WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/94 Esas
KARAR NO : 2024/456

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... 20. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasından müvekkili ... aleyhinde başlatılan icra takibinde, icra takibinde, takibe konu senet taraflarınca sunulduğunu, senetteki imzanın müvekkili ...'ya ait olmadığını, senet üzerinde çıplak gözle bakıldığında tek bir kalem ile senedin tamamının doldurulduğunu, yazıların tamamının da aynı kişi eli ürünü olduğunu, yine imzanın da aynı renkteki kalemle atıldığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, teminatsız olarak veya müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu senet taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak düzenlendiğini, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması gerektiğini, takibin konusunun bono olduğunu, bononun ticari ödeme aracı olduğunu, bonoya ilişkin hükümlerin TTK'da yer aldığını, menfi tespit davası bakımından arabuluculuk dava şartı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, imzanın gerçek olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, icra takibi başladıktan sonra davacının belli aralıklarla ödeme yapmasına rağmen tamamen haksız ve mesnetsiz bir şekilde imzanın sahte olduğunu, icra takibi bu aşamadayken davacı tarafça işbu davanın ikame edilmiş olması açıkça hakkın kötüye kullanıldığına karine oluşturduğunu, müvekkilinin ağır kusuru ve açıkça kötü niyetli bulunmadığını, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitine, haksız ve usule aykırı olarak verilen tedbir kararının kaldırılarak icra takibinin devamına, İİK m.72/4 uyarınca davacı aleyhine %20'sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nın 72.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.
Somut uyuşmazlıkta, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile, davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 14/09/2019 tarihinde 6.000,00-USD asıl alacak, 99,86-USD işlemiş faiz toplamı olan 6.099,86-USD alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takip dayanağının 6.000,00-USD miktarlı 31/05/2018 tanzim tarihli, 31/03/2019 vade tarihli senet olarak gösterildiği, davacı tarafça, takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunulduğu, davalı tarafın ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
İhtilafın çözümlenmesi amacıya gerekli araştırmalar yapılmış, bu kapsamda Mahkememizce bono aslı getirtilmiş, davacının karşılaştırmaya elverişli tüm ıslak imzalı belge asılları toplanmış, davacının bol sayıda imza örnekleri alınmış, akabinde bono üzerinde imza ve sahtecilik incelemesi yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin ... sayılı 04/07/2023 tarihli raporu ile, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede, dava konusu bonoda atılı borçlu imzaları ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususunun bildirildiği tespit edilmiştir.
Dava kambiyo senedindeki taahhüdün imza inkarı nedeniyle hükümsüzlüğüne dayalı olup, senetteki taahhüdün hükümsüzlüğü herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerdendir. Davacının işbu bono içeriğini zımnen ve eylemli olarak benimsediğine dair hiçbir beyanına ya da işlemine rastlanılmadığı gibi icra takibine konu bonoda yer alan imzanın davacının eli ürünü olmadığı alınan raporla sabit olmuştur. Kambiyo senetlerinde imza mutlak ve zorunlu unsur olup, imzanın borçluya ait çıkmaması halinde kambiyo senedinden doğan sorumluluğu söz konusu olamaz. Bu nedenle, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak bonoda yer alan imzanın davacıya ait olmaması sebebiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının kötü niyet tazminatı istemi bakımından yapılan değerlendirmede ise; davaya konu senette lehtarın davalı, düzenleyenin ise davacı olduğu, takibin de taraflar arasında gerçekleştiği, arada başkaca cirantanın ya da kişilerin olmadığı, bu nedenle davalı lehtarın senetteki imzanın davacı düzenleyene ait olmayacağını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu, öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas ...Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, bir kambiyo evrakı olan bononun lehtar, keşideci ve aval veren arasında hazır bulunmaları esasına göre düzenleneceği, dolayısıyla davalı lehtarın senetteki imzanın davacıya ait olmadığını bilen yahut bilmesi gereken kişi olduğu, bu durumu bilerek icra takibine girişen davalı alacaklının davacı borçlu aleyhine takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu, 2004 sayılı İİK'nın 72/5.maddesinde düzenlenen kötü niyet tazminatından sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmakla, davalı aleyhine yasal koşulları oluştuğundan kötü niyet tazminatına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacının ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile, takip miktarı olan 6.099,86-USD'nin (takip tarihi olan 14/09/2019 tarihindeki USD efektif satış kuru olan 5,6852-TL esas alınarak hesaplanan 34.678,92-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 6.935,78-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (dava tarihindeki kur karşılığı olan 90.534,73-TL) dava değeri üzerinden alınması gereken 6.184,43-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 578,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.605,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 578,62-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 477,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024

Katip ...

Hakim ...