WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/347 Esas
KARAR NO : 2024/42

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 11/05/2021
KARAR TARİHİ : 17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin ... Bankası ... Şubesinde ticari hesapları bulunduğunu, müvekkillerden ...'nin ... numaralı hesabında bulunan 12.000.- TL, ... Tic. Ltd. Şti. hesabında bulunan 10.500.- TL ve .... Ltd. Şti hesabında bulunan 18.500.- TL'nin davalı tarafça haksız olarak bloke edildiğini ve müvekkillere hesaplarındaki paraların ödenmediğini, bankaca blokelerin kaldırılmaması üzerine müvekkillerden; ... adına ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ...adına ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas,... adına ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takiplerine “Takip alacaklısı ile müvekkil banka arasında imzalanan POS kullanımı şartlarını düzenleyen sözleşmelere aykırılık nedeniyle oluşan bonka zararından mütevellit müvekkil bankanın rehin koyma, takas ve mahsup hakkı olduğundan ilgili tatarlar ödenmeyecektir” gerekçesi ile itiraz ettiğini, davaya konu olan ve davalı tarafça bloke edilen miktarlardan önce özellikle POS cihazlarına konu olan ödemelerle ilgili olarak 2019 yılının 6. Ayı ile 2019 yılının 11. Ayı arasındaki banka hesap hareketleri incelendiğinde POS cihazlarının kutlanımı için davalı bankanın hiç kesinti yapmadan müvekkile ödeme yaptığının anlaşılacağını, bloke edilen miktardan önce davalı bankanın POS cihazı nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin müvekkillerle davalı banka arasında yapılan şifahi sözleşme kapsamında yapılan ödemeler olduğunu, müvekkillere yapılan ödemelerin taraflarınca da kabul edilen ödemeler olduğunu, bloke edilen paraların banka hesaplarında olduğunu, şayet bankanın alacağı olsa alacağı tahsil etme yolunun bloke olamayacağını,; ... adına ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ve 12.336,08 lira takip çıkışı olan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına,... Ürünleri adına ...6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ve 10.794,07 lira takip çıkışı olan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, ... adına ...6, İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden başlatılan ve 19.018,13 lira takip çıkışı olan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacılardan ... (...) ile Müvekkil Banka arasında 14.05.2019 tarihli ... Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığını, İmzalanan bu sözleşme gereğince Davacı ... tarafından "...Tahsil Edilecek Ücret Masraf ve Komisyon Tutarları, Tahsil Edilecek Masraf Tutarları, ... İşyeri Fiyatlama Formu ve Taahhütname ve Muvafakatname başlıklı belgelerin de ayrıca imzalanmış olduğunu, bu sözleşme ve anlaşmalara göre davacı ... (İnce Ticaret) firması ile 10 gün vadeli ve çekilen POS tutarının %30' u oranında vadesiz TL'de kalması koşuluyla anlaşıldığını ancak davacının bir süre çekmiş olduğu POS bedellerini ertesi gün kullanmaya başladığını, Kendisine sözleşmeye uyması için süre tanındığını, fakat taahhütlerini yerine getirmediğini, 2019 yılı sonuna kadar Müvekkil Bankanın, davacı ...' ye ait şahıs firmasından faiz ve masraflar hariç 6.668,97 TL POS zararı ettiğini, Banka, zararını davacının karşılamaması üzerine de taahhüt ve muvafakatnameler gereğince hesabına "zarar kadar bloke koyduğunu, ancak hesaptaki paranın, Müvekkil Bankanın zararını dahi karşılamadığını, bankanın haksız bir işlem yapmadığını, davacının taahhütlerini yerine getirmek yerine Müvekkil Bankaya önce haksız icra takibi başlattığını akabinde de itiraz üzerine Sayın Mahkemede iş bu haksız davayı açtığını, 14.05.2019 tarihli ... Üye İşyeri Sözleşmesinin ve bilcümle eklerinin eki ve ayrılmaz parçası kabul edilen davacı ... (...) tarafından kaşeli ve imzalı "taahhütname ve muvafakatname" başlıklı belgeye göre; Üye İşyeri, ...Bankası A.Ş. (...) ile akdettiği 14.05.2019 tarihli ... Üye İşyeri Sözleşmesi ve bilcümle ekleri kapsamında, komisyon oranı ile POS için çalışmayı. ve aylık ortalama ... hesaplarında vadesiz mevduat bırakacağını, vadesiz mevduat taahhüdünün gerçekleşmemesi durumunda Üye İşyeri'nden herhangi bir muvafakat ve/veya talimat alınmaksızın ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesaplarından, ilan etmiş olduğu aylık komisyon oranının üzerinde olmamak kaydı ile vadesiz mevduat taahhüdünün gerçekleşmediği aylar için, POS hesabındaki tutardan aylık.. % komisyonunun tahsiline, mahsup edilmesine, hesap/hesaplarda mevduat bulunmaması/ yeterli tutarda mevduat bulunmaması durumunda da mevduatın bulunduğu günde Üye İşyeri'nden herhangi bir muvafakat ve/veya talimat alınmaksızın tahsiline muvafakat ettiğini ve ...'i bu konuda yetkili kıldığını, gayrı kabili rücu olarak beyan, kabul ve taahhüt ettiği hususlarının görüldüğü, Benzer beyanların davacılardan ... için 22.225.00 TL tutarındaki zarar için, 22.363.00 TL lira tutarındaki zarar için de ... şirketi için ifade edilmiş olduğu, Banka tarafından yapılan işlemlerin taraflar arasında mevcut ... Üye İşyeri Sözleşmelerine uygun olduğunu ve davacıların taahhütlerine uygun hareket etmelerinin beklenmiş olduğunu ancak davacıların sözleşmelere ve taahhütlerine aykırı hareket ederek Müvekkil Bankayı POS zararına uğrattıklarını, buna karşılık Müvekkil Bankanın da yasal hakkını kullanarak davacıların hesaplarına "zarar tutan kadar bloke” koyduğunu, Müvekkil banka tarafından hukuka ya da sözleşmeye aykırı yapılan hiçbir işlem olmadığını, açılan davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 6. İcra Müdürlüğü'nün...Esas, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyaları, ...Üye İş Yeri Sözleşmeleri, banka hesap kayıtları celp edilmiş, incelenmiştir.
Dosya, Emekli Banka Müfettişi bilirkişi... ile Emekli Banka Müdürü Bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 03/04/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davacıların hesaplarında bir miktar paranın bloke tutulmasını gerektirecek haklı bir sebep görülememiştir. Bu nedenle bankanın ilk talepte parayı ödeme mecburiyetine aykırı davranması, temerrüde düşmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle de ilk talep tarihinden ödeme tarihine kadar süre için bankaca mudilere, 3095 sayılı kanununun 2. Maddesi gereğince, gecikme faizi ödeme mecburiyeti söz konusu olacaktır. Vadesiz ticari mevduat hesaplarına faiz verilmediği için, hesaba ancak ödeme talebinden, diğer bir deyişle muacce!l hale geldiği tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanabileceği tabiidir. Bilirkişiliğimiz takip tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için, 3095 sayılı kanunun 2. Maddesinde “ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir” hükmünde öngörüldüğü şekilde, avans faiz oranı üzerinden faiz hesaplanması gerekecektir. Davacılar tarafından borçlu bankanın takip talebi ile temerrüde düşürüldüğü, bu tarihe kadar yazılı bir talebin veya ödeme ihtarının gönderildiğine ilişkin bir kaydın dosyada yer almadığı görülmüştür. Bu nedenle takip tarihi itibariyle talep edilebilecek bir faiz söz konusu değildir. Takip tarihinden dava tarihine kadar geçen süre içerisinde de herhangi bir tahsilat söz konusu olmadığı için ek bir alacak miktarı hesabına gerek bulunmamaktadır. Dava tarihinden sonra ödenmiş olan anapara tutarlarının infaz aşamasında dikkate alınacağı tabiidir. Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirlerine arz ederiz ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, davalının itirazlarının karşılanması amacıyla Emekli Banka Müfettişi bilirkişi ... ile Emekli Banka Müdürü Bilirkişi ...'e ek rapor alınmak üzere tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 20/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davalı banka itirazlarının değerlendirilmesi 1. Davacıların hesaplarına uygulanan blokelerin dava açılmadan önce 14.10.2020 tarihinde kaldırılmış olduğu, bu nedenle davanın konusuz kalmış olduğu, davacıların bu davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığı, Beyan edilen husus tümüyle yeni bir husus olup, daha önce dosyada bu yönde bir bilgi/beyan görülmemiştir. Bankanın davaya verdiği 16.02.2022 tarihli cevapta da blokenin bulunmadığı belirtilmiş, hangi tarihte kaldırıldığı belirtilmemiştir. Bu durumun davaya etkisi ayrıca değerlendirilecektir. 2. Bankaca alınmış olan Taahhütname ve muvafakatnamenin 20.6.2019 tarihli olup, üye işyeri sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, uygulanacak komisyon oran ve tutarları ile masraf tutarlarının imza karşılığında davacılara sunulduğu, Davalı banka vekili davaya cevap dilekçesinde davacılarla yapılan anlaşmaların ile 10 gün vadeli ve
çekilen POS tutarının %30' u oranında vadesiz TL'de kalması şartını kapsadığını belirtmektedir. Bu şartlar davacılara sunulan masraf ve komisyon listelerinde karşılığını bulamamaktadır. Fiziksel POS kullanım tarifesinde 10 gün bloke olan işlemlerde %2,01 komisyon söz konusudur, bankaca blokaj 14-37 gün uygulanmıştır. İtiraz edilen husus uygulamaya uygun düşmemektedir. Müşteriye özel bir ücretlendirme yapıldığı açık olup, standart tarifelerde görülememektedir. Alınan ek taahhütname ile düzenlenmesi düşünülmüş olmalıdır. Ancak bu taahhütname de bu husus boş bırakılmıştır. Konu Sayın Mahkemenin takdirindedir. 3. 14.10.2020 tarihinde hesaplar üzerindeki blokelerin kaldırıldığını, sözleşme gereği konulan
blokelerin dava açılmadan 7 ay önce kaldırılmış olduğunu, 7 ay boyunca hesaplarındaki parayı çekmeyen davacıların bloke gerekçesi ile bu davayı açtıklarını, davacıların hesaplarındaki paraları ne zaman çektikleri hususunun ise bankayı ilgilendirmediği, Takip tarihinin 27.01.2020 olduğu dikkate alınırsa, davacıların takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Takip var olan bir alacak için yapılmaktadır. Davalı banka yaklaşık 9 ay sonra blokeleri kaldırmış, ancak bu yönde davacılara bilgi vermemiştir. Bu durum kök raporda tespit ettiğimiz bankanın takip talebi ile temerrüde düştüğü gerçeğini etkilememekte, ancak bu temerrüdün, bankanın paraları serbest bıraktığı 14.10.2020 tarihine kadar sürüdüğünü göstermektedir. Bu durumda temerrüt faizinin takip tarihinden blokenin kaldırıldığı 14.10.2020 tarihine kadar geçen 261 gün için hesaplanması gerekecektir. Bu husus açıktır. Taraflar arasında imzalanmış üye işyeri sözleşmesinin 80. Maddesindeki “Banka, işbu sözleşme konusu hizmetlerin üye işyerine sunulması ile ilgili olarak bildirimde bulunmak kaydıyla uygulama değişikliği yapabilir, hizmetin verilmesine ara verebilir veya tamamen durdurabilir.” Hükmünün de bankaya müşteriye uygulamalarında standart dışı işlemler yaptığında bildirim yapma yükümlülüğü getirip getirmediği yönünden dikkate alınıp alınmayacağı hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir. Bildirim yükümlülüğü getirmesi söz konusu olduğunda faiz tahakkukunun dava tarihine kadar devam ettirilmesi de söz konusu olacaktır. 