WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/320
KARAR NO : 2024/100

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2021
KARAR TARİHİ : 03/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin 27/09/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle: ... tarafından ... A.Ş. tüzel kişiliğince kurulup ülkemizin ilk üniversiteye hazırlık dershanesi olan "..." isimli ticari işletmeyi, ... 3. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile anılan tüzel kişilikten devir almakla, günümüz itibari ile türkiye genelinde 150’yi aşkın şubesi bulunduğunu; ..., ... ̧..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı “...” türev markalarının sahibi olduğunu; marka’nın ... 5. noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile tarafına devri gerçekleştirilerek tpmk nezdinde devir-tescil işlemlerinin tamamlandığını; süreç içinde marka’nın tanınmış marka haline geldiğini ve “...” (davacı-site olarak anılacaktır) ile sosyal medya hesaplarında marka’nın tanıtımlarının tarafınca sağlandığını; marka’nın benzer veya aynı şekilde istanbul ve türkiye çapında haksız olarak başkaları tarafından kullanılmasıyla zarar gördüğünü; tpmk nezdinde marka esas unsurlu markalarının eskiye dayalı kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının kabul edildiğini ve fsek kapsamında koruma altında bulunduklarını; aynı sektörde ticari faaliyette bulunan davalının, davacıya ait "..." ve "..." şekilli marka ibare ve görsel şekilleri, birebir ve ayırt edilemeyecek derecede, " ..." biçimleriyle haksız kullandığını; bilim adamları şekil unsurunun dahi birebir aynı olarak gözlendiğini, davalının bu şekilde tüketici nezdinde, davacı ile arasında iktisadi bir bağ, bir ortaklık ilişkisi olduğu, davalının davacı şubelerinden biri olduğu izlenimini uyandırdığını ve bu yolla davacının tanınmış marka’sının itibarından haksız biçimde yararlanarak, hiçbir masraf ve çaba harcamadan, marka’nın temsil ettiği imaj ve güveni kendi işletmesine aktardığını; böylelikle davalının davacı marka hakkına mütecaviz tutum sergilediğini; davalının ... tescil numaralı markasının, davacı marka haklarını ihlal ettiğinden bahisle hükümsüz kılınması gerektiğini; davalının “...” internet olan adlı web sitesinde haksız marka kullanımının devam ettiğini beyan ve iddia ederek dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekilinin 18/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle: marka’nın ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığını ve ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olduğunu; “...” (marka) ibaresinin, eğitim alanında kullanılan bir ders türü olduğunu; tarafların markaları arasında ayırt edicilik olduğunun rahatlıkla anlaşılabildiğini; davacı “...” ibaresini kullanırken davalının “özde fen bilimleri” ibaresini kullandığını beyan ve iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi:Davacı vekilinin 11/12/2021tarihli dilekçesinde özetle: 2010 yılında ... Üniversitesi tarafından, 2015 yılında ... Üniversitesi tarafından ve 2020 yılında ... Üniversitesi tarafından hazırlanan bilinirlik araştırma raporunda katılımcılara “aklınıza ilk gelen üniversite hazırlık kursunu belirtiniz” sorusu açık uçlu olarak sorulduğunda, katılımcıların %60’ının “fen bilimleri dershanesi” cevabını verdiğini; marka tanıtım işaretinin eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçekleşen kullanımının yoğunluğunun, coğrafi olarak yaygınlığının ve kullanım süresinin, işaretin marka olarak algılanabilmesi için tarafınca yapılan yatırımların sonucu olduğunu ve marka ile ticaret hayatında kendini kabul ettirip anılan ibareyi kendisine bağlayarak kendisini onunla tanıttığını; resmi kurumlar nezdinde bile marka’yı kullanan farklı eğitim kurumları hakkında yapılan şikayetlerin karıştırılarak davacıya tebligat yapıldığına dair çok sayıda örnek bulunduğunu; davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ve iddia ederek davanın kabulünü talep ettiği gözlenmiştir.
İkinci cevap dilekçesi:Davalı vekilinin 30/12/2021 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle davacının “... ” marka ibaresinin ihlal edildiğini ve bu hak ihlaline bağlı taleplerinin bulunduğu dava dilekçesinde görülmüş ise de Cevap dilekçesinde “...” ibaresinin hiç geçmeyip davacının “...” ibaresinin bilim alanı içerisindeki terim anlamını kendi menfaatlerinde bulundurma amacını ortaya koyduğunu; davalının ise “...” ibaresini kullanması nedeniyle davacı namına hiçbir zararın meydana gelmediğini; davacı defaatle “...” ibaresini savunmuş olsa da ibarenin yalın halinin davacı tasarrufunda marka olarak bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Deliller:
TPMK'dan
Davalı ve davacı adına kayıtlı markların başvurularına ilişkin belgeler, kullandıkları ürün hizmet listeleri ve sicil başvuru kayıtları celp edilmiştir.
Bilirkişi Raporu: 19/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yapılan değerlendirmeler sonucu aşağıdaki tespitlere ulaşılmıştır;
Tarafların tescilli markaları incelendiğinde de görüleceği üzere markalar arasında görsel olarak yüksek bir benzerlik bulunmadığı, Tescilli taraf markaları bütünsel olarak değerlendirildiğinde üçüncü kişilerde iltibas yaratmayacağı, Davacının markalarının tescilli olduğu eğitim ve öğretim hizmetlerini düzenleyen ... Hzmet sınıfında ayırt ediciliği zayıf bir marka olduğu, Taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik bulunsa dahi markalar arasında benzerlik bulunmadığından davalının markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, Davalının tescilli markasını tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde davacının markası ile iltibas yaratacak şekilde internet sitesindeki fiili kullanımının davacının marka hakkını ihlal ettiği, Davalının markasını internet sitesindeki kullanımı haksız rekabet oluşturduğu" kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile davalının eylemlerinin davacı adına tescilli bulunan ..., ... ̧..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markalara tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti, markaya tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile tecavüz niteliğindeki araç ve mallara el konulması ve imhasının gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı taraf davalının müvekkili adına tescilli markalara benzer nitelikte markasal kullanımda bulunduğunu, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın müvekkilinin markası ile iltibas oluşturabilecek nitelikte olduğunu belirterek davanın kabulünü, davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... tescil numaralı "... " ibareli markanın bulunduğu, davacı adına ise ... tescil numaralı " ... " , ... tescil numaralı " ..." , ... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı " ...", ... tescil numaralı^" ...", ... tescil numaralı " ..." , ... tescil numaralı " ...", ... tescil numaralı " ... " , ... tescil numaralı " ...", ... tecsil numaralı " ...", ... tecil numaralı " ...", ... tescil numaralı " ...", ... tescil numaralı " ...", ... tescil numaralı " ... ", ... tescil numaralı " ..." ibareli markaların bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davalıya yönelik açılan hükümsüzlük davası bakımından yapılan incelemede; fen bilimleri ibaresi fizik, kimya, biyoloji gibi bilimlerin ortak adı oldup, fen bilimleri ibaresinin kelime unsuru olarak tek başına zayıf marka niteliğinde olduğu açıktır. Hem davacı hem de davalı tarafça fen bilimleri ibaresinin kullanıldığı, davacının markalarının davalının markasından ayrı olacak şekilde şekil unsurunu da barındırdığı, davacının markalarının tescil ve başvuru tarihleri göz önüne alınarak önceliğe sahip olduğu ve tarafların markalarının aynı hizmet sınıflarında tescilli olduğu görülmüş ise de davacının öncelik hakkına dayanarak fen bilimleri ibaresi üzerinde hak talep edemeyeceği, markaların görsel ve işitsel durumları dikkate alındığında aralarında fark olduğu ve bu hususun alınan ek ve kök bilirkişi raporunda da belirtildiği, bu haliyle davacı markaları ile davalı markası arasında markaların kullanımı bakımından tüketici nezdinde karışıklık ve iltibasa sebebiyet vermeyeceği kanaatine varıldığından hükümsüzlük davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının marka hakkına tecavüz iddiası bakımından yapılan incelemede ise dosya kapsamında alınan ek ve kök bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının kendi adına tescil edilen "..." ibareli markayı, markanın tescil edildiği şekil dışında internet sitesinde " ... " şeklinde kullanımlarının davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı " ..." ve ... tescil numaralı " ... " ibareli markaları ile benzerlik oluşturduğu, bu benzerliğin davacı adına tescilli bulanan markalarda yer alan ve bilim adamlarını kapsayan şekil unsuru ile sağlandığı, davalının markayı tescil edildiği şekil dışında davacı markaları içerisinde tescil edilen bilim adamları görselini kullanmak suretiyle davacı markası ile karışıklık ve iltibasa sebebiyet verdiği anlaşılmakla bu şekildeki kullanımlarının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davacı tarafça davalı aleyhine açılan hükümsüzlük davasının reddine, markaya tecavüz iddiası bakımında açılan davanın ise kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Açılan davanın kısmen kabulü ile davacı tarafça davalı aleyhine açılan hükümsüzlük davasının reddine,
2-Markaya tecavüz açısından açılan davanın kabulü ile; davalının 19/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının 5 nolu bendinde yer alan markanın kullanımına ilişkin fiili kullanımının davacı adına tescilli bulunan markalara tecavüz ettiğinin tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine,
3-19/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının 5 nolu bendinde yer alan markasal kullanıma ilişkin ürün, araç gereç, tabela vb. eşyalara el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak kaydıyla tirajı yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,
5-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL peşin harcın düşümü ile kalan 368,3‬0 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL peşin harç+ 59,30 TL başvuru harcı+ 5.250 TL bilirkişi ücreti+ 162,50 TL posta/ tebligat gideri olmak üzere toplam 5.531,1‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 6 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyasında yapılan; 97,70 TL peşin harç+ 59,30 Başvuru harcı+ 265,50 TL posta/ tebligat gideri olmak üzere toplam 422,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır