WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/215 Esas
KARAR NO : 2024/79

DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Haksız Rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 80 yıldır çağdaş, kaliteli ve sağlıklı yaşamın öncüsü olma hedefiyle sunulan ürün ve hizmetlerde standartları belirleyen bir noktaya ulaştığını, onlarca sektörde yüzlerce marka ve fikri hakkın yanı sıra, kimyasal ürünler sektöründe faaliyet gösterdiğini, tüketiciler tarafından çokça talep edilen kolonya markası "..." ve dezenfektan markası "..." markalarının ihdasen ve tescilen sahibi olduğunu, müvekkilinin "..." markasını ilk kez 1989 yılında, "..." markasını ise 1977 yılında tescil ettirdiğini, müvekkilinin izni olmadan müvekkiline ait markalarının aynısının, benzerinin veya onların esaslı unsurlarını içeren herhangi bir markanın ve ibarenin yetkisiz üçüncü kişiler tarafından kullanıldığını, kişisel temizlik sağlayıcı olan kolonya ve tıbbi merkezlerde kullanılan dezenfektan ürünlerinin gerekli şartları taşımaksızın merdiven altı imalathanelerde üretilmiş sahte ürünlerin, insan ve toplum sağlığı açısından ciddi sakıncalar taşıdığını, müvekkiline gelen bazı tüketici şikayetlerinde tüketicilerin ... isimli online pazaryeri mecrasında "...ŞİRKETİ" ve "..." isimli satıcıların sahte ürün satıp satmadıklarının tespit ve teyit edilebilmesi için ... internet sitesi üzerinden her iki satıcıdan da ...ve ... markalı ürünlerin sipariş edildiğini, alınan ürünlerin tamamen sahte olduklarının tespit edildiğini de beyan ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, el konulan ve konulacak ürünlerin imhasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin ... D.İş dosyasında alınan 22/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; talep eden tarafından tespiti için sunulan bahsi geçen ilgili “...” internet sitesinde bulunan “...ŞTİ.” ve “...” isimli mağazaların güncel olarak yayında olduğu ve belirtilen “...” ibareli ürünlerin aktif olarak satışlarının yapıldığı, satış sitesindeki satıcıların satıcı üye mağaza detaylarına bakıldığında; “... ŞTİ.” isimli mağazanın; Satıcı Ünvanının “...ŞİRKETİ”, Şehir'in “...”, Vergi Numarasının “...", Mersis Numarasının ...” olarak belirtildiği, ...” isimli mağazanın; Satıcı Ünvanının “...'' Şehir'in ''...'', Vergi Numarasının “...” olarak belirtildiği, Tespit talep edilen “...” adreste, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, Tespit talep edilen “...” adresinde, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, “...” adresinde bulunan işyeri açma ve çalışma ruhsatından anlaşıldığı kadarıyla söz konusu iş yerinin ... Vergi numarası, ...LTD. ŞTİ. unvanıyla işletildiği, Talep konusu mahallerde yer alan ilgili kullanımlar ile tespit talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve buna binaen talep eden yan adına tescilli markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı tarafın müvekkiline ait taklit ürünlerle "..." ve "..." ibareli markalarına karşı iltibas yarattığını ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti isteminde bulunmuştur.
Davacı vekilinin, 26.12.2023 tarihli celsede haksız rekabet davasını atiye bıraktıklarına dair beyanda bulunduğu ve 28.03.2024 tarihli celsede ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmış, haksız rekabet davası yönünden takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Marka hakkına tecavüz davası yönünden yapılan incelemede ise ;
Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. Arkan'a göre; marka incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yapılmamalıdır. Markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tanımlayıcı işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt 1, s. 99).
İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıktan genel izlenime bakılmalıdır. Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir.
Mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Davacının korunduğu sınıflar ile davalının kullanımının aynı sınıflarda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve 2012/11-155 E. 2012/376 K. sayılı kararı). Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz oluşturmaktadır. Somut olayda, davacıya ait markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin ve taklit ürünlerin davalı tarafından satışının yapıldığı ve ticari amaçla elde bulundurulduğu, markanın kullanış şekillerinin aynı olduğu, bu hususun gerek mahkememizin... sayılı değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporuyla, gerekse de ... 1. FSHCM'nin ...esas sayılı dosya içeriği ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, böylelikle davalının taklit ürünler ile davacının marka hakkına tecavüz ettiği anlaşılarak açıklanan hususlar çerçevesinde marka hakkına tecavüz davasının kabulüne, haksız rekabet davasının açılmamış sayılmasına karar verielerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Haksız rekabet davasının açılmamış sayılmasına,
2-Marka hakkına tecavüz davasının kabulüne, davalının taklit ürünler nedeni ile davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, marka tecavüzü fillerinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına; davalının davacı aleyhine marka tecavüzü yaratan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, internet sitesi, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dâhil olmak üzere tüm kullanımlarının önlenmesine, davaya konu mütecaviz kullanımlara ilişkin ürün, tabela, ilan, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyal ve benzeri vasıtalara el konulmasına ve hüküm kesinleştiğinde imhasına, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... değişik iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı kapsamında erişim engeli verilen internet sitelerine erişimin hüküm kesinleştiğinde kalıcı olarak engellenmesine, içeriklerin silinmesi için ilgili web site yer sağlayıcılarına ve ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun kararın ayrılmaz parçası ve eki sayılmasına,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 346,90‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Mahkememizin ... D.İş sayılı dosyasında davacı tarafından yapılan; 80,70 TL Başvuru Harcı, 133,00 Peşin/Nisbi Harcı, 3.036,00 TL Tebligat Posta, Bilirkişi Reddiyatı ve Diğer Masraflar olmak üzere toplam 3.249,7‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Marka hakkına tecavüz davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Haksız rekabet davası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2024

Katip
¸

Hakim
¸