T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/277 Esas
KARAR NO : 2024/77
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 30/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,-
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin çatı izolasyonu, dış cephe izolasyonu, ısı yalıtımı, giydirme cephe kaplama işleri, çelik konstrüksiyon vb. imalat, ithalat, satış, tamir ve tadilat işlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili davacı şirketle yaptığı sözleşme uyarınca, davalı şirkete ait ...'de ki ... Hastanesi'nde olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen 16/11/2022 tarihli ... seri numaralı fatura, borçlunun işin başında 20.000,00-49.030.03 TL borçlu durumda olduğunu, davacı çeşitli tarihlerde borcun ödenmesi için borçlu ile görüşmelerde bulunduğunu, anacak bir sonuca ulaşamadığını, borçlunun kötü niyetle alacağın sürüncemede bırakılması amacıyla borca, faize ve tüm ferilere itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durmuş olduğunu. Müvekkili taraflar arasındaki ticari ilişki ve davacının sunduğu hizmete dayalı olarak davalı şirketten alacağı olduğunu, davalı borcu tamamen inkar etmekte ve takip dayanağı olan fatura nedeniyle müvekkilin 49.030,03 TL borcu olduğunu kabul etmediğini, tarafların ticari defterleri, fatura, BA/BS formları başta olmak üzere tüm delillerin incelenmesiyle bu hususun ispatlanacağını, fatura içeriğine itiraz etmediği gibi, faturayı ticari defterlerine de işlemiş olduğunu, davalı tarafça fatura bedeli ödenmediğini, kötüniyetli olarak takibe itiraz da ettiğini, davalı tarafın borcun varlığını tamamen inkar etmekte olduğunu, bu iddianın asılsız olduğunu, takip dayanağı fatura nedeniyle müvekkilinin yukarıda bahsedilen toplam 10.030,03 TL borcu bulunmakta olduğunu, tarafların ticari defterleri, fatura, BA/BS formları başta olmak üzere tüm Vergi Dairesi kayıtları vs. Deliller incelendiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişki ve alacak ilişkisinin ortaya çıkacağını, müvekkili şirket yetkilileri, davalının müvekkiliye yaptığı işin bedelini kendi sigorta şirketi olan Anadolu Sigorta'dan tahsil ettiğini, ancak bu bedeli müvekkile ödemediğini, davalının mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğu duyumunu aldığını, böyle bir durumda davacının ciddi zarara uğrayacağını, bu sebeple davalının mal varlığının tespiti ile üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini beyan ederek müvekkili şirketin davacı şirketten alacağının tespiti, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali, takibin devamı, kötü niyetli itiraz nedeniyle takip durmuş olduğunu, takip toplamının %20'sindan az olmamak üzere hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsil olmamak üzere hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsil edilerek davacıya ödenmesini, alacağın TTK'nun 1530. Maddesi uyarınca işletilecek temerrüt faizi ile tahsiline, davalının açıkça kötü niyetli olduğunu ve sigorta şirketinden tahsil ettiği bedeli müvekkiliye ödemediği, mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğu duyumunu aldığı için davalının mal varlığının tespiti ile üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dosyasında mübrez olan 16/11/2022 tarihli ... seri nolu fatura davacı şirkete 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak 49.030,03 TL bakiye borcun kaldığını, iş bu fatura alacağı iddiasını konu edinmekte olduğunu, davacı taraf iddia konusu bu faturalar üzerinden müvekkili şirkete karşı ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosya ile icra takibinde bulunduğunu, takibin durmuş ve huzurdaki dava itirazının iptali olarak ikame edilmiş olduğunu, taraflar arasında hiçbir zaman yazılı bir sözleşme akdedilmediğini, iddia konusu faturalar üzerinden ispat yükünün gerçekleştirilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın ayrıca taraflar arasındaki sözleşmeli ilişkiyi ve faturada yer alan hizmetlerin gerçekleştirildiğini ispatlaması gerekmekte olduğunu, davacı taraf müvekkili şirkete 49.030,03 TL faturanın tebliğ edildiğini, iş bu faturanın müvekkili şirket ticari defterlerine işlendiğini, borcun tamamen inkar edilmesinin asılsız iddialar olduğunu ve iş bu faturadan kaynaklı olarak müvekkili şirketin borçlu olduğu iddiasının olduğunu, taraflar arasındaki herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, mevcudiyet malın teslim edildiğinin ya da hizmetin ifa edildiğinin anlamına gelmeyeceğini, bu anlamda fatura alacağa dair kesin bir karine olmadığını, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin ve faturalarda yer alan malların teslim edildiğinin ispatlanması gerekmekte olduğunu, davanın tümden reddine, davacının kötü niyetli olduğu açık olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde kötü niyetli tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
Taraflar arasında düzenlenen 2022 ve 2023 yıllarına ait BA/BS formları,
Murat Kutanoğlu tarafından hazırlanan 22/12/2023 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celbedilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 49.030,03-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "kırık cam değişimine istinaden kesilen fatura" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 10/01/2023 tarihli itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 18/04/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kural olarak takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı değildir. Bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmaz ve bu belgeye itiraz edilmemesi de bir sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/09/2018 Tarih 2017/19-915; 1338). Bir sözleşmeye dayanarak açılan davada fatura düzenleyen kimsenin sözleşmenin varlığını kanıtlaması gerekir. Akdi ilişki davalı tarafından inkar edildiğine göre, davalı akdin varlığını 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca yöntemine uygun kanıtlamalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28/02/1997 Tarih 96-4290/2016, ... Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi 2021/1077 Esas 2021/1040 Karar). Zira fatura sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir (... Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi 2020/409 Esas 2021/219 Karar).
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacı ve davalı şirketlere ait ticari defterlerin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği ve taraflar lehine delil niteliği bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle tanzim edilen 69.030,03-TL'lik fatura bulunduğu, faturanın her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından fatura öncesinde 20.000,00-TL'lik ön ödeme yapıldığı, tarafların defterlerinin birbiriyle tam uyum içinde olduğu, BA/BS formlarının da fatura ile uyum içerisinde olduğu, tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 49.030,03-TL alacaklı olduğu, fatura içeriği mal ve/veya hizmetin ayıplı olduğuna dair iddia bulunmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği ve icra takibinde işlemiş faiz talebinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, tanzim edilen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, tarafların ticari defterlerinin 49.030,03-TL borcu doğruladığı, kayıtların taraflar lehine delil teşkil ettiği, davalının borcu ödediğine dair ispata yarar delil sunmadığı, öyleyse davacının dava konusu bedele hak kazandığı anlaşılmış olup, yürütülen takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 49.030,03-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2.maddesine göre takip tarihinden itibaren kısa vadeli avans kredilerine uygulanan faiz uygulanmasına,
3-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (49.030,03-TL) üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.806,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (49.030,03-TL) alınması gereken 3.349,24-TL harçtan peşin alınan 592,17-TL'nin mahsubu ile eksik olan 2.757,07-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 592,17-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 2.829,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2024
Katip
Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!