WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/401 Esas
KARAR NO : 2024/346

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, davacının İngiltere'de faaliyet gösteren iştirak şirketi tarafından ..., ...'de işletilmiş olan Türkiye Ticaret Merkezlerinde faaliyet gösterildiğini, taraflar arasında ... Taahhüt Sözleşmesi akdedildiğini, davaya konu icra takibine dayanak olarak sözleşme ile birlikte ... numaralı olarak düzenlenen faturanın bakiye borcu olan ... üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip çıkış miktarının ... olduğunu, davaya konu miktarın ise ... olduğunu, bunun sebebinin icra takibine konu bazı miktarlarda değişiklik yaşanmış olmasından kaynaklandığını, ... 31. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyaya 26 Ocak 2022 tarihli bildirimde bulunulduğunu, dosya borcuna istinaden 23/06/2021 tarihinde borçlu adına teşvik ödemesi olarak ... tahsil edildiğini, tahsil tarihi itibariyle kurun 18.3170-TL olduğunu, borçlu tarafından bildirimi ve teşvik ödemesiyle ilgili yapılacak tüm itirazlara karşı hukuki yollara başvurma hakkının ve fazlaya ilişkin hakların saklı kalarak bakiye borcun ödenmediğini ve belirtilen miktarın 06/12/2021 tarihinde haricen tahsil edildiğini, müdürlüğe bildirildiğini, 01 Ekim 2021 tarihi itibariyle ...'nin faaliyetini durdurması sebebiyle 2021 yılı katılım bedelinin ... ye karşılık gelen dörtte birlik bölümün ödenmesinin talep edilmediğini, toplam... düşürülmek ve icra takibi başlatma tarihine dek işlemiş faiz olarak ... olarak hesaplamak sureti ile ... üzerinden dava açıldığını, davalı tarafın borcunu ödemediğini, müvekkili şirketin davalıya tebliğ sayesinde sözleşmenin akdedildiği tarihte sadece müvekkiline tanınan özel imkanlar sunulduğunu, kullanıcı şirketlerin hiçbir ödeme yapılmaksızın prefinansman imkanından faydalanması olduğunu, alternatif yapılmaksızın prefinansman imkanından faydalanması olduğunu, alternatif herhangi bir senoryada davalının alacağı herhangi bir hizmet için tüm ödemeyi kendisinin yapması gerekeceğini, aralarındaki sözleşme 04/01/2018 - 03/01/2023 tarihleri arasında süre içerisinde akdedildiğini, sözleşme Türkiye Mevzuatlarına tabi olduğunu, sözleşmeye uygun olarak gerçekleşen bir bildirim ve fesih gerçekleşmiş olup tarafların menfaatlerinin korunması için özen gösterildiğini, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini, borçlu aleyhine %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Anadolu Mahkemeleri olduğunu, dava konusu edilen sözleşmenin kira sözlemesi olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu sözleşmeyi hukuka uygun olarak feshettiğini, davacı şirket dava konusu imzaladığını, tarihten itibaren davranmış olduğunu, müvekkili şirketin ödemelerine ilişkin soruları mesnetsiz şekilde yanıtladığını, davacı şirket sözleşme bedelini tahsil hususunda kötü niyetli davrandıklarını, müvekkili şirketin sözleşmenin feshinden bahisle icra takibine somut gerekçe gösterilmeden itiraz edildiği iddiasının kabulü mümkün olmadığını, davacı şirketin takip konusu ... nolu ve 06/01/2021 tarihli faturası için müvekkili şirket ... nolu ve 13/10/2021 tarihli olarak iade faturasının düzenlendiğini, sözleşme başlığında taahhüt ismi kullanıldığını, kanunda düzenlenen kira sözleşmesi hüküm ve edimleri içermediğini, davacı şirketin, ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kapsamında müvekkili şirket aleyhine ... bedelli olarak icra takibi başlatıldığını, itirazın iptali davasını ... üzerinden ikame ettiğini, takip ile dava arasında bedel farkını ise takip konusu bedellerde yaşanan değişiklik olarak izah ettiğini, icra dosyasına sunulan 23/04/2022 tarihli borcuna mahsup edildiğini, mahsup işlemine muvafakatin Türkiye Merkezinin faaliyetini durdurulduğunu, 2021 katılım bedelinin ... karşılık gelen kısmından feragat edildiğini, davayı 3.912,52 teşvik ödemesi Ekim - Kasım - Aralık 2019 dönemlerine ilişkin olduğunu, sözleşme üzerinden yaşanan değişikliler dikkate alındığında ihtilaflı bir konuda mahsup edilmesinin kabul etmenin beklenemeyeceğini, davanın usulden ve esastan reddine, alacağın likit ve belirlenebilir olmaması sebebi ile icra inkar tazminatlarının reddine, dava değerinin %20'sindan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 09/02/2023 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 22/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu,
... tarafından hazırlanan 09/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporu,
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan BA/BS formaları,
... 31. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 31.İcra Müdürlüğü'nün ... takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı isteminden ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 31.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 26/05/2021 tarihinde, ... asıl alacak, .... toplamı olan ... alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 06/01/2021 tarihli fatura alacağı olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 01/06/2021 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 30/05/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kural olarak takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı değildir. Bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmaz ve bu belgeye itiraz edilmemesi de bir sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/09/2018 Tarih 2017/19-915; 1338). Bir sözleşmeye dayanarak açılan davada fatura düzenleyen kimsenin sözleşmenin varlığını kanıtlaması gerekir. Akdi ilişki davalı tarafından inkar edildiğine göre, davalı akdin varlığını 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca yöntemine uygun kanıtlamalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28/02/1997 Tarih 96-4290/2016, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi 2021/1077 Esas 2021/1040 Karar). Zira fatura sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi 2020/409 Esas 2021/219 Karar).
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Taraflar arasında 04/01/2018-04/01/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere beş yıl süreli sözleşme düzenlendiği, davaya konu sözleşmede ihracatçı şirketlerin yurt dışı pazarlara girişine yardımcı olunması amacıyla, katılımcı ihracatçı firmaların kira, tanıtım, istihdam gibi teşviklerden yararlanarak ilgili ülkelerdeki maliyetlerinde önemli ölçüde indirimler sağlanmasının hedeflendiği, katılımcı firmanın da teşvik dışında kalan maliyetleri karşılamayı yükümlendiği, söz konusu sözleşmede sadece, davacının davalı tarafa taahhüt ettiği alanın tefrişatını yaparak kullanımına tahsis etmesi, davalının da alanı kullanması karşılığında taahhüt ettiği bedeli ödemeyi üstlenlenmesi edimi bulunmadığından, sözleşmenin kira sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin olanaklı gözükmediği, uyuşmazlığın her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğduğu ve davanın ticari dava olduğu, bu itibarla Mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Mahkememizce alacağın miktarının belirlenmesi amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu itibarla lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacının yasal defterleri ile takip tarihi itibariyle davalıdan ... karşılığı 123.238,65-TL alacaklı olduğu, aynı şekilde davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalının yasal defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının ...karşılığı 93.771,16-TL alacaklı olduğu, BA/BS formları ile taraf ticari defterlerinin tam bir mutabakat içerisinde olduğu, vazgeçilen alacak sonrası kalan tutarın ... olduğu, davalının temerrüde düşürülmediği kanaatinin bildirildiği, raporun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.
Bu durumda, taraf iddia ve savunmaları, icra takip dosyası, tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ve diğer toplanan deliller ışığında, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça alacağın varlığı ticari defter kayıtları ile ispat edildiğinden ve davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden davanın kısmen kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 31.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin toplam ... asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (...'nin takip tarihi olan 26/05/2021 tarihindeki GBP efektif satış kuru olan 11,9625-TL esas alınarak hesaplanan 99.417,10-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 19.883,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (78.965,95-TL) alınması gereken 5.394,16-TL harçtan peşin alınan 1.384,58-TL'nin mahsubu ile eksik olan 4.009,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.384,58-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.550,00‬-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 3.457,65-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 590,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 15,35-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 2.109,09‬-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.285,66-TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 34,434-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024

Katip

Hakim

TASHİH ŞERHİ

6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dava dosyasından verilen 07/05/2024 tarihli hüküm fıkrasında ...'nin takip tarihi olan 26/05/2021 tarihindeki GBP efektif satış kuru olan 11,9625-TL esas alınarak hesaplanan 45.585,85-TL olmasına rağmen açık yazım hatası ile ...'nin takip tarihi olan 26/05/2021 tarihindeki GBP efektif satış kuru olan 11,9625-TL esas alınarak hesaplanan 99.417,10-TL şeklinde yazıldığı anlaşılmakla; HMK m.304 gereği dosya resen ele alınmakla hüküm fıkrasının;
''2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (...'nin takip tarihi olan 26/05/2021 tarihindeki GBP efektif satış kuru olan 11,9625-TL esas alınarak hesaplanan 99.417,10-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 19.883,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' şeklindeki hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin
''2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (...'nin takip tarihi olan 26/05/2021 tarihindeki GBP efektif satış kuru olan 11,9625-TL esas alınarak hesaplanan 45.585,86-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 9.117,17‬-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,''
şeklinde TASHİHİNE,
Mahkememiz kararının bu şekilde tashihine, tashih şerhinin gerekçeli karar arkasına yazılmasına, HMK m. 304 hükümlerine göre karar verildi.07/05/2024

Katip

Hakim