WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/316 Esas
KARAR NO : 2024/215

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/05/2021
KARAR TARİHİ : 08/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 27/05/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; 05/01/2018 günü saat 17:30 sıralarında ...'nin kullandığı ... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç ile ...” ın kullanmış olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, yüz bölgesinde kalıcı izler kaldığını ve psikolojik rahatsızlığının oluştuğunu, kaza sırasında davacı bir büroda memur olarak çalıştığını, dava öncesi davalı sigorta şirketine 13/10/2020 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme alınmadığını belirterek, 01/05/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni il, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla; 5.800,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı masrafları ve 100,00 TL sürekli bakıcı masrafları olmak üzere toplam 6.100,00 TL maddi zararın davalı ... A.Ş.'ye başvuru tarihi 13/10/2020'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 09/07/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde...vadeli ... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava öncesi yapılan yazılı başvuru ile...numaralı hasar dosyasının açıldığını, gerekli incelemeler ve araştırmalar sonrasında davacının psikolojik rahatsızlıklarının kaza ile illiyedinin bulunmadığı ve sürekli malul olmadığının belirlendiğini ve davacı vekili...tarafından 18/12/2019 tarihli feragat dilekçesi ile taleplerinden feragat ettiklerini, feragatnamede açık olarak; davacı tarafından hasar dosyasına konu taleplerinden gayrikabili rücu feragat edildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere; öncelikle davacının maluliyetinin ATK tarafından düzenlenecek raporla tespitinin gerektiğini, kusur durumunun belirlenmesini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararlarından sigorta şirketinin genel şartlar dahilinde sorumlu olmadığını, hesaplamanın genel şartlar dahilinde yapılması gerektiğini belirterek , davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Kaza tespit tutanakları, Hastane raporları, Sigorta poliçesi, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, Hasar dosyası, Islah dilekçesi, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporu, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; şikayetçi kimsenin bulunmaması ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporuna göre; Mevcut belgelere göre ... ve ... kızı 1970 doğumlu...'in 01.05.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu ve iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Aktüerya alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen Tutanakta, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan... plakalı araç s isü ...” nin 2918 sayılı KTK'nunda belirtilen 56/1-c (önünde giden araçları güvenli ve yeterli mesafede takip etmemek) kuralını ihlal etmesi nedeni ile kusurlu olduğu,... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kusurunun bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı, Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ... karar numaralı raporda; 02/06/1970 doğumlu davacı ...'in 05/01/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı arızası sebebi ile 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı RG'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dahilinde değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesifir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi Zarar; Davacının 05/01/2018 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 15 ay/ 45 Gün süre ile geçici iş göremezlik zararının 2.404,68 TL olduğu, SGK tarafından davacıya (rücuya tabi) herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı Sürekli maluliyetin bulunmadığı hesaplanmaktadır, Davalı vekilinin müterafik kusur (kaza tespit tutanağında 4 emniyet kemeri belirsiz olarak işaretlendiği), Dava öncesi davalı sigorta şirketine ilk başvurunun; ... tarihinde ... 2. Noterliği tarafından ... yevmiye numaralı “Düzenlenme şeklinde vekaletnamesi ile davacının vekil olarak tayin ettiği ... tarafından yapıldığı, davalı sigorta şirketinde ... numaralı hasar dosyasının açıldığı feragat Dilekçesi: ...'in ... 1 numaralı hasar dosyası - ... numaralı ZMMS poliçes sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ...plakalı araç arasında çift taraflı yaralanmalı trafik kazası neden ile müvekkili ...” in yaralanması sebebiyle ... Sigorta A.Ş.'den maddi tazminat talebi ile başvuruda bulunduklarını, müvekkili ...'in maluliyet yokluğu nedeni ile dosyanın kendileri tarafından işlemden kaldırıldığını, tüm bu sebeplerle ... Sigorta A.Ş.'den hiçbir hak ve alacağının olmadığı mevcut hasar taleplerinden, açacakları tüm davalardan, icra takiplerinden ve keşide edilen ve edecekleri ihtarnamelerden fazlaya dair hakları da kapsar şekilde, ... Sigorta A.Ş. “den, maddi manevi hiçbir tazminat talebinde bulunmadan tamamen, gayri kabili rücu olmak üzere mutlak ve kesin şekilde tüm taleplerinden feragat ettiklerini, dosyanın kapatılmasının talep edildiğini belirten dilekçelerinin (davalı ... A.Ş.) ... Sigorta A.Ş. tarafından ... tarih ... kayıt numarası ile kayda ve işleme alındığı görülmüştür. davacı ...” in, ... tarih ... yevmiye numaralı Kocaeli Noterliği tarafından işbu davada vekili olan ... (ve diğer birlikte avukatlar; ..., ..., ...' i) vekil tayin ettiği, Davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine 13/10/2020 tarihli yazılı başvurunun yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı raporlanmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 23/01/2024 tarihli Islah Dilekçesinde özetle; 5.800,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı masrafı ve 100,00 TL sürekli bakıcı masrafı, olmak üzere toplam 6.100,00 TL tazminat miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda arttırdıklarını, bilirkişi raporuna göre davacı için geçici iş görememezlik maddi tazminatının 2.404,68 TL olduğu kanaatine varıldığını, dava dilekçesinde davacı...için ...Şirketinden talep edilen geçici iş göremezlik tazminat miktarını 2.304,68 TL artırarak toplam 2.404,68 TL tazminat davalı Sigorta Şirketinin temerrüte düştüğü 13/10/2020 tarihten yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici/sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri ) istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. İncelenen sigorta kayıtları ve tutanaklara göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağı ile tespit edildiği üzere, davalı sigorta şirketi tarafından
ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ...plakalı araç sürücüsü ...’ nin 2918 sayılı KTK 'nunda belirtilen 56/1-c (önünde giden araçları güvenli ve yeterli mesafede takip etmemek) kuralını ihlal
etmesi nedeni ile kusurlu olduğu,... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, meydana gelen hasar ve olayın oluş şekline göre davalı sigorta şirketi tarafından
ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun ceza hukuku ile ilişkisinde kenar başlıklı 74.maddesi “ Hâkim zarar verenin kusurunun olup olmadığını, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumluluk ile ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurunun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz” şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk hakimi ceza mahkemesince verilen, suçun fail tarafından işlenmediği yönündeki kesin olgu saptayan beraat kararı ile bağlıdır çünkü yargısal bir kararla maddi bir olgu tespit edilmiştir. Ancak hukuk hakimi ceza mahkemesince yapılan kusurun takdiri ve zarar miktarının tayini kararı ile bağlı değildir. Çünkü ceza hukukunda asıl kusur çeşidi kasttır. Taksir ancak kanunda yazılı olduğu sürece sorumluluk oluşmaktadır. Hukuk mahkemesinde ise kusurun her çeşidinde sorumluluk söz konusu olabilmektedir. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 17/04/2003 tarihli 2003/3586 Esas ve 2003/3516 Karar sayılı kararında "Borçlar Kanununun 53.maddesi gereğine göre hukuk hâkimi ceza dosyasında alınan kusur raporu ile bağlı olmayıp kesinleşen maddi olgularla karar vermek durumundadır. Dolayısıyla mahkememizce, yargılama için gerekli incelemeler yapılıp, raporlar alındıktan sonra sırf ceza yargılamasındaki dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi, mevcut davanın daha da uzamasına ve makul bir sürede yargılanmayı içeren adil yargılanma hakkının ihlaline neden olacaktır. Geç oluşan adalet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği pek çok kararında da yerinde görülmemekte ve devletler bu sebepten tazminata mahkum edilebilmektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı hukuk hakiminin ceza yargılamasının sonucunun, her şart ve koşulda beklenmesi zorunluluğu şeklindeki bir algının adil yargılanma hakkı ihlaline sebebiyet vereceği düşüncesiyle gerekli araştırmalar yapılıp raporlar alınmış, alınan raporlar arasında da herhangi bir çelişki doğmadığı ve soruşturma dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, yaşanan olayın şartlarına göre kusur oranının tespiti mahkemeye ait olduğundan mahkememizce toplanan deliler ışığında davalı sigortanın sorumluluğunda olan... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat hesaplaması yapılmıştır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinde: Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Şeklinde yasal düzenleme bulunmakta olup 18/12/2019 tarihinde işleme alınan feragat dilekçesi ile haklarından feragat ettiği anlaşılmakta ise de davanın 2 yıllık süre içinde açıldığından feragat dilekçesi dikkate alınmamıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; maddi (geçici/sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri ) tazminat talepli açılan davada davacının... plakalı araçta yolcu olduğu, herhangi bir kusurunun bulunmadığı,... plakalı davalı sigortanın sigortalısı olan araç sürücüsünün kusurlu eylemi nedeniyle trafik kazasına sebebiyet vermesi sonucu husumet yöneltmiştir. Yapılan incelemelerde, davacının iş bu trafik kazası geçirerek geçici olarak iş göremez durumuna düştüğü, kaza sebebi ile sürekli bir engellilik durumunun bulunmadığı, bu kaza sonucu 1,5 ay kadar çalışamayarak tedavi görmek durumunda kaldığı, dosya kapsamında davacının asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiğine dair bir delil bulunmadığından asgari ücret seviyesinde gelirinin bulunduğu kabul edilmiş ve bu ücrete göre değerlendirme yapılmış olup sgk tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığından mahsup işlemi yapılmamıştır. Davalı taraflarca müterafik kusur indirimi yapılması talep edilmiş ise de kaza tespit tutanaklarından veya dosyada bulunan belgelerden emniyet kemerini takmadığına dair bir delil bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Hatır taşıması yönünden ise davalı sigortanın yolcu olarak bulunulan aracın sigortacısı olması sebebi ile talep edebileceği anlaşılmış olup sigortalı araç sürücüsü ile davacı arasında akrabalığın bulunmadığı görülmekle hatır taşıması yapıldığına kanaat getirilmiş ve %20 oranında indirim yapılmıştır. Kaza sonrası davacının 1,5 ay süre ile iyileşme süresi olduğu ve başkasının yardımına muhtaç olmadığı görülmekle dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi raporları hükme esas alınmış ve trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru koşulunu sağladığı, davalıya 13/10/2020 tarihinde başvurduğu nazara alınarak ve 8 iş günü sonu olan 26/10/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya karışan araçların hususi araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilerek ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ( kabul oranı: %28,61 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile, 2.404,68TL geçici iş göremezlik tazminatından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak 1.923,74TL tazminatın (davalı sigortanın teminat limiti 330.000,00TL den sorumlu olmak üzere) 26.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 131,41-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL ve 427,60TL tamamlama harcın mahsubu ile artan 355,49TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 131,45-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 6.355,76-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 1.818,38 TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 1.923,74TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.923,74 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
9-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin 377,65TL sinin davalıdan, 942,35TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 08/03/2024

Katip
e-imza *

Hakim
e-imza *

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.