T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/282
KARAR NO : 2024/44
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 30/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin 40 yılı aşkın süredir kurumların stratejik çözüm ortağı olarak bağımsız denetim, vergi denetimi, mali müşavirlik, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finans danışmanlığı alanlarında beş ayrı şirket şeklinde örgütlenerek hizmet sunduğunu, ... arama motorunda ... yazılarak yapılan aramada ilk sırada müvekkilinin...sitesinin yer aldığını, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ..., ... ve ... başvuru numaralı markaların sahibi olduğunu, davalı ...'nin müvekkili adına tescilli markasını içeren ticaret unvanını ve ticaret unvanında yer alan ... ibaresini kullanarak marka ve ticaret unvanı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin 2002 yılında kurulduğunu, ilgili tarihten bu yana ... ibaresini ticaret unvanında esaslı unsur olarak kullandığını, davalı şirketin 04.10.2017 yılında kurulmuş olduğunu ve henüz yeni bir şirket olup müvekkiline ait ... markasını esaslı unsur olacak şekilde ticaret unvanında kullanmak üzere birebir alıntıladığını, esas unsurların birebir aynı olarak kullanılmasından ötürü davalının kullanımlarının ve müvekkilinin markasının bütünsel olarak iltibas düzeyinde benzediğini ve her ikisinin de benzer alanlarda faaliyet gösteren firmaların ve markaların ortalama tüketici nezdinde kolaylıkla karışabileceğini, davalının kullanımlarının, müvekkilinin markasının tescilli olduğu .... Sınıfları kapsayan hizmetler üzerinde olduğunu, dolayısıyla davalının kullanımlarının müvekkili markasına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını, davalı yanın kullanımlarının bilişim teknolojileri, reklam ve organizasyon hizmetlerinin kapsadığı ve müvekkilinin markasının tescilli olduğu ... Sınıflarda olduğunu, davalının ... kelimesini içerir unsurlar ile birlikte işletmekte olduğu işyerinde ve sair herhangi bir fiziki yahut online mecrada kullanılmasının, bu markaları taşıyan hizmetleri sunmasının, satışa arzının, ithal ya da ihraç etmesinin, ürünleri üretmesinin, ürettirmesinin, sağlanmasının, elde bulundurulmasının, satmasının, depolanmasının, internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanılmasının durdurulması ve önlenmesini, davalıya ait ...ve sair adreslerindeki iş yerlerine arama ve el koyma işlemi yapılarak ... kelimesini içerir sair şekillerdeki markaların kullanıldığı ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka ve malzemeye el konulmasına, el konunanların toplanmasına ve dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar emin bir yerde tedbiren muhafaza altına alınmasına, davalıya ait ... ibaresini esas unsur olarak içerir her türlü sosyal medya hesabına erişimin kalıcı olarak engellenmesine, davalıya ait kötüniyet mahsulü “...” ticaret unvanından ... ibaresinin çıkarılmasına ve sicilden terkine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı HMK gereğince davayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
Deliller:
TPMK: Mahkememizce istenen markalara ilişkin TPMK kayıtları dosya arasına alındığı, markaların halen geçerliliğini koruduğu anlaşılmıştır.
TSM Kayıtları: Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi raporunda "Davacı markasının ... kelime unsurundan ibaret olduğu, davalı yanın ... şeklindeki ticaret unvanında ... ibaresinin asli ve ayırt edici unsur olduğu, davacı markalarının, mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin... sınıflarında tescilli olduğu ve davalı yanın ticaret unvanından yola çıkarak iletişim ve marka yönetim hizmetleri alanında faaliyet gösterdiği, bu anlamda tarafların faaliyet alanlarının kesişebileceği ve ortalama tüketici nezdinde ... markası ile ... arasında bir ilişki olabileceği şeklinde yanılgı oluşturarak nihai tüketici nezdinde karışıklık meydana getirebileceği ve davacının markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin değerlendirilebileceği, davacı yanın markasal kullanımlarının nihai tüketiciyi yanıltabileceği, tarafların aynı/benzer iş kollarında ticari faaliyet gerçekleştirdikleri göz önünde bulundurulduğunda ilgili kullanımların davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği ancak Yüksek Mahkeme'nin, 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55'inci maddelerinde yer alan haksız rekabet düzenlemesinde, mülga Ticaret Kanunu'ndan farklı olarak marka, unvan, ticari ad gibi sınai mülkiyet konularının zikredilmemiş oluşu, haklarının özel yasalarda düzenlenmiş oluşunu ve uygulamada tereddütlere yol açılmasını gerekçe göstererek, marka hakkına tecavüz eylemlerinin ayrıca haksız rekabet olarak kabul edilemeyebileceği yönünde içtihat değişikliğine gittiği, içtihat değişikliği göz önüne alınarak davalı yanın davacı yanın marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin, TTK 54. Ve 55 Maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzünün tespiti, haksız rekabetin tespiti, durdurulması önlenmesi, ticaret ünvanın terkini ile tedbir taleplerine ilişkindir. Davacı taraf "..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğunu, davalının ise bu ibareyi ticaret ünvanında kullanarak tecavüzde bulunduğunu belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise davayı inkar etmiştir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına tescilli ... tescil numaralı, ... tescilli numaralı, ...tescil numaralı "..." ibareli markaların bulunduğu, dosya arasına alınan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde davalının ticaret unvanının ... şeklinde olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının ticaret unvanında "..." ibaresini kullanmasının davalı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davacı adına tescilli markanın tescil edildiği mal ve hizmetlere ilişkin sınıflar ile davalının iştigal alanı dikkate alındığında davacı ile davalı arasında ilişki olabileceği hususu ve tarafların karıştırılma ihtimali bulunduğundan davalının ticaret unvanında davacı adına tescilli markanın aynısı kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, bu nedenle davalının tecavüz eylemlerinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği, bu anlamda davalının ticaret unvanının terkinine ve teminatsız olarak tedbir talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının ticaret unvanında davacı adına tescilli marka olan "..." ibaresinin kullanılması eyleminin markaya tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2-Davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin ticaret unvanından çıkarılarak terkinine,
3-Davacının tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak KABULÜ İLE;
- Davalının 6769 sayılı SMK’nun 149. maddesi hükmü gereğince "..." ibaresi ve benzerleri de dahil olmak üzere bu ibarenin aynen veya cüzi değişikliklerle dahi olsa imalat, satış, ambalajlama, depolama ve pazarlama ithalat/ihracat dahil her tür ticari kullanımının ihtiyati tedbir yoluyla ÖNLENMESİNE;
-Davalının ... ibaresi ve benzerleri de dahil olmak üzere davacı adına tescilli bulunan "..." markalarını aynen ve/veya cüz’i değişiklikler ile de olsa ihtiva eden her tür ürün, tabela, etiket, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının, davalıya ait işyer(ler)inden ve ticari amaçla bulundukları her yerden ihtiyati tedbir yoluyla EL KONULMASINA, Masrafı davalıdan karşılanmak kaydıyla yediemine teslimine,
-İhtiyati tedbir kararların infazı için İstanbul İcra Dairelerinin yetkili kılınmasına,
4-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80,70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 346,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 9.000,00 TL bilirkişi ücreti + 684,75 TL posta/tebligat masrafı+ 80,70 TL peşin harç+ 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 9.846,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Marka hakkına tecavüz yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Haksız rekabet yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
9-Davalı tarafından yatırılan gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!