WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2023/173
KARAR NO : 2024/72

DAVA : MENFİ TESPİT (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/03/2023
KARAR TARİHİ : 29/01/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhinde ... 26. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, takibe konu (üç adet) senette bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilin imzası ile senette bulunan imzalar arasında benzerlik bulunmadığını belirterek, hak kaybı oluşmaması adına İİK md. 73 gereğince paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda da müvekkilinin ... 26. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takip nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Davalı vekili 10.07.2023 tarihli beyan dilekçesinde; Davacı ...'ın, müvekkilinin daha önce ticari ilişkilerde bulunduğu ...'ın eski eşi olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasındaki ifade tutanaklarından da görüleceği üzere; ..., eski eşi davacı ... adına işletmeler açtığını, davacının kendisine verdiği genel vekaletname ile çek, senet ve benzeri birçok evrakın altına imza attığını belirttiklerini, yine ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifade de, icra takibine konu olan 30.06.2013 vadeli 6000 TL, 30.07.2013 vadeli 5000 TL ve 30.08.2013 vadeli 5000 TL senetlerin ...Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından ciro edilerek 2012 yılında tarafına verildiğini belirttiğini, müvekkilinin tamamen ticari ilişkilerine ve alışverişlerine dayalı olarak gerçekleştirmiş olduğu işlemler söz konusu olup, bahse konu senetlerin altındaki imzanın gerçek olup olmadığını bilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin daha önce birçok kez ticari ilişkilerde bulunduğu ..., ... ve ... adına düzenlenen ve ... tarafından da ciro edilen senetleri önceki ticari ilişkilere dayanarak ve güvenerek teslim alıp ciro ettiğini, davacı tarafından ...'a verilen bir genel vekaletname söz konusu olup, ...'ında işbu vekaletname kapsamında ticari faaliyetlerini yürüttüğünü (Emsal; Yargıtay HGK 2014/19-806 Esas ve 2016/298 Kararı), müvekkilinin bu hususu bilmesi mümkün olmadığı gibi ... ve ... arasındaki çekişme yüzünden mağdur edilmesinin de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; icra takibine konu çekteki imzanın sahte olduğu iddiasına dayalı olarak, borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır.
2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
Davalının ... 26. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 07/05/2014 tarihinde, davacı aleyhine, 06.01.2013 tarihli, 5.000,00.-TL, 5.000,00.-TL ve 6.000,00.-TL bedelli üç adet bonoya dayanarak, 19.917,09.-TL toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 28/05/20014 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 08/03/2023 tarihinde huzurdaki Menfi Tespit davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Davalı vekilinin verdiği beyan dilekçesinde de iddiaların reddedildiği görülmektedir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının dava ve icra takibine konu senetlerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Mahkememizce alınan 08.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre "...Borçlusu "...-...", alacaklısı "... LTD. ŞTİ" olan; 06.01.2013 düzenleme, 30.06.2013 (okunur) ödeme tarihli, "6.000-AltıbinTL", 06.01.2013 düzenleme, 30.07.2013 ödeme tarihli, "5.000-BeşbinTL" ve 06.01.2013 düzenleme, 30.08.2013 ödeme tarihli, "5.000-BeşbinTL" tutarlı toplam 3 adet senette "...-...", adına atılmış imzalar ile ...’a ait mevcut mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu borçlu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’ın eli ürünü olmadığı ..." yönünde görüş bildirilmiştir.
Esasen imza örnekleri ile senetteki imzalar da çıplak gözle karşılaştırıldığında imzaların davacıya ait olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle başka bir rapora ihtiyaç ve gerek duyulmamıştır. Zira, 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği yeni bir rapor almanın dava ve usul ekonomisine aykırı olacağı düşünülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; dava ve icra takibine konu senetteki imzaların davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının ... 26. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile icra takibine konulan 06.01.2013 tarihli, 6.000,00.-TL bedelli, 30.06.2013 vadeli, 06.01.2013 tarihli, 5.000,00.-TL bedelli, 31.07.2013 vadeli, 06.01.2013 tarihli, 5.000,00.-TL bedelli, 30.08.2013 vadeli üç adet bono nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi nedeniyle kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.223,92-TL olup, peşin alınan 305,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 917,94‬-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİYLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 215,5‬0-TL yargılama gideri ile 179,90-TL başvuru harcı, 305,98-TL peşin harç toplamı 701,38-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.29/01/2024

KATİP

HAKİM

TASHİH ŞERHİ

Gerekçeli kararın yazımı sırasında hüküm kısmında bazı maddi hataların olduğu fark edilmekle hüküm re'sen ele alındı;
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
Her ne kadar gerekçeli kararın hüküm kısmında;
''Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı."
Şeklinde hüküm kurulmuş ise de dava değerinin kesinlik sınırının altında olduğu, maddi hata yapıldığı anlaşılmakla hüküm kısmından;
''Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı." kısmının
"Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341/2 hükmü gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı." şeklinde hükmün TASHİHİNE karar verildi.30/01/2024

KATİP

HAKİM