WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/723 Esas
KARAR NO : 2024/349

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/03/2022 tarihinde, davalı tarafından sigortalanan ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalının sigortalısı olan aracın tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, hasar bedeli bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediğini, tespiti gerektiğini, uğradığı zarar miktarının yapılacak inceleme sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, araçta ciddi miktarda hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin tahsili amacıyla dava ikame edilmesi gereği hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyen en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline, diğer hususlarla birlikte karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararına göre hesaplanması istenen reel değer kaybının belirli bir kriter seti bulunmadığını, bilirkişilerin görüşlerini oluştururken dikkate aldığı galeriler, ikinci el piyasa ve bu konuda uzman kişilerin subjektif değerlendirmelere tabi olduğunu, genel şartlara göre yapılan hesaplanın şeffaf, denetlenebilir ve ölçülebilir niteliğe sahip olduğunu, genel şartların geçerli olduğu görülerek yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun 50.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıya 10/05/2022 tarihinde 10.781,85 TL, 15.071,38 TL, ekspere 380,26 TL ve 269,87 TL ödenerek üzerine düşen mali sorumlulukları yerine getirdiğini, haksız ve mesnetsiz dava ikame edilmesinin sebebinin haksız kazanç sağlamak olduğunu, sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olduğunu, hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, ihbar tarihi olan 08/08/2022 tarihinden itibaren 45 gün işletilerek 22/09/2022 tarihinin faiz için esas alınarak tarih olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun yasal faiz üzerinden hesaplanması gerektiğini, parça ve işçilik iskontosu uygulanması ve bu oranın en az %30 olması gerektiğini, ZMS Genel Şartlar B.2.2.2 maddesine atıf yapıldığını, müvekkilinin KDV'den sorumluluğu bulunmadığını, baro pulu ve vekalet harcından sorumlu tutulmayacağını, bu giderlerin vekaleti sunan avukata ait olduğunu, taleplerin reddi gerektiğini, diğer hususlarla birlikte davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde özetle; 12/08/2021 tarihli trafik kazasına ilişkin hasar alacaklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13/10/2022 tarihinde belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL üzerinden açıldığını, bilirkişi raporu ile tespit edilen tutara talep artırım yapılması gerekliliğinin hasıl olduğunu, 06/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda karşı tarafın yüzde yüz kusurlu olarak sorumluluğunun tespit edildiğini, 100,00 TL üzerinden açmış oldukları işbu davanın hasar ve hak mahrumiyeti bedelini artırma zorunluluğunun hasıl olduğunu, bilirkişi raporu doğrultusunda 24.146,77 hesaplanan hasar bedelinin, 17.506,82 TL artırılarak 17.606,82 TL üzerinden toplam davalarının 17.606,82 TL üzerinden devam etmesini bildirdiklerini, buna mukabil 300 TL tamamlama harcının yatırıldığını gösterir harç makbuzunu sunduklarını, mahkemece dava değerlerinin 17.606,82 TL olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından 07/05/2024 tarihli duruşmada; "Sigorta Tahkim Komisyonu'nda açılan dava kısmi olarak açılmıştır, bizde kısmi ıslah yaptık, dolayısıyla kararda kısmi olarak karara çıkmıştır, bu nedenle çıkan karar kesin hüküm teşkil etmez, iş bu davayı açmakta hukuki yararımız vardır, nitekim bilirkişi raporunda da zararımız hesaplanmıştır, kısmi davadaki bedeli mahsup ederek bedel arttırım dilekçesi sunduk" şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 13/02/2023 tarihli bilirkişi ön raporu,
... ve ... tarafından hazırlanan 06/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığı'nın ...sayılı dosyası,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ... plaka sayılı aracın poliçe, hasar vb. kayıtlar, ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğan hasarın ödenmeyen bakiye kısmının istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.06.2011 tarih ve 2011/17-142 Esas 2011/411 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 Esas 2013/7276 Karar).
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 18.03.2022 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki, ...adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 11.03.2022-11.03.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 50.000,00 TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ayrıca ...A.Ş.'ye tarafından 09.04.2021-09.04.2022 vadeli ... numaralı poliçe ile kasko sigortalı, ... plaka numaralı ticari panelvan kamyonetin park halinde bulunan davacı ... adına tescilli,... plaka numaralı hususi otomobile çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuru neticesinde. ... tarih ... , ...
sayılı karar ile "Başvuran ...ın hasar onarım gideri talebi ve ekspertiz gideri taleplerinin kısmen kabulü ile 6.515,95-TL hasar onarım bedelinin 10 Mayıs 2022 tarihinden, 356,77-TL ekspertiz giderinin 19 Ağustos 2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş’ den alınarak başvuran’a ödenmesine, başvuranın bakiye 4.151,70-TL hasar onarım gideri ile 145,79-TL ekspertiz gideri taleplerinin reddine," kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının davası kısmi dava tutarını aşan miktar için (belirsiz alacak davası şeklinde) açılan ek dava mahiyetinde olup, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının eldeki ek dava için kesin hüküm sonucu doğurması mümkün değildir. Kısmi davada hüküm altına alınmayan hasar bedeli yönünden davacının ek dava açılması mümkün olup iş bu davada dava şartlarının olduğuna kanaat getirilmiştir.
Dosya kapsamında tanzim edilen kusur raporuna göre, sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı ticari kamyonet ile seyir halinde iken aksine davranarak yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, meskun mahal karlı zemin yolun icap ve şartlarına uygun olmayan, güvenle sevk ve idare edemeyeceği seviyede bir hızla ilerleyen, yolun sol kenarında park halindeki otomobili, konumunu ve mesafesini dikkate almayarak ani ve kontrolsüz manevra ile direksiyon hakimiyeti ve kontrolünü kaybederek üzerine doğru tehlike bölgesine yönelen, zamanında etkili fren ve direksiyon manevra tedbiri uygulamayan, hızını ve direksiyon sapma açısını ayarlamayan, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüren, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan davalının sigortalısı sürücü Hüseyin Uğur'un hadisenin meydana gelmesinde ve dava konusu zararın doğmasında %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüş ve tahkim yargılamasında da benzer mahiyette kanaat bildirildiğinden raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte, düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait otomobilin olay tarihinde özel servis ortamında, tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak fen ve teknik kaidelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi mümkün kadri maruf, haddi layık hasar onarım bedelinin-iskontosuz KDV hariç 24.058,20-TL, KDV dahil 28.388,67-TL, iskontolu KDV hariç 22.139,88-TL, KDV dahil 26.125,05-TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 10.781,85-TL tutarındaki ödemenin tenzili ile talep edilebilir net bakiyenin iskontosuz KDV hariç 13.276,35-TL, KDV dahil 17.606,82-TL, iskontolu KDV hariç 11.358,03-TL, KDV dahil 15.343,20-TL olduğu, davalı şirketin eksik ödenen zarar bedelinden 24.146,77-TL bakiye poliçe teminatı ile sorumlu olacağı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Öyleyse tüm dosya kapsamına göre, taraf iddia ve savunmalarına, tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davacının meydana gelen trafik kazası sebebiyle %100 oranında sorumlu olan davalıdan 17.606,82-TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından takdirde bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ İLE,
1-Bakiye hasar bedeli olan 17.606,82-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (17.606,82-TL) üzerinden alınması gereken 1.202,72-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 80,70-TL peşin harç ile 300,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 380,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 822,02‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70-TL peşin harç ile 300,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 380,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.118,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama yargılama gideri yapılmadığından bu hususta değerlendirmeye yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.606,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.07/05/2024

Katip

Hakim