T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/155
KARAR NO : 2024/361
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2008
KARAR TARİHİ : 13/05/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen 28/10/2022 tarih ve 2008/61 E. 2022/680 K.sayılı kararın İstinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 21/02/2024 tarih ve 2024/273 E. 2024/282 K.sayılı kararı ile hükmün kaldırılarak dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin yönetim ve denetiminin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca ...'na devredildiğini,...'nun ... tarih ve ... sayılı Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... T.A.Ş.'nin ortaklık hakları ve yönetiminin ...'na devredildiğini,...'nın ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ... Т.А.Ş 'nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığını, ayrıca 28.03.2002 tarih ve 76 sayılı ... A.Ş. Yönetim Kurulu Kararı ile ... Bankası T.A.Ş.'nin tasfıyesi kaldınlarak, tüm aktif ve pasifleriyle hisselerinin tamamı Fon'a ait olan ... A.Ş. ile birleştirilmesine karar verildiğini, bu hususun 08.04.2002 tarihinde Ticaret Siciline tescil edildiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 109.nci maddesi hükmü çerçevesinde. Fon Kurulunun 07.12.2005 tarih ve 515 sayılı kararı ile Müvekkil Banka ... A.Ş. Ana sözleşmesinin 2.nci maddesinde belirtilen unvanının: "... A.Ş." olarak değiştirildiğini, söz konusu unvan değişikliğinin ... tarih ve ... sayılı Türkiye Тicaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak Ticaret Siciline tescil ve ilan edildiğini, belirtilen nedenlerle takibe konu alacağın takip ve tahsil hakkının müvekkili ... A.S.'ne intikal ettiğini, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 19.10.2005 tarih, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138.ve 140 maddeleri gereğince müvekkili Bankanın, yönetimi ve denetimi fon tarafindan yürütüldüğünden gerek borçlu ve gerekse de alacaklı olduğu dava ve icra takiplerinde her türlü harç, tazminat ve cezalardan muaf olduğunu, borçlulardan ...nin, müvekkili banka bünyesinde devren birleştirilen ... Bankası T.AŞ.'nin devir öncesi kredili müşterisi olduğunu, aralarında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandığını, diğer davalı şirketlerin de müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeleri imzaladıklarını, ...A.Ş.ile...TA.Ş. ... Şubesi arasında imzalanan sözleşmelerden tahsil edilmeyen damga vergileri hakkında Vergi/Ceza ihbarnamesi, Uzlaşma Komisyonu Tutanağı, Vergi İnceleme Raporunun ilgili sayfaları ek yapılmak suretiyle ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ...A.Ş.ne bildirimde bulunulduğunu, belirtilen damga vergi ve cezalarının toplam tutarı olan 78.873,56.-YTL'nin ilgili Vergi Dairesine müvekkili banka tarafından ödendiğini, genel kredi sözleşmesinden doğan edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle tük kredi hesaplarının ... 17.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ... l.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, 29.01.2008 tarihli dilekçe ile borca ve takibe itiraz edildiğini, itirazların gerçeğe aykırı olup tamamen borcun ödenmemesine yönelik iddialar olduğunu belirterek, davalı/borçluların haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlulann alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ile cezalandırılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında; söz konusu kredilerin kullanıldığını, 26.04.2005 tarihinde Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı'nın ... sayılı yazısı ile müvekkilinin 2000 yılında kullandığı yurtdışı kaynaklı kredilerle ilgili olarak Damga Vergisi ödenip ödenmediğinin sorulduğunu, verilen cevapta da söz konusu kredilerin damga vergisine tâbi olmadığı kanaatinde olduklarını bildirdiklerini (Emsal; Danıştay 7. Dairesi'nin 25.01.1995 tarih ve 1992/7992 E. 1995/163 K., aynı daire 17.03.1999 tarih ve 1998/1968 E. 1999/1155 K.), davacının yaptığı hesapların kat işleminin tamamen hukuka aykırı olduğunu, tüm uyarılarına rağmen ödenmemesi gereken bir parayı, olmayan bir vergi borcunu davacının ödeyerek kredileri kat ettiğini, sonrasında takip başlattıklarını, takibe itiraz ettiklerini ancak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 13. Maddesinden yararlanarak kanunla ...'ye tanınan olağanüstü yetkilerden yararlanarak takibe devam ettiklerini, öncelikle söz konusu damga vergilerinin ve gecikme cezalarının ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, ödenmemiş ise hesapların kat edilmesinin hiç bir gerekçesi olamayacağını, davacının vergi dairesini bir dava açtığını öğrendiklerini ancak davanın kendilerine ihbar edilmediğini, müvekkilinin damga vergisi borcu bulunmadığını, çünkü ... Şubesi'nden kullanılan kredide damga vergisi oranının "0" olduğunu, kötü niyet tazminatı talep edilmesinin de hukuka ve anayasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi nedeniyle alınması gereken damga vergisi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 28/10/2022 tarih ve 2008/61 E. 2022/680 K.sayılı kararı ile "...Davalıların kullanmış olduğu krediler nedeniyle 01/12/2005 tarihinde Haziran 2000 dönemine ilişkin 2 adet vergi (damga vergisi) ceza ihbarnamesi davacı tarafa 08/02/2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Uzlaşma girişimlerinin vergi dairesince kabul edilmemesi üzerine davacı taraf, ... 2. Vergi Mahkemesinin ...E.dosyasında Vergi Dairesi aleyhine dava açmış ve tahakkuk ettirilen vergi ve cezanın iptalini istemiştir. Daha sonra haciz tehdidi altında 15/01/2007 tarihinde söz konusu vergi ve ceza ödenmiştir. Davacı taraf bu hukuk mücadelesinin sonucunu beklemeden, vergi dairesine yatırdığı parayı rücuen davalılardan tahsil edebilmek amacıyla ... 1. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile 16/01/2008 tarihinde davalılar aleyhine icra takibi başlatmıştır. Vergi mahkemesindeki davanın sonucunu beklese idi huzurdaki davaya gerek kalmayacaktı. Bu yönüyle huzurdaki dava erken açılmış bir davadır. Zira davada muacceliyet şartının oluşmadığının kabulü gerekir...." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 21/02/2024 tarih ve 2024/273 E. 2024/282 K.sayılı kararı ile "...Davalı tarafın kullandığı krediler nedeniyle 01/12/2005 tarihinde Haziran 2000 dönemine ilişkin 2 adet vergi (damga vergisi) ceza ihbarnamesi davacıya 08/02/2006 tarihinde tebliğ edildiği,uzlaşma girişimlerinin vergi dairesince kabul edilmemesi üzerine davacı banka ... 2. Vergi Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında Vergi Dairesi aleyhine dava açarak tahakkuk ettirilen vergi ve cezanın iptalini istediğini, daha sonra haciz tehdidi altında 15/01/2007 tarihinde vergi ve cezalarını ödediği anlaşılmaktadır. Davacının Hazineye yaptığı ödeme ile birlikte rücu alacağı muaccel olup zamanaşımı süresi de işlemeye başlamıştır. Vergi cezasını ödedikten sonra ... 1. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile 16/01/2008 tarihinde davalılar aleyhine icra takibi başlatılmıştır.Mahkemece davacı tarafından Hazineye ödeme yapıldıktan sonra icra takibi başlatıldığı göz ardı edilerek alacağın muaccel hale gelmediğinin kabulü doğru olmamıştır. Ayrıca, davacının Vergi Mahkemesine açtığı davanın sonucunu beklemeden icra takibi başlatılması nedeniyle alacağın muaccel olmadığının kabulü yerinde değildir. Vergi Mahkemesine açılan davanın aleyhe sonuçlanma ihtimali de mevcuttur.
Hal böyle olunca eldeki davanın itirazın iptali davasına konu talep edilen alacağın davalıların sözleşmesel yükümlülüklerine dayalı olduğu ,ödenen vergi cezasının hazineden geri alınma ihtimali doğması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, HMK 331 madde uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre taraflar yararına yargı giderine hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi ve gerekçeyle çelişki teşkil edecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduğu, davalı asıl borçlunun iflas halinde olduğu ileri sürülen davalının hukuki durumu belirlenerek varsa taraf teşkilinin sağlanması, taraflar arasındaki genel kredi sözleşme hükümlerinin davacıya ödenen damga vergi ve cezalarını rücu imkanı verip vermediği hususu incelenerek HMK 331 madde hükümleri dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir...." gerekçesi ile mahkememiz hükmünün kaldırılarak dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı ... 1. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile 16/01/2008 tarihinde, davalılar aleyhine, genel kredi sözleşmesine dayanarak, ödenmeyen damga vergileri ile ilgili açıklamalar yapılarak, 132.791,11.-TL asıl alacak, 145,11.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.936,22.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattıktan sonra (...) ödeme emrinin borçlu/davalılara 21-23-24/01/2008 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 29/01/2008 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettikleri, davacının da 06/02/2008 tarihinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davacı banka ile devren birleşen ..T.A.Ş.'nin devir öncesi kredili müşterisi olan ...A.Ş.ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden, ...TA.Ş. ... Şubesi'nden kredi kullandıkları, diğer davalı şirketlerin de bu kredi sözleşmelerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun; yurtdışında (...) bulunan şubelerden kullandırılan krediler nedeniyle damga vergisi ödenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı banka bu vergiyi müşterilerinden tahsil ederek hazineye yatırmaktadır. Kendi hesaplarına intikal edecek bir bedel bulunmadığından davalıların bu tutardan sorumlu olduğunu kabul ederek, bu bedel üzerinden yukarıda açıklandığı üzere icra takibi başlatmıştır. Davalılar ise bu verginin alınmaması gerektiği iddiasındadırlar.
Davacı banka idare (Vergi) mahkemeleri nezdinde açtığı davanın sonunda ... 2. Vergi Mahkemesi 16/06/2020 tarih ve ...E.... K.sayılı kararı ile "... Bankasının ... Şubesinin Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi sınırları dışında bulunduğu, yurt dışında faaliyet gösteren bu banka şubesince, ... A.Ş.'ne verilen kredi nedeniyle düzenlenip imzalanan sözleşmenin ise, dış kaynaktan dış kredi temin edilmesine ilişkin olduğu, ilk defa düzenlendiği ve anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca damga vergisi oranının sıfır olarak uygulanması gerektiği anlaşıldığından,dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisinin terkinine ..." karar vermiş, hüküm ... 9.Dairesinin 22/12/2020 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararıyla onanmış, karar düzeltme istemleri de 07/06/2021 tarih ve 2021/1447 E. 2021/3668 K. sayılı kararı ile reddedilerek aynı tarihte kesinleşmiştir.
Kesinleşen Vergi Mahkemesi kararına göre dava konusu ticari krediler nedeniyle damga vergisi alınamayacağı netlik kazanmıştır. Böylece icra takibinin ve davanın temelini oluşturan iddianın hukuksal zemini ortadan kalkmış, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 16.nolu bendinde belirtildiği üzere dava ve icra takibi harç ve cezalar faiziyle birlikte vergi dairesi tarafından davacı bankaya ödenmiş, dava konusuz kalmıştır.
Davalıların kullanmış olduğu krediler nedeniyle 01/12/2005 tarihinde Haziran 2000 dönemine ilişkin 2 adet vergi (damga vergisi) ceza ihbarnamesi davacı tarafa 08/02/2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Uzlaşma girişimlerinin vergi dairesince kabul edilmemesi üzerine davacı taraf, ... 2. Vergi Mahkemesinin ... E.dosyasında Vergi Dairesi aleyhine dava açmış ve tahakkuk ettirilen vergi ve cezanın iptalini istemiştir. Daha sonra haciz tehdidi altında 15/01/2007 tarihinde söz konusu vergi ve ceza ödenmiştir. Davacı taraf bu hukuk mücadelesinin sonucunu beklemeden, vergi dairesine yatırdığı parayı rücuen davalılardan tahsil edebilmek amacıyla ... 1. İcra Dairesi’nin ...sayılı dosyası ile 16/01/2008 tarihinde davalılar aleyhine icra takibi başlatmıştır. Vergi mahkemesindeki davanın sonucunu beklese idi huzurdaki davaya gerek kalmayacağı, bu yönüyle huzurdaki davanın erken açılmış bir dava olduğu, davada muacceliyet şartının oluşmadığının kabulü gerektiği (Emsal; Yargıtay HGK.nun 06.12.2013 tarih ve 2013/19-396 E. 2013/1655 K.), davanın usulden reddi gerektiği kabul edilerek açılan huzurdaki davada bu nedenlerle davacının sorumlu tutulması gerektiği düşünülerek karar verilmiş ise de mahkememizin bu hukuki görüşü İstanbul BAM 12.Hukuk Dairesi tarafından kabul edilmemiştir. BAM kararlarına direnme hakkı bulunmadığından ve önceki yargılamadaki görüş doğrultusunda karar vermek eylemli direnme sayılacağından, davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu kabul edilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinin 4.nolu bendinde de işaret ettiği üzere 78.873,56-TL vergi zam ve cezasını 15.01.2007 tarihinde ihtirazi kayıtla ... Vergi Dairesine ödemiştir. Vergi Mahkemesindeki yargılama safahatı sonunda dava ve takibe konu işlemin vergiden muaf olduğunun kesinleşmesi üzerine yine istinaf dilekçesinin 16 nolu bendinde işaret edildiği üzere Vergi Dairesi tarafından davacı bankaya 10.01.2022 tarihinde, 78.990.33-TL ödenmiştir. Böylece dava konusuz kalmıştır.
Dava ve takip konusu olayla ilgili olarak hangi tarafın haklı veya haksız olduğunun HMKnun 331.maddesi gereğince tartışılması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK.nun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331/1.maddesi gereğince; Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Buna göre; davalı taraf davaya verdikleri cevap dilekçesinden de anlaşıldığı üzere başından beri, söz konusu kredilerin kullanıldığını, 26.04.2005 tarihinde Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı'nın ... sayılı yazısı ile müvekkilinin 2000 yılında kullandığı yurtdışı kaynaklı kredilerle ilgili olarak Damga Vergisi ödenip ödenmediğinin sorulduğunu, verilen cevapta da söz konusu kredilerin damga vergisine tâbi olmadığı kanaatinde olduklarını bildirdiklerini emsal olarak belirtilen Danıştay kararlarının da (... 7. Dairesi'nin 25.01.1995 tarih ve ...E. ... K., aynı daire 17.03.1999 tarih ve ...) bu yönde olduğunu belirterek vergiden muaf olduklarını ileri sürmüşler ve vergiyi ödememekte ısrarlı olmuşlardır. Sonuçta, yukarıda safahatı açıklanan vergi mahkemesince yapılan yargılama sonunda da haklılıkları ortaya çıkmış, dış kaynaklı kredi nedeniyle vergi oranının "0" (sıfır) olarak uygulanması ve vergi tarhiyatının terkinine karar verilmiştir. Bu nedenle davalıların 26.04.2005 tarihinde Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı'nın yazıları ile hareket ettikleri, dava ve icra takibinin açılmasına sebebiyet vermedikleri düşünülebilir ise de;
T.C. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Gelirler Kontrolörü ... tarafından düzenlenen ... tarih, ...sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda; "...T.A.Ş.'nin ... Şubesi'nden verilen kredilerle ilgili olarak yapılan kredi sözleşmeleri nedeniyle Damga Vergisi Kanunu yönünden yapılan inceleme sonucunda;
1-Raporun IV'üncü bölümünde açıklandığı üzere Haziran 2000 döneminde 4.164,70-YTL, Temmuz 2000 vergilendirme döneminde 8.667,21-YTL damga vergisinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 29. uncu maddesi uyarınca mükellef kurum adına ikmalen tarh edilmesi,
2-Tarh edilecek Damga Vergisi üzerinden Vergi Usul Kanunu'nun 344.maddesine göre vergi ziyar cezası kesilmesi,
3-Raporun IV/B-3 Bölümünde yapılan açıklamalara göre tarh edilecek vergi ve kesilecek cezadan, Damga Vergisi Kanunu'nun 24'üncü maddesi uyarınca Ulaştırma Vergi Dairesi'nin ...vergi numaralı mükellefi ...'nin de müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği..." belirtilerek vergi inceleme raporu düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinin "vergiler" başlıklı 12.1.maddesi gereğince "Kredi alan, bu kredi sözleşmesi münasebetiyle ödenmesi gerekli tüm vergi, resim ve harçları ödemeyi ve bunların kendisi tarafından ödenmesindeki herhangi bir gecikme veya ihmalden doğan sorumluluğun tarafına ait olduğunu beyan ve kabul eder. Kredi alan tarafından ödenmesi gerekli meblağlar, ister anapara, ister faiz yahut başka bir ödeme olsun, mevcut veya müstakbel herhangi bir vergi, resim, harç, fon veya mali yükümlülükler düşülmeksizin yahut sair bir tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenecektir...” hükmü bulunmaktadır.
Vergi inceleme raporu doğrultusunda vergi dairesi davalı ile beraber bankanın da vergiden (müteselsilen) sorumlu olduğunu kabul ederek vergi-ceza-tarh ve tahakkuk işlemi başlatmış, banka tarafından ödeme yapılmak zorunda kalınmıştır.
Vergi dairesinin dahi dikkate almadığı, davalı tarafın dayanak yaptığı yukarıda belirtilen Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı'nın ... sayılı yazısı davalı taraf sorumluluktan kurtarmamaktadır. Davalı tarafından verilmesi gereken hukuk mücadelesi davacı banka tarafından verilmek zorunda kalınmıştır. Söz konusu vergi-zam ve cezalar sözleşmeye göre tamamen davalı tarafın sorumluluğundadır. Davacı bankanın kasasına ana para, alacak, kâr vb. olarak giren bir para değildir. Davalı tarafın söz konusu vergi dairesinin işlemlerine karşı vergi mahkemelerinde dava açarak, gerekirse yürütmeyi durdurma kararı alarak davacı tarafın verdiği hukuki mücadeleyi vermesi gerekirken, sadece bahse konu yazıya (Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı'nın ... sayılı yazısı) dayanılarak buradaki sorumluluğu sözleşmeye rağmen davacıya bırakması nedeniyle davacı icra takibi ve dava açmakta tamamen haklı olduğundan yargılama masrafından ve icra inkar tazminatından davalı tarafın sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Bu sonuca göre davalılardan ...A.Ş. Hakkında iflas kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından bu davalı hakkındaki davanın tefriki ile bir başka esasa kaydedilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) olan alacak (132.936,22.-TL) üzerinden % 40 hesabıyla 26.587,24.-TL İcra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİYLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 474,00-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT m.13/1 uyarınca hesap ve takdir olunan 21.269,80-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/05/2024
KATİP ...
HAKİM ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!