4. Davacıların sözleşme şartlarına uygun hareket etmeyerek müvekkil bankayı POS zararına uğrattıklarını, buna karşılık müvekkil bankanın da yasal haklarını kullanarak davacıların hesaplarına “zarar tutarı kadar bloke” koyduğunu, sözleşmeye aykırı bir işlem yapılmadığını, bu konuda yapılan bilirkişi değerlendirmesine itiraz ettiklerini, bankacılık bir düzenli kayıt sistemidir. Her işlem bir gerekçeye dayanır. Davalı banka tüm savunmalarını POS zararı olarak adlandırdıkları bir zarar iddiasına dayandırmaktadır. Tüm sistem banka tarafından yönetilirken müşterinin pasif pozisyonuyla bankaya nasıl bir zarar tevlit edebildiği anlaşılamamaktadır. Bir zarar söz konusu olduğunda banka bu zararın tahakkukunu yaparak hesaplarına aktarır. Bu tahakkuk sırasında hesaplamanın nasıl yapıldığı hususunda da bilgi verilir. Tahakkuk eden zararın sorumlularından tahsili için ya takas ve mahsup yapılır ya da yasal takip yollarına başvurulur. Davaya konu işlemlerde banka zararını tahakkuk ettirip muhasebeleştirdiğine, tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktardığına ya da müşteri hesaplarına borç kaydettiğine dair bir kayıt, hesaplama cetveli, mahsup fişi vb. evrak sunmamıştır. Bankacılık sistemi açısından bakıldığında bu şekilde bir banka alacağının varlığından dahi söz edilemez. Bankacılıkta işlemlerin objektif esaslarla yürütülmesi asıldır. Bu nedenle banka söz ettiği yasal hakkını nasıl kullandığını, bu hakkın nereden kaynaklandığını, hesaplamalarını göstermek suretiyle açıklamakla yükümlüdür. Takdiri zarar söz konusu olamaz. 5. Davacıların sözleşme gereği 10 gün vadeli ve çekilen POS tutarının yüzde otuzu kadar tutarın vadesiz TL hesabında kalması yönündeki kurala uymayarak POS bedellerini ertesi gün kullanmaya başladıklarını, Bankanın sözleşmeye aykırı hareketler nedeniyle ... Ltd. Şti işlemlerinden 10.936.- lira, ...Şti. işlemlerinden 10.020.- lira, ... firması işlemlerinden 6.668,97 lira zarar ettiğini, bu konunun eksik incelendiğini, bu itirazda iki unsur bulunmaktadır. Birincisi POS bedellerinin blokesiz kullanılmaya başlanması, ikincisi ise firmaların POS işlemlerinden zarar ettiği hususlarıdır. POS bedellerinin ne zaman kullanılmaya başlandığı kök raporumuzda, POS üzerinden yapılan işlemlerin 14-37 gün sonra müşteri hesaplarına geçirilerek kullanımlarına sunulduğu tespiti yer almaktadır. Hesaba geçen işlemlerin hesapta tekrar blokeye tabi tutulması, çift blokaj uygulanması anlamına gelecektir. Kaldı ki banka, bu müşterilerle 10 günlük bloke için anlaştığını belirtmektedir. Banka işlem bedellerini müşteri hesaplarına aktarmadan en az 14 gün süreyle aracı-geçici hesaplarda tutarak blokaj süresini doldurmakta bu süre sonunda paranın kullanılmasına izin vermektedir. Bu nedenle müşterilerin blokaj kuralına uymaması söz konusu dahi değildir. Kaldı ki, paranın yönetimi bankanın kontrolunda olduğundan bu süreyi uygulayıp uygulamamak, müşteriye değil, banka yönetimine bağlı bir olaydır. Zarar konusu ise, yukarıdaki maddede açıklanmıştır. Zararın matematiği ve muhasebesi ortaya konmadığı sürece bir zarardan söz edilmesi mümkün değildir. 