WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/693 Esas
KARAR NO : 2024/180

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/10/2022
KARAR TARİHİ : 05/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında belli bir süre iş ilişkisi kurulduğunu, davalıdan iplik satın alıp kumaş ürettiğini, üretilen kumaşları davalıya sattığını, ticari ilişkiye dayanarak her iki tarafın birbirinden alacaklı borçlu konumuna geldiğini, mevcut ihtilafın konusunun ise müvekkilinin teslim aldığı bir miktar iplik ile davalıya 14032 kg miktarında pamuk selanik türünde kumaş üretip teslim ettiğini, müvekkiline yapılan teslimatta hatalar olduğunu, hiçbir bildirimde bulunulmadan kumaşlarda traşlama işlemi yapıldığı için 49.229,62 TL'lik fatura kesildiğini, müvekkili şirket belirli aralıklarla birbirlerinden mal ve hizmet satın aldığını, satın almaların neticesinde davalı cari hesabında oluşan 14.856,79 USD değerindeki alacağın davalı tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirket tahsil edemediği tutarları nedeni ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket süresi içerisinde kısmi itirazda bulunulduğunu, 14.856,79 USD'nin 8.968,85 USD'sini ferileri ile kabul ettiğini, kalan bakiyeye itirazda bulunulduğunu, itirazın iptaline ve takibin devamına, itiraz edilen kısım asıl alacak olan 5.887,94 USD üzerinden %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı yan tarafından müvekkili şirkete teslim edilen kumaşlarda hataların mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından 5.451,85 USD karşılığı 49.210,73 TL bedelli reklamasyon gelirine ilişkin fatura davacı yana fatura edildiğini, davacı kumaş üretimindeki hatayı kabul etmesine rağmen fatura müvekkili şirket ettiğini, davacı yan tarafından bilinmeyen sebep ile 38.165,85 TL fatura kesildiğini, müvekkili şirket bu faturayı iade ettiğini, müvekkili şirketi davacı yana icra emrinde belirttiği miktarda borcunun olmadığını, 8.968,85 USD tutarında borcunun bulunduğunu, karşılığı 89.285,22 TL 13/10/2021 tarihinde kalan, 4.140,26 TL ise 06/04/2022 tarihinde ... 35. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına ödendiğini, ödemeye ilişkin dekontların mevcut olduğunu, davanın usul yönünden reddine, davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... tarafından hazırlanan 15/03/2023 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 20/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporu,
... tarafından hazırlanan 22/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 29/09/2021 tarihinde, 14.856,79-USD asıl alacak, 19,54-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.876,33-USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap alacağı olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 08/10/2021 ve 15/10/2021 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine kısmen itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 04/10/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Mahkememizce alacağın miktarının belirlenmesi amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, davacı ve davalı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md. 222) uyarınca taraflar lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibari olan 29/09/2021 itibariyle davacı alacağının 144.952,80-TL karşılığı 19.403,16-USD olmasına karşın davalının yasal defterlerine göre davacı alacağının 8.968,85-USD olduğu, aradaki farkın davacı tarafça düzenlenen 2 adet iade faturasının davalı defterlerinde olmamasından kaynaklandığı, iş bu faturalar e-fatura olup davalı tarafça yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazın görülmediği, diğer taraftan davacının yaptığı 14.856,79-USD tutarındaki takip ile karşılaştırıldığında aradaki farkın sadece reklamasyon gideri açıklaması ile davacı tarafa “... nolu 49.299,64 TL karşılığı 5.888,00 USD'lik faturadan kaynaklandığının belirlendiği, bu durum ve davalının takip sonrasında kabulü yapıp ödemesini gerçekleştirdiği 8.968,85-USD ödeme dikkate alındığında tek uyuşmazlığın davacı tarafça tanzim edilen 5.888,00-USD tutarındaki reklamasyon faturasına ilişkin olduğu, dosyada mübrez ihbarnameye göre davacı tarafça tanzim edilen 03/09/2021 tarih ... nolu 49.299,61-TL'lik faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalı tarafça da söz konusu faturaya itiraz edildiği, söz konusu faturanın başlangıcının davalı tarafından tanzim edilen reklamasyon geliri açıklamalı faturadan kaynaklı olduğu nazara alındığında davalı tarafın söz konusu fatura içeriği reklamasyon gelirine ilişkin bedelin davacı alacağından mahsup edilmesini ispat edecek mahiyette vesaik sunması gerektiği ancak davalı tarafça iş bu reklamasyon gelirini ispat edici mahiyette vesaik sunulmadığı, davacının 5.887,94-USD alacaklı olduğuna ilişkin kanaatin bildirildiği görülmüştür.
Taraf iddia ve savunmalarına, tarafların ticari defter kayıtlarına, bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davacı tarafından davalı taraftan satın alınan iplikler ile üretilen kumaşların tekrar davalı tarafa satıldığı, ihtilafın üretilip davalı tarafa teslim edilen14042 kg kumaştan kaynaklandığı, davacı taraf iddiasına göre teslimatta hatalar olduğu iddiasıyla ayıp ihbarı yapılmaksızın ve kumaşlarda tıraşlama işlemi yapıldıktan sonra davalı tarafından 49.299,61-TL fatura kesildiği, davacının bu faturaya itiraz ederek iade fatura düzenlediği, cari hesap alacağı olan 14.856,79-USD'nin tahsili amacıyla yürütülen icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı, davalı tarafından 8.968,85-USD borcun kabul edildiği ve bakiye 5.887,94-USD'ye itirazda bulunulduğu, uyuşmazlığın temelinde 03/09/2021 tarih .... nolu 49.299,61-TL'lik faturadan kaynaklandığı, davalının ayıp iddiasına dayalı olarak düzenlediği reklamasyon faturası bulunsa dahi ayıp ve hata sebebiyle tıraşlama işlemi öncesinde bildirimde bulunulduğuna veya ayıp söz konusu olduğuna dair davalı tarafça delil sunulmadığı, öyleyse usulüne uygun bir ayıp ihbarından söz edilemeyeceğinden davalı tarafça tanzim edilen faturanın dayanağı bulunmadığı, davacının itirazın iptali isteminde haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan cari hesaba dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 5.887,94-USD asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (5.887,94-USD'nin takip tarihi olan 29/09/2021 tarihindeki USD efektif satış kuru olan 8,8878-TL esas alınarak hesaplanan 52.330,83-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 10.466,17-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (109.521,57-TL) üzerinden alınması gereken 7.481,42-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.206,15-TL'nin mahsubu ile eksik olan 6.275,27-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.206,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.880,75‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 800,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024

Katip ...

Hakim ...