WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2022/542
KARAR NO:2024/119

DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/07/2022
KARAR TARİHİ:15/02/2024

BİRLEŞEN DAVA (....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ...K.sayılı dosya)

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/09/2022
KARAR TARİHİ:10/10/2022

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan), alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dosya davacı vekilinin dava dilekçesinde; söz konusu lisansların kullanıma hazır halde teslim edilmesi, teknik şartnamede yazılı şartların sağlanması, uygulama hizmetlerinin yerine getirilmesi, bilişim sistemlerine dahil edilerek aktif halde sorunsuz bir biçimde kullanılmasının sağlanması ve lisans süresi boyunca bakım ve teknik destek verilmesi karşılığında, 04.06.2020 tarih ... nolu fatura gereği davalı tarafa 07.08.2020 tarihinde KDV dahil 86.787,82 USD ödenmiş olduğunu, davalı tarafın 24.06.2020 tarihli mailde lisansların müvekkil şirkete tanımlanması için ...'ya talep iletildiğini, lisansların tanımlanmasıyla birlikte ... portal üzerinde gerekli ayarlamaların yapılacağını ve geçişlerin başlatılacağını, bu çalışmaların normal mail trafiğini etkilemeyeceğini, çalışmanın bildirim yapılarak ve gece yapılacağı için sorun olmayacağını ifade ettiğini, mail trafiğine ilişkin grafiklerin paylaşılmasından sonra davalı tarafça, dava dışı tedarikçi(...A.Ş) firmadan, mail trafiğinin tamamen normal olduğu ancak sorunun giderilmesi amacıyla grafiğe göre limitin yükseltilmesi veya sınırsız olarak tanımlanması talep edildiğini, gelinen aşamada ... Yönetim Kurulu Başkanı ..., 30 Eylül 2020 tarihli mailinde, yaklaşık 6 aydır müvekkil şirketin E-mail... servisinin henüz devreye alınamadığını, lisans sürelerinin işlemeye devam ettiğini, e-mail güvenliğine dair açıkların kapatılamadığını, müvekkilin ilk satım esnasındaki premium support anlaşma süresini de doldurduklarını ancak hala ürünün tüm servislerini aktif kullanılabilir hale getiremediklerini ikrar ettiğini, birbirini takip eden e-posta yazışmaları içeriklerinde ürün tedarikçileri arasında sorun kesin olarak tespit edilemediği gibi yapılan görüşmeler sonucunda da çözüme yönelik bir aksiyon da alınamadığından, 07.02.2022 tarihinde müvekkil şirketçe iade faturasının düzenlenmiş olduğunu, müvekkili şirket lisansını aldığı yazılıma ilişkin bedeli süresinde ödemekle üzerine düşen edimi ifa etmesine rağmen, davalı taraf üzerine düşen edimi yerine getirmemiş olduğunu, yazılımın çalışmaması nedeniyle gereği gibi ifa etmeme (kötü ifa) söz konusu olup, müvekkil şirket davalı tarafça taahhüt edilen hizmetten hiç faydalanamadığını, davanın kabulüne, 86.787,82 USD'nin devlet bankalarınca dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava yönünden davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davacı şirketin açmış olduğu ihale üzerine 14.02.2019 tarihli “... Kullanıcı Güvenliği ve Veri Merkezi Güvenliği Yazılımları Teknik Şartnamesi”'ne konu olan 5.000 adet “... ... ... 3 Yıl Standart Bakım Paketi ile Birlikte” Ana Lisans Paketi satın alımına ilave olarak ayrıca 29.05.2020 tarihinde 1.501 adet “... Hosted Email Security modülü” ilave e-posta kullanıcı lisansını damüvekkili şirketin davacıya sattığını, davacı şirketin ilk satın aldığı Ana Lisans Paketi olan 5.000 adet “... ... ...Yazılım Lisansı” ile Kullanıcı Güvenliği ve Sunucu Güvenliği temel ihtiyacını karşılamış olduğunu, ihalenin asıl amacının bu olduğunu, davacı şirketin dava dilekçesinin 4.maddesinde müvekkili şirketin ilgili ürünü tüm şart ve koşullara uygun şekilde kurup teslim ettiğini kabul ve beyan ettiğini, davacı şirketin dava dilekçesinin 4.maddesinde belirttiği üzere, ana lisans paketi içerisinde ücretsiz olarak gelen 5.000 adet Hosted E-mail Security Modülü'ne de sahip olduğunu kabul ve beyan ettiğini, davacı şirketin her iki ihalesinde yayınladığı teknik şartnamelerinde, satın almak istediği ürünü açıkça marka, model ve miktarını belirterek tarif etmiş ve satın alımını gerçekleştirmiş olduğunu,davacı şirket ... ürününü tüm yetenekleri ve özellikleri ile bilerek ve isteyerek ihaleye katılan tüm tedarikçilerinden fiyat talep ettiğini, müvekkil şirketten satın almaya karar verdiğini, davacı şirket sahip olduğu E-Mail sunucu sisteminin ... olduğunu bildiği halde teknik şartnamesinde açıkça belirttiği satın almak istediği ... Yazılımının ... E-Mail Sunucu Sistemlerini desteklemesi ve uyumlu çalışması gerekliliğini belirtmemiş olduğunu, aksine Microsoft E-Mail sunucu sistemlerini desteklemesi gerekliliğine talep ettiğini, teknik şartnamelerde müvekkili şirketin E-Mail Security Modülünün kurulum hizmeti verme yükümlülüğünün bulunmamakta olduğunu, davacı şirketin müvekkil şirketin müşteri memnuniyeti kapsamında vermeye çalıştığı, bu kurulum için gösterdiği çaba ve emeği suistimal etmekte olduğunu, müvekkili şirket ihale şartnamesine uygun olarak edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesine ragmen davacı şirket ihale şartnamesinde müvekkilinin yükümlülüğü olarak bulunmayan g-mail e-posta güvenliğine ilişkin müvekkil şirketten çözüm için istekte bulunduğunu, müvekkil şirket yükümlülüğü olmamasına ragmen müşteri memnuniyeti kapsamında davacı şirkete çözüm odaklı destek olunmuş , ancak davacı şirketin sorununun çözümüne ilişkin gereken adımları atmamış olduğunu, müvekkil şirkettin bahise konu destekiçin davacı şirket yöneticileri ve çalışanları ile yapmış olduğu mail ve yazışmaları davacı taraf kotü niyetli olarak müvekkilin sorumluluğunu yerine getirmediği ıddiasina yönelik döosyaya delil olarak sunduğunu, davacı tarafın müvekkil şirkete borcu bulunmakta olduğunu, borcunu ödememek maksadı ile huzurda davayı kötü niyetli olarak açmış olduğunu, müvekkili şirketi ile davacı şirket arasında 01.08.2018 tarihinde imzalanan CTV Kamera Sistemi Ürün ve Hizmet Alım işi sözleşmesi ile 01.08.2021 bitiş tarihi süresince ifa ettiği ürün ve hizmetlerinin davacı şirket tarafından fatura onaylarının bekletildiği, taahhütlerinin bulunduğu, alacakları dava süreciyle tahsil yoluna gidecek olduğunu, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Birleşen dava yönünden dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından, e-mail sistemlerinin trafik içerik güvenliğini sağlamak maksadıyla ekte yer alan teknik şartnamede detaylandırılan ve üreticisi ... ... ("...") olan "5000 adet ... ..." alınmasına karar verildiğini, paketin içinde "... Hosted E-Mail Security Modulü Kurulum ve Standart Destek Paketi" de bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketteki kullanıcı sayısı daha fazla olduğundan ilave olarak 1501 adet daha "... ... Modulü Kurulum ve Standart Destek Paketi" satın alındığını,ilave lisansların alınmasıyla birlikte 29 Mayıs 2020 tarihinde operasyonel sürecin başlaması için davalı tarafa mail aracılığı ile bilgi verildiğini, davalı tarafça da 29.05.2020 tarihinde siparişinin işleme alındığının bildirilmiş olduğunu, ... ... lisanslarının kullanıma hazır halde teslim edilmesi, teknik şartnamede yazılı şartların sağlanması, uygulama hizmetlerinin yerine getirilmesi, bilişim sistemlerine dahil edilerek aktif halde sorunsuz bir biçimde kullanılmasının sağlanması ve lisans süresi boyunca bakım ve teknik destek verilmesi karşılığında KDV dahil 483.918 USD ödenmiş olduğunu, söz konusu paketin içinde yer alan "... ..." ne ilişkin davalı tarafça edimin gereği gibi yerine getirilmediğinden ve bu paketin içinde yer alan e-mail security modulünün toplam ödenen bedelin ne kadarına tekabül ettiğinin tespit edilemediğinden alacağın miktarı yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediğinden HMK 107. Maddesi gereği belirsiz alacak davasını ikame etme gereği hasıl olduğunu, müvekkili şirketin lisansını aldığı yazılıma ilişkin bedeli süresinde ödemekle üzerine düşen edimi ifa etmesine rağmen, davalı tarafın üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, yazılımın çalışmaması nedeniyle gereği gibi ifa etmeme (kötü ifa) söz konusu olduğunu, müvekkili şirket davalı tarafça taahhüt edilen hizmetten hiç faydalanamamış olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/.... 2014/...K. 21.02.2014 tarihli kararında, "... davaya konu olan programın esasen yazılım ağırlıklı olmasına karşın, söz konusu programın çalışmasını teminen çok sayıda donanım cihazına da yer verildiği, ...söz konusu programın davacı bilgisayarında yer aldığı ancak çalıştırılamadığı,.. sözleşme konusu programın çalışmadığı göz önüne alındığında, ifanın ayıplı olduğu göz önüne alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir..." ifanın ayıplı olduğu göz önüne alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğine hükmedildiğini, satıcının, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olacağını, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olacağını, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğunu, somut olayda da gizli ayıp söz konusu olup satıcı gerek Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK") ayıp hükümleri gerekse TBK m. 112 “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca kötü ifadan sorumlu olup müvekkil şirket nezdinde yol açtığı zararı gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkil şirket, üzerine düşen bütün yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı tarafça ikrar edildiği üzere ... Hosted E-mail Security Modülü aktif ve sorunsuz bir biçimde kullanılabilir halde müvekkil şirkete teslim edilmediğini, HMK 107.maddesi uyarınca yapılacak yargılama ve toplanacak delillerle alacağın miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra arttırılmak üzere 1000 USD'nin(belirsiz alacak) devlet bankalarınca Dolar ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava yönünden davalının davayı inkar eder konumdadır.
Asıl ve birleşen dava yönünden taraflar arasında varlığı tartışmasız bulunan teknik şartname içeriği, e posta içerikleri, faturalar ve içeriği tartışma konusu olmayan diğer belgeler dikkate alındığında asıl ve birleşen dosyadaki davacının dava dilekçesinde , özellikle asıl davanın dava dilekçesinin 4 ve 5 numaralı maddelerinde, yine birleşen dava dosyasındaki dava dilekçesinin özellikle 10.11,12 maddelerinde açıklanan hususlar ve sözleşme hükümleri dikkate alındığında asıl ve birleşen dosya davalısının sözleşmesel olarak ve teknik açıdan davalıya atfedilen yükümlülükleri yerine getirmek durumunda olan kişi konumunda olup olmadığı, söz konusu tespit edilecek durum ve dayanılan belge içeriklerine göre davacı tarafından satın alınan ürünlerin kullanılabilir olup olmadığı, bu noktada davalının sözleşmesel ve teknik açıdan kusurlu olup olmadığı, ne şekilde kusurlu olduğu, bu nedenle davacının sözleşmesel ve teknik açıdan yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklı bir hal olup olmadığı, asıl ve birleşen dava dosyalarındaki davacı şirketin sahip olduğu e-mail sunucu sisteminin teknik açıdan satın almak istediği sisteme desteklemesi noktasında davalının davacı şirket lehine e-mail security modelinin kurulumu, hizmeti vermek yükümlülüğünü, sözleşmesel ve teknik açıdan bulunup bulunmadığı, bu suretle davalı şirketin ihale şartnamesine uygun şekilde edimini tam ve eksiksiz yerine getirip getirmediği, davacı tarafından ileri sürüldüğü gibi davalı tarafından yerine getirilmediği belirtilen yükümlülüklerin sözleşmesel ve teknik açıdan davalıya ait olup olmadığının irdelenmesi sonrası söz konusu iddia olunan hususların ayıp niteliğinde olup olmadığı, kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıp , muayene ile ortaya çıkan ayıp olup olmadığı, ayıbın süresi içinde ihbarının gerçekleşip gerçekleşmediği , bu şekilde ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı, buna bağlı olarak asıl ve birleşen dava dosyasında davacının davalıdan talep edebileceği miktarların ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Asıl ve birleşen dava dosyasındaki davacı şirketin açmış olduğu ihale sonucunda dava dilekçesine konu hususlar ile ilgili satımın gerçekleştiği, ancak aynı zamanda asıl ve birleşen dosyadaki davalının söz konusu ürünü şart ve koşullara uygun şekilde kurup teslimini gerçekleştirdiği, bu yönü itibariyle taraflar arasında akabinde davalı şirketin bakım ve teknik destek vermesi konusunda da sözleşme olup bu yönü itibariyle aslında hizmet sözleşmesinin dahi mevcut olduğu, taraflar arasındaki akde konu olan ürünlerin birim ve miktarı açısından ise herhangi bir tartışmanın ve ayrıca akdi ilişkinin mevcut olduğunun tartışma konusu olmadığı noktasındadır.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili Av....'in 04/01/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiş olup vekilin vekaletnameye göre feragat yetkisi mevcuttur.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili Av....'ın 05/01/2024 tarihli dilekçesinde herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiştir.
Davadan feragat HMK m.307. ve 311.maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK m.307 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Esasen asıl ve karşı davada davacı vekilinin feragat yetkisi olup asıl ve karşı davanın niteliği gereği ise feragat hukuken sonuç doğurabilecek niteliktedir.
Yapılan açıklamalar karşısında gerek asıl davada ve gerekse karşı davada, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle davaların ayrı ayrı reddine, tarafların beyanları nedeniyle, tarafların lehine herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taktir olunmamasına, tarafların yapmış olduğu yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, davacı vekilinin beyanı nedeniyle her bir davadaki arabuluculuk ücretinin davacı tarafından karşılanmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I.ASIL DAVA (2022/542E.)
1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 285,06‬ TL peşin harcın (duruşmalı ön incelemeden sonra feragat olduğundan 2/3'ü alınmıştır) en başta yatırmış olduğu 26.470,65 TL peşin harç, 102,41 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 26.288,00‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalının beyanı nedeniyle davalı lehine herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından harcanan tüm masrafların davacı üzerine bırakılmasına,
5-1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri ve talep gereği davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan avansın davacıya iadesine,
II.BİRLEŞEN DAVA (2022/... E.)
1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 285,06‬ TL peşin harcın (duruşmalı ön incelemeden sonra feragat olduğundan 2/3'ü alınmıştır) en başta yatırmış olduğu 314,33 TL peşin harç, 0,43 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 29,70‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalının beyanı nedeniyle davalı lehine herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından harcanan tüm masrafların davacı üzerine bırakılmasına,
5-1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri ve talep gereği davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan avansın davacıya iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen davada davacı vekilinin huzurunda diğerlerinin yokluğunda oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ....

Üye ...

Katip ...