T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/167 Esas
KARAR NO : 2024/77
DAVA : Marka Hakkına Tecavüz-Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 12/05/2015
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizden verilen 03/04/2018 Tarih, 2017/223 Esas ve 2018/81 Sayılı Karar; Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2022 Tarih, 2020/1131 Esas ve 2022/1142 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan ve mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle, davacı adına TP nezdinde ...no ile 13.06.2014 başvuru tarihli “...” isimli markanın tescil edildiğini, davalının da ... ve uzantısı domainleri satın alarak adına tescil ettirdiğini ve bu siteyi ... adresine yönlendirme yaparak davacının marka hakkına tecavüz ederek kazanç sağladığını, ... 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş dosyası ile bu durumun tespit edildiğini, alınan bilirkişi raporunda ... adresine girildiğinde otomatik olarak ... adresine yönlendirme yapıldığını ... adresinin kullanıldığını, bu adresin davalı adına satın alındığını, ....tr adresinin de aktif olduğunu ve bu adresin ... ailesine ait olduğunun tespit edildiğini, davalının ... Cumhuriyet Savcılığı’na şikayet edildiğini ve ceza dosyasının derdest olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir talebi ile birlikte davalının ... internet adresindeki davacının tescilli http://....tr isimli alan adı ve markasına tecavüzün men’i ve ref i ile haksız fiilinin tedbiren durdurulmasını, davacının marka hakkına tecavüz eden ... ve ... internet sitesinin kullanım hakkının ve domaininin davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının ... adı altında internet sitesi sahibi olduğunu, davalı şirketin 30.01.2008 tarihinde ticaret siciline kaydolduğunu TPE nezdinde ...no ile “...” markasını ...sınıfta, ...no ile “...” markasını ... sınıfta, ... no ile “...” markasının 2008’den beri ... sınıflarda, ... no ile “... markasını” ... ve ... sınıfta tescil ettirdiğini, davalı şirketin “...”un yanı sıra 2011 yılından bu yana “...” alan adını da kullandığını ve kendi adına tescil ettirdiğini, davalıya ait alan adlarının 2006-2015 yıllan arasında ziyaretçi sayısının 116.674.726 olduğunu, davacı her ne kadar davalıyı taraf göstermişse de web sitesindeki iletişim ve hesap numaralarının ... Ltd. Şti.’ne ait olduğunu bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını davacının, davalının yıllardır piyasada tanınır hale getirdiği “...”ne ayırtedici niteliği olmayan “...” ekini getirerek “...” ibaresini ... no ile TPE’ne kaydettirdiğini davacının aynı zamanda davalı lehine başvurusu devam eden “...” ibaresini de alan adı ve yetkilisi olarak göründüğü “...” ... Ltd. Şti.’nde unvanı olarak kullandığını, dava konusu ibarenin gerçek hak sahipliğinin eskiye dayalı kullanım neticesinde davalı ve davalının yetkilisi bulunduğu şirkete ait olduğunu, davacının davalının bilinirlilik kazandırdığı ibareleri haksız rekabet hükümlerine göre ihlal ederek kullandığını, tescile itiraz ettiklerini belirterek öncelikle husumet yokluğundan davanın reddini, ... Şti. adına yapılan ... sayılı ... marka başvurusunun bekletici mesele yapılmasını, davanın esastan reddini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 03/04/2018 Tarih, 2017/223 Esas ve 2018/81 Sayılı Karar; Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2022 Tarih, 2020/1131 Esas ve 2022/1142 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış, kaldırma kararında işaret edilen hususlar doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2022 Tarih, 2020/1131 Esas ve 2022/1142 Karar sayılı kaldırma kararında, "...davalının kullanımının markasal kullanım olup olmadığının değerlendirilmediği, gerekçede çelişkili tespitlere yer veildiği, hükmün kapsamını düzenleyen HMK 297/2. maddesinde; "...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir" hükmü uyarınca, davacı tarafın tüm talepleri yönünden olumlu yada olumsuz hüküm kurulması gerekirken, internet sitesinin kullanım hakkının davacıya verilmesi ve gazetede ilan talebi konusunda olumlu yada olumsuz hüküm kurulmadığı, hükmün kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir..." belirtilen netice çerçevesinde dosya kapsamında tarafların tüm delilleri toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Mahkememizce, kaldırma kararı öncesi, dava dilekçesinde belirtilen hususlarda inceleme yapılarak düzenlenen 06.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacının “...” markasını kullanmasının 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde korunacağı, davalının“...” alan adını kullanmasının TK m.54. m.55 hükümleri çerçevesinde haksız rekabet oluşturduğu..." hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda eksiklikler giderilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve rapora karşı itirazlar ek rapor ile değerlendirilmiştir.
Mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetinin sunduğu 04/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 6 alan adının çeşitli aşamalarda beyan edildiği, ..., ..., ..., ..., ..., ... alan adlarının ve ilgili web sitelerinin incelenmesi sonucu tespit edilen tarihlerin listelendiği, ... ve ... alan adlarının rapor tarihinde kayıtlı olmadığı, dünya genelinde whois bilgisinde, alan adı sahibi (...t) bilgilerinin gizli olabildiği veya çoğunlukla hizmeti alan kişi tarafından dilediğince eksik/yanlış yazılabildiği, bu nedenle whois sorgusu sonucu gelen alan adı sahibi bilgisinin her durumda kayıt operatöründen doğrulatılması gerektiği, ilgili alan adları için güncel alan adı sahibi bilgisinin (fatura bilgisi, ödemenin yapıldığı kart/hesap bilgisi, iletişim için kullanılan telefon ve e-posta bilgisi,vb.) alan adının kayıt işlemini yapan (iletişim bilgisi rapor içinde paylaşılan) şirketlerden müzekkere yazılarak öğrenilmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, davalının ... alan adı önceliği taşımakla birlikte, web sitesinde markasal bir kullanım olmadığı, bu nedenle marka hakkı önceliğinin tescilli markalara göre saptanabileceği, davacının “...“ markası ve türevleri açısından marka hakkı bakımından öncelik taşıdığı, davalı kullanımlarının davacının markasal haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 26/09/2023 tarihli celsesi ile rapora ilişkin itirazların değerlendirilebilmesi yönünden dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, 23/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda bilirkişiler kök rapordaki görüşlerinin değişmediği yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve durdurulması talepli davadır.
Davacı Taha Haşhanlı adına “...” markası ... no ile ... hizmet sınıfında Reklamcılık, iç yönetimi, kuyumculuk eşyaları, malların bir araya getirilmesi hizmetleri v.d. kullanmak üzere 13.06.2014 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile tescillidir.
... Ltd. Şti. 20.06.2014 tarihinde tescil edilmiş olup Davacı ...şirketin kurucusu olup şirketin amaç ve konusunda danışmanlık, reklam, kuyumculuk sektörü bulunmaktadır. Dava dışı ...Şti. adına, “...” markası ... (ticaret) no ile ... sınıfta (Kuyumculuk eşyaları v.d.) 08.04.2013 tarihinden itibaren, “...” markası ... (hizmet) no ile .... sınıfta (kuyumculuk sektörüne ait ürünlerin bir araya getirilmesi v.d.) kullanılmak üzere 21.11.2011 tarihinden itibaren, “...” markası ... no ile (hizmet) ....sınıfta kullanılmak üzere 03.04.2012 tarihinden, “...” markası ... no ile (Ticaret-Hizmet) ... sınıfta kullanılmak üzere 11.03.2010 tarihinden 10 yıl müddetle tescil edilmiştir.
... Şti. 24.01.2008 tarihinde ticaret ünvanını tescil ile 30.01.2008 de sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Şirketin faaliyet konusu her türlü hediyelik eşya alım-satımı, bilgisayar yazılımı v.d. olup, davalı ... şirketin kurucusu ve yetkilisidir.
... den gelen yazı cevabında ise “... alan adının 22.05.2015 tarihinde davacı ...adına tahsis edildiği, 24.05.2016 tarihine kadar yenileme süresinin bulunduğu anlaşılmıştır.
... 2. FSHHM’nin... D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda, ... adresine girildiğinde ... adresine otomatik olarak yönlendirildiği; ..., ...’un ... Şti. adına kayıtlı olduğu, www.... adresinin aktif olduğu ve sitenin Haşhanlı ailesine ait olduğu tespit edilmiştir.
556 Sayılı KHK’nın m.6 gereğince, marka koruması tescil yolu ile elde edilir. 556 KHK m.8/l/b uyarınca, tescil başvurusu yapılan marka, tescilli veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescilli ya da tescil başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetler ile aynı veya benzer ise ve halk tarafından karıştırılma ihtimali mevcut ise ve tescilli ya da tescil başvurusu yapılan marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa marka sahibi tarafından itiraz halinde marka tescil edilemez.
Tescilli marka ile ticaret unvanı arasında benzerlik olması halinde Yüksek Yargıtay tescilde öncelik ilkesinin geçerli olduğunu kabul etmiştir.
Davacı adına “...” markasının ... sınıf kuyumculuk eşyalarının bir araya getirilmesi dahil emtiada kullanılmak üzere 13.06.2014 tarihinde tescil edildiği davacının kurucusu olduğu “... Ltd. Sti.’nin 20.06.2014 tarihinde tescil edildiği, davacı adına kayıtlı “....com.tr” alan adının 22.05.2015 tarihinde tescil olunduğu anlaşılmaktadır.
Davalının kurucusu olduğu “... Şti. 30.01.2008 tarihinde tescil edilmiş, ...Şti.” adına “... + şekil” markası 11.03.2010 tarihinde, “...+ şekil” ve “...” ibareli markalar 2011 tarihinden itibaren tescillidir.
İstinaf kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, ... Şti. adına ... no'lu “...” markası .. sınıf emtiada kullanılmak üzere 31.01.2017 tarihinde yayınlanmıştır, ... internet adresine girildiğinde bağlantılı sayfada altın ve pırlanta takıların satıldığı, www.... adresine girildiğinde bağlantılı bir sayfa çıktığı ve internet yoluyla altın, pırlanta v.s. satışlarının yapıldığı gözükmüştür.
Davacı adına tescilli “...” markası ile davalının kurucusu olduğu ... Şti. adına tescilli “...” markası aynılık derecesinde benzerlik göstermekte olup ... Ltd. Şti.’nin ... no'lu “...” marka tescilinden ... sınıf emtia çıkarılarak 31.01.2017 tarihinde yayınlanmıştır.
Davacıya ait ... isimli web sitesinin 31.03.2014 tarihinde, davalının ... isimli web sitesinin oluşturulma tarihinin ise 14.02.2014 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Bu noktada İstinaf kaldırma ilamında belirtildiği üzere markasal kullanım açısından bilirkişi raporu alınmış ve 04.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda -her ne kadar davalının kullanımı önce olsa da- davalının markasal bir kullanımının olmadığı tespit olunmuştur. Yine anılan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere iki markanın karıştırma ihtimali yaratacak düzeyde benzediği ve markaların aynı sınıfta tescilli olmaları sebebiyle ayniyete varan benzerlik gösterdikleri, davacının kullanımının marka hakkı bakımından öncelik taşıdığı, davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davaya konu internet sitelerinin sahibinin ise dava dışı şirket olduğu anlaşılmakla internet sitelerinin kapatılması ve ... isimli internet sitesinin kullanım hakkının davacıya verilmesi istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Toplanan deliller, tescil belgeleri, tespit dosyası raporu ve mahkememizce -gerek kaldırma ilamı öncesi, gerek kaldırma ilamı sonrası- alınan bilirkişi raporları ışığında dava konusu internet sitelerinin dava dışı Medyabil şirketine ait olması nedeniyle iptalinin ve kullanım hakkının istenemeyeceği, ancak şirket kurucusu ve yetkilisi olan davalının TMK 50.madde uyarınca siteyi kullanan olarak eylemlerinin haksız rekabet ve davacı marka hakkına tecavüz eylemini oluşturduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda ayrıntısı ve gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalının ... alan adını ... sitesine yönlendirmek suretiyle kullanımının davacı yanın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men'i ve refine,
2-Davaya konu internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin talebin reddine,
3-... isimli internet sitesinin kullanım hakkının ve domaininin davacıya verilmesi talebinin reddine,
4-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 399,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, davacı tarafından sarfedilen 27.70 TL peşin harç ile 27.70 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Toplam 5.315,70 TL (bilirkişi ücreti posta/tebligat giderleri) yargılama giderinin tarafların davadaki haklılık oranları gözetilerek 2.685.55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Markaya tecavüz davası yönünden;
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Haksız rekabet davası yönünden;
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-İnternet sitelerine erişimin engellenmesi talebi yönünden;
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-... isimli internet sitesinin kullanım hakkının ve domaininin davacıya verilmesi talebi yönünden ;
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleşince talep halinde ilgili tarafa iadesine,
11-Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2024
Katip
¸
Hakim
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!