T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/379 Esas
KARAR NO : 2024/87
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti, Durdurulması Meni, Maddi ve Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 24/11/2021
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, men'i, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili , müvekkilinin İsviçre'de sahibi olduğu tekstil işletmesinin başında kendi adına markasını yarattığını, "..." isminin marka haline geldiğini, özellikle dış giyim ve aksesuarlarında kalitesinin rakip tanımaz durumda olduğunu, müvekkilinin markasını TPMK nezdinde ... numarası ile tescil ettirdiğini, ayrıca müvekkilinin ... ticaret marka numarasıyla 05/10/2011 tarihinden 05/10/2021 tarihine kadar, şekil markasını da 06/03/2013 tarihinde tescil ettirdiğini, ... başvuru numarası ile şekil marka başvurusunda bulunduğunu ve tescil sürecinin devam ettiğini, davalının sahibi bulunduğu "..." isimli mağazasında müvekkilinin tescilli markası ve şekli ile taklit ürünlerin satışının yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosunun ... soruşturma numarası ile açılan soruşturmada arama ve el koyma talebinde bulunduklarını, ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.iş sayılı dosyası ile arama ve el koyma kararı üzerine davalıya ait mağazada müvekkilinin ismi ve şekli ile 39 adet ve 4 takım taklit tekstil ürünü bulunarak el konulduğunu, davalının mağazasında satılmakta olan tekstil ürünleri üzerinde bariz şekilde kuru kafa figürü ile müvekkilinin markasının kullanılmasının tüketici nezdinde tescilli marka algısı yaratacağını, davalının müvekkiline ait tescilli markayı kullanmakta olmasının ürünün ortalama tüketici bakımından karıştırmaya sebebiyet verdiğini, açıkça iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, davalının iltibasa ve haksız rekabete yol açacak şekilde özellikle müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlandığını belirterek, davalının müvekkiline ait tescilli markaya tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün ve markanın ihlalinin men'ine, savcılık dosyasında el konulan taklit ürünleri davalının bir lisans anlaşması ile hukuka uygun satışa sunmuş olması halinde ödeyeceği lisans bedelinden fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL maddi 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olan tekstil ürünlerinin satıldığı işyerinin mülk sahibinin ...'da değerli taş ve mücevherat satışı ile iştigal eden ..., işletmecisinin ise ... olduğunu, müvekkilinin söz konusu iş yerinde sadece ücret karşılığı çalışan bir satış elemanı olarak görev yaptığını, hiçbir surette satılan ürünlerin ve üzerlerine basılan logoların üretim veya tedarik süreçlerine iştirak etmediğini, davacılarca iddia olunan zarar doğuran eylemlerin hiçbirinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, ilgili logoların herhangi bir marka ile benzeşip benzeşmediğine ilişkin fikir sahibi olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini, dava konusu husumetin yönlendirilmesi gereken asıl şahısların mağazayı o dönemde işletmekte olan... ve ... olduğunu, sözü edilen ... isimli mağazada yapılan satışların, tamamen bu kişilerin kontrolünde gerçekleştiğini, ayrıca ...'un ... markasını TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, bu durumun dahi tek başına müvekkilinin mağazada satışı yapılan ürünlerden tamamen bağımsız olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, fazlaya ilişkin tüm hak ve taleplerinin saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizin 20/12/2018 tarihli, 2017/271 Esas - 2018/280 Karar sayılı kararıyla, davalının dava dışı şahıslar olan ve haklarında ... Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu'nun ... esas sayılı dosyası üzerinden dava açılan ... ve... a ait " ... " isimli iş yerinde çalışan olduğu, gerekçesi ile davacının açmış olduğu davanın husumetten reddine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2019/369 Esas ve 2019/1846 Karar numaralı kararında, "..ilgili yerin davalı tarafça ruhsatsız çalıştırılmış olup olmadığı hususu aydınlatılmadan, dava dışı ... ve ... hakkındaki iddianamedeki kabule bağlı kalınarak ceza davasının bekletici mesele yapılmaması hatalı bulunmuş ve davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememizin vermiş olduğu kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamında işaret olunan ceza davasının kesinleştiği anlaşılmakla, dosyanın kesinleşme şerhine havi bir örneği dosya içerisine alınarak yargılamaya devam olunmuştur.
Dava, 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat talepli davadır.
... 4 FSHHM'nin kapatılması sonucu dosya mahkememize devrolmuştur.
Davanın açılış tarihi itibariyle olayda 556 sayılı KHK hükümleri uygulanmış tarafların tüm delilleri toplanmış TPMK kayıtları getirtilmiş, ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu'nun ... sayılı dosyası mahkememiz dosyasına getirtilerek incelenmiş, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılarak rapor ve ek rapor alınmıştır.
... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde dosyamız davalısının şüpheli olarak gösterildiği, kolluk ifadesine dayalı olarak iddianame düzenlenmiş ise de davalı şüphelinin 14/01/2016 tarihli celsede alınan savunmasında kolluk ifadesini inkar ettiği, davaya konu malların ele geçirildiği iş yerinin arkadaşları olan ...ve ...'a ait olduğunu yanlarında çalıştığını iddia ettiği, mahkemece ismi geçen iş yeri sahipleri hakkında yürütülen soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesine karar verildiği ... Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu'nun ... esas sayılı dosyası üzerinden iddianame düzenlendiği malların ele geçirildiği iş yerinin ... ve ...'a ait olduğunun değerlendirildiği, tanık beyanları ve dosyaya sunulan fatura ticari kayıtlar gibi delillerin dosya içerisine alındığı anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu'nun ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, şüpheli ...'ın ve tanık beyanına göre, şüpheliler ... ve ...'un ... adlı iş yerinin sahibi oldukları, Ticaret Sicil Gazetesi kaydına göre şüphelilerin şirket ortağı oldukları, nüfus kayıtlarına göre şüphelilerin kardeş oldukları, her iki şüphelinin de marka hakkını ihlal suçunun sorumlusu olacakları, şüphelilerin eylemlerine uyan marka hakkına tecavüz suçundan yargılamalarının ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya ile birlikte yapılarak eylemlerine uyan kanun maddeleri uyarınca cezalandırılmaları hususunda iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır.
TPMK'dan gelen tescil belgeleri incelendiğinde,...tescil nolu "..." ibareli ve ... tescil nolu şekil markaların sahibinin ... olduğu ve ....emtia sınıflarında tescilli oldukları, ... tescil nolu kuru kafa şekil markasının sahibinin ...olduğu ve ...emtia sınıflarında tescilli olduğu, ... tescil nolu ... tescil tarihli "..." ibareli markanın sahibinin ... olduğu, ....emtia sınıfları bakımından tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davalının ürünler üzerinde kulanımının marka haklarına tecavüz oluşturduğunu, emanette bulunan ürünler üzerinde yapılan incelemede işçilik kaynaklı hatalar olduğunu ve kalite düzeyinin vasat olarak değerlendirildiğini, mali yönden inceleme için gidilen işyerinin ... Ltd. Şti tarafından işletildiğini ve "..." etiketi ile tekstil ürünlerinin satılmakta olduğunu, çevrede yaptıkları araştırmada davalının "..." olarak tanınan bundan önceki iş yerinde çalışan kimse olduğunun ifade edildiğini, dava konusu iş yerinde başka unvana sahip şirket bulunması nedeniyle mali incelemenin yapılamadığını belirtmişlerdir.
Taraf vekilinin bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler mahkememize sundukları 30/05/2018 tarihli ek raporlarında, el koyma tutanağı ile ele geçirilen ürünlerin ortamala satış fiyatları üzerinden dava tarihi itibariyle hesap edilen toplam satış tutarının 98.738,54 TL olduğunu, davacı vekilinin dosyaya sunduğu emsal lisans sözleşmesinde net satış cirosunun KDV hariç %5'i olan lisans hakkı dikkate alınarak yapılan hesaplamada yoksun kaldığı kazancı 4.936,92 TL olarak hesapladıkları görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde her ne kadar davalıya husumet yöneltilmek suretiyle iş bu dava açılmış ise de , 29.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılan ... 1. FSHCM'nin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında davalının beraat ettiği, davalının dava dışı ... ve ... a ait " ... " isimli iş yerinde çalışan olduğu, gerek ceza dosyası gerek dosyamız kapsamında yapılan incelemede bu hususun tespit edildiği, dosyaya sunulan fatura ve diğer kayıtlar incelendiğinde davalının bahse konu iş yerinin sahibi olduğu ve kendi adına satış yaptığına dair herhangi bir delilin bulunmadığı, davalının soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanların dava dışı şahısları suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, bu hususun yukarıda anılan ceza davasında da tespit olunduğu ve davalının beraati ile dava dışı şahısların mahkumiyeti cihetine gidildiği, şu hale göre davalının tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinden ve buna dayalı maddi manevi tazminat taleplerinden sorumluluğunun kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının açmış olduğu davanın husumetten reddine karar vermek gerekmiş, davalının kesinleşen ceza dosyasına yansıyan beyanları değerlendirilmekle HMK m. 327/2 kapsamında davalı yararına yargılama giderlerine hükmolunmamış, davanın niteliği gereği ve takdiren tarafların yapmış oldukları yargılama giderleri kendi üzerilerinde bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca peşin alınan 597,72 TL'den 427,60 TL karar harcının düşülmesine, kalanı 170,12 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Gerekçesi açıklandığı üzere taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!