WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/72 Esas
KARAR NO : 2024/139

DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2020
KARAR TARİHİ : 21/02/2024

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2022 tarihli, 2021/835 Esas 2022/150 Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine Mahkememize tevzi edilen ve mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, alacaklısı olduğumuz ... 17. İcra Dairesi'nin ... Esas Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu ve iptali gerektiğini, Müvekkil karşı yana İzmir ilinde kargo dağıtım acentesi olarak hizmet vermiş olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla uyuşmazlık konusu takibe dayanak cari hesap / fatura (07/02/2020 tarihli Seri ... Ve ... Sıra Numaralı 30/09/2019 Tarihli 58.669,31 TL Bedelli) bedeli kadar alacaklı olduğunu, icra dosyası ile davalı/borçlu aleyhine faturaya / cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine borçlunun itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava dilekçesinin ekinde sunulan fatura, vergi dairesi ve tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde sabit olacağını, karşı yan, icra dosyasına yaptığı kötü niyetli itiraz ile müvekkile olan borcunu inkar etmiş olduğunu ve borcu ödeme niyetinin olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, Arabuluculuk dosyası ile karşı yan ile yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, borçlu/davalı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline karar verilmesini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; ... 17. İcra Dairesi'nin ... E. dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı yana aidiyetine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, faturanın usule uygun tebliğ edildiğini ispat külfeti davacı yanda olduğunu, faturayı tebliğ ettiğini ve fatura içeriğinde yer alan hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiğini, Müvekkil şirketin, davacı yan ile 01.11.2012 tarihli acentelik sözleşmesi imzaladığını ve davacı yan ... müvekkil şirketin acentesi olarak hizmet verdiğini, davacı yanın görev ve sorumlulukları sözleşmenin 4. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlendiğini, davacının görev ve sorumlulukları arasında yer almasına rağmen, 459 adet gönderinin teslim bilgilerini müvekkil şirket ile paylaşmadığını, müvekkil şirketin davacı yana bir ihtarname göndererek acentelik sözleşmesini feshetmiş olduğunu, davacının alacaklarına teslim bilgileri mevcut olmamasına binaen bloke uygulandığını, davacının teslim evraklarını müvekkil şirkete ulaştırmaması nedeni ile altı adet başvuru gerçekleştiğini, müvekkil şirket işbu zarara katlanmak durumunda kaldığını, davacının acentelik sözleşmesine aykırı davranışları nedeni ile uğradığı zararı karşılamak amacı ile davacı yanın alacaklarına bloke uygulamış olduğunu, yapılacak yargılama sonrasında da davacının alacak iddiasında haksız olduğu ortaya çıkacacağını, davacının haksız taleplerinin reddi ile davanın esastan reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 17.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyası, ... Arabuluculuk Bürosu ... numaralı dosyası, tarafların BA - BS formları, ...Vergi Dairesi kayıtları, 30/09/2019 tarihli seri ... Sıra Numaralı fatura sureti, cari hesap hareketleri ve bilirkişi raporu celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, talimat yoluyla SMMM Bilirkişi ...'ta tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "... Davacı taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme ve yukarıda yapılan tespitler neticesinde takibe konu faturanın kayıtlı olduğu, - Davacı taraf ticari defterlerinde icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin 66.310,62 TL borçlu olduğu, - Davalı şirkete ait dava dosyasında mevcut, 2019 döneminin tamamını kapsayan ay ay belirtilmemiş olan BA formlarında beyanların aşağıda listelendiği şekilde olduğu, her iki taraf BA-BS formlarının karşılaştırılması ile fark 1 adet belge ve matrah farkının 45,00 TL olduğu, işbu farkın davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan 28/02/2019 tarihli 53,00 TL bedelli faturanın davalı şirket tarafından ba formları ile beyan edilmemiş olmasından kaynaklandığı, takibe konu faturanın davalı şirket tarafından ba formları ile beyan edildiği, -Takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere davacı tarafından takibe konu faturadan kaynaklı alacaklı olduğu kanaatine varıldığı takdirde, Tarafımca takibe konu faturaya 30 gün ilave edilerek belirlenen başlama tarihi dikkate alınarak talep edilebilecek işlemiş faiz 2.506,53 TL olarak hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi gereği fazlaya hükmedilemeyeceği, -Sayın mahkemece temerrüt için ihtar şartının gerektiğinin kabul edilmesi halinde temerrüde düşürüldüğü sabit olmayan davalıdan işlemiş faiz alacağı talebinde bulunulamayacağı,
Görüş ve Kanaatimi içeren raporumu ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde birlikte inceleme yapılması, karşılaştırılması ve karşılıklı alacak - borç hesabı yapılmak üzere Mali Müşavir ... ve taşımacılık, acentelik sektör bilirkişisi ...'den oluşan bilirlkişi kurula tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1. Davalının ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil vasfına haiz, davaya konu faturanın ticari defterinde işli olup, cari hesap anlamında davacıya 49.426,84 TL borcunun kayıtlı olduğu, 2. İstinabe sureti ile SMMM bilirkişi ... tarafından hazırlanmış bilirkişi raporunda davacının, davalıdan 66.310,62 TL alacağının yevmiye defterinde kayıtlı olduğu ve davacının icra takibi ile 56.860,19 TL talep ettiği rapor edildiği ve davacının, davalıdan, ... 17. İcra Müdürlüğü ... E Sayılı Dosyası ile, 56.860,19 TL asıl alacak, 398,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.258,51 TL alacak talep ettiği, Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere davacının, davalıdan 49.426,84 TL cari hesap alacağını talep edebileceği, davacının 7.433,35 TL asıl alacak, 398,02 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.831,37 TL talebinin fazla ve yersiz talep olduğu, Davacının 49.426,84 TL Alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %18,25 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekecektir. 3. Davacı acente ile davalı ana firma arasındaki geriye dönük acentelik ilişkisinde; ana firma tarafından acentelik sözleşmesinin sonlandırılmasından sonra bir veya birkaç tane teslim belgesinin ana firmaya iade edilmemesi sebebi ile tüm acente ödemesinin bloke edilmesinin genel sektör uygulamasına uygun olmadığı kanaatine varıldığı ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden doğan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı,.. ilinde davalı şirket adına kargo dağıtım acentesi olarak hizmet verdiğini, ancak davalının fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağını ödemediğini ileri sürmüş, hem icra takibinde hem de eldeki dava dosyasında cari hesap alacağına ilişkin olarak 30/09/2019 tarihli seri ... numaralı 49.719,75 TL (KDV dahil 58.669,31 TL) bedelli faturaya dayanmıştır.
Davalı, taraflar arasında 01/11/2012 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, davacının ...acentesi olarak hizmet verdiğini, ancak gönderi bilgilerinin paylaşılmaması üzerine acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, gönderi bilgileri taraflarına teslim edilmediği için davacının alacaklarına bloke işlemi uygulandığını savunmuştur.
Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan akdi ilişkinin varlığı, davacının ...acentesi olarak hizmet verdiği, acentelik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmenin 8.1. maddesi uyarınca feshedildiği, davacının açık hesap usulü işleyen cari hesap ve faturalardan dolayı acentelik sözleşmesi kapsamında alacaklı olduğu konularında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/7819 E. 2017/2738 K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere, takibe ve davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin yahut hizmetin verildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD. 2018/2293 E. 2019/4962K.; Yargıtay 19.HD. 2015/12329E. 2016/6138K.; Yargıtay 19.HD. 2014/11846E. 2014/15110 K.). Bu amaçla Mahkememizce tarafların BA-BS formları celp edilmiştir. Davalının Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden temin edilen BA formlarında davacı tarafından düzenlenen davaya konu 30/09/2019 tarihli seri ... numaralı 49.719,75 TL (KDV hariç) bedelli faturayı dönem formlarında kayıtlara alınması için Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirdiği / beyan edildiği belirlenmiştir. Ayrıca, davaya konu fatura davacının BS formlarında ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirilmekle tarafların BA-BS formlarında mutabakat da mevcut olup, karşılıklı olarak birbirini teyit etmektedir. Davalının, davacı tarafından düzenlenen faturaya karşı yasal süre içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu faturayı iade de etmediği, tam aksine faturayı kabul ederek ticari defter ve kayıtlarına işlenmesi için Vergi Dairesi Başkanlığına BA formu olarak bildirmesi ve özellikle de davalının faturayı kendi ticari defterlerine kaydetmesi sebebiyle yerleşik içtihatlar uyarınca davalıya hizmetin verildiğinin kabulü zorunludur. Diğer taraftan, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş, dava konusu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Esasen buraya kadar değinilen hususlar hakkında herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlığın temeli, davalının cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında ileri sürdüğü beyan dilekçelerinde ifade edildiği üzere, özellikle gönderi teslim bilgilerinin davalı şirket ile paylaşılmadığı savunması kapsamında davacının alacaklarına davalı tarafından bloke uygulanmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalı taraf cevap dilekçesinde gönderi teslim bilgilerinin paylaşılmaması sebebiyle 6 adet başvuru gerçekleştiğini ve davalı şirketin zarara uğradığını savunmakla birlikte, yargılama sürecinde bu 6 adet başvurunun kim/ kimler tarafından yapıldığı, hangi tarihte / tarihlerde başvurulduğu, başvurunun hangi nedenlerle yapıldığı ve bunun sonucunda davalı şirket tarafından başvuran kimselere hangi işlemlerin yapıldığı ve netice olarak ne tutarda / miktarda ödeme yapıldığı ve ne kadar zarara uğranıldığı dilekçelerde açıklanmadığı gibi açıkça da ispatlanamamıştır. Soyut zarar iddiası dışında, bu vakıayı doğrulayacak dosya kapsamında hiçbir belge ve delil bulunmamaktadır. Bu nedenle, ispatlanamayan zarar savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacının alacaklarına bloke uygulaması ve ödeme yapılmaması bakımından, esasen davalı taraf somut olarak zararının yukarıda açıklandığı üzere ispat edemediğinden alacağı ödemekten kaçınması haksızdır. Diğer söyleyişle, somut olarak bir zarara uğradığını ispatlayamayan davalının, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacaklarını ödemesi gerektiği, bu bağlamda bloke işlemi yapamayacağı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, davacının alacaklarına bloke uygulanması bakımından taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi hükümlerine de bakılması zorunludur. Bu itibarla, sözleşme hükümleri incelendiğinde, davacının alacaklarına bloke işlemi uygulanması noktasında davalı lehine herhangi bir madde / düzenlenme bulunmamaktadır. O halde, davalının bloke işleminin sözleşmesel olarak da bir dayanağı olmadığından haksızdır. Acentelik sözleşmesinin 4.20. maddesinde acentenin kendisine zimmetle teslim edilen tüm resmi evrakların muhafazasından, yasalara uygun kullanılmasından ve suretlerinin iade edilmesinden sorumlu olduğu, yasalara aykırı kullanımdan doğacak her türlü ceza ve yaptırımdan sorumluluğunun bulunduğu, bu hususta davalı şirkete gelecek cezalar için davacıya rücu edileceği belirtilmiş, ayrıca davacının zayi ettiği belgeler için davalı tarafından belirlenen cezai şart miktarlarını davalıya ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Anılan sözleşme hükmü kapsamında, belgelerin muhafazası ve yasalara aykırı kullanıldığından bahisle davalıya uygulanan herhangi bir ceza/ yaptırım bulunmadığından davacıya rücu imkanı yoktur. Zayi edilen belgeler bakımından cezai şart tutarı belirlenmemiştir. Daha da önemlisi, gönderi teslim bilgilerinin zayi olup olmadığı da belli değildir, davalı gönderi teslim bilgilerinin zayi olduğunu ispatlayamamıştır. Kaldı ki, sözleşmede cezai şarttan bahsedilmiş olup, davacının alacaklarına bloke koyma yetkisi davalı tarafa verilmemiştir. Davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği ihtarnamede buna dair hiçbir beyan ve açıklama dahi yoktur. Şu halde, sözleşmenin 4.20.maddesi uyarınca davacının alacaklarına bloke uygulanamaz.
Bloke işlemi uygulamasının, eksik tahkikat bırakılmaması amacıyla sektörel bilirkişi tarafından ayrıca incelenmesine karar verilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Sektörel bilirkişi 14/12/2023 tarihli raporunda, taşımacılık ve kargo sektörü bakımından genel ve yaygın uygulamayı görüş olarak açıkladıktan sonra, sözleşmenin 4.20.maddesi uyarınca acentenin sözleşmenin feshi ile birlikte nezdindeki tüm belgeleri davalıya teslim etmesi gerektiği, gönderi teslim bilgilerinin küçük bir kısmının teslim edilmemesi sebebiyle uygulanan bloke işlemin sektörel açıdan uygun ve yerinde olmadığı mütalaasında bulunmuş, işbu mütalaaya yukarıda açıklanan gerekçelere ilave gerekçe olarak iştirak edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve belgeleri karşılaştırmalı olarak mali müşavir bilirkişiler aracılığıyla incelenmiş, davacının icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 49.426,84 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı defterlerinde ve davacının kendi kayıtlarına göre 66.310,62 TL alacaklı olduğu talimat mahkemesince alınan raporda belirtilmiş ise de; davalı defterleri ile karşılaştırıldığında davacının ... işlemlerinin sadece hesap bakiyesini düzeltmek için yapıldığı, tüm ödemelerin davacı kayıtlarında yer almadığı, farklılığın bu husustan kaynaklandığı, bu halde usulünce tutulan davalının ticari defter ve belgelerine itibar edilmesi gerektiği belirtilerek, davalının ticari defter ve belgeleri uyarınca davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 49.426,84 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce, mali müşavir bilirkişinin 14/12/2023 tarihli raporu özellikle her iki tarafın defterleri bakımından karşılaştırmalı inceleme yapılması ve defterler arasındaki farklılığın gerekçeli olarak açıklanması sebebiyle denetime elverişli olduğu kabul edilmiş, işbu rapor hükme esas alınmıştır.
Esasen, mali bilirkişinin 14/12/2023 tarihli raporundaki tespit ve hesaplamalara karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır.
Önemle vurgulamak gerekir ki, icra takibindeki işlemiş faiz bakımından yapılan değerlendirmede, mali bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı tarafından cari hesap alacağı için takip öncesinde davalı tarafın temerrüte düşürüldüğü noktasında herhangi bir belge ve delil (ihtarname vs.) sunulmadığı, bu nedenle takip öncesinde davalının temerrüte düşürüldüğünün davacı tarafından ispat edilemediğinden davalının icra takibiyle birlikte temerrüte düştüğü kabul edilerek davacının işlemiş faize yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının davacıya ödenmesi gerektiği ve davalının bloke işleminin haksız olduğu sonucuna varılmakla mahkememizce hükme esas alınan 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine davalının ... 17. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 49.426,84 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca alacağın likit ve muayyen olduğu, İİK 67/2.maddesindeki yasal koşulların oluşması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... 17. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 49.426,84 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın (49.426,84 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (49.426,84 TL) üzerinden alınması gereken 3.376,34 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 691,55 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.684,79 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 691,55 TL peşin harç, 693,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 6.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.134,55 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.021,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (49.426,84 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (7.831,67 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 7.831,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 1.139,45 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 180,55 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.21/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır