WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/254 Esas
KARAR NO : 2024/466

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/09/2019
KARAR TARİHİ : 14/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 13/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; 26/05/2018 günü saat 16:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekiciye bağlı yarı römork ile ... otoyolunu takiben ... istikametine doğru seyri sırasında kaza mahalli km 9 a geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafında bulunan bankete girmesi akabinde idaresindeki aracın ön kısımları ile banket içerisinde arıza neden ile park halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun arka kısımlarına çarpması, çarpmanın etkisi ile ... plakalı kamyonun ötelenerek ön kısımları ile davacı ... tarafından park edilmiş olan ... plaka sayılı kamyonun arka kısımlarına çarpması ve arıza tespiti için banket içerisinde, iki araç arasında yaya olarak bulunan davacı ...'nin yaralanması sonucu bahse konu trafik kazasının meydana geldiği, maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacı ... ağır bir şekilde bedensel olarak zarara uğradığını, meydana gelen kazada davalı ...Limited Şirketi sürücüsünün tam olarak kusurlu olduğunu, davacıya kusur atfedilmesini kabul etmediklerini ve kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini, davacının lehine trafik kazası nedeniyle oluşan zararları için maddi tazminat talepleri için borçlar kanununda aranan tüm şartların oluştuğunu, davacının lehine trafik kazası nedeniyle oluşan zararları için manevi tazminat talepleri için borçlar kanununda aranan tüm şartların oluştuğunu, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ve davalı ... Şirketi davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu olduğunu, davalı ... Şirketinin sürücüsünün sevk v e idaresindeki aracın çarpması sonucu yaralanan davacının toplanacak delillere göre tespit edilecek geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı için 1.000 TL tedavi giderleri ve iyileşme sürecinde yaptığı her türlü masraf için 1.000 TL ve meydana gelen kazanç kaybı ve güç kaybı nedeniyle 3.000 TL olmak üzere şimdilik olay tarihinden işletilecek ticari faiz ile birlikte toplamda 5.000 TL maddi tazminatın, davacının kaza anında ve sonrasında yaşadığı elem ve ıstırap ile bu kazanın fiziksel ve psikolojik etkilerini ömür boyu yaşamak zorunda kalması nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi için olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte 100.000 TL manevi tazninatı davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç davalı şirket tarafından ... tarihli ... numaralı Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, birleşik kasko sgiortası poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet poliçeside yer aldığını, ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları gereği; anılan poliçe ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebilir. kaza tarihi itibariyle zmm teminatları 360.000 TL olduğunu, sözü geçen limit tüketilmeden ihtiyari mali sorumluluk teminatı devreye giremeyeceğinden; her halde açılmış davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı Şirketin Sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirket, ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, bunun için öncelikle kazada araçların kusur durumunun tespitinin gerektiğini, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27.11.2012 tarih 2013/17-72 E. 2012/1558 K. Sayılı ilamı bu yönde olduğunu, öncelikle sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini ancak her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmemekle beraber, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınmasını, hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını talep ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerleşik Yargıtay içtihatları gereği manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmamasının esas olduğunu, talep edilen manevi tazminat tutarına da itirazlarını sunduklarını, kabul anlamına gelmemek üzere, kazanın meydana geliş biçimi, davacının sosyal ve ekonomik durumları gibi somut veriler göz önüne alındığında, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları manevi tazminatın zenginleşme veya cezalandırma aracı olmadığını ifade ettiklerini talep edilen manevi tazminat miktarı oldukça fahiş olduğunu, manevi tazminata hükmedilirken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, eylemin niteliği, zarar görenin ve zarar verenin kişilikleri gibi özellikler göz önünde tutulmasının gerektiğini, tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılırken malul ile sigorta ettirenin ekonomik durumlarının araştırılmasının gerektiğini, Ceza dosyası ve varsa Kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilerek maluliyet durumu hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının sosyal ve ekonomik durumlarının ve hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduğunun Mahkememizce tespit edilmesi gerektiğini, davacının Sosyal Güvenlik kuruluşlarından herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini, davanın reddini yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalının yetkiye itirazının bulunduğunu, davalı bahse konu olayda aracın hızını trafik durumu ,hava ve görüş mesafesine uygun olarak ayarlandığını, KTK uyarınca tüm sorumluluğunu yerine getiren davalı kusurlu olduğundan söz edilemeyeceğini, kusurlu olduğuna dair hiçbir somut delil bulunmamakla beraber tutanaklarda geçerli bir nedene dayanan kusur isnadı bulunmadığını, davacı kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere gerekli önlemleri almadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği husus arkadaşının tüm önlemleri aldığını, ancak arkadaşı da gerekli önlemleri almamakla beraber kaza mahaline duba yerleştirmekle yetindiğini, kaldı ki bahse konu diğer aracın önlemleri aldığı belirtilse bile davacı tarafın herhangi bir önlem almadığının sabit olduğunu, ayrıca davacı aracını diğer araca çok yakın bırakıldığını, bu hususun da ayrıca değerlendirilmesinin gerektiğini, davacı tarafın zorunlu hal kapsamında olduğu iddiası kaza tespit tutanağıyla aksi tespit edebileceği, ayrıca hayatın olağan akışında silecek bozulması durumunda iki aracın durup sürücülerinin bu aksaklığı gidermeye çalışması karayolunu kullanan diğer sürücüler için tehlike yaratmakta ve gerekli nitelikte gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddini talep ettiğini, davalı olay kapsamında kusur atfedilemeyeceği çok açık olduğunu, davalının kusurlu olduğuna yönelik tüm iddialara itiraz ettiklerini, kaldı ki kusur atfedilse bile belirlenen rakamın çok düşük olacağının, davalı taraf hastalık süresince aldığı kararlarla yaptığı masrafı arttırıldığını, kaldırıldığı hastaneden İstanbula sevk olmasını gerektirecek bir husus olmaması ve gerekli olduğuna dair bir rapor bulunmamasına rağmen ...'da tedavi görmek istemesi yapmış bulunduğu masraflarını arttırdığını, davacı tarafın yol masraflarına ilişkin bir belgesi bulunmamasına rağmen talep etmesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacı tarafın vücut bütünlüğü ve uğradığı elem ve acı kendi kusuru nedeniyle gerçekleştirildiğini, davacı tarafın en azından diğer arabayla arabası arasında yeterli mesafe bıraksaydı bile bu hasarlar meydana gelmesini engelleyebileceğini, tazminat istenebilmesi için Borçlar Kanunu uyarınca gerekli şartların oluşturulmadığını, bu nedenle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Sunulan rapor tazminat hesabına esas alınmayacağından zorunlu belgelerin sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddini talep ettiğini, dosyadaki uyuşmazlığın konusu, 26.05.2018 tarihinde, cumartesi günü, saat 10.30 sıralarında, ... ili, ... ilçesi sınırlarında, dosya kapsamında yer alan trafik kazası tespit tutanağına göre, davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altına alınan ... plaka sayılı araç, ... plaka sayılı ile dava sahibinin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı beyan edilen trafik kazasının sonucuna ilişkin olduğunu, davalı sigorta şirketi kapsamında, ... plaka sayılı araç başlangıç ve bitiş tarihi... dönemi olmak üzere ...sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, ayrıca konu açısından önem arz eden bir husus olarak; trafik kazalarına bağlı zararların tazminin de sorumluluğun belirlenmesinde en önemli ölçüt kusur olduğunu, nitekim kusura denk gelen tazminat talepleri sigorta kuruluşunca karşılanmayacağını, davacı tarafın 100 oranında kusurlu olması durumunda davacı tarafa herhangi bir tazminat ödemesi yapılmayacağını, kusurun taraflar arasında paylaşıldığı durumda ise kusur oranında tazminat ödemesinin gerçekleştirileceğini, bu bağlamda somut olayda kusur oranı %25-%75 oranında olması sebebiyle kusura denk gelen tazminat ödemesinin gerçekleştirileceğini, davacı asil somut olayda 2918 S.lı Karayolları Trafik Kanunu madde 59 ''Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır.'' hükmünü ihlal ettiğini, görülmekte olan dava incelemesinde, işbu dilekçenin içinde söz konusu sigorta poliçesi, sigortalı bilgileri, teminat ve limitlerine atıf yapıldığını, bu durumun davanın kabulü anlamına gelmediğini, yalnızca teminat, sorumluluk ve limitler açısından beyanda bulunduğunu belirtmek gerektiğini, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafınca, meydana gelen kaza sonucunda sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin özel ve teknik inceleme yaptırılmış olup, 89.181,00 TL davacı tarafa ödendiğini, tazminat konusunda, davacı taraf ile davalı sigorta şirketi arasında ibraname, feragat beyanı ve sulh anlaşması başlıklı sözleşmenin imzalandığını, aksi kanaat halinde, sürekli sakatlık tazminatı hesaplaması karayolları zorunlu mali sorumluluk poliçesi genel şartları ve eklerinde yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesinin gerektiğini, konu açısından önem arz eden bir husus olarak; trafik kazalarına bağlı zararların tazminin de sorumluluğun belirlenmesinde en önemli ölçüt kusur olduğunu, nitekim kusura denk gelen tazminat talepleri sigorta kuruluşunca karşılanmayacağını, diğer bir deyişle, davacı tarafın 100 oranında kusurlu olması durumunda davacı tarafa herhangi bir tazminat ödemesi yapılmayacak, kusurun taraflar arasında paylaşıldığı durumda ise kusur oranında tazminat ödemesi gerçekleştirileceğini, bu bağlamda somut olayımızda kusur oranı %25-%75 oranında olması sebebiyle kusura denk gelen tazminat ödemesinin gerçekleştirileceğini, keza davacı asil somut olayda 2918 S.lı Karayolları Trafik Kanunu madde 59 ''Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır.'' hükmünü ihlal ettiğini, taraflar arasında düzenlenen poliçe ve genel şartlar kapsamında teminat kapsamı - dışı haller belirli ve açık olduğundan, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ilişkin yükümlülüğünün bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri sgknın sorumlu olduğu tedavi giderleri kapsamında olduğunu, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi gideri açısından, davacı tarafça gelirden mahrum kalınması ispat edilmediğinden de davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafa, SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, kesinlikle kabul etmemekle birlikte bir an için aksi kanaat halinde, faiz başlangıcı ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türü yasal faiz olduğu, davanın usulden ve esastan reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : ... CBS soruşturma dosyası, Hastane kayıtları, Kaza tespit tutanağı, Sigorta poliçesi, Dekont, Islah dilekçesi, Adli Tıp Kurumu raporları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin ...tarihli raporuna göre; Sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'nin kusursuz olduğu, Sürücü ...'nın kusursuz olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli tıp kurumu ikinci ihtisas dairesinin 24/08/2021 tarihli raporuna göre; ... ve ... oğlu, 10/12/1977 doğumlu ...’nin ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 VII(2Aa……….20)A %24 x 1/5 x 0,8 = %3,8 E cetveline göre %4,0 (yüzdedörtvirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
... ve ... oğlu, 10/12/1977 doğuml, ...’in 26/05/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının,...tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, El bileği hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6’ya göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (yüzdebir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli tıp kurumu ikinci üst kurulu tarafından hazırlanan 28/09/2022 tarihli adli tıp raporuna göre; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1977 doğumlu ...’nin 26/05/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının;
A-) ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği uzun yol şöförü bildirilmekle Meslek Grup Numarası 41 kabul olunarak:Gr41 VII(2Aa……….20)A %24 x 1/5 x 0,8 = %3,8 E cetveline göre %4,0 (yüzdedörtvirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B-) ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, El bileği hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6’ya göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (yüzdebir) olduğu,
C-) Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği,
D-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli tıp kurumu ikinci üst kurulu tarafından hazırlanan 18/12/2023 tarihli adli tıp raporuna göre; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; ... oğlu, 1977 doğumlu, ...’nin 26/05/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;
A- 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği uzun yol şöförü bildirilmekle Meslek Grup Numarası 41 kabul olunarak: Gr41 VIII (2Aa……….20) A %24x⅕x0,8=%3,8, E; cetveline göre %4,0 (yüzdedörtvirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B- Maluliyet oranı sorulduğunda olay tarihli yönetmelik ve tüzüklerden yararlanılarak Mahkemelerce sorulan hususta rapor düzenlendiği, bu açıklama çerçevesinde kullanılan 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve 28/09/2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin sadece çalışma gücünün kaybına (%60-emeklilik için kullanılan) yönelik Ek-1 bölümü dışında her hangi bir bölümü bulunmadığı, 85/9529 sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü ve 11 Ekim 2008 tarihli Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde ise Ek-1 bölümüne ilaveten meslek hastalıklarının bulunduğu Ek-2 bölümü ve meslekte kazanma gücünün belirlenmesine yönelik liste ve cetvellerin bulunduğu Ek-3 bölümünü içerdiği dikkate alındığında, Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı belirlenmesi için mutlaka bu Ek-3 bölümü bulunan yönetmelikten yararlanıldığı,
C- 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmî gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, El bileği hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %1, tablo 2.3’e göre özür oranı %1, Kulak Burun Boğaz, çiğneme ve yutma, İşlevselliğe göre yapılan değerlendirmede (10x1/2) özür oranı %5, Balthazard formülüne göre %5.95 olduğu, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzdealtı) olduğu,
D- Özürlülük/Engellilik kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği,
E- İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği
F- Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,
G- ...Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03/12/2018 tarihli sağlık kurul raporu ile Üst Kurulun mütalâası arasındaki çelişkinin raporlara dayanak olan muayene farklılıklarından kaynaklandığının görüş ve kanaatine varılmıştır.
Sigorta ve aktüeya alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Talep Konusu; 26/05/2018 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sürekli malı tin nedeni ile; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL sürekli maluliyet / sürekli efor kaybı tazminatı, 1.000,00 TL kazanç kaybı /geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL tedavi giderleri ve tedavi süresinde yapılan muhtelif tüm giderler olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan olay tarihinden itiabren işleyecek ticari faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili talebi. (manevi tazminat yönünden ferasat edildiği)
Talep Konusu Olay; 26/05/2018 günü saat 16:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekiciye bağlı yarı römork ile OS otoyolunu takiben ... istikametine doğru seyri sırasında kaza mahalli km 9 a geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafında bulunan bankete girmesi akabinde idaresindeki aracın ön kısımları ile banket içerisinde arıza neden ile park halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun arka kısımlarına çarpması, çarpmanın etkisi ile ... plakalı kamyonun ötelenerek ön kısımları ile davacı ... tarafından park edilmiş olan ... plaka sayılı kamyonun arka kısımlarına çarpması ve arıza tespiti için banket içerisinde, iki araç arasında yaya olarak bulunan davacı ...'nin yaralanması sonucu bahse konu trafik kazasının meydana geldiği,
Kusur durumu adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından düzenlenen adli tıp raporunda; ... plaka sayılı çekiciye bağlı yarı römork sürücüsü ...” in kazada %100 (yüzdeyiz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ...plakalı kamyon sürücüsü ...” nın kusursuz olduğu, davacı yaya ...'nin kusursuz olduğu kanaatine ulaşıldığı, İşbu rapor, davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ve ...Sigorta Şirketi tarafından ... poliçesi ile teminat altında olan davalı... Şirketi işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsünün kazada asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü ile hazırlanmış olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği tespiti hakim yetkisindedir.
Maluliyet raporu adli tıp kurumu raporu adli tıp ikinci ihtisas kurulunun raporuna göre; 10/12/1977 doğumlu ...'nin 26/05/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 30/02/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurul raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itiabren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyacağı, özürlülük/ engellilik kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar olduğu, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildiği, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle aralarında çelişkiden bahsedilmeyeceği, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03/12/2018 tarihli sağlık kurulu raporu ile Üst Kurulun mütalaası arasındaki çelişkinin raporlara dayanak olan muayene farklılıklarından kaynaklandığının oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi zarar; Kaza tal in 26/05/2018, tazminat ödeme tari 26/03/2019 olduğu dikkate alındığında, 17/07/2020 tarih 2019/40 E. 2020/40 k. Sayılı Anayasa Mahkemesinin 26/04/2016 tarihli torba yasa ile KTK 'nun 90 ve 92 maddelerinde yapılan değişikliği iptal etmeden önce, bir başka değişle ödeme yapıldığı tarihte Kanun gereği ve o dönem için Yargıtay 17. HD tarafından da kabul gören — Genel Şartlarda belirtilen; bilinen dönem zararı (kaza tarihi ile rapor tarihi arası) teknik faiz % 0 olmak üzere Belirli Süreli Dönem Başı Ödemeli Kesin Anüite formülü ile, 1,8 Teknik faizle ve İşleyecek Aktif dönem için Devre Başı ödemeli Belirli Süreli Rant formülü ile, İşleyecek Pasif Dönem için Devre Başı Ödemeli Ertelenmiş rant formülü ile ödemenin yeterli olup olmadığının kontrolü gerektiği, bu itibarlı 26/03/2019 Ödeme tarihi itibariyle, Davacının 26/05/2018 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası Sonrası; 12 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 22.265,88 TL olduğu, SGK tarafından davacıya iş göremezlik ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin tenzili ile talep göremezlik zararının 18.372.31 TL olabileceği, %6 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 32.922,07 TL olduğu, 1 ay süre ile geçici bakıcı giderleri zararının ise 2.029,50 TL olduğu, Davacının toplam geçici ve sürekli maluliyet zararının toplam 51.294,37 TL olduğu, davacıya 89.181,00 zararının karşılandığı, bakiye talep edebileceği maluliyet zararı (geçici Ancak, sigorta şirketi tarafından her ne kadar 37.886,63 TL fazla maluliyet tazminatı ödemesi yapılmış ise de işbu ödemenin içinde bakıcı gideri tazminatının bulunmadığı görülmekle, bakıcı giderleri zararının ayrıca talep edilebileceğinden söz edilebileceğinin hukuki takdiri elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, (Prograsif Rant Formülü ile hesaplandığında da sürekli maluliyet zararının 48.097,90 TL olduğu, toplam maluliyet zararının 66.470,21 TL- 22.710,79 TL fazla maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığı) şayet sayın mahkeme tarafından bakıcı gideri zararı talep edilebileceğine hüküm kurulması durumunda ise dava tarihi 13/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi işletebileceğinden değerlendirmenin elbette yüce mahkemeye ait olacağının görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 29/04/2024 tarihli Islah dilekçesinde özetle; Bilirkişinin tanzim ettiği rapor sonucunda dava konusu geçici bakıcı bedelinin 2.029,50 TL olduğu tespit edildiğinin, bu nedenle, 6100 sayılı HMK 107. md. uyarınca geçici bakıcı bedelini 1000 TL'den 1029,50 TL arttırarak 2029,50 TL'ye tamamlandığının bildirildiğini, ıslah harcını dosyaya yatırdıklarını, geçici bakıcı giderinin 1000 TL'den 1029,50 TL ekleyerek 2029,50 TL'ye attırılarak işbu bedellerin, kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan (geçici- sürekli iş göremezlik ve tedavi giderleri) maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. İncelenen sigorta kayıtları ve tutanaklara göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 18/10/2021 tarihli adli tıp raporuna göre; ... plakalı araç sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ve ... plakalı kamyon sürücüsünün kusursuz olduğu değerlendirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49 maddesi gereğince; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
ZMMS poliçesinin incelenmesinde; 26/05/2018 kaza tarihini kapsar, ... plakalı davalı ...adına kayıtlı (2015 model ... marka Çekici...ES tipi Çekici) aracın 20/10/2017-2018 vadeli, davalı ... AŞ (eski unvan; ... Sigorta A.Ş.) tarafından ... numaralı 20/10/2017 tarihinde tanzim edilen poliçe ile sigortalandığı ve söz konusu poliçe kapsamında vefat/maluliyet tazminatı için teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu, poliçenin 01.06.2015 tarihinden sonra geçerli olan genel şartlar dahilinde tanzim edildiği, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu görülmüştür.
Dava öncesi; davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonrasında davacının maddi zararının tazmini yönünde 26/03/2019 tarihinde 89.181,00 TL ödeme yapıldığı, ibraname düzenlendiği görülmüştür.
Kasko poliçesinin incelenmesinde; 26/05/2018 kaza tarihini kapsar, ... plakalı davalı ... şirketi adına kayıtlı (2015 model ... marka Çekici ...tipi Çekici) aracın 25/10/2017-2018 vadeli ... numaralı Kara Taşıtları Bileşik Kasko Sigorta
Poliçesi ile teminat altında olduğu, İhtiyari Mali Mesuliyet teminatının maddi ve bedeni ayırımı yapılmaksızın (tefriksiz) azami 1.000.000,00 TL olarak verildiği, Artan Mali Mesuliyet olarak verilen işbu teminata Manevi tazminat taleplerinin de dahil edildiği ve 09/12/2019 tarihli “Feragatname ve Temlik Anlaşması” protokolü dahilinde, davacı vekili ile davalı ...Sigorta Şirketinin sulh oldukları, protokolde; 18.750,00 TL manevi tazminat 2.725,00 TL İlam vekalet ücreti, 1.300,00 TL icra vekalet ücreti olmak üzere anlaşma sağlandığı (KDV ve stopaj tutarlarının ayrıldığı) işbu anlaşma ile; davacı tarafın davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden her türlü manevi tazimat taleplerinden işbu davada feragat ettiklerinin belirtildiği ve davacı vekilinin 11/03/2020 tarihli duruşmada, manevi tazminat yönünden taleplerinin bulunmadığını bildirmiş olup sigorta vekili yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Somut olayda; ibraname ve feragatname başlıklı 21/03/2019 tarihli belge içeriğinde dava konusu 26/05/2018 tarihli kaza neden vs. Kaza sebebi ile açılmış ve açılacak davalardan vazgeçtiği, munzam zarar ve başkaca bir talepte bulunmayacağının belirtildiği sulh Anlaşmasına konu ödeme ile davacının kaza sebebi ile tüm zararlarının fazlası ile karşılanmış olduğu, dolayısı ile davacının talep edilebilecek bir maddi zararın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının tedavi gideri talebi yönünden ise sigorta tarafından kaza sebebi ile yeterli miktarda ödeme yapıldığı ve ibraname ve feragatname başlıklı 21/03/2019 tarihli belge içeriğinde dava konusu kaza neden vs.açılmış ve açılacak davalardan vazgeçtiği, munzam zarar ve başkaca bir talepte bulunmayacağının kabul beyan ve taahhüt ettiğinden davacının 26/05/2018 tarihli kaza sebebi ile davalılardan herhangi bir hak ve alacak talep edemeyeceğinden ve manevi tazminat taleplerinden feragat edildiğinden maddi ve manevi tazminat taleolerinin reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden 427,60TL, manevi tazminat yönünden 427,60-TL olmak üzere 855,20TL karar harcından peşin yatırılan toplam 376,21-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 478,99-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Manevi tazminat yönünden talep bulunmadığından tarafların yaptığı yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerlerinde bırakılmasına,
6-Davalılar yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 6.029,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
7-Davalı ... sigorta tarafından yapılan 100,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... sigortaya verilmesine,
8-Davalı ... şirketi tarafından yapılan 70,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
10-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14/06/2024

Katip Hakim
E-İmzalıdır. E-İmzalıdır.

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.