T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/539 Esas
KARAR NO : 2024/362
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2022
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 02/05/2021 tarihinde müvekkili ... adına kayıtlı, müvekkili ...'un idaresindeki ... plakalı araç seyir halindeyken davalı şirket sigortalısı, mülkiyeti ...'ya ait, davalı sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı araçla ... sokaktan hızlıca çıkarak el freni ile dönmeye çalışması neticesinde müvekkilinin seyir halinde olduğu şeride girmesi sebebiyle kafadan çarparak yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kavşaktan kontrolsüz ve sağ dönüşe geçip müvekkilinin istikametini kapattığını, hızla çarparak müvekkilinin yaralanmasına ve araçta maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, kazadan kaynaklı değer kaybı oluştuğunu, aracın tamiri için geçen süre boyunca ikame araç bedeli mevcut olduğunu, aracın ... adresinde tamiri yapılmamış bir şekilde beklediğini, yapılmayan araç için 1.000,00 TL otopark parası ödendiğini, kazadan sonra çekici masrafı olarak 354.00 TL ödendiğini, 08/06/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine maddi tazminat başvurusunda bulunulmasına rağmen müvekkilinin zararının karşılanmadığını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun anlaşmama olarak neticelendiğini, müvekkilinin kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, sigortacının sigortalısının 3. Kişilere verdiği maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, kaza sebebiyle araçta ortaya çıkan maddi zarar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedellerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, zarar kalemleri tespit edildikten sonra ıslah hakkının saklı olduğunu, müvekkilinin elem ve ızdırabının bir nebze de olsa hafifletilmesi adına 2.000,00 TL manevi tazminat isteme gereği hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için şimdilik 100,00 TL değer kaybı için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplamda 200,00 TL'nin sonradan arttırılmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren başlayan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, aracın kullanılmadığı sürede ikame araç bedeli için sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL, çekici ücreti olarak 245,00 TL, otopark ücreti olarak 1.000,00 TL'nin ve kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkili ...'un yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına 2.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren başlayan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, ceza yargılamasının devam ettiğini ve henüz kesinleşmediğini, dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, talebin haksız ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, kazanın 02/05/2021 tarihinde gerçekleştiğini, davacının çekici ve otopark ücretini talep ettiği tarihlerin 2022 yılına ait olduğunu, sahte fatura ve fişlerle yanıltarak haksız kazanç elde etme peşinde olduklarını, çekici faturasının kazadan 10 ay sonra, otopark fişlerinin 1 yıl sonrasına ait olduğunu, çekici ücretinin tarafınca kazadan bir gün sonra davacıya elden ödediğini, bizzat kendi evinin önünde çekildiğini ve herhangi bir otopark ödemesi yapılmadığını, şahidinin mevcut olduğunu, davayı ikame etmesinde kötü niyetli olduğunu, haksız taleplerinin reddi gerektiğini, ... plakalı aracın kiralık araç olduğunu, ilk kez kullandığı için araç üzerinde tam hakimiyet sağlayamadığını, el frenini çekerek dönüş yaptığı iddiasının asılsız olduğunu, öğrenci olduğundan bir kazancı ve manevi tazminatı karşılayacak maddi imanı bulunmadığını, idaresindeki ... plakalı kiralık aracın kasko poliçesinin olup olmadığını, varsa manevi tazminat klozu olup olmadığı hakkında işleten sıfatına haiz ... Şirketi'nden bilgi alınması gerektiğini, varlığı halinde sigorta şirketinin davaya dahil edilmesini, kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanacağını, talebin reddi gerektiğini, davanın ... Şirketi'ne ihbar edilmesine, haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 02/05/2021 tarihinde kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında ve araç başına 43.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, yapılan ödemenin göz önünde bulundurulması gerektiğini, 22/10/2021 tarihinde 295,00 TL, 15/02/2022 tarihinde 368,75 TL olmak üzere toplam 663,75 TL ödeme yapıldığını, kusur oranlarının denetime elverişli bir biçimde tespit edilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinin aracın 165.000 km üzerinde olması hanide teminat dışı olduğunu, aracın kaç kilometrede olduğuna ilişkin veri bulunmadığını, faizin temerrüt tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurul ilamına atıp yapıldığını, dava konusu alacak taleplerinin 2 şıllık zaman aşımına uğradığını, davanın reddini, aksi kanaat halinde belirtilen hususlar doğrultusunda kusur, hasar onarım bedeli ve değer kaybı tespiti yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: İhbar Olunan ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın davalı ...'in talebiyle müvekkili şirkete ihbarının yapıldığını, ancak müvekkilinin taraf sıfatına haiz olmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ...'e kiralandığını, KTK gereğince kiralanan aracın karıştığı ve sebep olduğu hasarlardan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde işleten sıfatının kiracı, ariyet veya rehin alan kişide olduğunu, ... plakalı aracın ... tarafından 30/01/2021 tarihinde Bireysel Paylaşımlı Araç Kiralama Sözleşmesi iel 02/05/2021 tarihinde saat 15:08'de ... caddesi lokasyonunda kiralanmış bir araç olduğunu, aracı kiralayarak araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğunu ve aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendine ait olarak işlettiğini, müvekkili şirketin davaya müdahil edilmesi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 24/01/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu.
... ve ... tarafından hazırlanan 17/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporu.
... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları.
...'nden 11/09/2022 tarihli davacıların sicil dosyalarının celbi.
Türkiye Noterler Birliği'nden 17/08/2022 tarihli araç tescil özet raporları.
... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğan hasarın onarım bedeli, değer kaybı, ikame araç bedeli, çekici araç ücreti, otopark ücreti ve yaralanmaya ilişkin manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 02/05/2021 tarihinde davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davacı ... adına tescilli, ...plaka sayılı hususi otomobille, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, ihbar olunan ...A.Ş. adına tescilli, olay günü ...'e kiralanmış, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 26/02/2021-26/02/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 43.000,00-TL teminat limitli sigorta poliçesiyle teminat altına alınmış, ... plaka sayılı hususi otomobilin çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, olayda davacı sürücü ...'un basit tibbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı ve taşıtlarda maddi hasar meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kusur Durumuna İlişkin;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.6.2011 tarih 2011/17-142 Esas 2011/411 Karar, 22.2.2012 tarih 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar, 16/1.2013 tarih 2012/17-1491 Esas 2012/411 Karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih 2012/8984 Esas 2013/7276 Karar). Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacı ...'un maddi zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile, (DUR) levhasına riayet etmeyen, yavaşlayarak tamamen durup sağından gelen trafiği, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, tehlikeleri ön görmeyen, sağından emniyetle duramayacak mesafede yaklaşan otomobili, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, geçişini beklemeyen, çıkış için uygun ve tehlikesiz anın oluşmasını beklemeyen, kontrolsüz ilerlemesine devam ederek hız ve direksiyon sapma açısını ayarlayamayıp karşı şeride girerek diğer otomobil sürücüsünün önünü kapatıp ilk geçiş hakkını engelleyen, trafikte can ve mal güvenliği açısından tehlike ve engel yaratan durumu ortaya çıkaran, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan davalı sürücü ...'in önlenebilir nitelikteki olayın meydana gelmesinde ve dava konusu zararın doğmasında %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu; sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir, olayda etkili kural dışı, ihmalkar veya özensiz davranışı, etkili rolünün söz konusu olmadığı anlaşılan davacı ...'a atfı kabil kusur bulunmadığı hususlarının mütalaa edildiği, öyleyse davalı sürücü ve sigorta şirketinin, davalı sürücü ...'in kusuru nispetinde yani zararın tamamından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalının Sorumluluğuna İlişkin;
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/1983 tarih 1981/9-533 Esas 1983/724 Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7214 Esas 2019/2775 Karar, 2016/7805 Esas 2019/3209 Karar).
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; davacı taraf, dava dilekçesinde açıkça davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasını istediği, davalıların açıklanan kanun hükümleri gereği araç maliki ve sigortacısı olması sebebiyle müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, teselsül hükümlerine dayanıp müteselsilen tahsilin istendiğine göre zararın belirlenmesinde kusur oranları gözetilerek davalı sürücünün sorumluluklarının kusur oranında (%100) sorumluluk olduğu belirlenmiş ve bu ilkelere göre tazminatların tahsiline karar verilmiştir.
Onarım Bedeline İlişkin;
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 05.06.2014 tarih 2014/9038 Esas 2014/9078 Karar). Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 18.05.2016 tarih 2016/3196 Esas 2016/6047 Karar).
Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi ek raporu ile tespit edildiği üzere, davacı ...'un maliki olduğu ... plakalı otomobilde kaza nedeniyle meydana gelen ve illiyet bağı bulunan zarar miktarının iskontosuz ve KDV dahil 12.867,81-TL olduğu, dava değerinin bu miktar üzerinden artırıldığı ve anılan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından talebin kabulü gerekmiştir.
Değer Kaybına İlişkin;
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih 2015/15003 Esas 2016/2856 Karar).
Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, aracın kaza tarihinde 23 yaşında olması, geçmiş dönemde ön kısımlarından zarar görmesi, komple boyalı olması ve kilometre verilerinin düşürülmesi sebebiyle teknik açıdan değer kaybı meydana geldiği tespit edilemediğinden değer kaybı talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Araç Mahrumiyet Bedeline İlişkin;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacıya ait aracın yerine başka bir taşıtın ikame edilmesi için yeterli olan 15 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle uğranacak zararın olay döneminde günlük 100,00-TL'den toplam KDV hariç 1.500,00-TL olduğu (bu zararın, sigorta şirketinden talep edilmemesine karşın kısa kararda reddine dair karar verilmiş ise de vekalet ücreti ve yargılama gideri hesabında tasnif dışı tutulmuştur), kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı sürücü bakımından kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Otopark Ücreti ve Araç Çekici Ücretine İlişkin;
Davacı tarafından çekici ücreti için ödenen 354,00-TL ile 4 aylık otopark ücreti için ödenen toplam 1.000,00-TL'nin piyasa rayicinde ve uygun oldukları bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden ve zarar miktarları ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispat edildiğinden söz konusu taleplerin doğrudan kazaya ilişkin zararlar olması sebebiyle davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Manevi Tazminata İlişkin;
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2021/761 Esas 2021/885 Karar).
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/06/2004 tarih 13/291-370)
Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Bu nedenle yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, davacı ...'un kazada kusursuz olması ve kaza nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması, haksız fiilin meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli dikkate alındığında, davacı ... lehine 2.000,00-TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmakla manevi tazminat takdir olunmuştur.
Faize İlişkin;
2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi için başvurunun tebliğ alındığı tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde sigorta tazminatının ödenmesi gerekiği, bu halde davalı sigorta şirketi için temerrütün 2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca 8 iş günü hesap edildiğinde 21/06/2022 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği; diğer davalı sürücü bakımından ise herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleşeceği, bununla birlikte, davacı aracın hususi araç olduğu, ticari taksi olmadığı ve davacının tacir olmadığı anlaşıldığından tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekmiştir (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi 2019/787 Esas 2021/1753 Karar).
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan araç değer kaybı istemli davanın reddine,
2-Davacı ... tarafından açılan ikame araç bedeli istemli davanın kısmen kabulü ile, 1.500,00-TL'nin, haksız eylem tarihi olan 02/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine,
3-Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan onarım bedeli istemli davanın kabulü ile, 12.867,81-TL'nin, davalı ... bakımından haksız eylem tarihi olan 02/05/2021 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından ise temerrüt tarihi olan 21/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan çekici araç ücreti istemli davanın kabulü ile, 354,00-TL'nin bedelinin, davalı ... bakımından haksız eylem tarihi olan 02/05/2021 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından ise temerrüt tarihi olan 21/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı ... tarafından davalılar aleyhine otopark ücreti istemli davanın kabulü ile, 1.000,00-TL'nin, davalı ... bakımından haksız eylem tarihi olan 02/05/2021 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından ise temerrüt tarihi olan 21/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat istemli davanın kabulü ile, 2.000,00-TL'nin haksız eylem tarihi olan 02/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
7-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (17.721,81-TL) üzerinden alınması gereken 1.210,58-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL peşin harç ve 241,95-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 322,65-TL harcın mahsubu ile eksik olan 887,92-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirketinin 644,71-TL'lik kısmından müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına),
8-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 241,95-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 322,65-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 234,27-TL'lik kısmından müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına),
9-Davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.231,75-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 5.201,92-TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan bakiyenin davacılar üzerinde bırakılmasına (davalı sigorta şirketinin 3.777,11-TL'lik kısmından müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına),
10-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yargılama nedeniyle yapılan 600,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 3,42-TL'sinin davacılardan alınarak davalı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, bakiyenin davalı ... Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı ... tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Davacı ... dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 15.721,81-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine (davalı sigorta şirketinin 11.415,60-TL'lik kısmından müşterek ve müteselsil sorumlu olmasına),
13-Davacı ... dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
14-Davalı ... Anonim Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine,
15-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin
A)8,90-TL'lik kısmının davacıdan,
B)1.551,10-TL'lik kısmının davalılardan müşterek ve müteselsilen 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına (davalı sigorta şirketinin 1.126,25-TL'lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına),
16-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip
Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!