T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/357
KARAR NO : 2023/776
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/05/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirmiş olup yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturalar kesildiğini, buna karşılık davalının faturalardan kaynaklı olarak ödenmesi gereken 2.246,00.-TL ücreti ödemediğini, düzenlenen faturalar nedeniyle ... 25. İcra Müdürlüğü ... E. Numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak itiraz edildiğini (Emsal; Yargıtay 19. HD.nin 6.11.2018 tarih ve 2017/5529 E. 2018/5522 K.) belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında özetle; Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, icra takibine vekil sıfatıyla itiraz edilmiş olmasına rağmen itirazın iptali davasının asile tebliğ edildiğini, tebligatın bu nedenle usulsüz olduğunu, davacının beyanlarının mesnetsiz olup gerçeği yansıtmadığını, kargoların tesliminde gecikmeler yaşandığını, iki adet kargonun kaybedildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, kargonun değeri olan KDV dahil 2.360,00.TL'nin 19/02/2021 tarihinde davacıya faturalandırıldığını, kalan bakiye olan 336,07.TL'nin 23/02/2021 tarihinde davacıya ödenerek cari hesabın sıfırlandığını, davacı tarafın önce ödeme emri gönderip sonra iade faturası kesmesinin hukuka aykırı olduğunu, ödeme emri sonrası, 2.360,00.-TL iade faturası kesildiğini, davacıya borcun olmadığını belirterek davanın reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet (Kargo taşımacılık) satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 25. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile 26/04/2021 tarihinde, davalı aleyhine, 2.246,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 30/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/05//2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, faize ve ... icra dairesinin yetkili olduğunu, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 16/05/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 2.246,00.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı kabul edilmiştir.
Davalı taraf icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir, hükmü gereğince, davacının ikamet adresi ... olması karşısında mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiş, itiraz yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı taraf cevap dilekçesinde hizmetin ayıplı verildiğini iddia ederek bu zararın mahsubundan sonra borçlarının kalmadığını savunarak ticari ilişkiyi kabul etmektedir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının ayıplı hizmet savunmaları doğrultusunda davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı vekili icra takibine itirazları nedeniyle icra takibinin 06.05.2021 tarihinde durdurulduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süreninin dolmasından sonra açıldığından, davanı bu nedenle reddi gerektiğini ileri sürmüştür. İcra takibine konu borca itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye icra dosyasında ve UYAP kayıtlarında rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir. Zira hak düşürücü süre itirazın tebliği ile başlamaktadır. Yargıtay'ın kabulü bu yöndedir (Emsal: Yargıtay 11.HD.nin 23/11/2022 tarih ve 2021/7606 E. 2022/8258 K.ile 07/03/2022 tarih ve 2020/7345 E. 2022/1585 K. ve Yargıtay 3.HD.nin 10/10/2022 tarih ve 2022/4437 E. 2022/7530 K.ile 26/05/2022 tarih ve 2022/3381 E. 2022/5119 K.ile 05/04/2022 tarih ve 2022/620 E. 2022/3140 K.ile 18/11/2021 tarih ve2021/6500 E. 2021/11683 K.ve Yargıtay 19.HD.nin 02/06/2020 tarih ve 2018/1745 E. 2020/730 K.ve Yargıtay 13.HD.nin 05.12.2019 tarih ve 2016/26669 E. 2019/12168 K. Vb). Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili icra takibinde borca vekil aracılığı ile itiraz edildiğini oysa itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asile tebliğ edildiğini, bu nedenle usulsüz olduğunu, dava dilekçesinin de vekile tebliğ edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Tarafından 03.06.2022 tarih ve 2021/1 E. 2022/3 K. (26.11.22022 tarih ve 32025 sayılı RG) sayılı kararı ile itirazın iptali davasındaki dava dilekçesinin asile tebliği gerektiği şeklinde içtihatlar birleştirilmiş olup, dava dilekçesinin icra takibine itiraz eden vekile yapılmasını usule aykırı ve geçersiz bulmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin bu iddiası yerinde görülmemiştir.
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2020 -2021 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-beratların alındığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Tarafların defter kayıtlarının birbirini doğruladığı bilirkişi incelemesi ile anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sorun, davalının cevabında da belirttiği gibi iki adet kargosunun kaybolmasından dolayı düzenlediği iade faturalarından kaynaklanmaktadır.
Bu faturalar;
A- 19.02.2021 tarih ve ... NOLU 1.180 TL bedelli “Gönderi Kodu:... Kayıp Bedeli” muhteviyatlı,
B- 19.02.2021 tarih ve ... NOLU 1.180 TL bedelli “Gönderi Kodu:... Kayıp Bedeli” muhteviyatlı faturalardır. Uyuşmazlık buradan kaynaklanmaktadır. Davacı taraf bu iade faturaları nedeniyle tekrar 22.04.2021 tarih ve ... nolu 2.360 TL bedelli iade faturası düzenleyerek davalıya göndermiş, 26.04.2021 tarihinde icra takibi başlatmış, davalı da 8 günlük yasal süre geçtikten sonra 03.05.2021 tarihinde tekrar iade faturası keserek davacıya göndermiştir.
Davalı taraf, iki adet kargolarının sahiplerine teslim edilmediğini savunduğundan, davacı taraftan bu kargoları teslim ettiğine dair belgelerini sunması gerektiği yönündeki taşıma uzman bilirkişi görüşüne iştirak edilmiştir. Bu nedenle davacı taraftan, uyuşmazlığın temeli olan Gönderi Kodu:... ve ... olan iki adet kargoyu sahiplerine teslim ettiğine ilişkin belgelerini sunması istenmiştir.
İstenilen belgeler kesin süreye rağmen davacı tarafça dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle davacının davasını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
Davacının kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi nedeniyle kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
1-Alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile eksik 189,15-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 2.246,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK m.341/2 hükmü gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.23/10/2023
KATİP
HAKİM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!