WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/576 Esas
KARAR NO : 2024/142

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ...Şirketi arasında ... nolu Kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, Davalı adına düzenlenen Eylül-Ekim-Kasım 2022 tarihli faturaların ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ferileri ile birlikte takip çıkışı toplamda 2.264,01 TL olan borca ilişkin Merkezi Takip sistemi üzerinden yasal takip yoluna başvurulduğunu, ... tarafından başlatılan yasal takibi muhtevasında barındıran Merkezi Takip Sistemi ... MTS numaralı dosyasından açılan takibe borçlunun 03.01.2023 tarihinde itirazda bulunduğunu, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, takibin durdurması üzerine haksız itiraza karşı müvekkili adına açılacak olan itirazın iptali davasından önce dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı vekili ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını, açıklanan nedenlerle takibe devam olunabilmesi için huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğu doğduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle haklı davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi, borca itiraz eden davalı aleyhine İİK madde 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle mahkemenin yetki ve görevine itiraz ettiklerini, müvekkilinin yerleşim yerinin ... Adliyesine bağlı olduğunu, İstanbul Adliyesinin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkilinin konumunda olduğunu, davanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiğini, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, taraflar arasında imza edilen sözleşme metninde de görüleceği üzere, davanın Tüketici Mahkemelerinde açılması gerektiği belirtilmekle, yetkili yerin abonenin bulunduğu yer mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, davacının dava dilekçesinde alacağı faturaya dayandırdığını iddia ettiğini, söz konusu fatura dışında alacağını ispata yarar bilgi ve belge dosyaya kazandıramadığını, davacının müvekkili ile mutabık kalmadan tek taraflı iradesi ile müvekkili aleyhine diğer hizmetler adı altında bir kısım alacaklar tahakkuk ettirdiğini, müvekkili tarafından işbu alacaklar ve alacağa konu edilen hizmetin kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı kurumun, bilgilendirme yapmaksızın afaki rakamlarla müvekkili aleyhine alacak tahakkuk ettirmiş ve fatura tanzim ettiğini, müvekkili hakkında uygulanan diğer hizmetin ne olduğunu açıkça belirtmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından verilen bu hizmetin açıklanması ve ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca söz konusu tahakkuk edilen bedelin hukuksuz olduğunu, müvekkilin ihlal ettiği bir taahhütün söz konusu olmadığını, davacının müvekkilini tüm arama ve taleplerine ilişkin olarak gerekli işlemleri yapmamakta direnmekte ve müvekkilinin davacı ile iletişim kuramadığını, bu nedenle kusurlu hizmet veren davacının bir de müvekkilden haksız ve hukuksuz bedel tahsil etmeye çalıştığını, açıklanan nedenlerle, öncelikle yetki ve görev yönünden itirazlarının karara bağlanması ile dosyada görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesine, haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın reddine, taraflarına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Merkezi Takip Sistemi ...MTS icra takip dosyası, ... Arabuluculuk Bürosunun ... Esas sayılı arabuluculuk dosyası, abonelik sözleşmesi, tarafların şirket defter kayıtları, celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalı cevap dilekçesinde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu bildirerek görev itirazında bulunmuş ise de; davacı ve davalının ticari şirket / tüzel kişi tacir olduğu, uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirdiği, TTK 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesinin / Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki görev dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa 23/09/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinin 02/10/2023 tarihinde dosyaya sunulduğu, başka bir anlatımla cevap dilekçesinin yasal süre içinde mahkememize ibraz edildiği tespit edilmiştir.
Davalı yasal süre içinde sunduğu cevap dilekçesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin HMK 17. maddesi ve sözleşmedeki yetki kuralı uyarınca ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Yetki ilk itirazı usule ilişkin savunma sebeplerinden biri olup davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu ve somut olayda Mahkememizin yetkili olup olmadığının tartışılması ve değerlendirilmesi zorunludur.
Yetkiye ilişkin yasal düzenlemeye bakıldığında:
6100 sayılı HMK 17. maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Taraflar arasında kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, işbu abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Hem davacı hem de davalı tüzel kişi tacir/ ticari şirket olduğundan tacir oldukları noktasında duraksama yoktur. O halde, HMK 17. maddesi uyarınca tacirler arasında düzenlenmiş yeki sözleşmesinin taraflar için bağlayıcı ve geçerli olduğu açıktır. Taraflar arasında akdedilen kurumsal hat abonelik sözleşmesinde, sözleşmenin 7. maddesinde bu sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda "Abonenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi"nin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Bahsi geçen sözleşme hükmünde başka bir yetki kuralı / yetkili mahkeme bulunmadığından, münhasır yetki sözleşmesi yapılmıştır. Bu durumda, davalının cevap süresi içinde yetki itirazında bulunması halinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığından eldeki davanın HMK 17. maddesi uyarınca başka bir mahkemede görülmesi mümkün olmayıp, abonenin / davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olacaktır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/8695 Esas 2017/13672 Karar sayılı ilamında:
"...01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uyuşmazlıkla ilgili “Sözleşmeden doğan davalarda yetki “ başlıklı 10. maddesi "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmünü ,“yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi ise "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü ihtiva etmektedir.
HMK m. 17’nin ikinci cümlesine göre, “taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır”. Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan, yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar. Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır..."
Bu itibarla, taraflar arasında imzalanan kurumsal hat abonelik sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca bu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda, abonenin / davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasının karalaştırıldığı, davalının yerleşim yerinin ... olduğu, davalının yerleşim yeri adresine göre yetkili mahkemenin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, HMK 17. maddesi uyarınca abonelik sözleşmesindeki bu yetki şartının tacir olan taraflar için bağlayıcı nitelikte olduğu, öte yandan taraflarca münhasır yetki sözleşmesi yapıldığından HMK 17. maddesi uyarınca aksi kararlaştırılmadığı için davanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, münhasır yetki sözleşmesi ile diğer genel ve özel yetkili mahkemelerinin yetkisinin kaldırıldığı (Yargıtay 3. HD. 2016/8695 E. 2017/13672 K; İstanbul BAM 3. HD. 2022/3198 E. 2023/538 K.; İstanbul BAM 3. HD. 2020/60 E. 2021/1447 K.), davalının yasal cevap süresi içinde yetki itirazında bulunduğu ve yetki itirazının HMK 17. maddesi uyarınca yerinde olduğu anlaşılmakla, davalının yetki ilk itirazının kabulüne, Mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın yetkili mahkeme olan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile; HMK 116/1-a madde yollamasıyla HMK 114. ve 115. madde hükümleri uyarınca davanın usulden reddine, Mahkememizin yetkisizliğine,
2-Karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili ...Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine,
4-Başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine,
5-HMK 331/2. maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine,
6-Harç ve tüm yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır