WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/775 Esas
KARAR NO : 2024/372

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 09/02/2016
KARAR TARİHİ : 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendilerinin, harçtan muaf ayrı bir tüzel kişiliğe ... A.Ş statüsünde hisselerin tamamı Fona ait olan varlık yönetim şirketi olduğunu, iştigallik konusunun, bankaların, katılım bankalarının ve diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkların satın alınması ve satılması faaliyetlerini içerdiği, davalıların ...Tic. Ltd. Şti nin asıl borçlu olduğu, ...'ın ... Şubesinden kullandığı kredi kefili oldukları, bankanın bilahare fona devredildiği, ödenmeyen kredilerden dolayı davalı kefiller yönünden ... 34 İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında icra takibi yaptıklarını, takibe davalıların haksız itirazı ile takibin durduğundan bahisle itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalılara dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalılar herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde;
"... Dava, asıl borçlu lehine düzenlenen teminat mektubunun tazmin edilmesi suretiyle oluşan nakdi alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, Aslı borçlu ...Şirketi ile alacağı davacıya temlik edilen ... A.Ş. ... Şubesi arasında 5.350,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, anılan sözleşme kapsamında asıl borçlu lehine ...Bölge Gümrük Müdürlüğüne hitaben... tarihli 5.350,00 TL tutarlı süresiz teminat mektubu verildiği, teminat mektubunun dönem komisyonlarının ödenmemesi üzerine dönem komisyonlarının ödenmesi ve mektup bedelinin depo edilmesi için ... 13. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, alacağın ödenmemesi üzerine bu kez ... A.Ş. tarafından 27/04/2001 tarihli ihtarnameye atıf yapılarak tazmin edilen mektup bedeli ile teminat mektup komisyonlarından kaynaklı alacağın ödenmesi hususunun ihtar edildiği, ancak davalı müşterek borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ihtarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hususunun ispat edilemediği, davalı kefillerin dava konusu takip ile temerrüte düştüklerinin kabulü gerektiği, davalı kefillerin TBK 589. maddesi kapsamında 5.350,00 TL tutarlı teminat mektubunun tazmin edilmesi sebebiyle gecikme faizleri ile birlikte takip tarihi itibariyle oluşan 59.112,40 TL'lik asıl alacağın yalnız kefalet limitine tekabül eden 5350,00 TL'lik kısmından sorumlu oldukları, davacının asıl alcağa genel kredi sözleşmesi'nin 44.maddesi kapsamında talep edebileceği temerrüt faizinin altında kalan %27,50 TL oranında temerrüt faizi yürütebileceği nazara alınarak denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 29/09/2022 tarih ve 2020/1151 Esas - 2022/1289 Karar sayılı ilamında;
"...Dava, asıl borçlu lehine düzenlenen teminat mektubunun tazmin edilmesi suretiyle oluşan nakdi alacağın kefillerden tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Asıl borçlu ...Şirketi ile alacağı davacıya temlik edilen ... A.Ş. ... Şubesi arasında 5.350.000.000 TL (5.350,00 YTL) tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, anılan sözleşme kapsamında asıl borçlu lehine ...Gümrük Müdürlüğüne hitaben 25/09/1997 tarihli 5.350.000.000 TL (5.350,00 YTL) tutarlı süresiz teminat mektubu verildiği, teminat mektubunun dönem komisyonlarının ödenmemesi üzerine dönem komisyonlarının ödenmesi ve mektup bedelinin depo edilmesi için ... 13. Noterliğinin... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, ...A.Ş. Tarafından da 27/04/2001 tarihli ihtarnameye atıf yapılarak tazmin edilen mektup bedeli ile teminat mektup komisyonlarından kaynaklı alacağın ödenmesi hususunda ihtarname düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde dava değeri gösterilmeksizin davalıların ... 34 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptıkları itirazlarının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Dava açılış tevzi formunda dava esas değeri 5.350,00 TL olarak belirtilmiş; icra takibinde ise, 59.122,40 TL'nin takip tarihinden itibaren faiz ve fer'ileri ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, tevzi formunda gösterilen dava değeri ile takibin tamamına itiraz edilmiş olup davacının da davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesini istemesi karşısında mahkemece davacı tarafa dava değeri açıklattırılmadan yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Davacı tarafça, asıl borçlu ...Ltd. Şirketi ile alacağı temlik eden ... A.Ş. ... Şubesi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin kefalete ilişkin hükümlerine istinaden ve ... 13. Noterliğinin ... tarih... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalılara tebliği ile davalıların temerrüde düştükleri ileri sürülerek, davalıların teminat mektubunun tazmin edilen tüm tutarından müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu oldukları iddia edilmektedir. Mahkemece bu iddia yönünden davalıların kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumlulukları bulunup bulunmadığı tartışılmadan karar verilmiştir.
