T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/143 Esas
KARAR NO : 2024/221
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/02/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/07/2020 tarihinde ... adresinde davalı şirketler tarafından yapılan çalışma sırasında davacı tesislerine hasar verildiğini, müvekkili şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanıları malzeme ve işçilik gibi bedeller için takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 3.432,11 TL.'nin tahsili amacıyla ödeme emri gönderildiğini, müvekkili şirketin uğradığı zararlar bakımından, zarar kalemlerinden şimdilik sadece 190,37 TL malzeme bedeli ve 502,19 TL montaj bedeli ile bu bedellerin %18 oranında KDV'si toplamı olan 817,22 TL'ye hasar tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş yasal faiz tutarı olan 30,23 TL'nin eklenmesi ile ulaşılacak 847,45 TL üzerinden, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, itirazın kısmen iptaline ve 847,45 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesini, müvekkilinin uğradığı hasar kalemlerinin toplamı içerisinde yer alan 503,66 TL araç ve personel bedeli, 716,87 TL dağıtılamayan enerji bedeli, 530,92 TL eşik kesinti süresi aşım bedeli, 360,82 TL etüd koordinasyon bedeli için de bilirkişi incelemesi ile tespitinden sonra dava değeri arttırma hakkını saklı tuttuklarını açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların ... 31. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 817,22 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa hasar tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş 30,23 TL gecikmiş gün faizi toplamı olan 847,45-TL üzerinden devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının alacak iddialarını müvekkili şirkete yöneltemeyeceğini, müvekkili şirketin davacıyı zarara uğratan bir eylemi ve işlemi bulunmadığını, davacının davasını hem kusur hem de zarar yönünden ispatla mükellef olduğunu, dosyada yer alan belge ve bilgilerin bu hususları ispatlayacak yeterlilikte olmadığını, davacının her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürdüğünü, davacıdan müvekkillerine oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmadığını, bu hasar ile ilgili olarak gerek müvekkili şirket yönetiminden gerekse de şantiye sahasından yaptıkları araştırmadan, iddia konusu hasardan haberdar olan birine rastlanmadığını, davacının dava dışı bir şirket eliyle hasarın giderimini sağladığını ifade ettiğini, davacının hasarın ederinden çok daha fazla bir bedelle tazmin yoluna gittiğini, kamu ve tekel gücüne dayanarak müvekkili şirketlerin zararını arttırdığını, bu eylem ve işleminde kötüniyetli olduğunu, davacının zarar gördüğü ve ardından ise zararın giderimi için yapılan masrafı ispat etmesi gerektiğini, davacının delillerinin hasar keşif formu, işletme zarar tablosu, günlük şantiye defteri gibi delillerin tamamının tek taraflı ve her zaman düzenlenebilen belgeler olduğundan delil olma vasfında olmadığını, bu delilleri kabul etmediklerini, davaya konu kazı alanındaki işin “..." işi olduğunu, işin sahibinin ... olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan hasar tutanağında görebileceği üzere taraflarına herhangi bir tebliğ yapılmadığını, taraflarının bilgilendirilmesinin de söz konusu olmadığını, hasar tutarı ve kusurun olabildiğince müvekkili şirketlere yüklenmesi açısından tek taraflı olarak hareket edildiğini, müvekkili şirketler olan “... Tic. A.Ş., ... A.Ş. İş Ortaklığı” uhdesinde “...” ve “...” işi kapsamında ... uhdesinde içmesuyu ve atıksu hatlarının bakım, onarım ve işletilmesine yönelik saha çalışmaları gerçekleştirildiğini, devam eden bakım-onarım işleri kapsamında kamu hizmeti yürütmekte olan ... tarafından abonelerin arıza şikayetlerine istinaden oluşturulan iş emirlerine istinaden kazı çalışmaları yapıldığını, çalışmaların 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile de kanun altına alındığını, bu çalışmaların aksatılması, toplum sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlara sebebiyet verebileceğini, bu nedenle kazı çalışmalarının ötelenmesi ve/veya ertelenmesinin söz konusu olmadığını, yapılan rutin ve/veya planlı bakım onarım kazı çalışmalarının çoğunda diğer alt yapı kuruluşlarına ait, alt yapı tesislerine rastlanıldığını, alt yapı tesislerinin şartnamesine uygun döşetilmediği birçok durumda alt yapı tesislerine kazı çalışması sırasında kazı ekiplerince hasar verildiği ve sonrasında ilgili alt yapı kuruluşunca bu hasarların tutanak haline getirenler oluşan hasar ve ceza bedelinin ödenmesine yönelik firmaya karşı hukuki süreç başlattıklarını, alt yapı konusunda gayri nizami ve gayri fenni altyapı sistemine sahip olan... A.Ş.'nin hatlarının kazı çalışmalarının çoğunda hasara uğradığını, bu hasarlanmaların büyük çoğunluğunun alt yapı hatlarının fen ve sanat kaidelerine, teknik şartnamelere uygun olarak döşenmemesi, gerekli ikaz ve uyarı önlemlerinin alınmamasından kaynaklandığını, elektrik mecralarının ve hatlarının döşenmesine ve işletilmesine yönelik şartname hükümleri açık olmasına rağmen, davalara konu hasarların Ek’lerindeki fotoğraflardan da görüleceği üzere, elektrik kabloları; gelişi güzel şekilde, hiçbir güzergah gözetilmeksizin, elektrik kablolarına ilişkin uygun dolgu uygulaması yapılmaksızın, her hangi bir uyarı ve ikaz önlemi alınmaksızın alelade bir şekilde toprak zemin içerisine döşendiğini ve işletmelerinin bu uygunsuz koşullarda yapıldığını, ilgili tüzel kişilik olan... A.Ş. alt yapısının iyileştirilmesi ve fen sanat kaidelerine uygun hale getirilmesi konusunda gerekli alt yapı yatırımlarını yapmakla yükümlü olduğunu, fenni olmayan elektrik iletim altyapısı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gereği ötelenmesi ve/veya ertelenmesi söz konusu olamayan içmesuyu ve kanalizasyon çalışmalarını sekteye uğradığını, bu çalışmalar esnasında can ve mal güvenliğini tehlikeye sokulduğunu, şehir cadde ve sokakları günümüzde, gelişen teknoloji ile daha karmaşık ve çeşitliliği artmış altyapı tesisatlarına sahip olduklarını, su, doğalgaz, kanalizasyon, yağmursuyu, elektrik, telekomünikasyon vb. birçok alt yapı ile kazı çalışmaları esnasında karşılaştıklarını, alt yapının çeşitliliğinin artmış olması alt yapıya sahip kamu kurum kuruluşları ile tüzel kişiliklerin alt yapılarını fen sanat kaidelerine uygun hale getirmesi yönündeki gerekliliği arttırdığını, oluşan kazı ve altyapı hasarı istatistiğinde elektrik altyapısı hasarının en başta geldiğini, bu da altyapının gayri fenni bir şekilde döşenmiş ve işletilmekte olmasından kaynaklandığını, müvekkillerinin teknik ekibi tarafından hazırlanan rapor ile ortaya çıkan hususlar çerçevesinde; zarar gören .... elektrik kablolarının yerinin müvekkili tarafından tespiti mümkün olmadığını, müvekkillerinin ... ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında kazı işlemi yapacağı mahal ile ilgili kurum ve kuruluşlardan ruhsat talep ettiğini, ruhsat talebinde bulunduğu kurumlardan birinin de davacı ... olduğunu, ... tarafından müvekkillerine kazı yapılacak alanda elektrik kabloları olduğunu gösteren bir haritanın belirtilmediğini ve kazıya onay verildiğini, örneğin ... tarafından her ruhsat talebinde bu talebe karşılık boru hattı haritası verildiğini, ... tarafından harita verilmediği sürece ise müvekkillerinin burada elektrik kablosu bulunduğu bilmesi mümkün olmadığını, ...'ın ... Şirketi (...) Genel Müdürlüğünce hazırlanan Elektrik Dağıtım Şebekeleri Kabloları Montaj (Uygulama) Usul Ve Esaslarını içeren şartnameye uygun kablo döşemesini yapmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan hasara ait fotoğraflarda bile davacı ...’ın elektrik kablolarını şartnameye uygun döşemediğini, kazı yapanlar için uyarıcı bir işaret olarak şartnamede yer alan “önce kırmızı şeritin görülmesi, o görülmezse ardından kabloyu saran dolgu tuğla ile kaplanmadığı, çoğu yerde asfaltın hemen altında kabloların geçtiğinin görüldüğünü, bu hususların şartnamede yer aldığını, asfaltı kesip altında işlem yapacak olan müvekkillerinin iş makinası daha kazıya başlamadan elektrik kablosu ile karşılaştığını, davacı ...’