T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/828
KARAR NO : 2024/236
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)
DAVA TARİHİ : 23/11/2022
KARAR TARİHİ : 25/03/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile dava dışı sigortalı ... arasında "..." adresindeki taşınmaz için ... numaralı İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 11.01.2021 tarihinde, ... tarafından kazı ve rögarda onarım çalışması yapılması ve rögarda çekmeye bağlı olarak şehir kanalizasyondan geri tepen suların sigortalı taşınmaza sirayet etmesi neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, sigortalı konutta meydana gelen hasarın karşılanması talebiyle başvuru yapıldığını, ... rücu ve ... hasar numaralı dosya açıldığını, alınan ekspertiz raporu doğrultusunda, sigortalı ... 05.02.2021 tarihinde 6.085,00 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkilinin ödeme nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca, sigortalısının haklarına halef olduğunu, söz konusu hasarın meydana gelmesine ağır ihmal ve hizmet kusuruyla sebebiyet veren ... aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının kusurlu olduğunu (Emsal: Yargıtay 17. HD.nin 29.12.2016 tarih ve 2014/2102 E. 2016/12118 K.) belirterek, itirazının iptaline ve haksız itiraz sonucu durmuş olan icra takibinin devamına, hükmolunacak meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak kaybı oluşmaması açısından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını bildirdiklerini, mahkemenin görevsiz olduğunu, idare mahkemelerinin görevli olduğunu, aksi takdirde yine mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı tacir olmadığından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, hasar ile fiili arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, hasar başvurusunda bulunulmadığını, ekspertiz raporunun tek taraflı düzenlendiğini, hasarın bina mülk sahiplerinin atıksu bağlantı kanalında yani parsel sahiplerinin mülkünde ve sorumluluğunda olan alanda meydana geldiğini, imar mevzuatına uygun olmayan ve idarece herhangi bir uygunluk görüşü bulunmayan yapıda meydana gelen hasardan müvekkili idarenin sorumlu olmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz istenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 11. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 28/05/2021 tarihinde, davalı aleyhine, hasar dosyasına dayanarak, 6.085,00.-TL asıl alacak, 205,56.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.290,56.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 03/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 04/06/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 23/11/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 6.290,56.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı kabul edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Yargıtay içtihatları ile uygulamada davalı ... tacir sayıldığından yargı yolu itirazı yerinde görülmemiştir.
Ticaret Sicil Kayıtları ve ... Vergi Dairesinin cevabi yazılarına göre dava dışı sigortalının bilanço esasına göre defter tutan tacir olduğu, esnaf olmadığı anlaşıldığından görev itirazı yerinde görülmemiştir.
Hasar tarihinin 11.01.2021, hasar ödeme tarihinin 05.02.2021, icra takip tarihinin 28.05.2021, dava tarihinin 23.11.2022 olması karşısında 2 yıllık süre dolmadan dava açıldığı tartışmaya neden olmayacak derecede çok açık ve net olarak belli olduğundan davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında söz konusu hasara neden olan su basması ve sigorta poliçesi ile sigortalıya yapılan ödemeye ilişkin tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, söz konusu su baskını olayında dava dışı sigortalı ile davalının kusurlarının bulunup bulunmadığı, var ise bu kusur durumuna göre davacının rücu edebileceği tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Dosyaya sunulan ... tarih ... nolu ekspertiz raporunda özetle; Riziko adresinin bodrum kat girişi önünde ... tarafından kazı ve rögarda onarım çalışması yapıldığı, rögardaki çökmeye bağlı riziko adresinin bodrum katını atık su bastığı, hasar tarihinin ekspertizin inceleme yaptığı 11.01.2021 olduğu, zemin ile temas eden demirbaş eşyanın zarar gördüğü, temizlik ve bakım malzemesi niteliğinde emteanın fotoğraflanma sonrasında atıldığı, zemin parkeleri ve duvar diplerinin su çektiği, talep edilen çamaşır ve kurutma makinesi için teknik servis arıza onarım raporları iletilmediğinden değerlendirmeye alınmadığı, suyun riziko adresi bodrum kat bölümü parke değerlendirilen bölümler hariç duvar zemin ile temas halindeki ahşap esaslı demirbaşların dikkate alındığı belirtilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ... Abone işleri Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısına atıf yaptığı ancak cevap dilekçesine eklemediği yazıda "...Konuyla ilgili yapılan tetkiklerde; (1) ... adresinden İdaremiz arıza kayıt servisine (185) 17.11.2021 tarihinde intikal eden "..." ihbarına binaen ... nolu İşemriyle kanal açma ekiplerimiz sevk edilmiştir. (2) Ekiplerimizce yapılan müdahale sırasında İdaremize ait ana atıksu kanallarında sorun olmadığı sorunun davaya konu ... adresindeki taşınmaza ait bina atıksu parsel bağlantısında meydana geldiği anlaşılmıştır. (3) İdaremiz literatürün de "...” olarak geçen bez, peçete v.b katı materyallerin bina sakinlerince kanala bırakılması/kaçırılması nedeniyle oluştuğu anlaşılan tıkanıklığın giderilmesi için ... Araçlarımızla çalışma yapılmış ancak netice alınamamıştır. (4) ... Yönetmeliği 49. Maddesi (f) bendinde "Atıksu bağlantı kanalı, parsel sahiplerinin mülkünde ve sorumluluğunda olup, en az 20 cm. çapında muflu beton boru ile minimum 1/50 eğimle, fen ve sanat kaidelerine uygun döşenerek yatayda 45"- 60" açı ile akış yönünde atıksu şebeke kanalına bağlanır." hükmü yer almaktadır. Bu bağlamda arızanın meydana geldiği alan ana kanalizasyon sistemi değil parsel sahiplerinin sorumluluğunda bulunan bina atıksu parsel bağlantı (Rabıt) hattındadır. (5) ... Yönetmeliği'nin 49. Bendinde "Binaların atık suları, doğal akış ile şebeke kanalına akıtılabilse dahi, taşınmaz sahibi parsel çıkış bacasında binaların su basman seviyesi altında kalan kısımlarında atık suyun geri gelmesini önleyecek çek valf vb. ekipman ile önlem almalıdır. Aksi halde oluşabilecek zarar ve ziyandan yapı sahipleri sorumludur." denilmektedir. Ancak ilgili yerde herhangi bir şekilde çekvalf drenaj yada pompa sistemi v.b önleyici hiçbir tedbirin bulunmadığı görülmüştür. Yukarıda izah edilen durum muvacehesinde hasara konu durumun bina maliklerinin yeterli önlemi almamış olmasından kaynaklanması, arızanın parsel sahiplerinin mülkünde ve sorumluluğunda bulunan hatta meydana gelmesi ve hasarın oluşmasında bina bağlantısına bez, peçete v.b malzemelerle hatim çalışamaz hale gelmesine sebep olan kullanıcıların sorumluluğu söz konusu olması nedeniyle hasarın idaremizle bir bulunmamaktadır." denildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 14.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; hasar miktarı rayiçlere uygun bulunarak, dava dışı sigortalı ile davalının % 50 oranında kusurlu oldukları belirtilerek davacı sigorta şirketinin davalının kusuru oranınca 3.042,50.-TL'yi rücuen talep edebileceği, yasal faize hükmedilmesi halinde bu miktara 85,02.-TL, ticari faize hükmedilmesi halinde 156,38.-TL işlemiş faiz hesaplandığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin hasarın meydana geldiği ... adresine yaptığı keşifte, dava konusu işyerine ait binanın yıkılarak yerine yeni bina inşa edilmeye çalışıldığını ve mahallin şantiye halinde olduğu ve etrafının çevrili ve kapalı olduğu görüldüğünden dosya kapsamına göre rapor düzenlenmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı kurumumun iç yazışmada "...hasarın oluşmasında bina bağlantısına bez, peçete v.b malzemelerle hatim çalışamaz hale gelmesine sebep ..." olarak göstermiş ise de buna ilişkin bir delil sunulamadığı gibi çek-valf sisteminin bulunmaması hasara esas neden olarak gösterilmiştir. Kaldı ki ekspertiz tarafından aynı gün yapılan incelemede riziko adresinin bodrum kat girişi önünde ... tarafından kazı ve rögarda onarım çalışması yapıldığı, rögardaki çökmeye bağlı olarak riziko adresinin bodrum katını atık su bastığı belirlenmiştir. Bu nedenle söz konusu sebep yeterli görülmemiştir.
TBK.nun 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.
... Atıksularının Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğinin 41.maddesi olan taşınmazlarda cadde veya sokaklardaki atıksu kanalına bağlantısı maddesinin 3. fıkrasında, yapılması planlanan tüm yapılar için yapı ruhsatına esas mimari projelerin onayı safhasında parsel bağlantısı bedeli mükelleflerinden tahsil edilerek rabıt bağlantısı idare tarafından projesine uygun olarak yapılır veya yaptırılır hükmü gereği yapıların ruhsat aşamasında atık su bağlantılarının ... kontrolünde olduğu, aynı yönetmeliğin kaçak bağlantı yapılmasına ilişkin 56/2. Maddesinde kaçak bağlantı yapılması halinde 10 gün içinde tüm bağlantıların ve çukurların yönetmeliğe uygun hale getirilmesi isteneceği, 57.maddesinde bağlantının iptali için 10 gün süre verileceği belirtildiği, yağmur sularının atık su kanalına bağlanmasının yasak olduğu, buna göre eksikliklerin tespitinin ve giderilmesinin davalı idareye yüklendiği, Belediyeden gelen yazılardan riziko adresindeki dairenin de yer aldığı ana yapıya ait mimari projesi, tesisat projesi ve kanal projelerinin, Yapı Ruhsatının ve Yapı Kullanma İzin (Iskan) Belgesinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Yapı Kullanma İzin (iskan) Belgesinin mevcut olmasının, dava konusu dairenin üzerinde bulunduğu binanın, projesine, teknik şartlara, fen kurallarına uygun olarak inşa edildiğini gösterdiği, 2560 sayılı ... kuruluş ve Görevleri hakkındaki kanunun 2/b.maddesinde, ...'nin kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek görevinin olduğu, 25. Maddeye göre yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu hasarın aşırı yağmur nedeni ile alt yapının yetersiz olmasından kaynaklandığı, Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin Madde 14.gereği sigortalı konutun bulunduğu yerlerde parsel çıkışında atık suların geri tepmesini önleyecek sistemin (bodrum katlardaki kanal bağlantılarının geri tepme klapesi, checkvalf) varlığı hukuki bir zorunluluk ise de Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/2875 E. 2013/18893 K.sayılı vb. kararlarında da işaret edildiği üzere, sigortalı konutun bulunduğu yerlerde parsel çıkışında atık suların geri tepmesini önleyecek sistemi (Çek-valf) mevcut olmasa bile bu durumun davalının kusursuz sorumluluğunun ortadan kaldırmaz.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince; dava konusu hasara neden olan olayın ekspertizin aynı gün yaptığı incelemede riziko adresinin bodrum kat girişi önünde ... tarafından kazı ve rögarda onarım çalışması yapıldığı, rögardaki çökmeye bağlı riziko adresinin bodrum katını atık su bastığı tespit edilmiştir.
Sigorta eksperlerinde aranan nitelikler, kursu, sınavı, stajı ve ruhsatname, görevleri, çalışma şekil ve şartları, raporlarının nasıl hazırlanacağı, sorumlulukları "Sigorta Eksperleri Yönetmeliği" ile düzenlenmiş olup, raporları delil niteliğindedir. Bu nedenle sübut söz konusu rapordaki gibi kabul edilmiştir.
Bilirkişi heyeti, dava dışı sigortalının bulunduğu binada çek-valf olmaması nedeniyle tarafları eşit kusurlu kabul etmiştir. İlgili BAM kararlarının da bu yönde olduğu gözlenmektedir (Emsal; İstanbul BAM 17.HD.nin 07/12/2023 tarih ve 2020/1580 E. 2023/1360 K.), ancak dairenin bazı kararlarında davalı kuruma % 50 müterafik kusur atfettiği (Emsal; aynı daire 02/03/2023 tarih ve 2019/2944 E. 2023/261 K.), bazen de olayın duruma göre % 20-30 oranında müterafik kusur indirimi yaptığı gözlenmektedir (aynı dairenin 28/09/2023 tarih ve 2020/5 E. 2023/921 E. İstanbul BAM 45.HD.nin 16//12/2023 tarih ve 2023/2133 E. 2023/1752 K. benzer şekilde Yargıtay 17.HD.nin 22/10/2020 tarih ve 2020/2180 E. 2020/6045 K).
Buna göre, olay tarihinde riziko adresinin bodrum kat girişi önünde ... tarafından kazı ve rögarda onarım çalışması yapıldığı, rögardaki çökmeye bağlı olarak riziko adresinin bodrum katını atık su bastığı, dava dışı sigortalının adresinde 6.085,00.-TL hasar oluştuğu, hasar bedelinin rayiçlere uygun olduğu ve davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalıya 05.02.2021 tarihinde ödeme yapıldığı, davalı ...'nin TBK.nun 69.maddesi gereğince tam kusurlu ise de dava dışı sigortalının yukarıda belirtilen içtihatlar doğrultusunda binada çek-valf sisteminin bulunmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu, buna göre davalı ile dava dışı sigortalının kusurlarının eşit olduğu kabul edilmiştir.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından, kusur sorumluluğu ve incelemesi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebi kabul edilmemiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının .. 11. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 3.126,52.-TL (3.042,50-TL asıl alacak, 84,02-TL işlemiş faiz olmak üzere) üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz UYGULANMASINA,
Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60-TL olup, peşin alınan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 394,75-TL, bilirkişi ücreti 4.500,00-TL toplamı 4.894,75-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 2.432,78-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 161,40-TL'nin toplamı 2.594,18-TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 3.126,52-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 3.164,04-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK m.341/2 hükmü gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/03/2024
KATİP
HAKİM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!