WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/896 Esas
KARAR NO : 2024/410

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 20/12/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının emtia nakli sigortasından dolayı sigorta şirketinin Türk Ticaret Kanunu'na göre halef olmasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli ve itirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğunu, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı borçlunun tespit edilecek araç ve gayrimenkulleri hakkında ihtiyati haciz veya tedbir kararı verilmesini, arabuluculuk faaliyetine rağmen anlaşma sağlanamadığını, müvekkili ile dava dışı sigortalı ... A.Ş arasında 19/08/2020-31/12/2020 tarihleri arasında geçerli ... numaralı yurtiçi taşıyıcının sorumluğu blok sigorta poliçesi akdedildiğini, 22/08/2020 tarihinde ...'da bulunan alıcı firma tesislerinde... çekici - ... yarı römork plakalı sevkiyat aracının tahliye esnasında vinç operatörünün makineyi rahat kavrayabilmesi için sevkiyat aracının emtianın bağları çözüldükten sonra hareket ettirmesi sonucu emtianın düşmesi, devrilmesi şekilnde nakliyeci firma sorumluluğunda hasar meydana geldiğini ve hasar sebebiyle...Anonim Şirketi tarafından 19.750,00-TL tazminatın zarar gören sigortalı hesabına ödendiğini, 04/01/2021 tarihli eksper raporunda hasarın 22/08/2020 tarihinde ...'da bulunan alıcı firma tesislerinde sevkiyat aracının emtianın bağları çözüldükten sonra hareket ettirmesi sonucu emtianın düşmesi - devrilmesi şeklinde nakliyeci firma sorumluluğunda meydana geldiğini, davalının sorumluluğunun tespit edildiğini, başlatılan icra takibinin hukuka uygun olduğunu, davalının borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile 05/01/2021 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ileri sürdüğü hususların ve istemlerin hiçbirinin kabule şayan olmadığını, müvekkili şirketin kaza yapan aracın maliki ve işleteni olmadığını, ...'e ait yükün taşınması için aracılık ettiğini, KTK 3 ve 85. maddeleri uyarınca işleten kiracı olduğundan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin emtianın taşınması amacıyla ...Ltd. Şti. yetkilileri ile görüşerek aracılık ettiği ve işi ... Ltd. Şti.'nin üstlendiğini, müvekkili şirket tarafından ... Ltd. Şti. hesabına dava konusu hizmete yönelik 20.08.2020 tarihli faturayı sunduklarını, kazaya karışan tır sahibinin sorumlu olduğu, davanın ... Ltd. Şti.'ye ve tır sahibi ...'ya ihbarını talep ettiklerini, sıralamanın ... A.Ş.-... A.Ş. ...Tic. Ltd. Şti.-... Ltd. Şti.-.şoför/tır sahibi ...şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin yasal sorumluluğu bulunmadığından tedbir kararının uygulanması sonucunda zarar oluşacağı, reddini talep ettiklerini, 20.08.2020 günü ...'nın ...plakalı-... yarı römork plakalı araçla ...Tic. Ltd. Şti.'ye ait İkitelli'de bulunan tesisinde makina yüklemek amacıyla yaklatığı sırada yolda meydana gelen kayma ile oluşan kazada 19.750,00-TL maddi tazminat talep edildiğini, araçların müvekkili şirketin mülkiyetinde ve işleteni olmadığını, sorumluluğu araç sahibi ve işleteninde olduğunu, müvekkilinin doğrudan nakliye hizmeti veren bir ticari işletme olmadığını, KTK 3 ve 85. maddeleri uyarınca işleten sıfatına sahip olmadığını, dava konusu aracın ... Ltd. Şti. tarafından ...'dan bir seferlik taşıma için bulunduğunu, müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceği husumetin müvekkili şirketten danışmanlık alan ... A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiği diğer hususlarla davacının hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin reddine, davanın ... Ltd. Şti.'ye ve ...'ya ihbarınai yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
..., ...ve ... tarafından hazırlanan 05/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
..., ...ve ... tarafından hazırlanan 28/03/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
... 11. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar tazminatının 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca ve halefiyet ilkesi gereğince hasara sebep olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuen tahsili amacıyla yürütülen ... 11.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı isteminden ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 11.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 12/04/2022 tarihinde, 19.750,00-TL asıl alacak ve 2.249,88-TL işlemiş faiz toplamı olan 21.999,88-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "22/08/2020 tarihinde, ...'da bulunan alıcı firma tesislerinde, ... (Çekici) ... (Y.Römork) plakalı sevkiyat aracının tahliyesi esnasında vinç operatörünün makineyi rahat kavrayabilmesi için sevkiyat aracın, emtianın bağları çözüldükten sonra hareket ettirmesi sonucu emtianın düşmesi, devrilmesi şeklinde nakliyeci firma sorumluluğunda hasar meydana gelmiştir. İşbu hasar sebebiyle ... A.Ş. tarafından 19.750,00-TL tazminat zarar gören sigortalı hesabına ödenmiştir." şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 26/04/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 27/04/2022 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 20/12/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir.
Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, ...A.Ş. tarafından ...'da inşa edilen ... Barınma Sistemleri fabrikasına kurulmak üzere satın alınan, davacı ...Sigorta A.Ş. tarafından 19/08/2020-31/12/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere vasıta başına azami 250.000,00-TL limitli .../0 numaralı “Yurtiçi Taşıyıcının Sorumluluğu Blok Sigorta Poliçesi” ile taşıma faaliyetleri teminat altına alınan ... A.Ş. tarafından taşıma işi davalı ... Şirketi'ne verilen, imalatçı firması olan ... Tic. Ltd. Şti.'nin ... tesislerinden 20/08/2020 tarihinde sevkiyat için sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki, ... plakalı çekiciye takılı ... plakalı yarı römork üzerine yüklenen ve iki parçadan oluşan boya fırını ekipmanlarından “...” makinasınun 22/08/2020 günü getirildiği Malatya'daki fabrika şantiye alanına indirme çalışmaları için sahaya çağırılan operatör yönetimindeki vinç yardımıyla ilk parçası yarı römork üzerinden indirildikten sonra ikinci parçayı yükleyememesi nedeniyle rahat kavrayabilmesi için sürücü ... tarafından çekicinin mevcut konumunun zorunlu olarak değiştirildiği esnada bağlarının çözülmesi üzerine emtianın yarı römork üzerinden devrilerek zemine düşmesi neticesinde maddi hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin banka hesabına 02/03/2021 tarihinde “Hasar No ..." açıklaması ile 19.750,00-TL tutarında ödeme yapıldığı, iş bu davanın halefiyet ilkesi uyarınca sorumlu olduğu değerlendirilen davalı şirket aleyhine açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, kazanın meydana gelmesinde .... plaka numaralı ticari çekicinin sürücüsü olan dava dışı ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, emtianın fen ve teknik kaidelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi mümkün kadri maruf, haddi layık hasar onarım bedelinin KDV hariç 20.000,00-TL olduğu, sigorta poliçesindeki beher hasarda 250,00-TL tenzili muafiyet nazara alındığında sigorta şirketinin sorumlu olduğu KDV hariç tutarın 19.750,00-TL olduğu ve bu tutarda ödeme yaptığı, davacı şirketin poliçe teminatı kapsamında sigortalısının uğradığı zarar bedelini ödediği, davalı alt taşıyıcının zarardan sorumlu olduğu kanaatinin bildirildiği tespit edilmiştir.
Davalının sorumluluğu bakımından yapılan incelemede ise, davacı sigorta şirketinin zararı tazmin sorumluluğunun doğabilmesi için sigortalısı... şirketinin zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi raporları ile sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, navlun faturasına göre sigortalının taşıyıcı sayılan taşıma işleri komisyonculuğu yaptığı, bu durumda ...'ın, akdi taşıyıcı hükümlerine tabi ve taşımayı organize eden konumunda olacağı, dava dışı sigortalı ... ile davalı ... arasında 25/08/2020 tarihli nakliye faturası gereği alt taşıma sözleşmesinin kurulduğu ve davalının fiili taşıyıcı olduğu, bu durumda davacının hasar nedeniyle ödemek zorunda olduğu tazminatı alt taşıyıcı olan davalıdan rücuen talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporları ile davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu miktar kadar davalı alt taşıyıcıya rücu hakkının bulunduğu, takip tarihinden evvel davalının temerrüde düşürüldüğü, bu itibarla işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacağın likit (belirlenebilir) olmadığı ve yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporları ile tespit edildiği, bu itibarla icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği değerlendirilmekle tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 11. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 19.750,00-TL asıl alacak ve 2.249,88-TL işlemiş faiz toplamı olan 21.999,88-TL üzerinden de aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-Asıl alacak olan 19.750,00-TL'ye takip tarihi olan 12/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-Yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Kabul edilen dava değeri (21.999,88-TL) üzerinden alınması gereken 1.502,81-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 227,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.275,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 227,29-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 8.427,75‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davalı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024

Katip

Hakim

TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dava dosyasından verilen hüküm fıkrasında miktar itibariyle kanun yolu kapalı olmasına karşın istinaf kanun yolu açık olarak gösterildiği gibi değer artırım dilekçesinde talep edilen ve hükme geçirilmesi gereken hususun maddi hata ile yanlış yazıldığı anlaşıldığından; HMK m.304 gereği dosya resen ele alınmakla hüküm fıkrasının son paragrafının;
'"Dair, davalı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı."
şeklinde TASHİHİNE,
Mahkememiz kararının bu şekilde tashihine, tashih şerhinin gerekçeli karar arkasına yazılmasına, HMK m. 304 hükümlerine göre karar verildi.

Katip

Hakim