T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/13 Esas
KARAR NO : 2024/117
DAVA : Marka İptali
DAVA TARİHİ : 11/01/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davacı ...A.Ş.'nin sektörün en eski aktörlerinden biri olduğunu, davacının sahibi bulunduğu www.hepsiburada.com alışveriş sitesi üzerinden e-ticaret faaliyetleri gerçekleştirdiğini ve bu kapsamda tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan kendisi ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere ulaştırmak için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, davacı şirketin aktif müşteri sayısının 11,7 milyon olduğunu, davacının ... ve ... gibi saygın kuruluşlarca elektronik ticaret sektörüne ilişkin verilen çok sayıda ödülün sahibi olduğunu, davalı adına ... sayı ile tescilli ... markasının marka siciline kaydedildiği halde fiilen kullanılmadığını ve gereksiz yere sicili işgal ettiğini, söz konusu markanın kullanılmadığı halde salt tescilli olması, bu ve benzer markaların üçüncü kişiler tarafından tescil ettirilme ve kullanılma hakkının engelleme yetkisininin marka sahibine verilmesi anlamı taşıdığını, bu durumun 3. kişilerin haklarına zarar verdiğini, dava konusu markanın iptali ve sicilden terkini gerektiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 9. maddesi gereği, ... sayı ile tescilli ... markasının listesinde bulunan ve üzerinde kullanılmadığı ürün ve hizmetler için iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini gerektiğini, söz konusu markanın davalı tarafından kullanılmamasına rağmen davalı adına koruma kapsamında olduğu için davacının haklarına zarar verdiğini, ... sayı ile tescilli ... markasının 02.05.2007 tescil tarihinden itibaren hiç kullanılmamış olması nedeniyle iptal kararının 02.05.2012 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde karar verilmesi gerektiğini, davalı adına ... sayı ile tescilli “...” markasının tescilli olduğu tüm sınıflar açısından 6769 sayılı SMK'nın öngörmüş olduğu fiilen kullanılma gerekliliğini yerine getirmediğini, bu sebeple davacının “...” markasından kaynaklanan haklarına zarar vermesi nedeniyle iptal edilerek sicilden terkin edilmesi gerektiğini ve ... sayı ile tescilli ... markasının tescil edildiği günden bu yana hiç kullanılmadığından 02.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde etkileri geriye yürütülerek iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ilgili markanın o tarihlerde tescilinin davalı adına olmaması nedeni ile husumet itirazında bulunduğunu, mezkur davada ilgili markanın davalı tarafından devralındığını 14.06.2017 tarihinden itibaren yargılama yapılması gerektiğini, ... markasının aksesuar ürünleri için davalı tarafından kullanıldığını, davacı ve aralarında organik bağ bulunan firmalar tarafından ... markasında aksesuar ürünleri üretilmiş olduğunu, aynı şekilde ürünlerinin satışının gerçekleştirildiğini, ilgili üretim ve satış kayıtlarını dilekçe ekinde sunduklarını, ... markasına ait ürünlerin davalı ile bağlı bulunan şirketlerden olan ... Tic. A.Ş tarafından tescil tarihinden itibaren satışa konu edildiğini, şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesi ile de bu durumun ortaya çıkacağını, markanın 5 yıl aralıksız kullanımının olmaması halinde mahkeme tarafından markanın kullanılmamasında haklı bir neden olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, TPMK ve İTO kayıtları getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alınmıştır.
Mahkememizce alınan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalı adına tescilli ...tescil nolu “...” ibareli markanın SMK madde 9/1 maddesine göre iptal şartlarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Uyuşmazlık; davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... nolu "..." ibareli markanın kullanmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir.
Marka üzerindeki hakkın kazanılması için sicile tescil edilmesi yeterli olsa da kanun koyucu tescil edilmiş marka ile marka hakkı sahibine sağlanan korumanın devam edebilmesini bazı şartlara bağlamıştır. Bunun arkasında; tescil edilen bir markanın haksız yere sahibinin tekelinde kalmasının engellenmesi, Marka sicilinin kullanılmayan markalarla dolu bir 'çöplük' haline gelmesini önlemek veya kullanılmayan bir markadan onu kullanmak ve bir değer yaratmak isteyen bir başka kişinin yararlanmasının önünü açmak gibi pek çok ekonomik ve toplumsal nedenler yatmaktadır. Zira marka hakkı sahibine inhisari bir yetki veren ve herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğundan kanun koyucu, bu geniş hakkın yanı sıra marka sahibine hakkaniyet ölçüsünde birtakım sorumluluklar da yüklemiştir. Markanın usulünce kullanılması zorunluluğu da bunlardan bir tanesidir.
Bilindiği üzere, markanın en önemli fonksiyonu, farklı işletmelere ait mal veya hizmetleri birbirinden ayırt etmek olduğu için, ancak kullanılmakla hu fonksiyon yerine getirilmiş olur. Bu sebeple markanın, tescilli olduğu her bir mal ve/veya hizmet sınıfı bakımından kullanılması gerekir, her ne kadar markanın korunması için mutlaka kullanılıyor olması gerekli değilse de, bu kullanmamanın 5 yılı geçmemesi gerekir. Aksi halde marka, iptal yaptırımı ile karşı karşıya kalabilecektir. Kullanılmayan markaların marka teşdi kütüğünü işgal etmesinin önlenmesi ve tescil edilmiş olmakla birlikte kullanılmayan bir markanın, onu kullanmak isteyen kimselerin kullanabilmesine imkan tanınması gerekir. Bundan hareketle, markanın kullanılmaması bir iptal sebebi olarak kabul edilmiştir.
SMK m.9/f.1: "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir" hükmüne amirdir.
Somut uyuşmazlıkta markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği, sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerektiği, dosya içerisinde mevcut 11.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, 02.05.2007 tarihinde tescil olunan iptali istenen markanın davalı tarafından kullanımının ciddi nitelikte olmadığı, davalı tarafça 2017 yılı ve sonrasına ait faturalar sunulmuş ise de fatura içeriklerinin ... markalı az meblağda ürünün satışına yönelik olduğu, bu noktada SMK m. 9'da aranılan ciddi biçimde kullanılmama koşulunun sağlandığı, böylelikle markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar pazar payı oluşturacak kadar ciddi ve etkin şekilde kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispat olunamadığı,her ne kadar davalı taraf markanın 14.06.2017 tarihinde devralınması sebebiyle husumet itirazında bulunmuş ise de, devredenin devirden önceki kullanımlarının da kullanım olarak kabul edileceği ancak devir işleminin devredenin önceki kullanımının olmadığı durumlarda devralan açısından kullanımın ispatından kaçınmak için haklı sebep oluşturmayacağı, devralanın markayı devralırken markanın kullanılıp kullanılmadığını bilerek devralması gerektiği, bu doğrultuda husumet itirazının yerinde olmadığı, markanın tescil tarihinden itibaren hiç kullanılmadığı, tescil tarihinin 02.05.2007 tarihi olduğu, 5 yıllık sürenin sonu olan 02.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde markanın iptali talebinde davacının hukuki yararının bulunduğu, zira anılan tarihle dava tarihi arasında davalı tarafın ciddi bir kullanımının bulunmadığının da tespit olunduğu, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelere göre 6769 sayılı Kanun'un 9. maddesinde düzenlenen şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ... sayı ile tescilli ... markasının 02.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde iptaline ve sicilden terkinine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 427,60 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL Başvuru Harcı, 179,90 TL Peşin/Nisbi Harcı, 5.127,75 TL Tebligat, Posta ve Diğer Masraflar ile Bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.487,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde ve taraflar hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!