T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/784
KARAR NO : 2024/307
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 22/11/2016
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının İstanbul 6.Tüketici Mahkemesi'nde yapılan yargılaması neticesinde verilen 25/11/2021 tarih ve 2017/403 E. 2021/1540 K.sayılı kararın İstinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin 05/10/2023 tarih ve 2023/634 E. 2023/208 K.sayılı kararı ile hükmün kaldırılıp, görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin dava konusu alacağı ...'tan devraldığını, davalının ... Şubesi ile aralarında bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalamış bulunduğunu, sözleşmeye istinaden kredi kartı kullandırıldığını, davalının temerrüde düştüğünü ve borcunu ifa etmediğini, ... tarafından hesapların kat edildiğini ve ihtar gönderilip tebliğ edildiğini ve borcun ödenmemesi üzerine ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun takibe haksız yere itiraz ettiğini beyanla, alacağın en az %20'sinden az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesini ve itirazın iptali ile takibin devamına yönelik karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 34. İcra Müdürlüğünün ... (Eski: ...) sayılı dosyası ile 11/12/2015 tarihinde, davalı aleyhine, bankacılık sözleşmesine (Visa Kart) dayanarak, 2.033,36.-TL asıl alacak, 12.210,18.-TL işlemiş faiz, 610,51.-TL BSMV olmak üzere toplam 14.854,05.-TL ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 25/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/01/2016 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 22/11/2016 tarihinde 1.814,00.-TL alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının, dava ve icra takibine konu kredi kartı borcunun bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Mahkememizin 29.11.2016 tarih ve 2016/1148 E. 2016/593 K.sayılı kararı ile davaya bakmanın tüketici mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
... 6. Tüketici Mahkemesi yargılama sonunda 25.11.2021 tarih ve... E. ... K.sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun ... 34.İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.172,32.-TL asıl alacak, 7.520,89.-TL işlemiş faiz, 376,03.-TL BSMV olmak üzere toplam 9.068,24.-TL yönünden iptaline, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı tarafından istinafı üzerine İstanbul BAM.57.HD. 05.10.2023 tarih ve 2023/634 E. 2023/208 K.sayılı kararıyla 6421 sayılı Bankacılık Kanununun 142.maddesi gereğince davaya bakmaya görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesi ile kararı kaldırarak dosyayı mahkememize göndermiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir. Bu nedenle davacının ileri sürdüğü bütün vakıaları inkâr etmiş sayılsa da icra takibine yapılan itirazda sadece borcun inkarı ile yetinildiği, ticari ilişkinin, sözleşmenin ve sözleşmedeki imzaların açıkça reddedilmediği göz önüne alındığında taraflar arasındaki bankacılık ilişkinin varlığının tartışma konusu olmadığı kabul edilmiştir.
Görevsiz mahkemece alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında tarihsiz bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, davalı borçlu ...'e ait kredi kartı ekstrelerinin incelenmesinde, davalı borçlunun aldığı kredi kartı ile yaptığı harcamalara ilişkin ödemelerini düzgün yapmadığı, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu nedenle davalının icra takibiyle temerrüde düştüğü, rapora göre davalının söz konusu ...numaralı kredi kartı nedeniyle 1.172,32.-TL asıl alacak, 7.520,89.-TL işlemiş faiz, 376,03.-TL BSMV olmak üzere toplamda 9.068,24.-TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak;
Davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinin incelenmesinde, dilekçe tarihinin 05.01.2015 olarak yazıldığı, oysa taramanın UYAP kayıtlarının incelenmesinde 05.01.2016 tarihinde yapıldığı, icra müdürlüğünden fiziken gönderilen dilekçe üzerinde de havale tarihinin 05.01.2016 olduğu, zaten icra takibinin açıldığı tarihin de 11.12.2015 olduğu, dilekçede tarih atılırken maddi hata yapıldığı, itiraz tarihinin 05.01.2016 olduğu anlaşılmış, mahkememizce bu şekilde kabul edilmiştir.
Davalı borçlu, borca itiraz dilekçesinde ödeme emrinin kendisine 25.12.2015 tarihinde tebliğ edildiğini söylemektedir. Ödeme emrinin tebliğine ilişkin evraklara UYAP üzerinden ulaşılamadığından fiziki olarak istenmiş, verilen cevabi yazıya ekli olarak gönderilen tebligat parçasının incelenmesinde tebliğ tarihinin 25.12.2015 olduğu, borçlunun tebliğ tarihi olarak bildirdiği bu tarihte bir yanlışlık olmadığı görülmüştür. Bu nedenle ödeme emrine yasada öngörülen 7 günlük itirazın son günü olan (resmi tatile denk gelmesi nedeniyle) 04.01.2016 tarihinden bir gün sonra 05.01.2016 tarihinde itiraz edildiği açıktır. Bu nedenle ödeme emri kesinleştikten sonra borca itiraz dilekçesi verildiğinden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan HMK.nun 114/1-h ve 115.maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan HMK m.114/1-h ve m.115 gereğince USULDEN REDDİNE,
1-Davacı taraf haçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
22/04/2024
KATİP ...
HAKİM ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!