T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/327 Esas
KARAR NO:2024/33
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/04/2022
KARAR TARİHİ:16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20/05/2021 tarihli seçme ve yerleştirme sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirkete müvekkili şirket tarafından insan kaynakları direktörü pozisyonu için seçme ve yerleştirme hizmeti sunulacağına dair anlaşma yapıldığını, adaylardan ...'in davalı şirketin iş teklifini kabul ettiğini, müvekkili şirket sözleşme gereğince hizmet bedeline hak kazandığını, müvekkili şirket ...'in işi bırakması nedeniyle sözleşmede yer alan garanti maddesine istinaden hizmet ücreti ödenmediğini, buna rağmen yeni bir aday bulunması için çalışmalarına başladığını ve davalı şirkete 8 aday daha sunulduğunu, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirket müvekkili şirket tarafından düzenlenen hizmet bedeli faturalarının sürekli olarak iade ettiğini, hizmet bedelinin ödemediğini akabinde sözleşmenin münhasırlık maddesinin ihlal edildiğini, pozisyonu kendisinin kapattığını, faturalara istinaden yürütülen ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davacı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıdan hak ediş doğuracak nitelikte bir hizmet alınmadığını, davacı şirket ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme ile davacının müvekkili iş yerine personel sağlama hizmeti hususunda anlaştıklarını, davacı şirketin temin ettiği personelin ya işe alınacak nitelikte olmadığını ya da müvekkili şirketin taleplerini karşılar özelliklerde olmadığını, icra takibine konu fatura içeriğindeki gibi taraflar arasında böyle bir ifayı gerektirecek nitelikte sözleşmeden kaynaklan bir edimin davacı tarafça yerine getirilmediğini, borç doğurucu herhangi bir işlem gerçekleşmediğini, haksız şekilde talep edilen fatura bedelinin hizmet anlamında bir karşılığı olmadığını, davaya konu icra takibinin tek taraflı olarak düzenlenen bir faturaya dayandığını, müvekkili şirketçe kabul edilmemiş bir fatura ile ifa etmediği bir hizmetin karşılığının talep edildiğini, söz konusu faturanın fahiş bir fiyatlandırma ile düzenlenmiş olduğunu, davacı ile müvekkili arasında fatura içeriğine konu bir hizmet gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.sayfasındaki aday görevlendirmesinin ve müşteri memnuniyetinin takibi başlıklı kısmı ile görüleceğini, davacının müşterinin memnuniyetini sağlama ve takip etme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı şirketin bulunduğu personellerden yalnızca 1 tanesinin işe alındığını, onun da 1 iş günü çalışıp ertesi gün iş yerini terk ettiğini, akabinde şirket tarafından SGK çıkışının yapılmış olduğunu, ... isimli personel iş teklifini kabul etmiş ise de müvekkili şirkette makul süre kabul edilebilecek bir zaman diliminde çalışmadığını, birkaç gün içerisinde işten ayrıldığını, davacının müşteri memnuniyetini takip etmediğini, 3 iş günü çalışan bir işçi temin ettiği için 55.227,54-TL tutarında alacak talep etmenin hukuka aykırı olduğunu, davalı yan lehine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası,
Dava dışı ...'in davalı şirkette işe giriş ve ayrılışına ilişkin SGK bildirgeleri,
... tarafından hazırlanan 16/12/2022 tarihli bilirkişi raporu celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, personel seçme ve yerleştirme sözleşmesi uyarınca düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 55.227,54-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "11/11/2021 tarihli ... numaralı 55.227,54-TL bedelli fatura alacağı" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 14/03/2022 tarihli itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 29/04/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kural olarak takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı değildir. Bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmaz ve bu belgeye itiraz edilmemesi de bir sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/09/2018 Tarih 2017/19-915; 1338). Bir sözleşmeye dayanarak açılan davada fatura düzenleyen kimsenin sözleşmenin varlığını kanıtlaması gerekir. Akdi ilişki davalı tarafından inkar edildiğine göre, davalı akdin varlığını 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca yöntemine uygun kanıtlamalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28/02/... Tarih 96-4290/2016, ... Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi 2021/.. Esas 2021/... Karar). Zira fatura sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir (... Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi 2020/... Esas 2021/... Karar).
