WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2024/169
KARAR NO : 2024/360

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı ... ile davalı ... Şirketi arasında, davalı borçluya ait ... isimli online satış platformunda, yine davalı tarafından gerçekleştirilen satışlara konu ürünlerin davalıya tedariği konusunda iş ilişkisi kurulduğunu, bu ticari ilişkiye binaen müvekkili ile davalı şirket arasında tedarikçi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmek suretiyle ürünleri teslim ettiğini, ancak davalı borçlunun uzunca bir süredir ödeme yapmadığını, davacının alacaklarının tamamının e-fatura şeklinde davalıya ulaştırıldığını, bunun yanında 19.01.2024 tarihinde davalı tarafça elektronik posta üzerinden gönderilen mutabakat ihtarında takip konusu bedelin yer aldığını, müvekkilinin bu bedele itiraz etmeksizin kabul ettiğine dair cevap verdiğini, bu sayede taraflarca mutabakat sağlanarak o tarihe kadar oluşan cari borcun 166.960,67 TL olduğunun sabit hale geldiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... 37. İcra Müdürlüğü ...sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının itirazının iptaline ve takibin asıl ve feriler yönünden devamına, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalarının sonuçsuz kalmaması için davalı-borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine evvela teminatsız, Mahkeme aksi takdirde olur ise mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve delil listesinin HMK'nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığı, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faizi kabul etmediklerini, alacağın tayini taraf defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemenin takdirinde bulunmakta olup dava konusu alacak bu itibarla likit ve belirlenebilir olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı istenemeyeceğini (Emsal; Yargıtay 13. HD. 1998/8981 E. 1998/9346 K. ile 13. HD. 2002/12151 E. 2003/3902 K. 02.04.2003 ile 2002/13170 E. 2003/2030 K. 03.03.2003 ile Yargıtay 10.HD. 19. HD. 2009/1065E. 2009/10295 K 09.11.2009 ile HGK. 2006/19-295 E. 2006/341 K.) belirterek, davanın reddi ile davacı şirket aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; davalının online satış platformunda davacının satış yapılmasına olanak tanıyan "Tedarikçi Sözleşmesi"nden kaynaklanan açık hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 37. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 09/02/2024 tarihinde, davalı aleyhine, mutabakat metnine ve faturalara dayanarak, 166.690,67.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 17/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12/02/2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 12/03/2024 tarihinde 166.690,67.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında dava dosyasına ibraz edilen sözleşme ve buna dayalı olarak ticari ilişkinin varlığı davalı tarafça açıkça inkar edilmediğinden tartışma yoktur.
Çözümlenmesi gereken sorunun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği sözleşme nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yargılama devam ederken davacı vekili tarafından 10/05/2024 tarihinde feragat dilekçesi sunularak, tarafların anlaşmış olmaları hasebiyle feragat ettiklerini, davalı şirketten herhangi bir yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, dosyadaki teminat bedelinin dosyanın kesinleşmesi beklenilmeksizin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince 10/05/2024 tarihinde dilekçe sunularak, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı, dosyanın kesinleşmesi beklenmeden davacı tarafından yatırılan teminatın iadesine muvafakat ettikleri beyan edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak, basit yargılama usulüne tabi olan davada kesin hüküm oluşturan feragat nedeniyle aşağıdaki şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
İhtiyati haciz nedeniyle yatırılan teminatın DAVACIYA İADESİNE,
1-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.013,21-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.585,61‬-TL harcın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Talep gibi, taraflar lehine/aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/05/2024

KATİP

HAKİM