T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/307
KARAR NO : 2024/402
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2-4 Haziran 2021 tarihleri arasında düzenlenen ...'na katılım sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyle ödemeyi taahhüt ettiği katılım bedelini bugüne kadar ödemediğini, bunun üzerine alacaklarının tahsili amacıyla ... 25. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının itirazının iptaline, haksız itiraz nedeniyle müvekkili lehine %20'dan aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında özetle; Davacının icra takibini yetkisiz icra müdürlüğünden başlattığını, bunu takiben davayı da yetkisiz mahkemede açtığını, davada yetkili mahkemenin, borçlunun yerleşim yeri "..." olması nedeniyle... Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen hususların ise gerçeği yansıtmadığı, sözleşmede belirlenen tutarın ödendiğini, icra takibinin kötü niyetle başlatıldığını belirterek davanın reddine, haksız takip başlatan davacının İİK hükümleri uyarınca %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 04/03/2022 tarihinde, davalı aleyhine, 27.05.2021 tarihli sözleşmeye dayanarak, 24.731,04.-TL asıl alacak, 1.652,58.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.383,62.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 18/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14/09/2022 tarihinde ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğunu, takibin varlığını 14.09.2022 tarihinde öğrendiklerini, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 03/05/2023 tarihinde 26.383,62.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Ödeme emri davalı borçluya 18/03/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu davalı 14/09/2022 tarihinde 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra borca itiraz etmiştir. İtirazında tebligatın usulsüz olduğunu, icra takibini 14.09.2022 tarihinde öğrendiklerini ileri sürmüştür.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Tüzel Kişilere Ve Ticari İşletmelere Tebligat" başlıklı 20.maddesi gereğince;
"(1) Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır.
(2) Bakanlıkların ve bunların teşkilatının, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile il özel idarelerinin, belediyelerin, köylerin ve özel kanunlarına dayanılarak kurulmuş bulunan teşekküllerle, şirketlerin, derneklerin ve vakıfların yetkili temsilcileri, bağlı bulundukları kanunlara ve statülerine göre tayin edilir.
(3) Gerçek ve tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğ geçerlidir."
Aynı yönetmeliğin "Tüzel Kişilerin Memur Ve Müstahdemlerine Tebligat" başlıklı 21.maddesi gereğince;
"(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.
(3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır."
Davalı şirket temsilcisinin ... olduğu ve 20.07.2020 tarihinden itibaren şirketi 3 yıllığına münferiden temsile yetkili olduğu, sunulan vekaletnamenin incelenmesinden anlaşılmıştır.
Davalı şirkete gönderilen ödeme emri "...tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması, dışarıda olması sebebiyle daimi işçisi/memuru ... imzasına tebliğ edilmiştir.." şerhi ile tebliğ edilmiştir.
Şirket temsilcisi tebliğ saatinde işyerinde bulunmadığından, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır. Ancak tebligatta böyle bir şerh verilmediği, tebliğ yapılan kişinin tebligatları almak için görevlendirilmiş biri olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu, davalı borçlunun beyanına itibar edilerek, borca itirazın yasal hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ve hizmetin verilmiş olduğu tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalı taraf ödeme savunması getirdiğinden sözleşme bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Yetki İtirazı Yönünden;
Yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafın davaya süresi içesinde cevap dilekçesi verdiği kabul edildiğinden yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir.
Davalı taraf, icra müdürlüğündeki takip dosyasına süresi içerisinde verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiştir. Ancak mahkememize verdiği cevap dilekçesinde hem icra dairesinin yetkisiz olduğunu, hem de mahkememizin davaya bakmaya yetkili olmadığını ileri sürerek yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Davalı tarafın icra müdürlüğündeki takip dosyasına süresi içerisinde verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmediğinden bu itiraz yerinde görülmemiştir. Mahkememizin yetkisi açısından ise; Taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen sözleşmesinin 6.12.maddesinde yetki anlaşması yapılmış olduğundan ve İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığından, HMK.nun 17.Maddesi ile 7.maddesi gereğince bu itirazı da yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden;
Davalının ödeme savunmasının incelenmesi bakımından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde SMM bilirkişi aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
14.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2021-2022 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle e-defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının defter ve kayıtlarında, dışarıya verilen mal ve hizmetlerin kaydedildiği 120 Alıcılar hesabının alt hesabından ... kodlu ... A.Ş.'nin ünvanına cari hesap açıldığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davacının defter ve kayıtlarında davalı adına açılan hesabın incelendiği, hesap hareketlerinde 2021 yılında davacının davalı adına 07.06.2021 tarihli ... n.olu 24.731,04 TL (KDV dahil) tutarında fatura düzenlediği iş bu faturanın ödenmediği tespit edilmiştir.
Dosyaya müzekkere yolu ile istenen davalı Ba Formunun incelendiği,2021 yılı BA formunda davacı adına beyan edilen fatura olmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Dava konusu fatura davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmediği anlaşılmıştır.
Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan ... tarihli ... n.olu 24.731,04 TL (KDV dahil) tutarında fatura nedeniyle alacağı bulunduğu, borcun ödenmediği, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 24.731,04.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek, borcun ödendiğini ileri sürmüş ve ek rapor alınmasını istemiş ise de, itiraz dilekçesi ekinde hiç bir belge sunmamıştır. Yapılan itiraz soyuttur ve somutlaştırılmamıştır. Defterlerinin incelenmediğini de ileri sürmüş ise de yukarıda açıklandığı üzere defterler bilirkişi incelemesine ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin itirazları yerinde görülmemiş, 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek rapor almaya gerek duyulmamıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 25. İcra Müdürlügünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 24.731,04.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (24.731,04.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 4.946,20.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin (işlemiş faiz) talebin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.689,38-TL olup, peşin alınan 318,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.370,73-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 100,00-TL, bilirkişi ücreti 3.000,00-TL toplamı 3.100,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 2.905,82-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 498,55-TL'nin toplamı 3.404,37-TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 17.900,00-TL maktu vekâlet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 1.652,58-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 2.924,57-TL'sinin davalıdan, 195,43-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2024
KATİP
HAKİM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!