6. Hesaplar üzerindeki blokeler 14.10.2020 tarihinde kaldırılmış olduğundan bu davaya dayanak icra takiplerinin de haksız ve mesnetsiz olduğu, Takip tarihi 27.01.2020 olduğundan takiplerin haksız yere açılmadığı görülmektedir. Blokenin kaldırılmış olması davacıların talep hakkını ortadan kaldıran bir husus olarak görülmeyecektir. Takdir Sayın Mahkemenindir. 7. Bilirkişi raporundaki muvafakatnamede komisyon oranı yazılı değildir şeklindeki tespite, “... Üye İşyeri Sözleşmesi ve ... Tahsil Edilecek Ücret Masraf ve Komisyon Tutarları” belgeleri karşısında itiraz ettiklerini, değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğu, Konu 2. Maddede açıklanmış olduğundan burada tekerrüre yer verilmeyecektir. 8. Gerekçe gösterilmeksizin yapılan kusur tespitine ve bu haksız tespit sonrası bankanın gecikme faizi ödeme mecburiyeti doğmuştur şeklindeki belirlemeye de itiraz ettiklerini, Raporumuzda gerekçesiz bir kusur tespiti söz konusu değildir. Bir kusurdan söz edildiğinde mutlaka gerekçesi belirtilmektedir. Gecikme faizi ödenmesi gerektiği hususu da bankanın bloke uygulamasının haklı olmadığı, bu nedenle parayı ödenmekten kaçınması, haksız yere bloke uygulamasına yer vermiş olması nedeniyledir. Takdir Sayın mahkemenindir. 9. Takip tarihinin 27.01.2020, dava tarihinin 11.05.2021 ve bankanın blokeleri kaldırma tarihinin 14.10.2020 olduğu, davacıların paralarını çektiği 27.04.2022 tarihinin de, blokeler daha önceden kaldırılmış olduğu için, hesaplamaya esas alınmasının mümkün olmadığı Bu konu da 3. Maddede açıklanmıştır. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; heyetimizce kök raporumuzda vardığımız sonuçlarda bir değişiklik yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesi ve POS cihazı kullanımı sebebiyle davacılara ait hesapta bulunan paralara davalı banka tarafından zarar oluştuğu iddiasına dayalı olarak bloke konulması sebebiyle davacılar tarafından banka hesabında bulunan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacılar ... numaralı hesabında bulunan 12.000 TL; davacı ... Ltd. Şti. ... numaralı hesabında bulunan 10.500 TL; davacı ... Ltd. Şti. hesabında bulunan 18.500 TL' ye davalı banka tarafından bloke konularak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için her bir davacı yönünden ayrı icra takibi başlatıldığını, ancak davalı bankanın POS cihazı kullanım şartları sebebiyle bloke konulan tutarların ödemeyeceğini bildirerek icra takibine itirazda bulunduğunu, banka hesaplarında bulunan paraların ödemesi gerektiğini ve blokenin haksız olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı, POS cihazı kullanımı sebebiyle banka zararının oluştuğunu, her bir davacının hesabında oluşan banka zararı gözetilerek ayrı ayrı blokeler konulduğunu, bu nedenle bloke konulan tutarların bankanın takas ve mahsup hakkı kapsamında davacılara ödenmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi, POS cihazı kullanımı, akdi ilişkinin varlığı, her bir davacı için hesaplarda tutulan paranın ve miktarı ile blokenin varlığı noktasında çekişme yoktur.
Uyuşmazlık, üye iş yeri sözleşmeleri ve POS cihazı kullanımı sebebiyle hesaplarda bulunan paraların ödenmemesi, bloke konulmasına ilişkin işlemin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Meselenin halli, üye iş yeri ve POS cihazları kullanımı noktasında bankacılık uzman bilgisi gerektirdiğinden dosya bankacılık alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, rapor alınmıştır.
Bilirkişi kurulu tarafından sunulun 03/04/2023 tarihli kök raporda belirtildiği üzere, davacılar ile davalı banka arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmelerinde komisyon oranları, bloke süresi ve hesapta tutulacak paraya ilişkin açıkça belirleme yapılmadığı, dolayısıyla sözleşmeler ile bu durum kararlaştırılmadığından blokenin haksız olduğu, nitekim bu husustaki belirsizlik sebebiyle davalı bankanın ayrıca her üç davacıdan sonraki tarihlerde ayrı ayrı taahhütnameler aldığı, banka kayıtları incelendiğinde davalı bankanın davacıların hesaplarındaki parayı 14 ila 37 gün arasında beklettiği, davalının savunmalarının aksine hesaptaki paraların ertesi gün davacılar tarafından çekilmediği, öte yandan davacıların hesabında bulunan sabit tutarlar gözetildiğinde mevcut bakiyenin / nakdi miktarın sözleşmeler uyarınca yeterli olduğu, davalı bankanın ek blokaj uygulamasına gerek olmadığı, bu nedenle davalı bankanın mevcut bloke işleminin de haksız olduğu, nitekim, davacıların hesaplarına konulan blokenin dava tarihinden sonra kaldırıldığı, esasen hangi tarihte kaldırıldığının davalı banka tarafından tam olarak açıklanamadığı, yargılama sürecinde bankaya yazılan müzekkere ile blokenin kaldırıldığının davacılar tarafından öğrenildiği, blokenin kaldırılması üzerine davacıların hesapta bulunan paraları çektikleri, icra dosyalarına tahsilat olarak bu durumu bildirdikleri, davalı bankanın POS zararı iddiasını ise somut delillerle ve usulünce ispat edilemediği, sonuç itibariyle bilirkişi raporu doğrultusunda davalı bankanın bloke işleminin haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı vekili 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ile yargılamanın bu aşamasında ilk kez hesaplardaki bloke işleminin dava tarihinden önce 14/10/2020 tarihinde kaldırıldığını ileri sürmüştür. Ayrıca, paraların hesaptan çekilmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığını iddia etmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, basit yargılama usulüne tabi eldeki davada savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesi ile başladığından, tahkikat aşamasında ileri sürülen bu husus savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında olup nazara alınması mümkün değildir. Öte yandan; davacıların hesaplarındaki paraları dava tarihinden sonra çekmiş olması davanın konusuz kalmasına sebebiyet vermez. Hesaplar üzerindeki blokenin kaldırılması ve davacıların bu paraları çekmesi dava tarihinden sonra gerçekleştiğinden; diğer söyleyişle takip tarihi itibariyle davalı banka tarafından blokenin haklılığına vurgu yapılarak icra takibine itiraz edilmesi ve davacıların itirazın hükümden düşürülmesi için işbu itirazın iptali davasını açmaya mecbur kalmaları karşısında özellikle çekilen tutar dışında icra takibinde işlemiş faiz, vekalet ücreti ve takip ile yargılama giderleri bakımından takip tarihi itibariyle değerlendirme yapılması zorunlu olup, dava konusuz kalmayacaktır. Bununla birlikte, dava tarihinden sonra hesaplardan çekilen paranın / yapılan ödemelerin olsa olsa icra müdürlüğünce infaz aşamasında resen dikkate alması gereken bir husus olup, davanın konusuz kalması söz konusu değildir. Davalı vekili 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde 14/10/2020 tarihinde blokelerin kaldırıldığı belirtmesine rağmen, çok daha öncesinde 14/06/2021 tarihli cevap dilekçesinde ise blokenin kaldırıldığından hiç bahsetmemiş, bu konuda hiçbir beyanda bulunmamış, aksine zarar tutarı kadar davacıların hesaplarına bloke konulduğunu açıkça ifade etmiş, blokenin sonradan kaldırıldığı noktasında açıklama yapmamıştır. Üye iş yeri sözleşmelerinin celbi için davalı bankaya müzekkere yazılmış, davalı banka 16/02/2022 tarihli yazı cevabında bugün tarihi itibariyle (16/02/2022) hesaplarda herhangi bir bloke kaydının olmadığını bildirmiş, ancak blokenin hangi tarihte kaldırıldığını açıkça yine beyan etmemiştir. Hasılı, müzekkere cevabında blokenin hangi tarihte kaldırıldığı banka tarafından açıklanmamıştır. Kaldı ki, blokenin kaldırıldığı noktasında hesap sahibi olan davacılara bu durum hakkında ihtar veya ihbar yapılmamıştır. Dolayısıyla, durumdan haberdar olmayan davacıların dava tarihi itibariyle haksız olduklarını ileri sürmek, davalı yönünden basiretli tacir ilkelerine aykırı olduğu gibi, TMK 2. maddesi hükmü uyarınca dürüstlük kuralına aykırı davranış niteliğindedir. Mahkememizce davalı bankanın 16/02/2022 tarihli yazı cevabına karşı beyanda bulunmak üzere 27/04/2022 tarihli celsede davacılar vekiline süre verilmiş, davacılar vekili banka yazı cevabı ile blokenin kaldırıldığının öğrenildiği, akabinde hesaplarda tutulan paranın 27/04/2022 tarihinde ancak çekilebildiğini, ayrıca çekilen tutarların icra dosyalarına tahsil olarak bildirildiğini beyan etmiştir.
Şu halde, davalı bankanın haksız bloke işlem ve uygulamaları sebebiyle eldeki davada yargılama giderlerinden ve sorumluluktan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Bankacı bilirkişi kurulu tarafından sunulun 03/04/2023 tarihli kök ve davalı tarafından itirazlar üzerine alınan 20/11/2023 tarihli ek rapor; ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, bilimsel yönden isabetli tespit ve değerlendirmelere sahip olduğundan, içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında; davalı banka tarafından uygulanan bloke işleminin haksız olduğu, davacıların hesaplarındaki asıl alacak tutarı kadar icra takip tarihi itibariyle haklı oldukları ve takibin devamını talep edebilecekleri, blokenin kaldırılma işleminin banka tarafından davacılara ihbar veya ihtar edilmediği, yargılama sürecinde banka müzekkere cevapları ile durumun davacılar tarafından öğrenildiği, davacıların dava tarihinden sonra hesaptaki paraları çekerek alacaklarına kavuşabildikleri, nitekim bu durumu tahsil olarak icra dosyasına da bildirdikleri, neticede davacıların icra takip tarihi itibariyle hesaplarındaki asıl alacak tutarı kadar haklı oldukları, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların / davalı banka ödemesinin infaz aşamasında icra müdürlüğünce resen gözetilmesi gerektiği, işlemiş faiz yönünden davalı bankanın takip tarihinden önce temerrüte düşürülmediği, bu hususta davacılar tarafından takip öncesi temerrütün varlığını ortaya koyan ve ispatlayan belge ve delil ibraz edilmediğinden icra takiplerindeki işlemiş faizler bakımından talebin reddine karar verildiği, son olarak her bir davacı bakımından alacağın likit ve muayyen olduğu, İİK 67/2. Maddesindeki yasal koşulların bulunduğu anlaşılmakla davalı aleyhinde icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
I. DAVACI ... YÖNÜNDEN:
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 12.000,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının icra takibindeki fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacağın (12.000,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Dava tarihinden sonra hesaplardaki blokenin kaldırılması ve davacı tarafından 27/04/2022 tarihinde 12.000,00 TL Asıl Alacak tutarının hesaptan çekilerek tahsil edilmesi karşısında, dava tarihinden sonra yapılan bu ödemenin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında resen nazara ALINMASINA,
4-Davacı ... yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (12.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (336,08 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 336,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 1.284,03 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 35,97 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
II. DAVACI ... LTD. ŞTİ. YÖNÜNDEN:
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 10.500,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının icra takibindeki fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacağın (10.500,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Dava tarihinden sonra hesaplardaki blokenin kaldırılması ve davacı tarafından 27/04/2022 tarihinde 10.500,00 TL Asıl Alacak tutarının hesaptan çekilerek tahsil edilmesi karşısında, dava tarihinden sonra yapılan bu ödemenin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında resen nazara ALINMASINA,
4-Davacı .... Ltd. Şti. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (10.500,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 10.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (294,07 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 294,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 1.284,03 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 35,97 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
III. DAVACI ... LTD. ŞTİ. YÖNÜNDEN:
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 18.500,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının icra takibindeki fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacağın (18.500,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Dava tarihinden sonra hesaplardaki blokenin kaldırılması ve davacı tarafından 29/04/2022 tarihinde 18.510,63 TL Alacak tutarının hesaptan çekilerek tahsil edilmesi karşısında, dava tarihinden sonra yapılan bu ödemenin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında resen nazara ALINMASINA,
4-Davacı ...Ltd. Şti. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (18.500,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (518,13 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 518,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 1.284,03 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 35,97 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
IV.HARÇ
Kabul edilen dava değeri (41.000,00 TL) üzerinden alınması gereken 2.800,71 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 509,05 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.291,66 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
V.YARGILAMA GİDERİ
1-Davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 509,05 TL peşin harç, 310,05 TL posta ve tebligat masrafı ile 2.850,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.669,10 TL yargılama giderinden dava kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.569,13 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
2-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücretinden yargılama masrafının dava kabul ve ret oranına göre hesaplanan 54,48 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
VI-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili taraflara veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacılar ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/01/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır