazminatının davalılardan tahsiline, ... için 25.000,00 TL, anne ve baba ... ve ... için 75.000 TL'şer manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin adli yardım talebinde bulunduğu, Mahkememizin 05/09/2019 tarihli ara kararı ile davacıların adli yardım isteminin reddine karar verildiği, adli yardım talebinin reddine ilişkin ara karara davacılar vekili tarafından itiraz edildiği, itirazı değerlendirmek üzere dosyanın ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş ... K. Sayılı kararı ile adli yardım talebinin reddine ilişkin karara yapılan itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup, davacı tarafça dosyaya sunulan 01/08/2019 tarihli arabuluculuk son tutunağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
16.06.2019 günü saat 14.00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken olay mahalli ... önlerine geldiği esnada idaresindeki araç ile yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan 2010 doğumlu davacı yaya ...' a çarpması neticesinde dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden şüpheli ... hakkında müşteki ...'ın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmaıs suçundan dolayı soruşturma başlatıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumuna ilişkin olarak rapor alındığı, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 18/08/2021 tarihli raporu ile; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile kavşağın da bulunduğu olay mahalli yaya geçidine yaklaşıyor olması sebebiyle mevcut hızını azaltıp, teyakkuz halinde seyrini sürdürmesi, ilk geçiş hakkını yaya geçidi üzerinden karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya vermesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmediği anlaşılmış olup, yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan 2010 doğumlu davacı yayaya çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda %100 kusurlu olduğu, 2010 doğumlu davacı yaya ... yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada, davalı sürücü idaresindeki aracın sadmesine maruz kaldığı anlaşılmakla meydana gelen kazada; atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Düzenlenen ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 18/08/2021 tarihli raporu dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
ATK 2. İhtisas Kurulunun 10/10/2023 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de Yayınlanan Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kullanılarak yapılan değerlendirme sonucu davacı ...'ın tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 3 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği tespit edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve davacının çocuk olması halinde Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkememizce alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun 10/10/2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve davacının yaralanma bölgesi konusunda uzman heyet tarafından incelenerek düzenlendiği, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Dosya aktüerya ve doktor bilirkişisine tevdii edilmiş olup, aktüerya ve doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "iş bu rapor tarihi itibariyle 2024 yılı güncel asgari ücret verisi açıklanmış olduğundan, hesap tarihi 05.01.2024 kabul edilerek hesaplama yapıldığı, aktüeryal Değerlendirme Maddesi altında yapılan açıklamalar doğrultusunda yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davalı ... Sigorta A.Ş. ya da dava dışı SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik Zararından yapılan ödeme kaynaklı herhangi bir tenzil yapılmadığı, davacı ... 'nun olay tarihi itibariyle 9 Yıl 4 Ay 8 Günlük ve 12 Aylık Geçici iş göremezlik dönemi boyunca efor dönemi içerisinde olduğu görüldüğünden yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı, olay tarihinden itibaren Tüm Vücut Engellilik oranı doğrultusunda efor- sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, kişinin tedavilerinin Özel Deva Hastanesi'nde yapıldığı dikkate alındığında söz konusu özel sağlık kuruluşuna tedavi için fark ödenmiş olabileceği, yapılmış ise bu kapsamda düzenlenmiş faturalarında ibrazı ile tedavi gideri hesaplamasına katılması gerektiği, davacı ... ‘ın hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri zararının 7.675,20 TL, Tedavi Gideri zararının 10.000,00 TL olduğu Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Tedavi ve Bakıcı Gideri zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Sağlık ve Tedavi Tazminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri yönünden teminat limiti aşan zararının olmadığı, davacı ... ‘ın hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 236.840,33 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limiti aşan zararının olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekilinin geçici ödeme talebinde bulunduğu, Mahkememizin 11/01/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafın TBK 76. maddesi uyarınca iddiasını haklı gösteren kanıtları dosyaya sunduğu ve davacı tarafın ekonomik durumunun da gerektirmesi hususlara dikkate alınarak geçici ödeme istemi mahkememizce hakkaniyete uygun bulunduğundan TBK 76. maddesi uyarınca; tazminata hükmedilmesi halinde mahsup edilmek üzere, davanın reddine karar verilmesi halinde ise yasal faizi ile birlikte davalılara iade edilmek üzere 100.000,00 TL geçici ödemenin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin davacı ... yönünden dava dilekçesiyle birlikte 10,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 10,00 TL tedavi gideri tazminatı talebinde bulunduğu, davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği, davacılar vekili 18/01/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle 10,00-TL'lik sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 236.830,33 TL arttırarak 236.840,33 TL olarak ıslah ettiği, 10,00 TL'lik bakıcı gideri tazminatı talebini 7.665,20 TL arttırarak 7.675,20 TL olarak ıslah ettiği, 10,00 TL'lik tedavi gideri tazminatı talebini 9.990,00 TL arttırarak 10.000,00 TL olarak ıslah ettiği, ıslah harcını yatırdığı ve ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; 16.06.2019 günü saat 14.00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken olay mahalli ... önlerine geldiği esnada idaresindeki araç ile yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan 2010 doğumlu davacı yaya ...'a çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Mahkememizce hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 18/08/2021 tarihli raporuna göre davalı ...'nın meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, düzenlenen rapor taraf itirazlarının karşılar mahiyette ve olayın oluş şekline uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı, ATK 2. İhtisas Kurulunun 10/10/2023 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de Yayınlanan Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kullanılarak yapılan değerlendirme sonucu davacının tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 3 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin tespit edildiği, dosyanın hesaplama yönünden bilirkişi raporu alınmak üzere aktüerya ve doktor bilirkişisine tevdii edildiği, hüküm kurmaya ve denetim elverişli bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 236.840,33-TL, bakıcı gideri tazminatının 7.675,20 TL, tedavi gideri tazminatının 10.000,00 TL olarak tespit edildiği, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alındığı, davalı ...'nın araç sürücüsü, davalı ...'nin araç işleteni, davalı ... şirketinin kaza tarihinde plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu kaza nedeniyle 3. Kişilerde meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve davacının talep arttırım dilekçesi de gözetilerek davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile; davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 100.000,00 TL geçici ödemenin mahsubu sonucunda davacı ...'ın 136.840,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.675,20 TL geçici bakıcı gideri ve 10.000,00 TL tedavi giderinin 16/06/2019 kaza tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 06/08/2019 temerrüt tarihinden itibaren ve poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacı taraf davalı ... şirketine 24/07/2019 tarihinde başvurduğu ve 8 iş günü sonrası olan 06/08/2019 tarihinde davalı ... Sigorta'nın temerrüde düştüğü anlaşılmış ve trafik kazasına neden olan araç hususi araç olmakla yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacılar trafik kazası nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K. sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davaya konu somut olay anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası neticesinde, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza nedeniyle davacı tarafta yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak davacı ... tarafından davalılar ... ve ...'ya yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ...'ın 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Davacı ...'ın anne ve babası davacılar ... ve ... manevi tazminat talebinde bulunmuş olup Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10068 E. 2019/4045 K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere çocukların yaralanmasının hem kendileri hem de anne babaları için manevi zarar doğuracağı açık olduğundan davacı ...'ın yaralanması nedeniyle davacılar anne ve baba ... ve ...'ta yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı ... tarafından davalılar ... ve ...'ya yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ...'ın 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından davalılar ... ve ...'ya yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ...'ın 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından davalı ... Sigorta'ya yönelik olarak manevi tazminat davası açılmışsa da manevi zararların sigorta poliçe teminatı kapsamında bulunmaması nedeniyle davacılar ..., ... ve ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş'ye yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile; davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 100.000,00 TL geçici ödemenin mahsubu sonucunda davacı ...'ın 136.840,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.675,20 TL geçici bakıcı gideri ve 10.000,00 TL tedavi giderinin 16/06/2019 kaza tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 06/08/2019 temerrüt tarihinden itibaren ve poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-Davacılar ..., ... ve ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş'ye yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Davacı ... tarafından davalılar ... ve ...'ya yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının KABULÜ ile, davacı ...'ın 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
4-Davacı ... tarafından davalılar ... ve ...'ya yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, davacı ...'ın 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Davacı ... tarafından davalılar ... ve ...'ya yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, davacı ...'ın 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 21.826,11-TL harçtan daha önceden 256,27-TL peşin harç ve 869,20-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.125,47-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.700,64-TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş 16.260,48 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 256,27-TL peşin harç ve 869,20-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.169,87-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı ... maddi tazminat yönünden yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 40.177,33-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
9-Davacı ... manevi tazminat yönünden yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,
10-Davacı ... manevi tazminat yönünden yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,
11- Davalı ... manevi tazminat yönünden yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,
12-Davalılar ... ve ... manevi tazminat yönünden yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve ...'ya verilmesine,
13-Davalılar ... ve ... manevi tazminat yönünden yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve ...'ya verilmesine,
14-Davalı ... Sigorta vekili manevi tazminat yönünden yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve ...'tan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine,
15-Davacı tarafından yatırılan 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, ATK Başkanlığının 18/08/2021 tarihli ... numaralı 700,00-TL ATK fatura bedeli,...Başkanlığının 17/11/2023 tarihli ... numaralı 3.345,00-TL ATK fatura bedeli ve 1.081,70-TL posta giderinden ibaret toplam 11.126,70-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 10.789,56-TL'nin (davalı ... Sigorta A.Ş 8.648,78 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacılar tarafa verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
15-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.280,00-TL'nin (davalı ... Sigorta A.Ş 1.019,44 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 40,00-TL'nin davacılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
16-Davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafa re'sen iadesine,
Dair, davalı ... ve davacılar vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!