Davacı vekilince ibraz edilen 15/04/2016 tarihli dilekçede, genel kredi sözleşmesi ve ... 13. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi (Tebliğ şerhi dosyası)'nin okunaklı birer suretlerinin dosyaya sunulduğu belirtilmiş ise de, gerek fiziki dosyada gerekse Uyap ortamından yapılan incelemede, söz konusu kredi sözleşmesinin kefalete ilişkin hükümlerinin yer aldığı sayfa/ sayfaların dosyada mübrez olmadığı, yine ... 17. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye no'lu ihtarının muhataplara tebliğ edilip edilmediğine ilişkin belge bulunmadığı ve mahkemece bu hususun araştırılmadığı görülmektedir.
Kefalet sözleşmesi, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 581 ila 603 üncü maddeleri ile genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 483-503 maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Yine müteselsil sorumlulukla ilgili 6102 sayılı TTK Madde 7- (1) hükmü " İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. " şeklinde,
Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK II - Madde 7 hükmü ise "İki veya daha fazla kimse,içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari mahiyeti haiz bir iş dolayısiyle diğer bir kimseye karşı müştereken borç altına girerlerse mukavelede aksi kararlaştılmış olmadıkça müteselsilen mesul sayılırlar. Ticari borçlara kefalet halinde, gerek asıl borçlu ile kefil ve gerek kefiller arasındaki münasebetlerde dahi hüküm böyledir." şeklindedir.
Mahkemece, davalı müşterek borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ihtarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hususunun ispat edilemediği, davalı kefillerin dava konusu takip ile temerrüte düştüklerinin kabulü gerektiği, TBK 589. maddesi kapsamında sorumluluklarının kefalet limitleri ile sınırlı olduğu kabulü ile karar verilmiş ise de, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken (Zaman bakımından) kanun hükmü/ hükümlerinin neye göre tespit edildiği açıklanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı vekiline dava değerinin açıklattırılması, asıl borçlu ... Şti. ile ... A.Ş. ... Şubesi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin tarihini, kefalet hükümlerini kapsayacak şekilde tam bir örneğinin dosya arasına alınması, ihtarnamelerin muhataplara tebliğ edilip edilmediğinin usulünce araştırılması ile yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve kredi sözleşmesinin kefalete ilişkin hükümleri uyarınca değerlendirme yapılarak, gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına..." denilerek Mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir.
Dava, dava dışı asıl borçlu lehine düzenlenen teminat mektubunun tazmin edilmesi suretiyle oluşan nakdi alacağın davalı müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf ilamındaki kaldırma sebepleri uyarınca araştırma yapılmıştır.
Davacı vekili 28/11/2022 tarihli "dava değerinin açıklanması"na ilişkin dilekçesinde, Mahkeme dosyasında itirazın iptali istenen tutarın işbu davaya dayanak teşkil eden ... 34.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyasında belirtilen takip çıkış miktarı olan 59.122,40 TL olduğunu açıklamış, bu suretle dava değerine ilişkin belirsizlik giderilmiştir.
Alacağı temlik eden ... A.Ş. Merter Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ...Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen bilâ tarihli ve 5.350,00 TL Genel Kredi Sözleşmesinin kefalet hükümlerini de kapsayacak şekilde tam bir örneği, ... 13. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi (meri mektup bedelinin depo edilmesi) ve tebliğ şerhleri, ... 17. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi (teminat mektubunun tazmin edilmesi sebebiyle bu sefer nakde dönüşen alacağın ödenmesi) ve tebliğ şerhleri dosyaya kazandırılmıştır.
Akabinde, alanında uzman bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Emekli Banka Müdürü Bilirkişi ...tarafından dosyaya sunulan 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1)Alacağı temlik eden banka (... A.Ş) ile dava dışı kredi lehtarı (asıl borçlu)... LTD.ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bahse konu sözleşmeyi davalı/kefillerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış oldukları, doşya içeriğinde toplanan mevcut delil durumuna göre davacı şirketin davalı kefiller hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinilmiştir. 2)Kefalet Limiti ve Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti tutarının 5.350,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borcun 5.350,00 TL'lık kısmı (hesaplanan miktar 86.762,12 TL'dır) dikkate alınmıştır. Davalı kefillerin 5.350,00 TL'lık kefalet limiti ve bunun temerrüdünün sonuçlarından sorumlu oldukları nazara alınarak hesaplama yapılmıştır. Dolayısıyla davalı kefillerin 5.350,00 TL ve bunun temerrüdünün sonuçlarından müteselsilen sorumlu sayılabilecekleri düşünülmektedir. (bkz. TBK 589 mülga B.K 490.m)'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği) 3)Davacı bankanın TAKİP TARİHİ itibariyle Alacağı;
Alacak Kalemleri
Talep Edilen
Hesap Edilen
Talep Edilmesi Gereken Alacak
Asıl Alacak
59.122,40
86.762,12
5.350,00
TOPLAM ALACAK
59.122,40
86.762,12
5.350,00
4)Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 53.772,40 TL (59.122,40 -5.350.00 >) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 5.350,00 TL'nin yıllık %27,50 oranında temerrüt faizi İle birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davalı kefillerden istenilebileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Davanın esası ile inceleme yapılmadan önce, bu aşamada iki hususa değinilmesi gerekmektedir.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı dava dosyasında; davacının ... A.Ş. adına ..., davalıların ... Ltd. Şti., ... ve ... (...) olduğu, ... A.Ş. ile davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, diğer davalılar ...ve...'ın genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, davalı asıl borçlu lehine teminat mektubu kredi kullandırıldığı, ancak kredi hesabının ... 13. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edildiği, davacının meri teminat mektubunun bedelinin depo edilmesini itirazın iptali davası ile davalılardan talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline ve 5.350.000.000 TL teminat mektup bedelinin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi suretiyle takibin devamına karar verdiği, ancak taraflarca talep edilmediğinden gerekçeli kararın tebliğ edilmediği ve işbu kararın şeklen kesinleşmediği tespit edilmiştir. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında davanın tarafları, dava sebepleri, deliller (genel kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi vs.) ve dava konusu eldeki dava ile aynıdır. Ancak, bahsi geçen dosyada teminat mektubunun bedelinin depo edilmesi davalılardan talep edildiği ve karar verildiği halde, depo kararın davalılar tarafından yerine getirilmediği, akabinde teminat mektubunun nakde çevrildiği, bu suretle gayri nakdi alacağın mektup tazmin edildiğinden nakdi alacağa dönüştüğü, eldeki davada bahsedilen diğer davadan talep sonucu farklı olarak ve yalnızca davalı kefillerden artık teminat mektubunun tazmin edilmesi sebebiyle nakde dönüşen alacağa yönelik itirazın iptali talep edilmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında genel kredi sözleşmesinin tarihini de içerecek şekilde bir örneğinin dosyaya alınması gerektiği belirtilmiş ise de; alacağı temlik eden ... A.Ş. ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ...Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 5.350,00 TL Genel Kredi Sözleşmesinin tam bir örneği dosyaya alınmış, ancak yapılan incelemede bahsi geçen genel kredi sözleşmesinin bilâ tarihli, yani sözleşmede herhangi bir tarih olmadığı tespit edilmiştir. Nitekim, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin tarihsiz olduğu,... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.... K. sayılı kararın gerekçesinde de vurgulanmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, istinaf ilamındaki kaldırma sebepleri, bu doğrultuda alınan bankacı bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
alacağı temlik eden ... A.Ş. ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında bilâ tarihli ve 5.350,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, işbu genel kredi sözleşmesine davalılar ...ve ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, alacağı temlik eden bankanın genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçlu lehine ...Bölge Gümrük Müdürlüğüne hitaben 25/09/1997 tarihli ve 5.350 TL tutarlı süresi teminat mektubu (kredisi) verildiği, ancak asıl borçlu tarafından mektubun devre komisyon bedellerinin ödenmediği,
(bunun üzerine alacağı temlik eden bankanın ... 13. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi (devre komisyon bedellerinin ödenmesi ve meri mektup bedelinin depo edilmesi) ile hesabı kat ettiği, ancak ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas 2002/881 Karar sayılı kararına rağmen meri teminat mektubunun dava dışı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefiller tarafından depo edilmediği),
akabinde, devir ve birleşmeler sonucunda...A.Ş.'nin ... 17. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı dava konusu ihtarnamesi ile (meri teminat mektubunun güncel değerinin depo edilmesi) kat ihtarında bulunduğu, ancak kat ihtarının davalı müteselsil kefillere tebliğ edilemediği, nitekim bu hususun dosya kapsamında bulunan kat ihtarına ilişkin tebliğ mazbatalarından da sabit olduğu, öte yandan dava konusu teminat mektubunun güncel değeri (59.122,40 TL) ile birlikte 25/10/2011 tazmin edildiği, bu suretle gayri nakdi alacağın mektubun tazmin edilmesi sebebiyle nakdi alacağa dönüştüğü,
davalıların müteselsil kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesini imzaladıkları, yapılan incelemede sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan mülga BK 484. vd. maddeleri uyarınca kefalet sözleşmesinin tüm yasal şartlarının mevcut olduğu, diğer söyleyişle davalılar bakımından geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunduğu, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 21. maddesi uyarınca davalı kefillerin tazmin edilen mektup bedelinden sorumlu oldukları, bu yönde genel kredi sözleşmesinin 21.maddesinde davalı kefiller bakımından özel ve açık düzenlemenin mevcut olduğu, dolayısıyla davalıların sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti uyarınca temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz ve ferilerinden sorumlu oldukları, öte yandan davalıların / kefillerin kendi temerrütlerinin hukuksal sonuçlarından ise limit ile bağlı olmaksızın sorumluluklarının bulunduğu, ancak bu halde mülga BK 491.maddesi uyarınca kat ihtarının davalı kefillere tebliğ edilmesinin yasal zorunluluk olduğu, somut olayda az yukarıda belirtildiği üzere kat ihtarının davalı kefillere tebliğ edilemediği, bu nedenle davalıların icra takibi öncesinde temerrüte düşmedikleri, aksine davalılar bakımından temerrütün icra takibiyle birlikte ve takip tarihi itibariyle gerçekleştiği, ayrıca kefiller bakımından 2004 s. İİK68/b. maddesinin uygulanamayacağı, (Aynı görüş bkz. İSTANBUL BAM 13.HD. 2021/2129E. 2024/386 K.; İSTANBUL BAM 43. HD. 2020/864 E. 2022/645 K. )
BAM istinaf ilamı uyarınca bankacı bilirkişiden alınan 26/03/2024 tarihli raporda vurgulandığı üzere; dava konusu teminat mektubunun gümrük işlemlerine yönelik olarak düzenlenmesi ve gümrük mevzuatı uyarınca vergi, ceza, tecil, KDV, faizleri vs. içeriğinden güncel bedelinin 59.122,40 TL olarak ve 25/10/2011 tarihinde tazmin edildiği, 25/10/2011 tazmin tarihinden 28/06/2013 takip tarihine kadar davacının talebi uyarınca %27,50 oranında akdi faiz üzerinden 27.639,72 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, bu itibarla davacının takip tarihi itibariyle davalı kefillerden 59.122,40 TL Asıl Alacak ve 27.639,72 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 86.762,12 TL alacaklı olduğu, ancak davalı kefillerin icra takibiyle birlikte temerrüte düşmeleri sebebiyle ancak sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti kadar borçtan sorumlu oldukları, davalı kefillerin sözleşmede kefalet limiti 5.350 TL olduğundan aşan tutar bakımından davacının davalılardan talep ve dava hakkının bulunmadığı,
hemen belirtmek gerekir ki mahkememizce alınan 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, BAM istinaf ilamındaki kaldırma nedenleri uyarınca bilimsel açıklamaların eksiksiz yapıldığı ve araştırıldığı, yasal gerektirici nedenlerin eski mülga BK ve halen meri olan TBK hükümlerine yer verilerek gösterildiği, hatta ilgili kısımlarda Yargıtay kararlarına dahi yer verildiği, bilimsel açıklamaların ve hesaplamaların isabetli olduğu, esasen bilirkişi raporuna karşı yasal süre içerisinde taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmadığı, bu yönüyle raporun hem açıklamalar hem de hesaplamalar bakımından taraflar lehine artık usuli kazanılmış hak oluşturduğu, kaldı ki bilirkişi raporundan ayrılmayı gerektirir bir neden de bulunmadığından mahkememizce raporun içeriği denetlenerek hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle hükme esas alınan 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıların ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları itirazın iptali ile, takibin 5.350,00 TL Asıl Alacak yönünden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %27,50 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca alacağın likit ve muayyen olduğu bu itibarla İİK 67/2. maddesindeki yasal koşulların oluşması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)
1-Davalıların ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 5.350,00 TL Asıl Alacak yönünden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %27,50 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 5.350,00 TL ) %20'si oranındaki 1.070,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (5.350,00 TL) üzerinden alınması gereken 365,45 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.324,65 posta ve tebligat masrafı ve 4.350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.674,65 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 603,99 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 5.350,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (53.772,40 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 3/2. ve 13/1. maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ancak önceki kararın yalnızca davacı tarafından istinaf edilmesi ve davaların ise herhangi bir istinaf talebinde bulunmaması nedeniyle davacı lehine vekalet ücreti yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan, önceki hükümde karar altına alınan 6.264,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/05/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır