WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/724 Esas
KARAR NO : 2024/342

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/10/2022
KARAR TARİHİ : 03/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan taşıma sözleşmesi gereği müvekkili şirketin, davalı şirketin ürünlerini satın alan müşterilerine bu ürünlerin taşıma ile teslimi hizmetini taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin ise bunun karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt ettiğini; ancak davalı şirketin bu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini eksik ifa ederek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu; bu zararın giderilmesi için ... 2. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borca itiraz ederek takibi haksız bir şekilde durduğunu; söz konusu itirazların sözleşmeye, hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu, bu doğrultuda itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin borcu olmadığı iddiasının dayanaktan yolsun olduğunu; Müvekkili şirketin müşterisi ...A.Ş. isimli müşteriye 23.03.2022 tarihli fatura ile e-ticaret uygulaması üzerinden ...sattığını; ürünün müşteriye teslim edilmek üzere sağlam şekilde ...’ya teslim edildiğini, ...’nun alıcıya kargoyu hasarlı bir şekilde teslim ettiğini; Müşterinin 30.03.2022 tarihinde ürünün kurulumu için servis çağırdığını, ürün kurulumu sırasında yetkili servisin “Ürün panelinde darbe ve çatlak, çerçevesinde ise çizik ve çatlak tespit edilmiştir. yine ürün kutusunda darbe, ezik, yırtık ile köpüklerde kırık tespit edilmiştir. Darbe nakliye kaynaklıdır.” şeklinde ürün hasarını servis hasar tutanağı ile tespit ettiğini, bu doğrultuda müvekkili tarafından 06.05.2022 tarihli tazmin dilekçesinin de ek olarak sunulduğunu; Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin “Gönderi Hasar ve Ziyana İlişkin Sorumluluklar ile Taşıma Güvencesi” başlıklı 6. Maddesinin 1. Fıkrasına göre taşıyıcı davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü eksik ifa ettiğini; davalı şirketin müvekkiline ait ürünü alıcısına hasarlı
teslim ettiğini, bu doğrultuda davalının tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğini; Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde davalı taşıma şirketinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketinin zararına sebebiyet verdiğinin açıkça görüldüğünü, bu zararın tazmini için ... 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin hâksiz ve hukuka aykırı bir şekilde iş bu takibe itiraz ettiğini, açıklamalar doğrultusunda söz konusu takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, gerek dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde gerekse de işbu davada hasarlı olduğunu iddia etmiş olduğu taşıma işlemine ilişkin müvekkili şirketçe tanzim edilen kargo numarası ya da sevk irsaliyesi bilgilerini sunmadığını, Davacının yalnızca Hasar Tutanağı sunarak işbu davayı ikame etmiş olduğunu; Dava konusu taşımacılığın müvekkili şirket tarafından yapıldığının dahi ispatlanamadığını; Müvekkili Şirketin bir gün içerisinde dahi on binlerce taşıma işlemi yapmakta olduğundan davacının taşıma işlemine ilişkin hiçbir evrak sunmaması sebebi ile işbu davaya konu taşıma işlemi ile ilgili değerlendirme yapmasının söz konusu olamayacağını, nitekim davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkilini ilgilendiren tek delili olan hasar tutanağı olup taşıma işlemine ait sevk irsaliyesi ya da kargo bilgisine yer vermediğini, bu haliyle söz konusu taleplerinin müvekkili açısından somut olmadığını; müvekkili şirketin hasarlı olduğu iddia edilen kargoya ilişkin hiçbir bilgiye sahip olmayıp dolayısı ile de bünyesinde tutulan tüm kayıtlar içerisinden davacının taşıma işlemine ilişkin bilgileri bularak değerlendirme yapmasının mümkün olmayacağını; bu durumda da Müvekkili Şirket'in sorumluluğunun söz konusu olamayacağını; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 194. Maddesinde davacı ya da davalı tarafın somut olarak iddiasını, bu iddiasını ortaya koyan maddi vakaların ne olduğunu ve nihayetinde bu iddiaları nasıl ispatlayacağını dilekçesinde yasaya uygun şekilde yer vermesi gerektiğinin açıkça belirtilmiş olduğunu, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesini, Mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, taraflarınca ileri sürülen vakıalara karşı cevap verilebilmesi için iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerektiğini, dolayısıyla davacı tarafın hasarlı olduğunu iddia ettiği kargoya ilişkin gerekli bilgileri vermesinin gerekmekte olduğunu, söz konusu somutlaştırma yükümlülüğü yerine getirilmez ise davanın ispatsız reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu; Davacı, davasını ispatlayamadığı, dava konusu taşıma işlemine ilişkin belge sunamadığı gibi delil dilekçesinde sunulan hasar tutanağında yazılı gönderi numarası müvekkili tarafından sorgulatıldığında Davacının işbu davada taraf sıfatı olmadığının anlaşıldığını; müvekkili kayıtlarında anılan gönderi numaralı kargonun göndericisi ... alıcısının ise ... olduğunun ortaya çıktığını; Davacının ileri sürdüğü iddialara karşı cevap verebilmesi için kargoya ilişkin gerekli bilgilerin hatasız şekilde belirtilmesi gerektiğini, mevcut halde işbu davaya konu taşıma işlemi ile ilgili değerlendirme yapmasının söz konusu olamayacağını, davacının ibraz ettiği belgelerin delil değerine sahip olmadığını, bu nedenle karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma haklarını saklı tutmakta olduklarını; Davayı açabilmek için gerekli sıfatın, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye ait olduğunu Dolayısıyla sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğunu; İşbu davanın konusunun, taşıma işleminden kaynaklanan tazminine ilişkin olmakla birlikte
davacının taşıma işlemi taraflarından olmaması nedeni ile işbu davada da taraf sıfatı olmadığını; ... Şti.’nin taşımacılık işleminin tarafı olmadığını, bu nedenlerle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı açık olmakla birlikte davacının işbu davayı taraf sıfatı olmadan ikame etmesi nedeni ile davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğinin açık olduğunu, davacı, her ne kadar dilekçesinde Müvekkilinin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, Müvekkilinin ağır ihmalinin olduğunu iddia ederek bunun müvekkili şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkur taşımaya ilişkin olarak müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, gönderi hareket formunda da görüleceği üzere, işbu uyuşmazlığa konu kargonun Davacıya teslim edildiğini, müvekkili şirketin göstermesi gereken tüm özeni gösterdiğinden, doğduğu iddia edilen zararlardan sorumlu olmadığını; TTK. 898. maddesi kapsamında müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını;
davacı tarafça TTK. 889 maddesine uygun bir bildirim yapılmadığını, kayıtsız şartsız teslim alınan davaya konu kargo ile ilgili taraflarına TTK Madde 889 uyarınca süresinde ulaşmış yazılı bir bildirim söz konusu olmadığını; aksi halde teslimin sağlıklı yapıldığının kabulünün gerekeceği de açıkça ilgili maddede düzenlenmiş olduğunu; müvekkili şirketin sorumlu olmadığı beyanlarını tekrarla, sorumluluk belirlenecek ise de olayda
tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle her şeyden önce, TTK 886 uyarınca tam tazminata hükmedilebilmesi için zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusuru varlığının da ispat edilmesi gerektiğini; davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, servis hasar tutanağı, taşıma sözleşmesi, fatura, kargo sözleşmesi, sevk irsaliyesi, taşımaya ilişkin belgeler ve tutanaklar, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk son tutanağı celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Karayolu Taşımacılık Uzmanı bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "... İade edilen kargonun davaya konu olduğu kanaatine ulaşılmakla birlikte; ilgili iade kargonun ilk sevkiyat bilgilerinin Davalı Taşıyıcı tarafından ve/veya Davacı Gönderen tarafından dosya kapsamına sunulması halinde ilk giden sevkiyat yönünden ve iade kargo bütünlüğü de gözetilerek gerekli tespit ve değerlendirmelerin yapılabileceği; Sektörel inceleme görüş ve kanaatimi ...'' şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, Karayolu Taşımacılık Uzmanı bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "... Davaya konu sevkiyatın 24.03.2022 tarihinde varış şubesine ulaştığı, aynı gün “alıcının kendisine teslim edildi” notu ile alıcısına teslim edildiği, teslimat esnasında kargonun alıcısına hasarlı teslim edildiğine dair her hangi bir hasar notu tespit edilemediği; Ancak, 30.03.2022 tarihinde kurulum için gelen teknik servis tarafından düzenlenen teknik servis tutanağında “nakliye kaynaklı” hasar notu düşüldüğü; kargonun 30.04.2022 tarihinde gönderene iade edildiği, 30.04.2022 tarihinde yapılan iade gönderinin Alıcı adı sevkiyat belgesinde ... olarak yazılmış olsa da kargonun “...LTD. ŞTİ.’e adına teslim edildiğinin tespit edildiği, Davalı Taşıyıcının, teknik servis tutanağı ile de belgelenmiş olan ve ayrıca tazmin talep dilekçesindeki Davalı ... kaşe ve imzası ile de kabul edilmiş olan ilgili hasardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Dosya kapsamında ilgili kargonun nerede ve hangi durumda nasıl hasarlandığını gösteren bir bilgi/belge tespit edilemediği; bu nedenle, ilgili kargonun kasten ve pervasızca hasarlandığını gösteren bir delil, belge, bilgi ve fiil tespit edilememiş olup, Davacı taşıyıcının tazmin sorumluluğunda TTK 886’ya göre tam tazimat uygulamasına yer olmadığı kanaatine ulaşıldığı; Davalı Taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktirin ve kanaatin sayın mahkemeye ait olduğu, TTK 882’ye göre Taşıyıcının sınırlı sorumluluğu: 668 SDR x 20,4506 SDR/TRY = 13.661,00 TL olarak hesap edildiği; Davacının hasarlı kargo için talep ettiği tazmin tutarının 7.505,00 TL olduğunun görüldüğü, Davalı taşıyıcının “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” ilkesi gereği ödeyeceği tazminat üst sınırının 13.661,00 TL TL olarak hesap edildiği; Davalı Taşıyıcı için hesap edilen taşıyıcının üst sorumluluk tutarı olan (13.661,00 TL), Davacı tarafın hasarlı kargo için talep ettiği (7.505,00 TL) tutardan daha az olduğu için somut olayda TTK madde 882/1 hükmü gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığının tespit edildiği, Sektörel uygulamalarda hasarlı kargo tazmin ödemelerinde; Taşıyıcı tarafından tazmini ödenen hasarlı kargonun taşıyıcıya iade edilmesi gerektiği, TTK 889’a göre; ilk sevkiyatının 24.03.2022 tarihinde alıcısına teslim edildiği, kurulum için teknik servisin geldiği 30.03.2022 tarihinde ilgili kargonun içi açıldığında ürünün hasarlı olduğu gerekçesi ile bu konuda tutanak düzenlendiği, Teknik Servis Hasar tutanağı ile teslim tarihi arasındaki sürenin 7 gün bildirim süresi içinde yapılmış olduğu görülmekte olup, taktirin sayın mahkemeye sunulduğu ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan eşyanın hasarlı şekilde teslim edilmesi sebebiyle hasar bedelinin tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesinin akdedildiği, bu kapsamda davalı şirketin davacı tarafından satılan ürünleri dava dışı müşterilere taşıma ve teslim ile yükümlü olduğu, davacının taşıma hizmeti karşılığında taşıma hizmet bedelini ödemeyi taahhüt ettiği, somut olayda dava dışı müşteri tarafından satıcıdan / davacıdan ...satın alındığı, ürünün tesliminin davalı kargo şirketi tarafından gerçekleştirildiği, ürünün kurulumu için gelen yetkili servisin orijinal paketi açtığında ...'nin taşımadan kaynaklı olarak ekranının kırıldığı, çerçevesinde çizik ve çatlaklar olduğu ve hasara uğradığı, ayrıca ürünün kutusunda dahi ezik, darbe ve hasarların olduğunun tespit edildiği, davacı taraf eşyanın taşınması sırasında hasar oluştuğundan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, davalı taşıyıcı ise eşyanın teslim edildiğini, kasten yahut pervasız hareket bulunmadığından sorumluluğunun olmadığını savunduğu,uyuşmazlığın halli için mahkememizce alanında uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırıldığı, kara yolu taşımacılık uzmanı bilirkişinin 26/03/2024 tarihli ek raporunda belirtildiği üzere, davalının taşıma edimini gereği gibi yerine getirmediği, ürünü hasarlı şekilde teslim ettiği, servis yetkilileri tarafından kurulum için işlem yapıldığı sırada ...'nin ekranın kırık, çerçevesinde çizik ve çatlaklar olduğu olduğu tespit edildiğinden TTK 889. maddesi uyarınca hasar bildirimin yasal süresi içinde olduğu, davalı taşıyıcının TTK 875. maddesi uyarınca hasarlı eşya tesliminden sorumlu olduğu, TTK 886. maddesi uyarınca dosya kapsamında eşyanın kasten yahut pervasızca bir hareket ile hasarlandığına ilişkin belge ve delil bulunmadığından davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK 882. madde hükmü uyarınca "sınırlı sorumluluk" esasına göre belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda taşıma uzmanı bilirkişinin 26/03/2024 tarihli denetime açık ve gerekçeli ek raporunda hesap edildiği üzere TTK 882. maddesine göre davalı taşıyıcının sorumluluğunun (kargo brüt ağırlığı 80 kg x 8,33 SDR özel çekme hakkı =) 668 SDR x 20,4506 TRY (eşyanın taşıyıcıya teslim tarihindeki SDR / TL karşılığı) = 13.661,00 TL olduğunun hesaplandığı, uzman bilirkişinin 26/03/2024 tarihli ek raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bilimsel yönden yapılan açıklamaların isabetli tespit ve değerlendirmeler içerdiği, alacak hesabı noktasında maddi bir hata bulunmadığı, bu nedenle mahkememizce 26/03/2024 tarihli ek rapora içeriği denetlenerek itibar edildiği ve hükme esas alındığı, öte yandan davalı taraf rapora karşı sorumlu olmadığına yönelik itirazlar ileri sürmüş ise de, eşyanın hasarlı şekilde teslim edilmesi ve TTK 875. maddesi hükmü uyarınca itirazların yerinde görülmediği, davalı taşıyıcının eşyanın hasarlı şekilde teslim edilmesinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, davacının icra takibinde 7.505,76 TL asıl alacak talebinde bulunduğundan talebiyle bağlı kalınarak asıl alacak tutarı yönünden itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmiştir. Davacı icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de; davalının takip öncesinde temerrüte düşürülmediği, bu kapsamda takip öncesinde temerrütün oluştuğuna yönelik dosya içinde belge, delil vs.bulunmadığı, dolayısıyla davalı bakımından temerrütün icra takibiyle birlikte gerçekleştiğinden davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiş, mahkememizce hükme esas alınan 26/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Dava taşıma sırasında hasarlanan emtianın tazminine ilişkin olup, tarafların sorumluluklarının kapsamı ve sınırlı sorumluluk ilkesi nazara alınarak tespit edilen tazminat miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra takibine konu alacak likit değildir. Bu nedenle davanın kabul edilen kısmı bakımından davacı lehine icra inkar tazminatı; davanın reddedilen kısmı bakımından davacının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatına karar verilmesine ilişkin şartlar oluşmamıştır. (Bkz. İSTANBUL BAM 12. HD. 2019/2348 E. 2022/603 K. ; İSTANBUL BAM 43. HD. 2020/2180 E. 2021/277 K. ; İSTANBUL BAM 43 HD. 2020/758 E. 2022/461 K.). Dolayısıyla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 7.505,76 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin icra takibindeki işlemiş faize yönelik talebinin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olmaması sebebiyle yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (7.505,76 TL) üzerinden alınması gereken 512,71 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 92,55 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 420,16 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 92,55 TL peşin harç, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti ile 204,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.546,55 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.473,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 7.505,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 157,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 1.527,97 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 32,03 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.03/05/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır