T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/36
KARAR NO : 2024/76
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2022
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde davalının yaptığı hizmetin tüm dünyada yaygın olarak kullanılan bir hizmet olduğunu ancak davalının, bu hizmeti yapan onlarca firma ve insan olmasına rağmen ismi tescil ettirip özellikle internet aramalarında tehdit unsuru haline getirdiğini, moto kelimesin tüm dünyada motosikletin kısaltılması ve vale kelimesinin de araç park eden kişilere verilen ad olması sebebiyle ismin özel bir tarafı tescil edilebilir bir marka hali olmadığını, bu hizmeti kendisi gibi yapan başka bir sürü insan olduğunu ve sitesinde moto vale olarak söz etmesine rağmen hakkında 16/ 07/2018 tarih 2019/ 51 E. Ve 2019/446 K. Sayılı dosya ile suçlanıp mahkum edildiğini, yargılandığı mahkemeye ilgili firmanın Twitter hesabında (... hizmeti) olarak söz edilen bazı paylaşımlarının resimlerini sunmuş olmasına rağmen dava konusu marka hakkına tecavüz olması sebebiyle mahkemece bu delillere bakılmadığını, trafik güvenliğinin ve alkol alan araç sahiplerine hayatı kolaylaştırma amaçlı yapılan bu hizmetin rekabete açık hale getirilmesi açısından söz konusu tescilin kaldırılması gerektiğini ve konu ile alakalı almış olduğu mahkumiyetin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın tazminat talebine gerekçe olarak müvekkilin "..." markasının tanımlayıcı olduğunu iddia ettiğini, Söz konusu husus gerçeği yansıtmadığını , kendine özgü figüratif özellikler içeren, "..." ve "..." kelimelerinden türetilmek sureti ile oluşturulmuş, entelektüel bir çaba neticesinde ortaya çıkmış bir marka olduğunu , Müvekkili söz konusu markayı, kesintisiz, 14 yıldır kullandığını davalının işbu marka altında, müşterilerine ... dâhil Türkiye’nin belli bölgelerinde vale hizmeti veren bir işletme olduğunu, alanında ...Ticaret Siciline kayıtlı ilk ve tek şirket olduğunu , Bünyesinde 20’den fazla vale hizmeti veren personel çalıştırdığını bankalar, özel müşteri hizmet servisleri, araç kiralama şirketleri, restoran ve gece kulüpleri ile anlaşmaları bulunduğunu davalı yan, Marka nitelik olarak sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için tüketiciler nezdinde ayırt edicilik şartını sağlamıyorsa tescil edilmeyeceğini, Kullanım sonucu ayırt edicilik kazanabilmesi için; markanın/markasal kullanımın piyasada kendisini kabul ettirmiş, tüketiciyi kendisine bağlamış, kendisini o markayla tanıtmış olması gerektiğini, Diğer taraftan uygulama ve doktrinde, bu şartın gerçekleşebilmesi için, söz konusu ibarenin markasal anlamda kullanılmış olması, ticarete sunulması, söz konusu kullanımın yoğun bir şekilde, tanıtımının yapılması, bu doğrultuda belli bir emek harcanması, markasal kullanımın makul bir sürede, kesintisiz devam etmesi şartlarının arandığını Bu şartları taşımayan, tüketicide belli bir benimsenme oranına ulaşmayan markasal kullanımın, kullanım yolu ile ayırt edicilik kazanamadığını,Davalının markasının tescilli sınıfları bakımından ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu, gerek sahip olduğu figüratif özelliği, gerek de "..." ibaresinin davalıca türetilmiş bir kelime olduğunu, Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü dahil, bir anlamının olmayışı karşısında herhangi bir tanımlayıcılık unsuru içermediğini Bu nedenle davacı yanın talebinin kabul edilmesi gerektiğini , müvekkilinin söz konusu marka ile piyasa edinmiş olduğu yer ve tanınmışlık karşısında, işbu davanın zamanaşımına uğradığını davalı ile başlayan bu hizmetin yayılması ve bilinir hale gelmesi üzerine, bir çok kişi, davacı dahil, davalının markasını kullanmaya başladığını ve müvekkilinin markasından haksız bir şekilde fayda elde etme gayreti içine girdiğini davalı yan , müşterilerinden gelen şikayetler üzerine davacının eylemlerinden dolayı kendisi hakkında şikayette bulunmuş olduğunu , davacı bu nedenle de ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi aracılığı ile ceza aldığını daha sonra istinaf aşamasında da kesinleştiğini davacının 6.000,00 tl adli para cezası ile cezalandırıldığını Davacı yanın almış olduğu cezaya rağmen, eylemlerinin haklı olduğu iddia ettiğini ve Davacı yanın dilekçesinde haklı olduğu hiçbir husus olmadığını Kanuna aykırı, suç teşkil eden eylemlerini meşrulaştırma gayretinde olduğunu ,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi:Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: ismin özel bir tarafı tescil edilebilir bir marka hali olmadığını, Kendisinin sunmuş olduğu delillerin tümünün ismin ayırt ediciliği olmaması sebebiyle bu tescilin hizmete zarar verdiğini, rekabeti önleyen tescilin ortadan kalkması ile hizmetin kalitesinde yükselme olacağını, hizmet alanlarının hizmete daha rahat ve ekonomik bir şekilde ulaşabildiğini moto vale adını ben dahil kullanan bir çok firma olduğunu ve davalının tüm bu firmaları dava açarız diyerek mail atıp korkuttuğunu, rekabetin önüne geçmek amacı ile direk olarak hizmetin adında hiçbir ayırt edici özellik olmadığını yapılan tescilin söz konusu hizmete fiyat pahalılığı, seçme özgürlüğü ve farklı firmalara ulaşmayı engelleyici bir hal aldığını kendisinin internet aramalarında görünmediğini bu yüzden de bu kelimeleri kullanmak zorunda kaldığını kendisi gibi başka firmaların veya kişinin de bu hizmeti başlamadan bırakmak zorunda kaldıklarını tescilin ortadan kalkması ile rekabet ortamı kalkacağından hizmete ihtiyaç duyanların seçme şansı oluşacağını cevaba cevap dilekçesinde beyan etmiştir .
İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın da delil olarak sunmuş olduğu çıktılarda geçen hizmetler de müvekkili tarafından verildiğini, davalının markasının tescilli sınıfları bakımından ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu, gerek sahip olduğu figüratif özelliği, gerek de "..." ibaresinin davalı yan tarafından türetilmiş bir kelime oluduğu, türk dil kurumu güncel türkçe sözlüğü dahil, bir anlamının olmayışı karşısında herhangi bir tanımlayıcılık unsuru içermediğini bu nedenle taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, işbu davanın zamanaşımına uğradığının da sabit olduğunun , davalı ile başlayan bu hizmetin yayılması ve bilinir hale gelmesi üzerine, bir çok kişi, davacı dahil, müvekkilinin markasını kullanmaya başladığını ve müvekkilinin markasından haksız bir şekilde fayda elde etme gayreti içine girdiğini davalının, müşterilerinden gelen şikayetler üzerine davacının eylemlerinden dolayı kendisi hakkında şikayette bulunulduğunu, davacının bu nedenle de ... 2. fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi aracılığı ile ceza aldığını neticeten 6.000,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini ve davacı yanın bu borcu ödemekten kaçındığını, tamamen gayrimeşru bir şekilde, herhangi bir şirket kurmadan, izin almadan yapmayı planladığı hizmet için gene hiçbir çaba sarf etmeden müvekkilin bilinirliğinden faydalanmak istediğini, davacının almış olduğu cezaya rağmen, eylemlerinin haklı olduğu iddia ettiğini, davacı yanın dilekçesinde haklı olduğu hiçbir husus olmadığını, kanuna aykırı, suç teşkil eden eylemlerini meşrulaştırma gayretinde olduğunu, söz konusu talebin hukuki tarafı bulunmadığını, dilekçelerinde beyan etmişlerdir.
Deliller:
TPMK'dan dava konusu edilen markaya ilişkin tescil kayıtları dosya arasına getirtilmiştir.
Bilirkişi raporu: bilirkişi raporunda" Hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nolu “... şekil” markasının hem görsel, hem işitsel hem de kavramsal bir kullanımıyla ilgili tüketici kitlesi üzerinde bıraktığı etki bakımından ayırt ediciliği haiz olduğu olduğu ve SMK 5/1(c) maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı "kanaatine ulaşmıştır
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava marka iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde talebini net olarak açıklamış olup duruşma sırasında alınan beyanında talebinin davalı adına tescilli markanın iptaline ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına tescilli bulunan 2009/71630 tescil numaralı markanın bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu edilen markanın ayırt ediciliğinin bulunduğu, markanın tescil edildiği görselin ayırt edici nitelikte olduğu, bu haliyle marka iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaati bildirilmiştir. Alınan bilirkişi raporu ile birlikte dosya değerlendirildiğinde davalı adına tescilli markanın ayırt edicilik unsurunun bulunduğu, bu haliyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80,70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!