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacı ve davalı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi uyarınca lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının yasal defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 07/03/2022 tarihi itibari ile davacının asıl alacağının 55.227,54-TL olduğu, davalının yasal defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 07/03/2022 tarihi itibari ile davacının asıl alacağının 0,00-TL olduğu kanaatinin bildirildiği tespit edilmiştir.
Taraflar arasında, 20/05/2021 tarihinde, öngörülen koşullar uyarınca, müşterinin paylaştığı pozisyon/pozisyonlarda işe alım ve seçme faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere sözleşme akdedildiği, sözleşme uyarınca belirlenen adayın iş teklifini yazılı olarak kabul etmesi halinde fatura tanzim edileceği ve ücrete hak kazanılacağı, pozisyon görev tanımında esaslı değişiklik yapılırsa iptal bedeline hak kazanılacağı, işe alınan adayın işe başladıktan sonra dört buçuk ay içerisinde işten kendi isteğiyle ayrılması yahut firma tarafından işten çıkartılması halinde ilgili hizmet ücretinin zamanında ödenmiş olması koşuluyla herhangi bir ek ücret talep edilmeksizin yeni bir aday temin ederek hizmet sağlamanın garanti edildiği, münhasırlık koşulu gereği müşterinin süreci yönetip işe alımı gerçekleştirdiği noktada ödeme yapmayacağı hususlarının kararlaştırıldığı; anılan sözleşme uyarınca, davacının, davalıya seçme ve yerleştirme edimini ifa etmesi gerektiği; ... kayıtlarına göre, dava dışı ...'in, ... (Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalı şirketin bu tarihteki münferit yasal temsilcisi ve yönetim kurulu başkanı) 'de 26/07/2021 tarihinde çalışmaya başladığı ve 29/07/2021 tarihinde işten ayrılma sebebiyle iş akdinin sonlandığı, icra takibine konu faturanın söz konusu adayın işe başlaması sebebiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1.maddesi; "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir." hükmünü, aynı yasanın 19/1maddesi ise; "Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır." hükmünü düzenlemektedir.
Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca dava dışı ...'in davalı tarafta işe başladıktan sonra dört buçuk ay dolmadan işten ayrılmış olması durumunda davacının garanti sorumluluğunun doğduğu, dosyaya celp edilen bilgi ve belgelerden dava dışı ...'in ise 26/07/2021 tarihinden 29/07/2021 tarihine kadar davalı tarafta çalıştığı, dava konusu faturanın 11/11/2021 tarihli olduğu, sözleşmede hak kazanılan ücrete ilişkin faturanın hangi tarihte tanzim edileceğinin açıkça belirlenmediği ve fakat garanti sorumluluğu yerine getirilmeden evvel davacı tarafından fatura tanzim edildiği, bununla birlikte garanti sorumluluğunun oluşabilmesi için ilgili hizmet ücretinin zamanında ödenmiş olması koşulunun bulunduğu ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu haliyle garanti sorumluluğu oluşmayacağı gibi, oluştuğunun kabulü halinde dahi yeni bir aday işe yerleştirilmediğinden edimin tam ve gereği gibi ifa edildiğinden söz edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle, tüm dosya kapsamına, taraf iddia ve savunmalarına, tanzim edilen bilirkişi raporuna, ... kayıtlarına ve taraflar arasında akdedilen sözleşme içeriğine göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile taraflar arasındaki sözleşme maddeleri dikkate alındığında, davacı tarafın sözleşme kapsamında alacak hakkının doğmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 667,01-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 239,41-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya veya vekiline iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 250,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024
Katip ...
Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!