WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/802 Esas
KARAR NO : 2024/196

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2021
KARAR TARİHİ : 12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı ... A.Ş'ye ait, ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil arasında 16.05.2021 tarihinde yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ...'ın KTK 46/2-h kuralını ihlal ederek tam kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, kazadan kaynaklı zararların karşılanması için davalı ... şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini, akabinde yapılan arabuluculukta taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin kaza tarihinden itibaren zararının halen giderilmediğini, bu nedenle dava açma zorunluluğunun doğduğunu, diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00-TL hasar bedeli, 100,00-TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline, 100,00-TL araç ikame bedelinin davalı ... Ti. A.Ş ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin... plakalı aracın işleteni olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile ...arasında akdedilen araç kiralama sözleşmesi uyarınca ... plakalı aracın kiralandığını, müvekkili şirketin sadece aracın kiralayanı sıfata haiz olduğunu, aracın olay tarihinde diğer davalının fiili hakimiyetinde olmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini,... plakalı aracın sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiğine ilişkin iddianın ispata muhtaç olduğunu, kabul etmediklerini, ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığını, kaza tespit tutanağı ve diğer bilgileri kabul etmediklerini, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, sorumlu olmamakla beraber davacıya ZMM sigorta şirketinden veya kasko sigorta şirketinden ödenen tazminatların hükmedilecek tazminattan mahsul edilmesini, davacının taleplerini trafik poliçesinden yapması gerektiğini, iddia olan hasarın kaza sebebiyle mi yoksa daha önce bir kazaya karışması veya sair sebeplerle zarar görmesi neticesinde mi meydana geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, aracın geçmiş kayıtlarının celp edilmesi gerektiğini, diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete ZMM sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile, teminat limitinin araç başına 43.000,00-TL olduğunu, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için kasko sigortacısı tarafından zarar görene ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin herhangi bir fatura sunulmadığını, değer kaybı tazminatının ZMS Genel Şartları'nda belirtilen hesaplama yöntemine göre yapılması gerektiğini, herhangi bir mesnedi olmayan, keyfi ve güvenilir değerlendirmeler içermeyen, aynı zamanda denetlenebilirlik kriterine uygun olmayan rayiç değer hesabına göre hesaplamayı külliyen reddettiklerini, normlara dayanarak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğini, aracın dava konusu kazadan önce bir kazaya karışıp karışmadığının, aynı bölgeye hasar alıp almadığının tespitini talep ettiklerini, üç ve daha fazla hasar alması, 165.000 km'den fazla olması halinde değer kaybı oluşmayacağını, ticari temettüt faizi talep edilemeyeceğini, mağdur aracın müvekkili şirket ile arasında ilişkinin ticari bir nitelik arz etmediğini, tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklandığını, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 31/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 100,00-TL hasar bedeli taleplerini 15.900-TL daha artırarak toplam 16.000,00- TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı ... şirketinin sigorta limiti ile sınırlı kalmasını), 100,00-TL ikame araç bedeli taleplerini 800,00-TL daha artırarak toplam 900,00-TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihinden tarihten bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ...Aş. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Kazaya karışan ... ve ...plakalı araçların trafik tescil kayıtları UYAP sisteminden,
Dava konusu edilen ... plakalı aracın kiralandığına ilişkin kira sözleşmesi sureti ... A.Ş'den,
Dava konusu ... plaka sayılı ... şase numaralı aracın tramer kayıtlarının Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden,
16/05/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ... ile ... plakalı araçlara ait hasar dosyası bulunup bulunmadığının, hasar ihbarının ve zarar talebinin kim veya kimler tarafından hangi tarihte yapıldığının, hak sahibi olarak kimlere, hangi tarihte, ne kadar ödeme yapıldığının, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının davalı ... şirketinden ve Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden ayrı ayrı celp edilmiş,
... ve ... tarafından hazırlanan 14/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... ve ... tarafından hazırlanan 10/01/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
...ve ... tarafından hazırlanan 24/04/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporu ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğan hasarın onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 16.05.2021 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ...Ş. adına tescilli olan ve kiraya verilen, davalı ...Ş. tarafından 24.12.2020-24.12.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 41.000,00-TL iken 01.01.2021 tarihinden itibaren 43.000,00-TL'ye yükseltilmiş limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınan,... plakalı hususi otomobil ile seyir halinde iken, düz seyir halinde olan davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, ... plakalı motosikletin ön kesimleri ile çarptıktan sonra devrilmesi sonucu trafik kazası meydana geldiği, olayın sürücü ...'in yaralanması ve taşıtlarda maddi hasar meydana gelmesi ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Kusur Durumuna İlişkin;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.6.2011 tarih 2011/17-142 Esas 2011/411 Karar, 22.2.2012 tarih 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar, 16/1.2013 tarih 2012/17-1491 Esas 2012/411 Karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih 2012/8984 Esas 2013/7276 Karar). Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı ... şirketinin, sigortalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı ... üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halindeyken kontrolsüz kavşak kesimine geldiğinde ilerlemeden önce aksine davranarak ters yönde ilerleyen, fren tedbiri ile tamamen durup sağından gelen trafiği, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, tehlikeleri ön görmeyen, sağından emniyetle duramayacak mesafede yaklaşan motosikleti, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, geçişini beklemeyen, çıkış için uygun ve tehlikesiz anın oluşmasını beklemeyen, kontrolsüz ilerlemesine devam ederek otomobilin sağ yan kesimleri ile motosiklet sürücüsünün önünü kapatarak ilk geçiş hakkını engelleyen, trafikte can ve mal güvenliği açısından tehlikeli ve engel yaratan durumu ortaya çıkaran, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında etkili fren veya direksiyon manevra tedbiri uygulayamayan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan davalı sürücü ...'ın önlenebilir nitelikteki olayın meydana gelmesinde ve dava konusu zararın doğmasında tam kusurlu olduğu; sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halindeyken kontrolsüz kavşak kesimine ilk geçiş hakkını kullanmak üzere emniyetle duramayacak mesafede yaklaştığı esnada ters yönde ilerleyerek önüne aniden ve beklenmedik şekilde kontrolsüz çıkarak önünü kapatan otomobilin sağ yan kesimlerine ön kesimleri ile çarpmak durumunda kaldığı anlaşılan, kısa süre ve mesafede kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir, olayda etkili kural dışı, ihmalkar veya özensiz davranışı, etkili rolünün söz konusu olmadığı anlaşılan davacı sürücü ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği tespit edilmekle; sürücü ...'ın sigortacısı olan davalı şirketin ve araç malikinin kazada oluşan maddi hasardan tam sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalının Sorumluluğuna İlişkin;
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/1983 tarih 1981/9-533 Esas 1983/724 Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7214 Esas 2019/2775 Karar, 2016/7805 Esas 2019/3209 Karar).
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; davacı taraf, dava dilekçesinde açıkça davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasını istediği, davalıların açıklanan kanun hükümleri gereği araç maliki, araç sürücüsü ve sigortacısı olması sebebiyle müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, teselsül hükümlerine dayanıp müteselsilen tahsilin istendiğine göre zararın belirlenmesinde kusur oranları gözetilerek davalı sürücünün sorumluluklarının kusur oranında (%100) sorumluluk olduğu belirlenmiş ve bu ilkelere göre tazminatların tahsiline karar verilmiştir.
Onarım Bedeline İlişkin;
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 05.06.2014 tarih 2014/9038 Esas 2014/9078 Karar). Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 18.05.2016 tarih 2016/3196 Esas 2016/6047 Karar).
Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davacı ...'e ait ... plaka ve (...) şasi numaralı motosikletin olay tarihinde özel servis ortamında, tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilmesi mümkün kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin KDV hariç 5.255,00 TL-KDV dahil 6.200,90 TL olduğu, olay dönemindeki 16.000,00-TL ikinci el piyasa değeri ve 11.520,00-TL sovtaj bedeli dikkate alındığında onarımının ekonomik olmadığı, pert-total (tam zıya) kabulünün uygun olduğu, hasarlı hali davalı ... şirketine bırakılması kaydıyla davacı tarafın uğrayacağı net zararın olay tarihinde 16.000,00-TL olacağı kanaatinin bildirildiği, değer artırımın söz konusu bedel üzerinden yapıldığı ve raporun bu haliyle denetime elverişli olup onarım bedelini tespit ettiği anlaşıldığından talebin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Değer Kaybına İlişkin;
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih 2015/15003 Esas 2016/2856 Karar).
Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacıya ait motosikletin pert-total (tam ziya) uygulaması ile ikinci el piyasa değeri ödenmesi gerekeceğinden talep edilebilecek değer kaybı zararının bulunmayacağı anlaşıldığından değer kaybı talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Araç Mahrumiyet Bedeline İlişkin;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, bilirkişi raporu ve delil tespiti dosyası ile tespit edildiği üzere davacıya ait aracın yerine başka bir taşıtın ikame edilmesi için yeterli olan 15 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle uğranacak zararın olay döneminde günlük 60,00-TL'den toplam KDV hariç 900,00-TL olduğu (bu zararın, sigorta şirketinden talep edilmemesine karşın kısa kararda reddine dair karar verilmiş ise de vekalet ücreti ve yargılama gideri hesabında tasnif dışı tutulmuştur), kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı sürücü ve araç maliki bakımından kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Faize İlişkin;
2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca, davalı ... için başvurunun tebliğ alındığı tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde sigorta tazminatının ödenmesi gerekiği, bu halde davalı ... için temerrütün 2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca 8 iş günü hesap edildiğinde 20/08/2021 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği; diğer davalılar bakımından ise herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleşeceği, bununla birlikte, davacı aracın hususi araç olduğu, ticari taksi olmadığı ve davacının tacir olmadığı anlaşıldığından tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekmiştir (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi 2019/787 Esas 2021/1753 Karar).
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan değer kaybı istemli davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından davalı ...aleyhine açılan ikame araç bedeli istemli davanın REDDİNE,
3-Davacı tarafından davalılar ... A.Ş.ve ... aleyhine açılan ikame araç bedeli istemli davanın KABULÜ ile, 900,00-TL ikame araç bedelinin haksız eylem tarihi olan 16/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... A.Ş.ve...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan onarım bedeli istemli davanın KABULÜ ile, 16.000,00-TL onarım bedelinin, davalılar ... A.Ş.ve ... bakımından haksız eylem tarihi olan 16/05/2021 tarihinden itibaren, davalı ...bakımından ise temerrüt tarihi olan 20/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (16.900,00-TL) üzerinden alınması gereken 1.154,44-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30-TL peşin harç ve 283,49-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 342,79‬-TL harcın mahsubu ile eksik olan 811,65-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harç ve 283,49-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 342,79-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.160,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 3.141,41-TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına (davalı ... şirketinin 3.140,37-TL'lik kısmından müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına),
8-Davalı ... tarafından yargılama nedeniyle yapılan 190,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 1,12-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, bakiyenin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 16.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı ... şirketinin 16.000,00-TL'lik kısmından müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına),
10-Davalı ... ve ... dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve ...'ne verilmesine,
11-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin
A)7,76-TL'lik kısmının davacıdan,
B)1.312,24-TL'lik kısmının davalılardan müşterek ve müteselsilen 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına (davalı ... şirketinin 1.311,80-TL'lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına),
12-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/03/2024

Katip ...

Hakim ...