WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/120 Esas
KARAR NO : 2024/175

DAVA : Tazminat (Ticari Ünvanın Kullanılmasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 01/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Ünvanın Kullanılmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...A.Ş. 1992 yılında kurulduğunu, anılan unvanı kullanma hakkının sadece kendisine ait olduğunu, ayrıca bir başka tacirin, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alması da hem hukuki hem de cezai yaptırım konusu olduğunu, 15 Ocak 2024 tarihinde kurulmuş olan davalı firmanın, müvekkil firma ile iltibasa yol açacak ve aynı anahtar kelime olan “...” ibaresini taşıyan bir unvanı tescil ettirdiğini, bu durumun açıkça mevzuata aykırı bir durum olduğunu, ayrıca müvekkilinin ... markasının da tescilli olduğunu, en son 2021 tarihinden itibaren bu markanın tescil korumasının da 10 yıl süre ile uzatıldığını, faaliyet konuları da büyük ölçüde benzer olan iki firma arasında aynı unvanın müvekkili firma dışında bir başkası tarafından kullanılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu gibi karıştırılmaya da çok uygun bir nitelikte olduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuk aşaması icra edildiğini, davalının arabuluculuk sürecine katılmadığını ve süreç “görüşme yapılmadan anlaşamama” şeklinde sonuçlandığını, müvekkilinden sonraki bir tarihte kurulan davalı şirketin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresini, unvandan çıkarması, haksız kullanım nedeniyle 50.000,00 TL tutarında manevi tazminata karar verilmesi, müvekkili firmaya ait ve adına marka tescilli olan yasal koruma altında olan ticaret ünvanında yeralan “...” ibaresinin davalı şirketin kullandığı ticaret ünvanından ticaret sicilinden terkinine ve haksız durumun ortadan kaldırılmasına, bu kararın masrafı davalıdan alınmak üzere ulusal bir gazetede ilan edilmesine yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Ticaret Sicil kayıtları, İTO ve ATO kayıtları, Marka tescil Belgesi, Türk Paten ve Marka Kurumu kayıtları celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, markasal hakka dayanılarak ticaret unvanının sicilden terkini ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğunun taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması zorunludur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/1. maddesi "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır" şeklinde düzenlenmiş olup, 30.05.2018 tarihli 839 sayılı HSK kararı da aynı doğrultudadır.
Dava dilekçesinde davacı taraf diğer açıklamaların yanı sıra ve ayrıca; ".. Ayrıca, müvekkilin ... markası da tescilli olup 2021 tarihinden itibaren bu marka tescil koruması da 10 yıl süre uzatılmış olup, ...faaliyet konuları büyük ölçüde benzer olan iki firma arasında aynı unvanın kullanılması hukuka aykırı ve karıştırılmaya çok uygun nitelikte olduğundan. .." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davacının ... markasının tescilli olduğu, marka tescil korumasının 10 yıl süre ile daha uzatıldığı, nitekim marka tescil belgesinin delil olarak ibraz edildiği, faaliyet alanları büyük ölçüde benzer olan davacı ve davalı şirketler yönünden ... markasının davalı şirketin ticaret unvanında isim / unvan olarak kullanılmasının karıştırılmaya ve iltibas meydana getireceği ifadesi ile hassaten markasal hak vakıasına da dayanılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 7/3. maddesinde; "Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması halinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir; (e) İşaretin ticaret unvanı yada işletme adı olarak kullanılması." şeklindeki Yasa hükmü ile SMK 29/1-a maddesinde, "Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimde kullanmak" fiilinin, markaya tecavüz sayılan fillerden olduğu düzenlenmiştir.
O halde, uyuşmazlığın çözümünde iddianın ileri sürülüş biçimine göre, 6769 sayılı Kanunun 6/6, 7/3, 7/3-e, 29/1-a ve 156/1. maddesi hükümleri uyarınca özel görevli mahkeme olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği, hasılı Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Konuya ilişkin yargı uygulamasına da bakılmıştır.
İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ 2023/1003 E. 2023/1135 K. sayılı ilamında:
"...Davacı vekilinin dava dilekçesinde, "Davacı şirketin ticari faaliyetleri ...A.Ş.'nin tescilli ticaret unvanının esaslı unsuru olan “...” ibaresi altında toplandığı gibi müvekkil şirket adına tescilli markalar olan "..." ve "..." ibareleri de müvekkil şirketin ticari faaliyetleri kapsamında yıllardır kullanıldığını, müvekkili şirket “...” ve “...” esas unsurlu olan markaların hak sahibi olup, ... tescilli olduğunu" beyanla esasen marka hakkına dayalı olarak talepte bulunmuş olduğundan; mahkemece ...marka hakkına dayalı olarak da açılmış bir dava olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de tartışılması gerekmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Tüm dosya kapsamı, davanın niteliği ve davaya konu talep dikkate alındığında uyuşmazlığın mahkememizin görevi dahilinde bulunmadığı, uyuşmazlığın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği düşüncesi ile mahkememizin görevsizliğine." kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından...." (Başka bir karar için bkz. İSTANBUL BAM 44. HD. 2022/737 E. 2022/776 K.)
Bu itibarla, davacı vekili dava dilekçesinde ".. Ayrıca, müvekkilin ... markası da tescilli olup 2021 tarihinden itibaren bu marka tescil koruması da 10 yıl süre uzatılmış olup, ...faaliyet konuları büyük ölçüde benzer olan iki firma arasında aynı unvanın kullanılması hukuka aykırı ve karıştırılmaya çok uygun nitelikte olduğundan .." ifadeleri ile vakıa olarak esasen markasal hakka da dayanıldığından, uyuşmazlığın çözümünde mutlak suretle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/6, 7, 7/3-e, 29/1-a madde hükümlerinin incelenmesi, tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1. maddesi gereğince, Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. O halde, davaya bakma görevinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/1. maddesi uyarınca Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmakla; HMK'nın 114/1-c. ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-HMK 114/1-c. ve HMK 115/2. madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL (NÖBETÇİ) FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/03/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır