T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/283
KARAR NO : 2024/67
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 20/04/2023
KARAR TARİHİ : 29/01/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta Kurum çalışanları tarafından, 19.04.2015 tarihinde yapılan kontrolde "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma imzalanmadan elektrik kullanımı" tespit edilmesi üzerine zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı kaçak usulsüz elektirik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden tüketicinin kullandığı kaçak tüketimin, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği hesap edilerek fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 1.683,89 TL'nin tahsili amacıyla ... 14. İcra Dairesi .. E. sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, kaçak elektrik tespit tutanaklarının Hukuk Genel Kurulunun ve müstakar Yargıtay içtihatları gereği aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu (Emsal; Yargıtay HGK.nun 16.03.2016 tarih ve 2014/894 E. 2016/323 K. İle Yargıtay 3.HD.nin 11.02.2021 tarih ve 2021/434 E. 2021/1298 K.) arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Kurum çalışanları tarafından 19.04.2015 tarihinde yapılan kontrolde "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma imzalamadan elektrik kullanım " tespit edilmesinin doğru olmadığını, şöyle ki ... nolu abonenin babası ...'e ait olduğunu, elektrik kullanımının kaçak ve usulsüz olmadığını, tamamen aboneli kullanım olduğunu, İzzettin Mahallesi sınırları içinde babası ...'e ait 3 (üç) adet abone bulunmakta iken üçünü de üzerime devraldığını, dilekçe ekinde sunulan "Abonesiz Kaçak Kullanım" beyan edilen faturadan da görüleceği üzere ilk okuma endeksi tarihinin 25.12.2012 ve son okuma endeksi tarihinin 20.04.2015 olduğunun görüldüğünü, yine sunduğu 31.08.2015 son ödeme tarihli faturadan da görüleceği üzere abonenin babası ... olduğunu, babasının 2010 yılında vefat ettiğini, mirasçısı olarak faturaları kendisinin ödediğini, yani kullanılan elektriğin kaçak olmadığını, gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu, yüksek tüketim bedeli olan fiatdan fatura düzenlenmesinin adaletsiz olduğunu, hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanılmadığını, hesaplama hatası bulunduğunu, ilk okuma ile son okuma arasında 1 aylık değil, faturada görüleceği üzerine 25.12.2012 ile 20.04.2015 tarihleri arasında 26 gün, 3 ay, 2 yıl bir tüketim zamanı bulunduğunu, bu tarihler arasında hiçbir uyarı bildirimi gelmediğini, 19.04.2015 tarihinde hazırlanan tespit tutanağının asılsız olduğunu, abonenin olduğu adreste hazırlanmadığını, masa başında hazırlandığını, isminin, adresin eksik yazıldığını, doğum tarihinin 01.03.1966 yerine yanlış olarak 28.02.1966 yazıldığını, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 6502 sayılı Kanun kapsamında olduğundan davanın 'haksız fiil' hükümlerine göre değil usulsüz tahakkuk düzenlenen faturadan dolayı Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, ikametgah adresinin ... İlçesi sınırları içi olduğundan ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müdürü olduğu ...Tic. Ltd. Şti.'ne ait belgede ... Mahallesi'nde şube olduğu söylense de hiçbir zaman faaliyette bulunmadıklarını, dava konusu abonenin olduğu yer ile açılmak istenen şubenin olduğu yer arasında iki tarla bulunduğunu, açılmak istenen şubenin bulunduğu yerdeki meskene ait abone numarasının ... olduğunu, kaçak tespit tutanağının mevzuata uygun olarak düzenlenmediğini, tüketilen enerjinin sayaçta kaydedilmediğini, tanıkla da bu durumun ispatlanacağını, ayrıca tahakkuk edilen fatura için 28.04.2015 tarihli 402,70 TL ve 29.05.2015 tarihli 495,26 TL olmak üzere toplam 897,96 TL 'liık 2 (iki) ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; kaçak/usulsüz elektirik kullanıldığı iddiasına (haksız fiil) dayanak tutanağa istinaden tarh ve tahakkuk ettirilen elektirik bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Huzurdaki dava; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Gelir İdaresi başkanlığı ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...tarihli cevabi yazılarında "... dosyası ve Bilgisayar kayıtlarının tetkikinde dairemiz ... (TC,NO...) Vergi Kimlik Numarasında kira gelirinden dolayı GMSİ mükellefi ... 01/01/2011- 28/02/2013 tarihleri arasında ... Vergi Dairesi ve 01/03/2013 tarihinden itibarende dairemiz mükellefi olduğu herhangi bir defter tutma zorunluğu bulunmamaktadır." denilmiştir. vergi mükellefi olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davalının GSMİ vergi mükellefi olduğu, defter tutma zorunluluğu olmadığı, davacının tacir olduğuna dair hiç bir delil bulunmadığı, zaten davalının da cevap dilekçesinde görev itirazında bulunarak, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu söylediği, kaçak elektirik tutanaklarındaki "ticarethane" belirlemesinin tamamen tutanağı düzenleyenlerin görüşü olduğu, bir anlam ve kesin delil teşkil etmediği, davalının tüketici olduğu anlaşılmaktadır. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edildiğinden görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.29/01/2024
KATİP
HAKİM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!