ın gerek huzurdaki davasında gerekse müvekkile karşı açtığı diğer davalarda, kazı yapan müvekkillerinin hiçbir çalışanının hasar sırasında orada bulunmuyor olması ve tutulan tutanakta isimlerinin yer almaması olduğunu, tüm bu nedenlerle, husumet yokluğundan davanın davanın reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının alacak iddiası hakkında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, en nihayetinde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama ve vekalet ücretlinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, hasar tespit tutanakları, hasar hesaplama tutanakları, hasara ilişkin resimler, rücu yazısı, ... Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü altyapı kazı ruhsatı dosyası celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Elektrik Mühendisi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dosya kapsamına sunulan fotoğraf, hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabittir. Davalılarca çalışma yapılan atık su hat derinliği davacının yer altı kablo güzergâhından daha derin kodludur. Davacı ...' a ait alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde tesis edildiği anlaşılmış olup davalı tarafça bu durumun aksini ispat eden bir tespit bulunmamakta, tutanak kayıtlarına da herhangi bir şerh düşülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı şirkete müterafik kusur bakımından yeterli delil bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Kopartılan kablo için kullanılan kablo ve EK mufları teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerdir. Hasar için talep edilen yukarıda çizelgeler halinde detayı verilen malzeme bedelleri kadri maruf değerlerdir. Hasar tutarı belirlenirken ... Birim Fiyatları dikkate alınmıştır. Yine yukarıda ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirme kapsamında, davacı tarafça 190,37 TL (malzeme) + KDV = 224,64 TL bedel talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Davacı ... tarafından arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemediği kanaatine varılmıştır. Nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda detayı verilen emsal ilam gereği işçilik - montaj - araç - personel giderlerinin. davacı kurumca talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. ... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün bila tarihli yazı içeriğinde, hasar mahalli için hasar günü gerçek ve tüzel kişilere Alt Yapı Ruhsat izni verilmediği belirtilmiştir. Sunulan fotoğraf içeriğinden kazı çalışması yapıldığı hususu sabittir. Üstelik hasar adresi için davalı şirkete 29.07.2020-30.07.2020 tarihli (hasar tarihinden 4 gün sonrası) alt yapı kazı ruhsatı verildiği bildirildiğinden davalı tarafça hasar adresinde çalışma yapıldığı hususu sabittir. ... 31.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına konu Takibin, 224,64 TL (KDV dahil malzeme bedeli) + 8,31 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 232,95 TL üzerinden davalılar ...Tic.A.Ş. ve ...Tic.A.Ş. adına devam edebileceği, Görüş ve kanaatimi belirtir raporum, Sayın Mahkemeniz takdirlerine saygı ile arz ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, davacı şirkete ait elektrik kablolarının davalılar tarafından zarara uğratıldığı iddiası ile hasar bedelinin tazminine yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kısmen iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ...'nin arıza bakım ve onarım işlerinde taşeron firma olarak faaliyet gösteren davalıların 25/07/2020 tarihinde ...adresindeki alt yapı çalışmaları sırasında, kazı faaliyetleri yürütürken davacı şirketin yer altında bulunan kablosunu koparmak suretiyle hasar verdiği, davacının maddi zarar kalemlerine ilişkin malzeme bedeli, montaj bedeli, araç ve personel gideri, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süre aşım bedeli, etüd koordinasyon bedeli olmak üzere KDV dahil 3.309,70 TL zarar hesaplamasında bulunduğu, ayrıca hasar tarihinden icra takip tarihine kadar bu tutar üzerinden 122,41 TL işlemiş faiz ile birlikte ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında toplam 3.432,11 TL alacak için ilamsız icra takibine giriştiği, takibe itiraz sonucu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla malzeme bedeli ile montaj bedelinin KDV dahil zararı olan 817,22 TL ile, takip tarihine kadar bu tutar üzerinden işlemiş 30,23 TL olmak üzere toplam 847,45 TL alacak için itirazın (kısmen) iptalini talep etmiştir.
Davalılar her ne kadar husumet itirazında bulunarak asıl işveren / dava dışı ... ile aralarındaki sözleşme uyarınca kazı çalışmaları sonucu oluşan hasardan ...'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de; işbu sözleşmenin tarafı olmayan davacı bakımından sözleşmenin bağlayıcı nitelikte olmadığı, nitekim dış ilişkide davalıların oluşan zarardan davacı zarar görene karşı sorumlu olduğu, sözleşmenin ancak tarafları arasında ve iç ilişkide hüküm ve sonuç doğuracağından husumet itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı şirketlerin olay mahallinde kazı çalışmasının varlığı tarafların anlatımlarından esasen sabit olduğu gibi, özellikle dosya içerisinde bulunan hasara konu yer için alınan kazı izinlerinin tarihleri, yapılan kazı çalışmaları ve hasara ilişkin resimlerden davalının haksız fiil teşkil eden eylemlerinin sabit olduğu, başka bir anlatımla 6098 s. TBK 49. maddesi hükmü uyarınca davalıların haksız fiil faili olarak zarardan sorumlu olduğu noktasında duraksama yoktur.
Davacının oluşan hasar nedeniyle zarara ilişkin talep ettiği alacak kalemleri gözetilerek alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. Elektrik mühendisi bilirkişinin 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı şirketin hasarı kendi ekipleri ile onarımını sağladığından işçilik, montaj bedeli, manevra bedeli ile araç ve personel giderini talep hakkı bulunmamaktadır. Davacı tarafından dava dilekçesinde onarımın dava dışı şirket tarafından yerine getirildiği iddia edilmiş ve adi yazılı sözleşme ibraz edilmiş ise de; sözleşmede hasar halinde onarımın üçüncü firmalar tarafından yerine getirileceği taahhüt edildiği, ancak dava konusu hasarın bu sözleşmede belirtilen şirket tarafından yerine getirildiği noktasında dosyada hiçbir delilin bulunmadığı, dolayısıyla bu hususun soyut iddia boyutunda kaldığı ve ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki tam aksine hasardan sonra davacının rücu için gönderdiği yazıda bizatihi ve açıkça hasarın kendi ekiplerince tamir edildiğinin beyan ve ikrar edildiği görülmüştür. O halde raporda isabetli olarak dava konusu hasar için davacı şirketin özel adam tutarak onarım gerçekleştirmediğinden sayılan zarar kalemlerini talep edilemeyeceği açıktır. Dağıtılamayan enerji bedelinin, kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türü olup kullanılan enerji günün farklı saatlerine göre değişeceğinden kesinti süresinin belirlenemeyeceği, hasılı dağıtılamayan enerji bedeline de hükmedilemeyeceği, eşik kesinti süre aşım bedeli zarar kalemin ise dava konusu hasarın orta gerilim ve alçak gerilim arızalarında onarım süresi gözetilerek davacı şirket yönünden aboneler bakımından tazminata neden olmayacağından (esasen hasar dosyasında abonelere ödenmiş tazminat belgesi de yoktur) davacının Yönetmelik hükümleri uyarınca bu bedeli de talep hakkının olmadığı anlaşılmıştır. Etüt koordinasyon bedeli bakımından ise davacı şirket bünyesinde yeterli sayıda teknik elemen ve uzman / teknik personel zaten bulunduğundan, kaldı ki dava konusu hasar için dışarıdan bu hususta hizmet alınmadığından (uzman yada mühendis ihdas edildiği) hasar mahallinde yapılan işlemin esasen genel idare giderleri kapsamında olduğu, nitekim üçüncü şahıslardan parası karşılığında alınmış herhangi bir hizmetin de bulunmaması karşısında davacının sayılan bu bedelleri de talep hakkı yoktur.
Davacının somut olayda elektrik kablolarının hasara uğraması nedeniyle onarım için mutlak suretle kullanılması zorunlu sarf kapsamında malzeme bedelini talep edebilecektir.
Bu aşamada önemle vurgulanmalıdır ki, davalılar cevap dilekçesinde elektrik kablolarının yasal mevzuata uygun döşenmediğini ileri sürmüş ve davacının müterafik kusurlu olduğunu savunmuş ise de; raporda bu hususta ayrıntılı teknik inceleme yapılmış olup, alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde döşenmiş olduğu, davalıların aksini savunmakla birlikte bu yöndeki savunmasını ispat edecek herhangi bir tutanak, delil ya da kaydın bulunmadığı, hasılı müterafik kusur durumun davalılar tarafından ispat edilemediği, nitekim hasar tarihi itibariyle ayrıca alt yapı çalışması için kazı izin alınmadığından, bununla birlikte kazı izninin hasar tarihinden sonrasında verildiği anlaşıldığından ruhsatsız çalışma yapan iş makinesi operatörünün dikkatsiz ve tedbirsiz hareketleri sonucunda hasar meydana geldiğinden davacının kusurlu olmadığı sonucuna varılmış, davalının müterafik kusur iddiası yerinde görülmemiştir.
Elektrik mühendisi bilirkişinin 23/01/2024 tarihli raporunun hem kusur hem zarar kalemleri hem de maddi tazminat hesabı bakımından ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği, bilimsel yönden isabetli tespit ve değerlendirmeler yapıldığı, kusur ile tüm zarar kalemleri bakımından kapasamlı ve gerekçeli anlatım bulunduğu, hatta zarar kalemlerine ilişkin emsal ilamlara dahi yer verildiğinden bilirkişi raporuna itibar edilmiş, rapor içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Davacının haksız fiil hukuksal sebebine dayalı olarak gerçek zarar ilkesi uyarınca hasara ilişkin yalnızca malzeme bedelini davalılardan talep edebileceği, bu bağlamda hasarın kapsamı ve zarar gözetildiğinde özellikle malzeme bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf zararlar olduğu, haksız fiil tarihi itibariyle davalılar açısından temerrüt gerçekleşeceğinden takip tarihine kadar davacının işlemiş faize de hak kazanacağı, eldeki dava bakımından davacının 224,64 TL malzeme bedeli (KDV dahil) hasar bedeli alacağının olduğu, bu tutara 25/07/2020 hasar tarihi - 15/01/2021 takip tarihi arasında 9,64 TL faiz işleyeceği (bilirkişi raporunda takip tarihi 22/12/2020 tarihi olarak esas alınsa da, icra dosyasından görüleceği üzere takip tarihinin 15/01/2021 olduğu, bu nedenle maddi hata mahkememizce resen nazara alınmış, işlemiş yasal faiz tutarı usul ekonomisi gözetilerek ek rapor alınması yoluna gidilmeksizin mahkememizce hesaplanmıştır) dolayısıyla davacının 224,64 TL hasar bedeli + 9,64 TL İşlemiş Faiz olmak üzere davalılardan toplam 234,28 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, mahkememizce hükme esas alınan elektrik mühendisi bilirkişinin 23/01/2024 tarihli raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalıların ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 224,64 TL Hasar Bedeli ve 9,64 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 234,28 TL Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca davacı icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, somut olayda alacağın likit olmadığı, bu nedenle İİK 67/2. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin ayrıca reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalıların ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 224,64 TL Hasar Bedeli ve 9,64 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 234,28 TL Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulların oluşmaması sebebiyle REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 427,60 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 247,70 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 1.850,00 TL bilirkişi ücreti ile 375,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.405,40 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 664,97 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden (234,28 TL) hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 234,28 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (613,17 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/3. maddesi uyarınca haksız fiil kaynaklı tazminat istemli davada davanın kısmen reddine karar verilmesi sebebiyle hükmedilecek vekalet ücretinin davacı yararına belirlenen ücreti geçmemek koşulu ile belirlenen 234,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 442,32 TL'sinin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 1.157,68 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!