T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALILAR : ... mirasçıları;
1- ***
2- ***
3- ***
4- ***
5- ***
6- ***
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 7- ...
VEKİLİ : Av. ***
DAVALI : 8- ... - ***
VASİ : ***
DAVA : Trafik Kazasından Kaynaklı Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un oğlu olan ...'nin 21/03/2015 tarihinde ...'ya ait olan 13/04/2015 tarihli veraset ilamı ile *** adına kayıtlı bulunan ...'in kullanmakta olduğu 38 ... plakalı aracın şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile aracın takla attığını ve yoldan çıktığını bu şekilde tek taraflı trafik kazası yaptıklarını, müvekkilinin oğlunun 21/03/2015 tarihinde gerçekleşen bu kazada olay yerinde vefat ettiğini, müvekkili hmakkında sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını ancak başvurularına henüz bir cevap alınamadığını, kaza mahalline gelen trafik polis ekibi tarafından tutulan tutanağa göre sürücünün 26 promil alkollü olduğunu, konu ile alakalı olarak açılmış olan Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre de sürücü ...'in asli kusurlu bulunduğunu, 38 ... plakalı aracın ... Şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkilinin hem oğlunun maddi desteğinden yoksun kaldığını, hemde derin ıstırap içine girdiğini, oğlunun cenazesi İran'a götürmek ve orada defin işlemleri için harcamalar yaptığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, oğlunun ölümü nedeniyle ıstırap çeken müvekkili lehine 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar *** vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 38 ... plakalı aracın diğer davalı ... A.Ş.'ye sigortalı olduğunu, tazminat hesabından %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, aynı kazaya ilişkin müteveffanın babası tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu nedenle karar verilirken bu mahkemece de verilecek tazminat miktarının göz önünde tutulması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, Davut Kaya'nın vefat ettiğini eşi ve çocuklarının bir başlarına kaldığını, herhangi bir gelirleri bulunmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş davalı mahkememizce görülmekte olan işbu davaya herhangi bir cevap sunmamış ve yapılan açık duruşmalara da katılmamıştır.
Davalı ... tarafından herhangi bir cevap sunulmamıştır.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 30/12/2019 tarih *** Karar sayılı mahkememiz kararının kaldırılmasına dair ilamı okunduğu görülmüştür.
T.C. Dışişleri Bakanlığı'na yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Bahse konu evrakın metne şamil olmamak kaydıyla Tahran Büyükelçiliği'nce tasdik edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye cevabında, Kayseri 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyanın Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan müzekkere cevabında, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyanın henüz kesinleşmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkere cevabında, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin *** karar sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderildiği görülmüştür.
... A.Ş.'ne, Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne, Kayseri CBS HSK ve Bakanlık Muhabere Bürosu aracılığıyla istinabe evraklarına cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizce 14/03/2019 tarihli, 2018/27 Esas ve 2019/275 Karar sayılı gerekçeli karar ile "Davanın HMK'nın 77/1. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, " karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkememizin 14/03/2019 tarihli, *** Karar sayılı dosyası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 10/01/2020 tarih *** Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda 10/01/2020 tarih *** Karar sayılı karar ilamı ile;
Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Hukuk Mütalâa ve Görüş Bürosunun cevabi yazısı ve davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen T.C. Tahran Büyükelçiliği Seri A Sıra ... numaralı Sayman Mutemedi Alındısı Belgesi, vekaletname aslı, ***'nin nüfus kayıt örneği, davacının Nüfus kayıt örneğine göre değerlendirme yapılması ve gerektiğinde nüfus kayıt belgelerinin mahkemece resen istenmesi ve davacı tarafından sunulan belgelerin Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Hukuk Mütalâa ve Görüş Bürosunun yazısında belirtildiği üzere Tahran Büyükelçiliğinin tasdikinin içerik ve sıhhati hususunun Dış işleri Bakanlığı'na sorulabileceği, evrakların geçerliliğine ilişkin gerekirse 63/2 sayılı Genelgeye uygun şekilde hazırlanacak istinabe evrakının tercümeleri ile birlikte gönderilmesi halinde, muhatap ülke yetkili adlî makamından talepte bulunulabileceği belirtildiğinden bu hususlarda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi kararı verilmiştir.
Bilirkişi Tercüman ***'dan 14/09/2021 tarihli bilirkişi raporuyla davacı ***“un mahkeme evrakını 4 sayfa olarak Türkçeden Farsçaya tarafından tercüme edilerek, dosyaya sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi Makine Mühendisi ...'dan alınan 03/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Kaza olayının maddi hasarlı, yaralanmalı, ölümlü ve tek araçlı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 3. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; 38 ... plakalı 2005 model Tofaş-Fiat Doblo Combi 1.4 marka araç sürücüsü ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve yukarıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol ve trafik durumuna dikkat etmemiş, alkollü şekilde araç kullanmış, yoldaki tehlikeli viraj işaretlerine dikkat ederek aracının hızını azaltmamış, yolda görüşün sınırlı, yolun eğimli, karlı ve buzlu olduğu durumlarını dikkate almamış, araç kullanımı esnasında başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle araç sürücüsü ...' in meydana gelen olayda TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; söz konusu kazada aracın teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilmemesi, kazaya istinaden yapmış olduğum teknik değerlendirme ve inceleme sonrasında; 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' in şahsi dikkatsizlikleri, hataları ve kural ihlallerinin olması nedeni ile araç sahibinin kaza olayında bir etkisinin ve ihmalinin olmadığı,
Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere hazırlanan Bilirkişi Raporu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 17.01.2017 tarih ve 106 sayılı Raporundaki tespitlere tarafımca iştirak edildiği, kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Bir kısım davalılar vekili Av. ...'nun 06/06/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu , Davalı ... A.Ş. Vekilinin vekaletname ve 19/06/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi ...'den alınan 22/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı anne ***'un destek zararınının 892.228,31 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bakiye teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 241.918,38 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğu kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin 06/03/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu, bir kısım davalılar vekilinin 07/03/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu, Davalı ... A.Ş. Vekilinin 08/03/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 22/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesini sunduğu, ıslah harcına ait sayman mutemet alındısını mahkememize ibraz ettiği, talep artırım dilekçesinin davalı taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Davalılar ***'nun 10/05/2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... A.Ş. Vekilinin 16/05/2024 tarihli dilekçesi ile bedel artırım dilekçesine karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacılar Müvekkili ***'un oğlu olan ...'nin 21/03/2015 tarihinde ...'ya ait olan 13/04/2015 tarihli veraset ilamı ile *** adına kayıtlı bulunan ...'in kullanmakta olduğu 38 ... plakalı aracın şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile aracın takla attığını ve yoldan çıktığını bu şekilde tek taraflı trafik kazası yaptıklarını, müvekkilinin oğlunun 21/03/2015 tarihinde gerçekleşen bu kazada olay yerinde vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat dilemiştir.
Sigorta poliçesinin ve dosyadaki ceza evraklarının incelenmesinde; kazaya karışan 38 ... plakalı araç sürücüsünün ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin muris ... olduğu ve davalı sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.01.2016 tarih, *** karar sayısında; Sanık ...' in 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Mahkememizce kural ihlalleri noktasında rapor almıştır. Anılan kayıtların incelenmesinde, 21.03.2015 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı kamyonet ile Kayseri-Malatya karayolu istikametinden gelerek Şehit Şaban Ergin caddesini takiben Başakpınar mahallesi istikametine seyrederken sola tehlikeli virajlı yol kesimine geldiğinde, aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek taşıt yolundan çıkıp karayolunun sağında bulunan boş araziye savrularak takla atıp, taşıt yoluna 8 metre uzaklıkta tavanı üzerine durması sonucu meydana gelen tek araçlı, yaralanmalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir. Davacıların miras bırakanı ...'nin yolcu olarak araçta bulunduğu görülmüştür. Sürücü ...' in 26 promil alkollü olduğu ceza dosyası içerindeki kayıtlarda anlaşılmaktadır.
38 ... plakalı 2005 model Tofaş-Fiat Doblo Combi 1.4 marka araç sürücüsü ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 48, 52/b ve 84/f-j ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 97. 101 ve 157/6 hükümlerindeki asli kusurlu sayılan trafik kuralları hallerini ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol ve trafik durumuna dikkat etmemiş, alkollü şekilde araç kullanmış, yoldaki tehlikeli viraj işaretlerine dikkat ederek aracının hızını azaltmamış, yolda görüşün sınırlı, yolun eğimli, karlı ve buzlu olduğu durumlarını dikkate almamış, araç kullanımı esnasında başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle araç sürücüsü ...' in meydana gelen olayda %100 oranında kusurludur.
-Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Somut olayda, ... yüksek alkollü olarak araç kullanan sürücünün aracına binmesi sebebi ile takdiren hesap edilecek tazminattan %20 oranında indirilmesine karar verilmiştir.
-Destekten yoksun kalma tazminatına dair değerlendirmede;
Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün,*** K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı).
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A-1.maddesindeki, “Sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlemesi yer almaktadır.
-Davalı ... ve ... mirasçılarının sorumluluğuna dair değerlendirmde;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E.***)
Somut olayda, davalı ... mirasçıları işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Aktüerya hesabına dair değerlendirmede;
Yargıtay'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında davacının ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması gerekmektedir. Alınan bilirkişi raporunda bu yöntem uyarınca davacı için destekten yoksun kalma zararının 892.228,31 TL olduğu anlaşılmıştır. murisin yüksek alkollü olarak araç kullanan sürücünün aracına binmesi sebebi ile takdiren hesap edilecek tazminattan %20 oranında indirilmesi sonucunda 713.782,64 TL zararı bulunduğu görülmüştür.
- Hatır indirimi itirazına dair değerlendirmede;
Bir kısım davalılar hatır taşımasına yönelik sonradan sunulan itiraz bulunmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, hatır indirimi bir defi olması sebebi olması nedeniyle cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Sunulan cevap dilekçeleri süresinde olmadığından hatır indirimi yapılmamıştır.
- Manevi tazminata dair değerlendirmede;
Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, kusur durumu, çekilen ızdırap yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca sigorta şirketinin kısmi ödemesi dikkate alınarak sigorta şirketi yönünden 01/08/2017 tarihi, diğer davalılar yönünden ise vefat/kaza tarihi olan 21/03/2015 temerrüd tarihi olarak belirlenmiştir.
-Vekalet ücretine dair değerlendirmede;
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden, mütefarik kusur nedeni ile yapılan indirimden dolayı red edilen kısım için davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. (Yargıtay 17. HD.'nin 22/05/2017 gün ve *** Karar sayılı emsal kararı)
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile;
2-Davacının davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 22/04/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 892.228,31 TL destekten yoksun kalma zararından alkollü araç kullanan sürücünün aracında yolcu olarak seyir edilmesi nedeniyle TBK'nun 52. Md. Uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılmasına ve bu indirimden sonra kalan 713.782,64 TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sakatlık/ölüm bakiye limiti olan 241.918,38 TL 'lik kısmında , kısmi ödeme tarihi olan 01/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi itibariyle sınırlı sorumlu olması, diğer davalıların ise 713.782,64 TL 'nin tamamından trafik kaza/vefat tarihi olan 21/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacının davalılar ... ve ... mirasçıları hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın trafik kaza/vefat tarihi olan 21/03/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 48.758,49-TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 344.97-TL peşin dava harcı ile 3.044,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 45.369,52-TL (davalı ... A.Ş.'nin 14.370,21-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcının sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan 35,90-TL başvurma harcı, 344,97-TL peşin harç, 3.044,00-TL ıslah harcı ve 121,30-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 3.546,17-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan istinaf bozma öncesi ve sonrası yapılan toplam bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.384,90 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 3.375,34 TL'sinin (davalı ... A.Ş'nin 1.069,09 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı Sevim Kaya tarafından yapılan posta, müzekkere, kep ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 100,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 23,02-TL'sinin davacıdan alınarak davalı Sevim Kaya'ya verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Maddi tazminat davasının kabul yönünden davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 105.929,57-TL vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş'nin 33.551,83 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
10-Maddi tazminat davasının red yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Manevi tazminat davasının kabul yönünden davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.9000,00-TL vekalet ücretinin sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
12-Manevi tazminat davasının red yönünden davalı ... mirasçıları kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... mirasçılarına ödenmesine,
13-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/07/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!