WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/223 Esas
KARAR NO : 2024/103

DAVA : Marka,Telif,Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 08/11/2022
KARAR TARİHİ : 03/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Telif ve Haksız Rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ... tescil no ile “...” ibareli şekil markasının hak sahibi olduğunu, davalının düşük kalitede üretimini yaptığı ürün taklitlerini farklı satış platformlarında toptan ve perakende şekilde piyasaya sunduğunu, davacı şirkete ait markayı taşıyan kahve fincanının, yine davacı şirkete ait tescilli markası olan “...” markası adı altında satıldığını, markanın ödüllü ve tanınırlığının yüksek olduğunu, bu bilginin davalının uhdesinde bulunduğunu, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdindeki... D.İş dosyası kapsamında ... A.Ş. (...), ...A.Ş. (...), ...Tic. A.Ş. (...), ... Tic. A.Ş,... - ... aleyhine tespite konu 02/02/2021 tarihli bilirkişi raporu alındığını, alınan raporda ürünlerin çok benzer olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını, her ne kadar 18 firma aleyhine arabuluculuk başvurusu kapsamında görüşme gerçekleşmiş ise de davalı ... ŞTİ. ve ihbar olunan ... A.Ş. ile uzlaşılamaması sonucu marka hakkına mütecaviz tutumlarına devam ettiklerini, davalının perakende sektöründe faaliyet gösterip “...” markalı ürünün davalıdan temin edildiğini, içerik sağlayıcı olduğu web sitelerinde, dava konusu marka taşıyan ürün görsellerine ait internet erişim adreslerinin sıralandığını, sıralanan listeye ek olarak davalıya ait “...” ve ihbar edilen tarafa ait “...” internet alan adlı web sitelerinin bulunduğunu, davalıların mütecaviz eylemleri ile müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ettiklerini ve haksız rekabet ürettiklerini, ayrıca müvekkillerine ait ürünlerin FSEK'te düzenlenen eser hükümleri kapsamında da korunması gerektiğini, bu doğrultuda telif hakkı ihlali dolayısıyla da tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan ve iddia ederek ihtiyati tedbir ve tazminat talepleriyle davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
İhbar olunan ... vekili, davaya konu edilen tazminat talebi için yapılan bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu ürünün satıcısı olmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının davaya konu ettiği tasarımın koruma süresini doldurduğundan, yenilenmediğinden ve hükümsüz sayıldığından hak sahipliğini ispatlayamamış olan davacının davasının tüm talepler yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan Sefa Züccaciye vekili, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 23/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yana ait herhangi bir tescilli marka ya da tescilsiz tasarım korumasını ihlal etmediği, TTK hükümleri uyarınca haksız rekabet hükümlerinin koşullarının somut olayda bulunmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizin 07/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım, ürün ve ...başvuru numaralı markada yer alan ... görseli ile davalı tarafa ait ürün ve tespit edilen ürün görselleri üzerinde yer alan ... tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ancak davacı yanın dava dilekçesinde de yer verdiği... numaralı tasarımın yenilenmediği için dava tarihi itibari ile tescilli olmadığı, bu eksende tasarıma tecavüzden bahsedilemeyeceği, yine incelenen davacı yana ait şekil unsurlu marka ile davalı yanın kullanım konusu ettiği anlaşılan görseller üzerinde yer alan ürünlerin benzer mahiyette ise de kök raporda da yer verildiği üzere davacı yan adına tescilli ilgili markanın üst kısmında beyaz renkte, kahve fincanlarında yaygın olanın aksine kulp kullanılmamış olan, iki katmanlı, alt kısım, kahve altlığına yerleştirildiğinde oluşan görüntü ile bir semazeni andırmakta olan ... ile “...” kelime unsurunu ihtiva etmekte iken davalı yanın bu minvalde bir markasal kullanımı mevcut olmamak ile birlikte, davalı yanın bizatihi kullanımı tespit edilen ürünlerin “...” ve “...” markaları ile nihai tüketicinin beğenisine arz edildiği, bu eksende ilgili kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğundan bahsedilemeyeceği, tasarım kullanımı bakımından ise davacı yanın tescilli tasarımının var olmaması nedeni ile tasarıma tecavüzden bahsedilemeyeceği ancak her ne kadar davacı yanın adına tescilli olan tasarımın yenilenmemesi nedeni ile tescilli değil ise de ilgili görselden kaynaklanan hakların TTK kapsamında korunup korunamayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı yana ait tescilli tasarımın 16.09.2019 tarihinde yenilenmesi gerekir iken yenilenmeyerek tescilden düşmüş olduğu, SMK gereği tescilsiz tasarımlara dahi 3 yıllık koruma süresi öngörülmüş iken, tescil edilmesinin ardından yenilenmeyerek hükümden düşen tasarımın korumasının devam ettiğinin değerlendirilemeyeceği, konu hakkında nihai takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava; marka ile telif hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkillerinin tescilli şekil markası olan “...” kahve fincanının “...” markası adı altında satıldığını, müvekkillerine ait bu ürünün davalı tarafından ... markasıyla ve başkaca isimlerle internet üzerinden farklı satış platformlarında piyasaya sunulduğunu, ayrıca müvekkillerine ait şekil markası ve tasarımının 5846 sayılı kanun kapsamında eser niteliğinde olduğunu belirterek marka ile telif hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile bunlara dayalı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. Arkan'a göre; marka incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yapılmamalıdır. Markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tanımlayıcı işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt 1, s. 99).
İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıktan genel izlenime bakılmalıdır. Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir.
Haksız rekabet hallerinde Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiği düzenlenmiş olup, ayrıca TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafça davalının TTK m. 54 ve m. 55/4 hükümleri kapsamında haksız rekabette bulunduğunun tespitini ve haksız rekabetin önlenmesini talep ettiği görülmüştür.
5846 sayılı kanunun 4/4. maddesinde ise el işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tektil , moda tasarımları güzel sanat eseri kapsamında değerlendirilmiş olup, davacının bu madde kapsamında telif hakkının ihlal edildiğinden bahisle tespit ve tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı, tescil belgeleri, bilirkişi raporları ve davacı taraf delilleri incelenmekle, her ne kadar davacılar dava dilekçesi ile SMK 7-29-149, 5846 sayılı kanunun 4-68-69, TTK 54 vd. maddeleri kapsamında talepte bulunmuş iseler de, davacılara ait dava konusu ... andirdiği ve "..." kelime unsurunu ihtiva ettiği, davalının bu yönde bir markasal kullanımının bulunmadığı, davalı ürünlerinin "..." ve "..." markaları adı altında kullanıldığı, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davacı adına tescilli marka ; üst kısmında beyaz renkte, kulp kullanılmamış ve bütünsel olarak ... andırmakta olan ... ile “...” kelime unsurunu ihtiva etmekte iken, davalının ürünlerinin “...” ve “...” markaları ile nihai tüketicinin beğenisine arz edildiği, bu eksende ilgili kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğundan bahsedilemeyeceği,yine her ne kadar 07.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda tasarımlar arasında kesit formlarının benzer eğrisel formlar olduğu belirtilmiş ise de ,davalının ürünlerinde davacıların ürünlerinin aksine kulp kullandığı, davalının kullanmakta olduğu bu ürünlerin iç kısmında, kulpunda ve diğer kısımlarında farklı renklerin kullanıldığı, bu noktada farklı marka adı altında satışa sunulan davalı ürünlerine yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde bütünsel anlamda yaklaşıldığında anılan ürünlerin davacıların ürünleri ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bu haliyle 07.02.2024 tarihli raporun benzerlik değerlendirmesine ilişkin kısmının dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı, TTK'nın 54. vd. Maddelerinde düzenlenen haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, davacıların ... sayılı tasarımlarının dava tarihi itibarı ile tescilli olmadığı, bilirkişi raporlarında davacının şekil markasının ve tasarımının unsurlarının değerlendirilmesine ilişkin detaylardan ve ayrıca internet üzerinden yapılan kontrollerden anlaşıldığı üzere , davacının şekil markası ve tasarımının FSEK 1/b ile 4. vd. Maddeleri kapsamında herhangi bir ayırt edici özelliğinin, özgünlüğünün ve yaratıcılığının olmadığının anlaşıldığı, davacı ürünlerinin FSEK m. 1/b'de belirtilen şekliyle herhangi bir hususiyet taşımadığı, tasarımların bu haliyle eser niteliğinin bulunmadığı ve bu noktada eser sahipliğinden söz edilemeyeceği anlaşılarak açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın tümden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan, daha önce ödenen 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile arta kalan 346,90 TL davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır