WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/216
KARAR NO : 2024/97

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ : 03/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili adına tescilli 7.10.2013 başvuru tarihli ‘...’ markasının, ... tescil numarası ile ... sınıfta 25.05.2015 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, türk patent ve marka kurumu nezdinde müvekkili adına 7.10.2013 tarihi itibariyle koruma altında olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır "..." isimli gece kulüplerini işlettiğini, sahibi olduğu işletmelerde bu alanda ve kendi adına tescilli "..." ibareli markayı kullanılarak eğlence sektöründe hizmet verdiğini, ayrıca bayilik ve franchising yoluyla, istanbul’un ve türkiye’nin pek çok yerinde (..., ..., ..., ...) ..., "..." markasının halk tarafından bilinir ve müvekkili ile ilişkilendirilir hale geldiğini, davalının ‘... ’ markasının ... sınıfta 16.12.2021 başvuru tarihi, ... tescil numarası ile 07.08.2022 tarihinde tescil edildiğini, davalının ... tescil numaralı "... " ibareli markayı, yiyecek içecek temini amacıyla eğlence sektöründe (canlı müzikli mekan, gece kulübü) kullandığını, uyuşmazlık konusu markaların aynı mal ve hizmet sınıfında yer aldığını, davalının da tıpkı müvekkili gibi, dava konusu markayı eğlence sektöründe (canlı müzikli mekan, gece kulübü)sanki müvekkilin önceki tarihli markasının bir serisiymiş imajı çizecek şekilde kullandığını, davalının sonraki tarihli tescilli markasındaki "..." kelimesini müvekkilinin markasıyla aynı olacak şekilde kullanmasının müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkiline ait tescil tarihi daha önce olan "..." markası ile davalının sonraki tescil tarihli "... " markasının işaret/logoların aynı/benzer olması ve her ikisinin de aynı hizmet sınıfında tescilli olup, eğlence sektöründe (canlı müzikli mekan, gece kulübü) hizmet vermelerinden dolayı karıştırılma ihtimali olunduğu ve müvekkili adına tescilli "..." markasının türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalının tescil ettirdiği markanın bu tanınmış düzeyinden haksız bir yarar sağlanabileceğini, marka hakkına tecavüz davalarında sadece sonraki tarihli tescil belgesine dayanarak savunma yapılamayacağını, dava konusu "... " ibareli markanın sicil kaydına, mahkeme hükmü kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi teminen ihtiyati tedbir konulmasını, davalı tarafından kullanıma devam edilen müvekkiline ait markayla aynı özellikleri taşıyan "... " ibareli markanın ticari kullanımının dava sonuna kadar tedbiren önlenmesini, dava sonunda tamamen durdurulmasını, davalıya ait "@...kullanıcı adlı instagram hesabı ve internetteki diğer mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasına, instagram hesabına ve web sitelerine erişimin engellenmesini, türk patent ve marka kurumunda... sayılı numara ile davalı adına tescilli '... adana' ibareli markanın hükümsüzlüğünü, marka sicilinden terkinini,davalının müvekkiline ait marka tecavüzünün tespitini, tecavüzün önlenmesini, sonuçların ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin adana mahkemeleri olması sebebi ile yetkisizlik itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafın tescili "..." olarak yaptırmış olduğunu, müvekkilinin marka adını" ... "olarak yapıldığını, sadece bu husus dahi dikkate alındığında markanın aynı yada benzer olmadığı anlaşılacağını, davacının açmış olduğu davanın kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın ... markasını tescil ettikten önce de sonra da ilk olarak ... olarak aktif edildiğini, davacı yanın markasını hiçbir zaman salt ... olarak piyasaya sürmediğini, hatta ... sayfasında 2013 yılından bu yana ... ,olarak reklamlarını yapmış olup sayfada ilk reklamların ... olarak yapıldığını, sonrasında 2018 yılında alaçatı olarak reklamların devam ettiğini, ilk olarak ... olarak piyasaya sürülen malın ayırt edici özelliğini pera isminden dolayı aldığını, konum olarak da ... oteline yakın olması nedeniyle akıllarda ... olarak yer edindiğini,pera resmi olarak bir semt yada il adı olmadığından davacının müvekkilinin markasının ... il kısmının devamı izlenimi yarattığı tezinin çürüdüğünü, itiraz yolu açıkken davacı tarafından iş bu itiraz hakkı kullanılmadığını, davacının açmış olduğu davada aynı zamanda haksız olduğunu bildiğini ve kabullendiğini de göstermediğini, bu hakkını kullanmayan davacının iş bu davayı açması da hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil ettiğini, davacı yanın kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, davacı tarafın davalı müvekkilinin itibarının yaygınlaşmasından sonra itibarını zedelemek amacı ile kötü niyetli hareket ettiğin, davacının dava açmak için davalı müvekkilinin ilerlemesini beklediğini, davacının hakkını kötüye kullandığını, davalı müvekkilinin ekte sunulu yapmış olduğu masraflar dikkate alındığında da oldukça zarara uğrayacağını ve itibarının yok olacağını, yetkili mahkemenin adana mahkemeleri olması sebebi ile yetkisizlik itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; yetkili mahkemenin istanbul fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olduğunu, uyuşmazlık konusu markaların aynı ve benzer olduğunu, uyuşmazlık konusu markaların aynı mal ve hizmet sınıfında yer aldığını, müvekkili adına tescilli "..."markasının salt olarak ... şeklinde kullanıldığını, yanına eklenen ..., ..., ... gibi ifadeler gece kulüplerinin bulundukları yerleri/şubelerini ifade ettiğini, davalının sonraki tarihli "... " markasının müvekkilinin önceki tarihli "..." markasının bir serisi olduğu şeklinde imaj çizdiğini, cevap dilekçesinde yazan, ...'nin alaçatı'da bulunan şubesinin sadece yazın aktif olduğu hususunun, markanın hükümsüzlüğü davasında herhangi bir önemi olmadığı gibi önemli olan "..." markasının tescil tarihinde itibaren Türkiye'de kullanılması olduğunu, Müvekkilinin uzun yıllardır "..." isimli gece kulüplerini işlettiğini, sahibi olduğu işletmelerde bu alanda ve kendi adına tescilli "..." ibareli markayı kullanılarak eğlence sektöründe hizmet verdiğin, Ayrıca bayilik ve franchising yoluyla, İstanbul’un ve Türkiye’nin pek çok yerinde (..., ..., ..., ...) gece kulüpleri olduğunu, ...'nin ...'deki şubesi yaz kış hizmet verdiğini, kötüniytleri olmadığını, marka haklarını korumayı amaçladıklarını, başvuruya itiraz edilmemesinin sebebinin böyle bir başvurunun o zaman öğrenilmediğini, müvekkilinin böyle bir markanın var olduğunu ve kendi markası olan "..." ile aynı sektörde aynı isim ile hizmet verdiğini davayı açtıkları 2022 yılı Ekim ayında içinde öğrendiğini, itiraz yoluna başvurulmanın gereği kalmayarak dava açmak zorunda kalındığını beyan etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; yetkili mahkemenin adana mahkemeleri olması gerektiğini, marka benzerliğine ilişkin davacının somut örnek sunamadığını, kötüniyeli olduğunu, davacının markasını hiçbir zaman salt ... olarak piyasaya sürmediğini, ... alaçatı sayfasında 2013 yılından bu yana ... , ... ,olarak reklamlarının yapıldığını, sayfada ilk reklamların ... olarak yapıldığını, sonrasında 2018 yılında ... olarak reklamların devam ettiğini, pera kelimesinin davacı tarafın mekanı ile özdeşleştiğini, davacının açmış olduğu davada ... ibaresinin ayırt edici özellik kazanmadığını, markaların benzer marka olduğunu iddia etmenin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, adana ilinin ayırt edici özelliğinin olmadığını iddia etmek yada varsaymak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğu davacının kötü niyetli olduğunu, instagram sayfasına ... yazıldığı zaman ... adında bir çok marka sayfasının olduğu ... adının genel olarak tarkanın şarkısı (...) nedeni ile yaygın olduğunu davacı tarafın mekanı yada kendisini çağrıştırmadığını, müvekkilinin davacının mekanlarının bulunduğu illerde bulunmaması dahi kötü niyetli olmadığını ve de benzeri izlenim yaratmadığını ortaya koyduğunu, müvekkilin itibarının yaygınlaşmasından sonra itibarını zedelemek amacı ile kötü niyetli hareket ettiğini, davacının davalının takipçilerinin bot olduğunu iddia ettiğini,
davacının açıkça davalıyı itibarsızlaştırmaya çalıştığının ikrarı olduğunu, davacının ısrarla "... " kelimesinin özgün bir kelime olduğunu, kendilerinin bulup marka haline getirdiklerini ve kendileri ile özdeşleştiğini belirtmişse de ekte sundukları instagram hesapları incelendiğinde ... kelimesinin davacının mekan ve markasından önce bir çok defa bir çok alanda farklı şekillerde kullanıldığı ortaya koyduğunu, davanın reddini beyan etmişlerdir.
Deliller:
TPMK Kayıtları: Dava konusu ... tescil numaralı ''... '' ile ... tescil numaralı ''...'' ibareli marka tescil dosyalarının emtia listesi ile birlikte onaylı örneği celp edilmiş olup, Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı ''... adana'' ibareli markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devir ve temliki ihtiyati tedbiren önlenmiştir.
Bilirkişi Raporu: 20/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda :"Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalının...numaralı “... ” ibareli marka tescilinin, instagramda , , “...” ibareli fiili marka kullanımlarının Davacının tescilli “...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, Davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “... ” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu, " kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "... adana" ibareli markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkini ve davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüzünü önlenmesi ve durdurulması talebine ilişkindir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına ... tescil numaralı "..." ibareli ve ... Sınıfta tescilli markanın bulunduğu, davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "... " ibareli ve ... Sınıfta tescilli markanın bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tarafların markalarının ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı, dosya kapsamında alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede tarafların markalarının aynı hizmet sınıfında tescil edildiği, markaların esas unsurlarının ... ibaresi olduğu ve her iki markada da ibarelerin aynı şekilde kullanıldığı, bu haliyle taraf markaları arasında tüketici nezdinde markaların aynı olduğuna ilişkin iltibas oluşturabileceği kanaatine varılmakla davacı tarafça davalı aleyhine açılan hükümsüzlük davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının tecavüzün tespiti davasında ise davalının kullanımlarının tescil edilen marka hakkına dayanmış olduğu anlaşılmakla davacının bu taleplerine ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda hükümsüzlük davasının kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile; TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "... " ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80,70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 346,9‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç+ 80,70 TL başvuru harcı+ 6.000,00 TL bilirkişi ücreti+ 180,00 TL posta/ tebligat gideri olmak üzere toplam 6.341,4‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır