T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/276
KARAR NO : 2024/68
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini
DAVA TARİHİ : 24/08/2021
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş’nin ülkenin önde gelen yatırım ve ticari topluluklarından ... A.Ş’nin iştiraklerinden olduğunu, turizm sektöründe faaliyette olduğunr,davacının ekim 1988 yılında kurulan ve ülkemizi modern alışveriş kavramı ile tanıştıran ... markası adı altında ilk alışveriş merkezini kuran ve ... markası ile dünya markalarını türkiye ile buluşturan bir şirket olduğunu, Amerika’da yapılan ve 78 alışveriş merkezinin katıldığı uluslararası alışveriş merkezleri fuarı yarışmasında “en iyi tasarım”, “detaylı düşünülmüş proje”, “hızlı inşaat ve farklı özellikler taşıyan merkez” ve “...” ödüllerini aldığını, davacının, ... tarihli ... no.lu “...” 19.12.2017 tarihli... no.lu “...” adlı tescilli markalarının olduğunu; davalı ...’e ait ... no.lu 07.10.2020 tarihli “...” markasının tescilli olduğunı, davalı markasının smk m. 6/1, 6/9 ve 25 uyarınca hükümsüz kılınmasının gerektiğini, davalı markasının davacı markasına ayniyet düzeyinde benzediğini, ...ibaresinin “...” anlamına geldiğini, söz konusu unsurun taraf markalarında ortaklaşa yer aldığını, taraf markalarının ... sınıflarda benzerlik gösterdiğini, markaların bir bütün olarak bıraktıkları intibanın tarafların aynı sektörde faaliyette bulunuyor olmaları; aralarında idari-ekonomik ve işletmesel bağ olduğu düşüncesine kapılabilecek nitelikte markalar (seri markalar) olması nedeniyle markalardaki ufak detayların ayrıştırılamayacağını, tüketiciler markalardaki farklılıkları anlasalar dahi markaların aynı kişiye ait olduğunu ya da markaların yaratıcıları arasında idari-ekonomik bağlantı olduğunu düşüneceklerini, davalının markasını tescile aykırı kullanıyor oluşunun kötüniyetini ispatladığını, davalıya it ...no.lu ... istanbul group markasına yönelik devir yasağı konmasını; markanın tescilli olduğu ...sınıflarda hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap ve karşı dava dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’in 19.04.2018 tarihinde ...’da kurulduğunu, dünyanın en ... modifiye araç markası ...’nin Türkiye Distribütörü olduğunu, markasını otomotiv sektöründe kullanmak üzere tescil ettirdiği; Taraf markalarının benzemediği; müşterilerin taraf markaları arasındaki farkı anlayabileceği; Araba satışı faaliyetinde bulunduğu; AVM faaliyetinin olmadığı; TPMK’de “...” adlı pek çok tescilli markanın bulunduğu; bunların ... no.lu “...”, ... no.lu “...” markası; 09.06.2005 tarihli “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” markalarının olduğu; Davacı karşı davalının “...”, “...”, “...”, “...” isimli 04.12.2006 tarihli markalarının TPMK tarafından benzer markalar nedeniyle iptal edildiği; Türkiye’de ... ibaresi üzerinde Türkiye’deki ilk tescili gerçekleştirenin ...firması olduğu; davacının markanın tek sahibi gibi algı oluşturmaya çalıştığı ifade edilerek asıl davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi: Davacı karşı davalı vekilinin dilekçesinde özetle; taraflara ait markaların görsel, işitsel, kavramsal olarak benzer olduğunu, ... kelimesinin yanında tescil edilen ... ve ... kelimelerinin ayırt ediciliği
düşük, zayıf ibareler olduğunu, davacı karşı davalının ... ibaresini davalı/karşı davacıdan çok önce tescil ettirdiğini, tescilde öncelik ilkesi gereği tescilden doğan haklarını kullandığını, davalı karşı davacının TPMK'deki “...” değil, “...” unsurlu markaları örnek göstererek mahkemeyi aldatmaya çalıştığıNI, tarafların aynı sektörde faaliyette olmalarının aralarında idari-ekonomik-işletmesel bir bağ olduğunu, markaların seri markalar olduğu algısına yol açabileceğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi: Davalı karşı davacı birleşen dosyada davalı vekilinin dilekçesinde özetle;Bütünsel bakış açısıyla incelendiğinde taraf markaları ile karşılaşan tüketicilerin markaları
ayırt edemeyecek olmasının hayatın olağan akışın aykırı olduğunu, taraf markalarının benzer ihtiyaçları gidermeyen, dağıtım kanalları ve satış yerleri farklı, birbirlerinin yerine ikame edilemeyecek hizmetler sunduğunu, işletmeler arasında bağ kurulmasına yol açmayacağını, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün söz konusu olmayacağını ifade ederek; Asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne ve ... no.lu “...” markasının hükümsüzlüğü ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı dava dilekçesi: Davalı karşı davacı birleşen dosyada davalı vekilinin dilekçesinde özetle; Davacı karşı davalıya ait ... tescil no.lu “...” markasının 13.04.2015 tarihinde tescil edildiğini, tescil edildiği sınıf ve alt dallar yönünden tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde kullanılmadığını, .... Sınıfta “...” markasını tescil ettiren ve yalnızca ... ilçesindeki AVM’lerinin tabelasında markayı kullanan karşı davalı firmanın temel faaliyetinin AVM içindeki dükkanların kiralamasını yapmak olduğunı, ... sınıfta markasını tescil ettirdiği ürünlerin satış ve pazarlamasında markasını kullanmadığını, karşı davalı şirketin gerçekte AVM içi kiralama faaliyeti gösterdiğini, bizzat bir perakende mağazası bulunmadığını, izah edilen sebeplerle davacı firmaya karşı dava açma ve söz konusu markanın iptalini talep etme zaruretinin doğduğunu, “...” markasının 3. Kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararıverilmesini, asıl dava yönünden davanın reddini, karşı davanın kabulü ile “...” markasının hükümsüzlüğü ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı dava cevap dilekçesi:Davacı karşı davalı birleşen dosyada davacı vekilinin karşı davaya cevap dilekçesinde özetle: Karşı davada kullanmama nedeniyle hükümsüzlük talep edildiğini, SMK m. 9 uyarınca kullanmamanın haklı nedene dayandığı durumlarda markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilemeyeceğini, markayı kullanma yükümlülüğünün haklı neden ortadan kalkana kadar durduğunu, haklı neden devam ettiği sürece işlemeye başlamayacağını, haklı
sebep ortadan kalktığında ise beş yıllık sürenin haklı nedenin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde kullanıma başlanmasının gerektiğini, yaklaşık iki yıl süren pandemi dönemi önlemlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekeceğini, davacı markası bakımından pandemi döneminde AVM’lerin kapatıldığı dönemin göz önünde bulundurulması gerektiğin, taraf markalarının faaliyet alanlarının farklı olması gerekçesiyle huzurdaki davanın açılmasında hukuki yararın olmadığını, davalı karşı davacının motorlu taşıt satış ve servisi olduğunu, oysa davacı/karşı davalı şirketin iştigal konusunda oto galeri işletmek, motorlu araç satmak, ithal ve ihraç etmek, otomobil sektörü bulunmadığını, davacı şirketin “...” markası ... Sınıfa giren müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi hizmetlerini sunduğu ifade edilerek kötü niyetli karşı davanın esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Karşı dava cevaba cevap dilekçesi: Davalı karşı davacının karşı davaya cevaba cevaplarını sunduğu dilekçesinde özetle: Davacı karşı davalıya ait ... tescil no.lu “...” markasının 13.04.2015 tarihinde tescil edildiğini, tescil edildiği sınıf ve alt dallar yönünden tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde kullanılmadığını, bu hususun cevap dilekçesinde kabul edildiği ancak bu durumun haklı sebebinin bulunduğunun beyan edildiğini, davacı karşı davalının 23.04.2015 tescil tarihli markasının haklı sebeple kullanılmamasını 2020 yılının 3. Ayında ortaya çıkan Covid 19 salgınına bağladığı oysa davacının iştigal konusunun İçişleri Bakanlığı’nın 16.03.2020 tarihli genelgesindeki önlemler kapsamında faaliyeti durdurulan konular arasında olmadığını, davacı karşı davalının, davalı/karşı davacının İTO faaliyet belgesini delil göstererek tarafların markalarının ve iştigal konularının farklı olduğunu beyan etmesine rağmen benzerlik sebebiyle hükümsüzlük davası açmasının tezat teşkil ettiği belirtilerek kullanmama sebebiyle hükümsüzlüğe dayalı karşı davanın kabulünü, asıl davanın reddini talep etmiştir.
Karşı dava ikinci cevap dilekçesi: Davacı karşı davalının 29.12.2021 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle:
Markanın kullanılmadığına yönelik ikrarlarının olmadığını, davalı karşı davacının, davacı karşı davalının hükümsüzlüğünü talep ettiği markasının emtia listesini oluşturan ve ... Sınıfa giren hizmetlerin esasen “pazarlama/satış” sınığı olarak nitelendirildiğini belirttiğini, fakat perakendecilik (malların bir araya getirilmesi) hizmetine giren malların Nis sınıflandırmasına göre ... sınıftan ... sınıfa kadar tüm emtiayı kapsadığını göz önünde bulundurmadığını, Söz konusu malların davacı/karşı davalının sahibi olduğu AVM’de yer alan mağazalarda ayrı ayrı ve/veya birlikte pazarlamasının/satışının yapıldığı ve bu meyanda kullanıldığını, ancak Covid 19 sürecinde fiziki olarak satılamadığını, online satış ve pazarlama sektörünün o süreçte yeni gelişmekte olduğunu, tarafların faaliyet alanları farklı olduğundan huzurdaki davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını ifade etmiştir.
Birleşen dosya dava dilekçesi: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacının, 06.09.2013 tarihli... no.lu “...” ve 19.12.2017 tarihli ... no.lu “...” adlı tescilli markalarının olduğunu, davalı ...’e ait ... no.lu 07.10.2020 tarihli “...” markasının tescilli olduğunu, ancak davalı yanın markasını tescile aykırı biçimde “...” olarak bina üzerine asılı afişlerde kullandığını, davalının, davacıya ait ... markası ile karıştırılma ihtimali yaratacak şekildeki kullanımlarının SMK m. 155’e ve m. 7/f.2(c)’ye aykırı olduğunu, davacının ülkemizde tanınmışlık elde ettiğini, davalının bu tanınmışlıktan haksız yarar elde ettiği ve itibarına zarar verdiğini, tarafların benzer sektörde faaliyette olduklarını, davalı kullanımlarının kötüniyetli olduğunu, davalının ..., .... ... ve ... sitelerinin sahibi olduğu; ... sitesinin yapım aşamasında olduğu; söz konusu kullanımların davacının ... markası ile ve ... internet sitesi ile iltibas yarattığı ifade edilerek Davacının söz konusu kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve ref’i talep edilmiştir.
Birleşen dosya cevap dilekçesi: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalının oto galeri işletme, motorlu araç ticareti, gayrimenkul alım satımı, danışmanlık ile iştigal ettiğini, ... araç markası ...’nin distribütörü olduğunu, davacı ile karıştırılamayacağını, taraf markalarının karıştırılamayacağını, davalının lüks araba satışı yaptığını, AVM faaliyetinin bulunmadığını, marka adının araç galeri sektörüne uygun olduğunu, bilirkişi incelemesi gözetilerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini, mahkemenin...e. sayılı dosyası ile huzurdaki davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Taraf markalarının birebir aynı olduğunu, markalar arasında idari iktisadi bir bağ olduğunun düşünülebileceği; seri markalar algısının oluşabileceğini, davalı kullanımlarının ihlal mahiyeti taşıdığını, davaların birleştirilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.
Deliller:
TPMK: Davalı ve davacı adına kayıtlı markaların sicil kayıtları celp edilmiştir.
Davacı- karşı davalı birleşen dosyada davacı adına tescilli markalar; ... tescil numaralı "..." ibareli ... Sınıfta tescil edilen marka ile ... tescil numaralı "..." ibareli ... sınıflarda tescilli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı- karşı davacı birleşen dosyada davalı adına tescilli markalar; ... tescil numaralı "..." ibareli ... sınıflarda tescilli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: Birleşen dosya üzerinden alınan 31/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda" Davacı tarafından belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak
kullanımda ve aktif olmadığı, alan adının ... (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının güncel olarak boşta olduğu, satın alınmamış olunduğu ve doğal olarak aktif olarak kullanılmadığı,
Davacı tarafından belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda olduğu, alan adının ... (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 03.10.2019 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği (gizli tutulduğu), alan adının “... A.S. - ...” hosting firmasından alındığı, Yer Sağlayıcısı ve Erişim Sağlayıcısı “...” olduğu, İlgili “...” internet sitenin içeriğinin tek sayfadan oluştuğu ve içeriğinde “Yapım Aşamasında” olduğunu belirten bir içerik bulunduğu ve tek sayfanın içeriğinde tespite konu “...” ibaresinin kullanıldığı, içeriğinde birde “@...” isimli Instagram adının yazılı olduğu ve “...” İnstagram sayfasına link verildiği,
Bahsi geçen “Instagram - ...” isimli sosyal medya hesabına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu, genel profil sayfası kontrol edildiğinde içeriklerinde tespite konu “...” ibarelerinin ve görsellerinin kullanıldığı, Davacı tarafından tespiti için bahsi geçen “...” internet sitesine bağlı bulunan“https://...“ ve “...“ mağaza sayfalarının güncel olarak açık ve faaliyette olduğu, ilgili internet sitesine bağlı linkler/sayfa içeriklerinde tespite konu “...” ibaresinin ve görselinin bulunduğu, Anılan sebeplerden ötürü davalının tescilli markaya dayalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. Maddeleri gereğince DAVACININ MARKA HAKKINA TECAVÜZ VE BU SURETLE HAKSIZ REKABET OLUŞTURMAYACAĞI,
" kanaatine ulaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: 15/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda: ... e. Sayılı Asıl Dava Açısından: Davacının “...” ibaresi üzerinde “...” hizmetine yönelik olarak öncelik hakkı sahibi konumunda kabul edilebileceği; buna karşılık söz konusu ibare ayırt ediciliği düşük, tekel hakkı tesisine imkan tanımayan zayıf bir ibare olduğundan, davacının markalarının sağlayacağı koruma kapsamının dar olacağı; Davalıya ait ...no.lu ... markasının SMK m. 6/1 uyarınca davacının “...” ibareli markaları ile karıştırılma ihtimaline yol açmadığı gerekçesi ile hükümsüz kılınamayacağı; Davalı markasının kötü niyetle tescil edildiği ispatlanamadığından SMK m. 6/9’a dayalı taleplerin kabulünün mümkün görülmediği;
Karşı Dava Açısından: Davacı/karşı davalıya ait ... no.lu markanın tescilli olduğu ... sınıfta değil, .. sınıfta “gayrimenkul komisyonculuğu ve idaresi” hizmetine yönelik olarak kullanıldığı; dolayısıyla SMK m. 9 uyarınca aranan tescile uygun, ciddi markasal kullanım söz konusu olmadığından... no.lu markanın iptalinin mümkün olduğu; Birleşen ... e. Sayılı Dosya Açısından: SMK m. 7/2- (b) ve (c) hükümleri uyarınca yapılan incelememizde, davacının tanınmış marka olduğu, davalının bu tanınmışlıktan haksız yarar elde etmeye çalışarak davacı markaları ile iltibas yaratan kullanımlarda bulunduğu sonucuna varılamayacağı; davalının fiili kullanımlarının marka tesciline uygun, dürüst kullanımlar olarak kabul edilebileceği; dolayısıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açmayacağı" görüş ve kanaatlerine ulaşılmıştır.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki uyuşmazlık esas dava bakımından TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ...tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi, karşı dava bakımından davacı karşı davalı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan... tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle tescil edildiği ... Sınıf yönünden iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Birleşen dosya yönünden ise davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olup olmadığının tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulması önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkindir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında ; TPMK nezdinde davacı- karşı davalı ve birleşen dosyada davacı olan ... A.Ş adına ... tescil numaralı "..." ibareli ... Sınıfta tescil edilen markanın bulunduğu,... tescil numaralı "..." ibareli ... sınıflarda tescilli markanın bulunduğu; Davalı- karşı davacı birleşen dosyada davalı adına ise ... tescil numaralı "..." ibareli ...sınıflarda tescilli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Tarafların markaları tescil tarihi, tarafların kullanımı ile markaların görsel ve fonetik açıdan incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; tarafların markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı karşı davalı- birleşen dosyada davacı adına tescilli markalarda şekil ibaresinin bulunmadığı, karşı tarafın markasında ise şekil ibaresinin bulunduğu, tarafların markalarının esaslı ve yan unsurları dikkate alındığında markaların birbirinden ayrıştığı kanaatine varıldığı, ayrıca birleşen dosyada da alınan bilirkişi raporunda davalının kullanımlarının tecavüz niteliğinde olmadığına ilişkin kanaat bildiren bilirkişi raporu dikkate alındığında, raporların birbiri ile uyumlu olduğu, raporda taraf markalarının kullanımı ve karşılaştırılmasının yeterli ve denetime elverişli olarak yapıldığı ve raporların hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu bağlamda esas dosya bakımından davacının hükümsüzlük talebi incelendiğinde; davacının hükümsüzlük iddiasına dayanak ettiği markaları ile davalının markasının esaslı unsurları aynı ise de yan unsur ve davalının markasının şekil ibaresi de kapsaması göz önüne alındığında birbirinden farklı olduğu, davacı adına tescilli markanın esaslı unsuru olan "..." ibaresinin zayıf ibare niteliğinde olduğu ve davacı adına tescilli markalar ile davalı markası arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerliğin bulunmadığı gözetilerek esas dosya bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Karşı dava yönünden yapılan incelemede ise; davacı karşı davalı adına tescilli bulunan markanın tescil edildiği ... Sınıfta değil .... Sınıfta kullanıldığı bu hali ile davalının dava konusu edilen markayı tescil edilen sınıfta kullanmadığı anlaşılmakla ve dosya kapsamına ibraz edilen delillerle davacı karşı davalının kullanma sebebinin haklı bir sebebe dayanmadığı anlaşılmakla davacı karşı davalı adına tescilli markanın iptaline karar verilmiştir.
Birleşen dosya yönünden ise davalının kullanımlarının marka hakkının kullanılmasına dayandığı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da bu hususun aynı şekilde belirtildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Mahkememizin esas dosyasında açılan dava ile birleşen mahkememizin 2021/280 E. Sayılı dosyasında açılan davanın reddine,
2-Mahkememiz esas dosyasında cevap dilekçesi ile açılan karşı dava bakımından açılan davanın kabulü ile; davacı karşı davalı birleşen dosyada davacı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle tescil edildiği .... Sınıf yönünden iptaline,
3-Esas dava yönünden; alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL peşin harç+ 269,85 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 329,15 TL harcın düşümü ile kalan 98,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Birleşen dava yönünden; alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL peşin harcın düşümü ile kalan 368,30 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Karşı dava yönünden; alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL peşin harcın düşümü ile kalan 368,30 TL harcın davacı karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davalı karşı davacı tarafından yapılan 59,30 TL peşin harç+ 4.000 TL bilirkişi ücreti+ 309,50 TL posta/ tebligat gideri olmak üzere toplam 4.368,80 TL yargılama giderinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
7-Esas davada yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Birleşen dava yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karşı dava yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!