WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/181 Esas
KARAR NO : 2024/107

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Haksız rekabet
DAVA TARİHİ : 08/09/2022
KARAR TARİHİ : 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili, davalının sahte ürünlerin satışı ile iştigal ederek müvekkilinin haklarını ihlal etmekte, müvekkilinin aleyhinde açık marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratmakta olduğunu, bu durumun tespiti ile önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin işbu davasına dayanak tescilli ... ve ... markalarına yaratılan marka tecavüzü ve bu markalar ile ürünlerine yönelik yaratılan haksız rekabet durumunun tespitini,davanın ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... tarihli ve ... D.İş. ve ... K. sayılı ihtiyati tedbir kararının tamamlayıcısı niteliğinde olduğunu, davalıların tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet fillerinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını; davalıların, müvekkilinin aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, internet sitesi, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dâhil olmak üzere tüm kullanımlarının önlenmesine, davaya konu mütecaviz kullanımlara ilişkin ürün, tabela, ilan, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyal ve benzeri vasıtalara el konulmasını ve ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 19.08.2022 tarihli ve ... D.İş. ve ... K. sayılı ihtiyati tedbir kararı icrası kapsamında el koyulan ürünler ile birlikte hüküm kesinleştiğinde imhasını, dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesini müteakip masrafları davalıya ait olmak üzere Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde yayınlanmasını, masraf, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ürünlerin imhası ile ilgili masraflar ve imha işlemlerine kadar olacak süreçte ortaya çıkacak her türlü masrafların davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılması, ihlale konu ürünlerin satışının,dağıtılmasının, ticari amaçla elde bulundurulmasının durdurulması, önlenmesi ve her türlü mütecaviz kullanıma ilişkin ürünlere el konulması/imhası taleplerine ilişkindir.
Davacı kendisine ait "... ve ... " markasını davalının izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığını, anılan markanın sahte ürünlerinin davalı tarafından satışa sunulduğunu, böylelikle marka hakkına tecavüzle birlikte haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
... 3. FSHM ... D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle; davalının adresinde tespit edilen ürünlerin davacı ürünlerinin taklidi niteliğinde olduğu, el konulan taklit ürünlerdeki marka ve logo kullanımının davacının kullanımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu tespit olunmuştur.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz oluşturmaktadır. Somut olayda, tüm dosya kapsamı ve ... 3. FSHHM'nin ...Değişik Sayılı dosya içeriği gözetilmekle, davacı ...'a ait markanın sahte ürünlerinin davalı tarafından satışının yapıldığı, ticari amaçla elde bulundurulduğu, davacı nezdinde tescilli " "... ve ... "" markasının ve şeklinin taklitlerinin davalı ürünlerinde kullanıldığı, markanın kullanış şekillerinin aynı olduğu, davalıya ait ürünlerde hem marka kullanımı hem de tasarım açısından herhangi bir ayırt edici yeniliğin bulunmadığı, böylelikle davalının SMK m. 29 b hükmü kapsamında davacının ürünlerini taklit ettiği ve davacının marka hakkına tecavüz ettiği, böylelikle davacının marka hakkına tecavüz davası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/439 esas, 2023/201 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir.
Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı istemlerinin reddine dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Haksız rekabet davasının reddine,
2-Marka hakkına tecavüz davasının kabulüne, davalının taklit ürünler nedeni ile davacıların marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, marka tecavüzü fillerinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına; davalının davacılar aleyhine marka tecavüzü yaratan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, internet sitesi, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dâhil olmak üzere tüm kullanımlarının önlenmesine, davaya konu mütecaviz kullanımlara ilişkin ürün, tabela, ilan, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyal ve benzeri vasıtalara el konulmasına ve - İstanbul ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 19.08.2022 tarihli ve ... D.İş. ve ... K. sayılı ihtiyati tedbir kararı icrası kapsamında el koyulan ürünler ile birlikte - hüküm kesinleştiğinde İMHASINA,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile arta kalan 346,90 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70 TL Başvuru Harcı, 449,00 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 529,7 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6-Davacı tarafça ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan 1.348,00 TL (Bilirkişi Reddiyatı + Posta-Tebligat Gideri) yargılama gideri ile 144,70 TL (peşin harç + başvuru harcı) harç giderinden oluşan toplam 1.492,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
8-Mahkeme karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, ilan ücretinin peşin olarak davalıdan alınmasına,
Dair davacı tarafın yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır