T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/661 Esas
KARAR NO : 2024/474
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2022
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının 21/07/2022 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca ve faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalının itirazları ve iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapıldığını, reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, davalıdan olan alacağı, taraflar arasında akdedilen ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelleri davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerel dağıtım firması olan ... Şirketi tarafından, davalının da abonelik adresinin bulunduğu ... ili, ... ilçesi sayaçları okunduğunu, bu okumalara dair verilerin ...'a bildirmekte ve...'tan müvekkili şirket tarafından alınan veriler abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, 78.163,11 TL bedelli 21/03/2022 tarihli ... nolu faturanın cezai şarttan kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak fatura elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, borçluya akdedilen abonilek sözleşmesi ve SKTT %15 tarife paketi, konfigürasyon sebebi ile sona erdiğini, davanın kabulüne, davalının takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptaline, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının düzenlemiş olduğu sözleşmelerin Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinde belirtilen taahhütlü aboneliğe ilişkin kurallara uygun olarak yapılmadığından taahhüdün geçersiz olduğuna karar vermek gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse TBK m.20-25'de belirtilen genel işlem koşulu hükümlerine göre davacının müvekkilinin aleyhine bir genel işlem koşulu olan cayma bedeli hakkında açıkça bilgi vermediği ve öğrenilmesine imkan vermediği için cayma bedelinin yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, aksi taktirde ise cayma bedelinin fahiş miktarda olması sebebiyle TTK m.55/F ye dayanarak dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle genel işlem koşulu olan cayma bedeline hükmedilemeyeceğine karar verilmesi gerektiğini, davacıyla müvekkili arasındaki sözleşme 12 aydan uzun süre yürürlükte kaldığını, ekse sunmuş oldukları sözleşmede ilk 12 ay içerisinde fesih edilmesi halinde cayma bedeline hükmedeceği belirtildiğini, müvekkili şirketi sözleşme imzalamaya ikna etmek için gerçeğe aykırı vaatlerde bulunduğunu, cezai şart veya cayma bedeli ödemeden sözleşmeyi feshedebileceği hususunda gerçek dışı beyan ve bilgilendirmeler yaptığını, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak ikame etmiş olduğu davasının reddine, davacının alacaklı olmadığı halde kötü niyetle icra takibini ikame etmesi sebebiyle davalı aleyhinde alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan BA-BS formlarının bir örneğinin celbi,
..., ...ve ... tarafından hazırlanan 01/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, Merkezi Takip Sistemi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 01/07/2022 tarihinde, 78.163,11-TL asıl alacak, 11.985,01-TL işlemiş faiz toplamı olan 90.148,12-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedeli olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 18/07/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 21/07/2022 tarihli itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın MTS dosyasına yüklendiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılacağı (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelik m.11/4), hal böyle olunca eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 22/09/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında, taraflar arasında elektrik enerjisinin sağlanması amacıyla abonelik sözleşmesi akdedildiği, tarafların biri tarafından sözleşmenin otuz günlük bildirimle feshedilinceye dek geçerli olduğu, sözleşmenin tüketici davalı tarafından otuz günlük bildirim süresine uymaksızın sonlandırılması halinde abone olduğu süre boyunca tüketicinin ödediği en yüksek faturanın iki katı kadar tutarda cayma bedelinin cezai şart olarak ödeneceği hususunun kararlaştırıldığı, cayma bedeli için davacı tarafından tanzim edilen faturanın davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, davacının ticari defterlerine göreyse davalıdan takip tarihi itibariyle cayma bedeli sebebiyle 78.163,11-TL alacaklı olduğu, davalının düzenlemiş olduğu cayma bedeli faturasının sözleşme ile uyumlu olacak şekilde düzenlendiği ve fatura ortalamasının iki katı tutarında olduğu, faturanın ödenmesi amacıyla düzenlenen ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiği ve yine ihtarname ile faturanın davacı yana iade edildiği, sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin davalı tarafın herhangi bir fesih talebine rastlanmadığı, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin konfigürasyon sebebiyle 24 aylık taahhüt süresi sona ermeden evvel sonlandırıldığı, cayma bedeli olan cezai şart faturasının usulüne ve sözleşmeye uygun olduğu, aboneye özel sözleşme düzenlenmesi nedeniyle ve her iki tarafa da fesih imkanı tanıması sebebiyle anılan maddenin genel işlem koşulu olarak kabul edilemeyeceği ve yazılmamış sayılmasına dair bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, faturada belirtilen son ödeme tarihinden takip tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği hususlarının anlaşıldığı ve bu doğrultuda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi heyet raporu ile, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalıdan 78.163,11-TL asıl alacağı, 3.102,97-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 81.266,08-TL alacağının bulunduğu kanaatinin bildirildiği tespit edilmiştir.
Öyleyse taraflar arasında akdedilen sözleşmenin mahiyeti, sözleşmenin davalı tarafından sona erdiriliş şekli, cezai şart faturasının sözleşme ile uyumlu olarak düzenlenmesi ve genel işlem koşulu sayılmasının mümkün olmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacının cayma bedeli faturasına ilişkin takip tarihi itibariyle davalı taraftan alacaklı olduğu ve fakat faiz miktarının talep edilen miktardan daha düşük olması sebebiyle davanın kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen Merkezi Takip Sistemi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 78.163,11-TL asıl alacak ve 3.102,97-TL işlemiş faiz toplamı olan 81.266,08-TL üzerinden de aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (78.163,11-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 15.632,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl alacak olan 78.163,11-TL'ye takip tarihi olan 01/07/2022 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
4--Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (81.266,08-TL) alınması gereken 5.551,29-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik olan 5.470,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.827,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 5.253,49-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 57,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 5,62-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 8.882,04-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.406,34-TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 153,66-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekili ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024
Katip
Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!