WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/451 Esas
KARAR NO : 2024/59

DAVA : ÇEK İSTİRDAT
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 24/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Çek İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı dava dilekçesinde özetle; ... adresinde Büro Mobilyaları İmalat ve Satışı işi yaptığını, alacağına istinaden aldığı ve meşru hamili sıfatında bulunduğu, keşidecisi ... olan, ...Bankası ... şubesinin 10.08.2022 keşide tarihli, ... çek seri sayılı, 30.000,00 TL.lik çekini müşterime vermek üzere ciro ederek hazırladığını, çeki bir şekilde işyerinde zayi ettiğini ve hemen ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası ikame ettiğini ve TTK.nun 760 ve devamı maddeleri gereğince ödeme yasağı kararı çıkartılarak çekin iptalini talep ettiğini, ... isimli davalının bu çeki bankaya ibraz ederek bu çekin meşru hamili sıfatında olduğunu iddia etmesi üzerine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.06.2023 tarihinde yapılan celsesinde istirdat davası açması için tarafına kesin süre verildiğini, davalının bu çekin meşru hamili sıfatında olmadığını ve bu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini, kendisinin bir tacir olmadığını, çeki hangi ticari alışverişe dayanarak elde ettiğini ve kimden aldığını ispat etmesi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 792.Maddesinin açık olduğunu, davalının kendisi ve çekte ismi geçen diğer kişilerle hiçbir ticari ilişkisinin söz konusu olmadığını, kendisinin çekin meşru hamili sıfatında bulunduğunu, davalıyı da tanımadığını, kendisine çeki ciro ederek vermediğini, kendisiyle de aralarında malen veya nakden hiçbir ticari ilişkinin de söz konusu olmadığını, davalının bu çeki haksız ve kötü niyetli bir şekilde iktisap ettiğini, etmiş ve yine haksız olarak elinde bulundurarak haksız menfaat elde etme çaba ve gayreti içerisine girdiğini, çeki nereden ve hangi sebeple elinde bulundurduğunun da meçhul olduğunu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen ödeme yasağı kararının aynen devamına, davalının dava konusu çekin yetkili hamili sıfatında olmadığının tespitine ve haksız olarak iktisap edilen çekin tarafına iadesine, dava konusu olan çekin yetkili hamili sıfatında bulunduğunun tespitine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline tebligatın usulsüz olarak 7201 sayılı TK'nun 21/1 maddesine göre tebliğ edildiğini, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması işleminde hangi komşunun haberdar edildiği ismin veya daire numarası belirtilmeden, muhatabın işte olduğunu beyan eden komşunun ismi veya daire numarası tespit edilip imzası alınmadan yapılan tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve 23/7. Maddeli ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. Maddelerine göre de usulsüz olduğunu, dava dilekçesi ve 10.07.2023 tarihli tensip zaptını içerir tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacı ...'ın, dava dilekçesinde, davaya konu çekin meşru hamili sıfatında olduğunu, ancak bu çekin sebebini bir türlü tespit edemediği bir şekilde iş yerinde zayi ettiğini ve sayın mahkemenizin 2022/.. Esas sayılı dosyası ile "Çek İptali Davası" ikame ettiğini ve TKK 760 vd. Maddeleri gereği ödeme yasağı çıkartarak çekin iptalini talep ettiğini, ancak müvekkilinin bu çeki bankaya ibraz ederek bu çekin meşru hamili sıfatında olduğunu, zayi olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ödeme yasağı verilen çekin müvekkilinde olması sebebiyle davaya müdahale etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkilindeki çekin davacı tarafından iddia edildiği gibi sebebini bir türlü ispat edemediği bir şekilde işyerinde zayi olmadığını, 10.08.2022 tarihli çekin açıkça anlaşıldığı üzere hamile yazılı çek olduğunu, hamile yazılı senetlerde senedin devri, senedin teslimi ile olabileceğini, hamiline yazılı çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil ve çek bedelini talep etmeye yetkili olduğunu, hamiline yazılı çekteki ciro onu emre yazılı senet haline getirmediğinden, bu ciroya rağmen çekin devir şeklinde bir değişiklik olmayacağını, hamiline yazılı bir çekin cirosu esas itibariyle devri gösteren bir ispat aracı olarak anlam taşıyabileceğini, davaya konu çekin müvekkile ciro silsilesindeki son cirantanın ... tarafından rızası dahilinde müvekkiline verildiğini, müvekkilinin davaya konu çekin hamili konumunda olduğunu, çek aslının da sayın mahkemeye ibraz edildiğini, müvekkilinin meşru hamili olduğu davaya konu çek üzerindeki ödeme yasağının kaldırılmasına, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, dava konusu çek sureti, muhatap banka yazı cevapları celp edilmiş incelenmiştir.
Dava, çekin istirdadı istemine ilişkindir.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı kıymetli evrakın iptali davasında; davacının ... olduğu, hasımsız olarak davanın ikame edildiği, ... Bankası A.Ş., ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 10/08/2022 keşide tarihli ve 30.000,00 TL bedelli çek hakkında bu çekin yasal hamili olduğunu iddia eden davacının çeki kaybettiğini ileri sürerek iptalini istediği, ancak yargılama sürecinde muhatap bankaya yazılan müzekkere cevabı ile çekin zayi olmadığı, ... isimli şahıs tarafından ibraz edildiği bildirilmiş, bunun üzerine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davacıya, çeki elinde bulunduran davalıya karşı istirdat davası açmak üzere süre verildiği, bu suretle eldeki çek istirdat davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu ... Bankası A.Ş., ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 10/08/2022 keşide tarihli ve 30.000,00 TL bedelli çek incelendiğinde; keşidecisinin ...olduğu, hamiline düzenlendiği, çekin arka yüzünde sırasıyla ...., ..., ...., ...'e ait cirolarının bulunduğu, hamilin ise davalı ... olduğu, davalı hamil tarafından kanuni ibraz süresi içinde çekin ödenmek üzere bankaya ibraz edildiği, ancak mahkeme işlemi sebebiyle çek bedelinin ödenmediği anlaşılmıştır. Çekteki ciro zinciri incelendiğinde; davalı hamil ...'ın TTK 790. madde hükmü uyarınca hak sahipliğini ispat ettiği, ciro zincirinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı ve şeklen düzgün bir ciro silsilesinin bulunduğu görülmüştür.
Dolayısıyla, çekin istirdadına karar verilebilmesi için davacının, çekin elinden rızası dışında çıktığı ve ayrıca davalı hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir (TTK 792).
Davacı, çekin hamili olduğunu, müşterisine vermek üzere çeki ciroladığını, ancak bu aşamada çeki kaybettiğini ve rızası dışında elinden çıktığını ifade etmiş, davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ileri sürerek çekin istirdadını talep etmiştir.
Davalı, iyi niyetli ve meşru hamil olduğunu, çeki kendisinden önceki cirantadan ciro yoluyla iktisap ettiğini savunmuştur.
Yasal düzenlemeye bakıldığında:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesinde " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür" denilmiştir.
O halde, çekin istirdadı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, elinden rızası dışında çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğuna noktasında davacı taraf; davalının tacir olmaması ve davalı ile ticari ilişkinin bulunmaması vakıalarına dayandığı görülmüştür.
Bu itibarla, davalının tacir sıfatının bulunmaması çekin iktisabında kötü niyetli olduğunu ya da iktisapta ağır kusurunun bulunduğunu ispat için yeterli değildir. Tacir sıfatının olup olmaması, bu bağlamda salt olarak TTK 792.maddesi hükmü uyarınca çekin iadesini gerektirmez. Öte yandan; çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldıracaktır. Bu itibarla, şeklen düzgün ciro silsilesine göre çeki elinde bulunduran iyi niyetli hamile karşı taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, hatta bu noktada ticari defterlerin incelenmesi gerektiği iddiası dahi ileri sürülemez / dinlenmez. (İstanbul BAM 43. H.D. 2020/90 E., 2020/131 K.).
Açıklanan nedenlerle, somut olayda, davalı hamil ...'ın çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğu davacı tarafından ispat edilememiştir.
Öte yandan; dava dilekçesinde davacı tarafından belirtildiği üzere davacının çeki müşterisine vermek üzere ciroladığı, yani dava konusu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, çekin kaybedildiği ifade edilmekle birlikte bu noktada çekin davacının elinden rızası dışında çıktığına yönelik delil dahi bulunmamaktadır. Ayrıca, dava konusu çek üzerindeki ciro davacıya ait olduğundan, nitekim bu durum dava dilekçesinde bizzat ikrar edildiğinden davacının, davalı hamile karşı imzaların istiklali prensibi çerçevesinde imzasından dolayı sorumlu olduğu, hasılı menfi tespit isteminin dahi yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, TTK 790. madde hükmüne göre keşidecinin ya da davacının, davalı iyi niyetli hamil ile ticari ilişkisinin bulunmaması kötü niyetin veya ağır kusurun ispatı için yeterli değildir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2019/4323 E. 2020/2489 K.)
Yapılan açıklamalar karşısında, davacının çekin elinden rızası dışında / rızası hilafına çıktığını ispatlayamadığı, ayrıca davalının çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunun da davacı tarafından ispat edilemediğinden ve imzası / cirosu uyarınca çekten sorumlu olduğundan davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 84,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya veya vekiline İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/1.maddesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı asilin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır