T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/13 Esas
KARAR NO : 2024/121
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 17.09.2010
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizden verilen 22/10/2020 Tarih, 2020/58 Esas ve 2020/334 sayılı karar; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/09/2023 Tarih, 2023/4484 Esas ve 2023/4954 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan ve mahkememizde görülmekte bulunan Fikir ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan Cezai Şart ve Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen 01/04/2004 tarihli sözleşme uyarınca, davalı şirketin reklam, sponsorluk ve diğer tüm tanıtım amaçlı projelerinde ve reklamlarında davacının sanatçı olarak yer alması konusunda sözleşme yapıldığını ve sözleşme uyarınca davacının reklam filmlerinde ve tanıtım faaliyetlerinde görev aldığını, davacının sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmenin 8. maddesine göre 18 ay süreli olup sona erme tarihinden 1 ay önce fesih ihtarında bulunulmadığı taktirde kendiliğinden 18 ay daha uzayacağını, sözleşmenin 9. maddesinde mali hükümlerin düzenlendiğini, davalının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının 24 aylık ücretinin ödenmesi için davalıya ihtar yapıldığını, müvekkilinin sürekli oyalandığını, müvekkilinin büyük acı ve üzüntülere katlandığını, 10.000 USD'nin fiili ödeme tarihinden TCMB döviz satış kuru üzerinden TL karşılığı maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı 2004-Mayıs ayında bir aylık bir dönemde tanıtımlarda görev almş ve dava dilekçesinde belirtildiği gibi bunun karşılığında davacıya ödemesinin yapıldığını, davacının bu dönemden sonra müvekkili şirket ile ilgili reklamlarda ya da başkaca bir tanıtım organizasyonunda görev almadığını, dolayısıyla davacının iddia olunan sözleşme ile ilgili olarak müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, davacının öncelikle görev aldığını iddia ettiği reklamlar ile ilgili belgelerini, delillerini sunması ve görev aldığını ispat etmesi gerektiğini, dava dilekçesinde de davacının memleketine döndüğünü beyan ve ikrar edildiğini, yani davacının müvekkili şirketin tanıtım reklamlarında görev almadığının davacı tarafça da ikrar olunduğunu, defalarca müvekkili şirket yetkilileri ile görüştüğü ve oyalandığı iddiasının da afaki ve gerçek olmadığını, hayatın olağan akışına göre davacının 36 ay görev almadan beklemesi ve daha sonra huzurdaki davayı ikame etmesi suiniyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu, davacının sanatçı sıfatı ile beklemesinin tek bir izahı olduğunu bunun da haksız kazanç sağlama girişimi olduğunu, davacının 36 ay bekleyerek daha sonra huzurdaki davayı açması MK'nin 2. maddesine aykırı olup haksız ve mesnetsiz davanın bu sebeple de reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile alınan bilirkişi raporu sonrasında talebini arttırmış ve dava tarihinde talep ettiği 10.000 USD'nin 1.000 USD'sinin cezai şart, 9.000 USD'sinin ise ücret olarak talep ettiğini belirtmiş ve bu taleplerini arttırarak 5.000 USD cezai şart, 29.800 USD ücret talep ettiğini belirtmiş ve harcını yatırmıştır.
Mahkememizden verilen 22/10/2020 Tarih, 2020/58 Esas ve 2020/334 sayılı karar; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/09/2023 Tarih, 2023/4484 Esas ve 2023/4954 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, bozma ilamında işaret edilen hususlar doğrultusunda ücret alacağı ve cezai şart yönünden yargılamaya devam olunmuştur.
Dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haksız feshine dayalı maddi ve manevi tazminat talepli davadır.
Tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dava, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış, mahkemece iş bölümü görev itirazı kabul edilerek ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde yetki itirazı üzerine Mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay 13. HD'ce İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek yetki itirazının reddedilmesi gerektiğine ilişkin ilamı sonucu 6. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılamada davanın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanması nedeniyle Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay 13. HD'ce bu karar onanarak kesinleşmiş ve dosya Mahkememize gelmiştir.
1-Maddi tazminat talebi yönünden değerlendirme;
Önceki karar gerekçesinde de belirtildiği üzere; Davacı ile davalı şirket arasında 1 Nisan 2004 tarihinde bir sözleşme düzenlenmiş olup, sözleşmenin konusu, şirketin reklam, sponsorluk ve diğer tanıtım amaçlı projelerinde reklamlarında davacının sanatçı olarak yer almasıdır. Sözleşme süresinin 18 ay olduğu, sona erme tarihinden bir ay önce fesih ihbarında bulunulmadığı taktirde kendiliğinden 18 ay daha uzayacağı belirlenmiştir.
Sözleşmede davalı sanatçıya reklamlarda görev alması karşılığında her ay 850 Dolar+KDV tutarı karşılığında TL ödeneceği, şirketin edimlerini yerine getirmemesi durumunda ise 5.000 Dolar cezai şart ödemesi belirlenmiştir. Davalı ise sözleşmenin yetkili imzaları taşımadığı için geçersiz olduğu ve reklam çekimi yapılmadığı için davalının ücrete de hak kazanmadığı yönünde savunmada bulunmuştur.
Davalı şirket, sözleşmeyi kabul ederek, davacıya bir aylık da olsa tanıtımlarda yer vermiş ve ödeme yapmış olduğundan burada ilk başta bir yetkisiz temsil durumu söz konusu olmuş olsa dahi, davalı şirketin sonradan bu sözleşmeye onay vererek benimsediği göz önüne alındığında TBK m. 46/1 kapsamında bu sözleşme davalı bakımından bağlayıcıdır.
Diğer yandan davacıya ödeme yapılması fiilen reklam çekilmesi veya tanıtım yapılmasına bağlı tutulmamıştır. Davacının, davalının talebi olmadan reklam veya tanıtım yapması söz konusu olamaz. Buna göre davalının, davacıya iş vermese dahi sözleşme kapsamında ödeme yapması gereklidir. Buna karşılık davacının fiilen reklam ve tanıtım işleri yapmaması bu kapsamda emekten tasarruf etmesi yine davalının kendisine iş vermemesi kapsamında başkaca işler yapabilme imkanı bulunması kapsamında tam bir tazminat değil ancak indirimli bir ödeme takdir edilmesi uygun olacaktır. Bu esas, sorumluluk hukukuna hakim olan "zararı arttırmama" yükümlülüğünün sonucudur. Buna göre mahkemenin takdirine bağlı olarak indirimli bir ödeme yapılmasının hakkaniyete uygun sayılması gerektiğini belirtmişlerdir.
Cezai şart varlığı asıl alacağa fer'i bir borç teşkil eder. Alacaklı, zarara uğramasa bile cezai şart talep edebilir. Bu husus BK m. 180/1'de açıkça ifade edilmiştir. Ayrıca BK'nin m180/2'ye göre alacaklı, cezai şartı aşan zararını da talep edebilir. Ancak bu durumda; zararını ve borçlunun kusurunu ispat etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte bu husus emredici olmayıp, tarafların sözleşme ile hem tazminat hem de cezai şart talep edebileceği kararlaştırılabilir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 13.1. maddesinde açıkça sözleşmenin ihlali durumunda davalı şirketin diğer maddi ve manevi tazminat taleplerinin yanı sıra cezai şart da ödeyeceği hükme bağlanmıştır. Buna göre davacı hem tazminat hem de cezai şart talep edebilir.
Taraflar arasında, 01/04/2004 tarihinde, davacı sanatçının davalı şirket adına reklamlar da yer alması ile ilgili tarafların hak ve sorumluluklarım düzenleyen yazılı bir sözleşme imzalanmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin mali hükümler başlıklı 9. maddesinde; "Şirket, sanatçıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları+KDV tutarında dolar karşılığı TL ödeyecektir." denilmektedir.
Cezai şart başlıklı 13.1 maddesinde özetle, "Şirket edimlerini yerine getirmediği takdirde her türlü maddi, manevi hak talebleri saklı kalmak kaydı ile ayrıca 5.000 ABD Doları cezai şart ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt etmiştir." denilmektedir.
Süre başlıklı 8. maddesinde; "İş bu sözleşme imzası tarihinden itibaren 18 ay boyunca geçerlidir. Sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar fesih edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay dahi uzayacaktır." denilmektedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar fesih edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağı hüküm altına alınmış ve dosyada sözleşmenin fesih edildiğini gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle davacı tarafın, tüm sözleşme süresi boyunca davalı taraftan talep edebileceği toplam ücret 36 Ay x 850 $ (USD)= 30.600 $ (USD) olarak hesaplanmıştır.
Davacı taraf, sözleşme karşılığında davalı taraftan 800 $ (USD) tahsil ettiğini beyan ettiğinden geriye 29.800 $ (USD) alacak kalmış olup, davalı tarafın sözleşme şartlarına uymaması nedeniyle cezai şart olan 5.000 USD ile birlikte toplam alacak 34.800 USD olmaktadır. Davacı taraf ... tarihinde ... 7. Noteri'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermiş ve temerrüt tarihi 02/06/2006 tarihinde gerçekleşmiştir.
TBK 'nın 51. maddesinde " hakimin tazminatın kapsamını, ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği , 52. Maddesinde de zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya doğmasında veya artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuru ile sebep olan tazminat yükümlüsü tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hakim tazminatı indirebilir... "düzenlemesi mevcuttur. Davacı sanatçı olup, sözleşme kapsamındaki reklam çekimleri benzeri işler yapabileceği buna ilişkin bir iş araştırması yaptığında bu sektörde uygun başka işler bulabileceği de göz önüne alınarak davacıya tam tazminat verilmesinin uygun olunmayacağı bu nedenle takdiren bir hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetinde FSEK uzmanı ..., ...ve muhasip ...'den oluşturulan heyet raporunda, davacı tarafın, sözleme süresi boyunca davalı taraftan talep edebileceği toplam ücret 36 ay x 850 $ (USD)= 30.600 $ (USD) olarak hesaplandığı, davacı tarafın dava konusu sözleşme karşılığında davalı taraftan 800 $ (USD) tahsil ettiğini beyan ettiği, bu durumda davacı tarafın, sözleşme kapsamında davalı taraftan talep edebileceği toplam ücretin 29.800 $ (USD) ( 30.600 $ - 800 $ = 29.800 $ ) olarak hesaplandığı, davacının 11.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile, başlangıçta 1.000 USD olarak talep ettiklerini belirttiği cezai şart alacağını neticeten 5.000 USD olarak talep ettiği, 9.000 USD ücret alacağının ise 29.800 USD olarak neticelendirildiği, dosya içerisinde mevcut Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4484 Esas ve 2023/4954 Karar sayılı kararında da işaret edildiği üzere 11.12.2015 tarihli ıslahın geçerli olmadığı, bu noktada dosyanın mevcut haliyle netice-i talebin 1.000 USD cezai şart ve 9.000 USD ücret alacağına ilişkin olduğu, mahkemenin takdirine bağlı olarak, davacının emekten tasarruf ettiği ve boş geçen zaman zarfında başkaca işlerden gelir elde ederek, zararı arttırmama yükümü bulunduğu göz önüne alındığında mahkeme tarafından bu tazminat miktarında hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiği ve aynı şekilde taleple bağlı kalınmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmenin 13/1 hükmü kapsamında buna ek olarak davalının 1.000 $ cezai şart ödeme borcu altında bulunduğu anlaşılmakla, dosyanın mevcut halindeki talep sonucuyla bağlı kalınmak suretiyle TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca hakkaniyet gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağının 7.000 USD olarak belirlenmesi ve 1.000 USD cezai şartın toplamı ile 8.000 USD'nin temerrüt tarihi olan 02/06/2006 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Yargıtay bozma ilamı neticesinde kesinleşen manevi tazminat vb. konularda ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/6942 Esas ve 2024/3173 Karar nolu 24.04.2024 tarihli ilamı doğrultusunda yabancı para alacaklarına ilişkin vekalet ücreti ve harç hesabı yapılmıştır.) (dava tarihi olan 17.09.2010 tarihi UYAP döviz kur bilgilerine göre 1 USD'nin efektif satış değeri 1.4941 TL olarak belirlenmiştir.)
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Kesinleşen konularda karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen KABULÜ ile, 01.04.2004 tarihli sözleşmeye dayalı olarak davacının talep ettiği ücretten hakkaniyet indirimi yapılması sonucu belirlenen 7.000 USD ücret ve 1.000 USD cezai şart toplamı olan 8.000 USD'nin 02/06/2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz uygulanmak suretiyle ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alınması gereken 816,49 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından sarfedilen 2.080 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.664 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen 286,75 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 57,35 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 11.952,8 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 2.988,2 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleşince talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay yasa yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024
Katip
¸
Hakim
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!