T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/2
KARAR NO : 2025/912
DAVA : TAZMİNAT (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/03/2021
KARAR TARİHİ : 22/12/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 28/03/2020 tarihinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile seyir halindeyken, araç sürücüsü (dedesi) ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yaralandığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile yürütülen soruşturmada, 01/07/2020 tarihinde KYOK kararı verildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne 29.12.2020 tarihinde başvuru yapıldığını, başvuru dilekçesinin 31.12.2020 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, ... No'lu hasar kayıt dosyası oluşturulduğunu, 28.01.2021 tarihinde 143.840,60.-TL ödeme yapıldığını fakat yapılan ödemenin eksik ve gerçek değeri yansıtmadığını, arabuluculuk başvurularının olumsuz sonuçlandığını belirterek, fazlaya dair dava, talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; 50,00-TL bakıcı gideri, 50,00-TL yol gideri (Hastaneye gidip gelme v.b muhtelif giderler), 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı alacaklarımız olmak üzere şimdilik toplam 200,00-TL'nin davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, lise öğrencisi olduğunu, gelir getiren bir işte çalışmaması sebebi ile geçici iş görmezlik zararı oluşmasının fiilen imkansız olduğunu, yol giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davacının sürekli iş görmezliğinin oluşmadığını, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik gereğince "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri nazara alınarak Adli tıp Kurulu 2.İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, gerçek kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması sebebi ile müterafık kusuru bulunduğunu, Yargıtay kararları gereğince tazminattan %20 indirim yapılması gerektiğini, ticari faiz istenemeyeceğini, ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 10/06/2022 tarihli cevabi yazısında davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı veya gelir bağlanmadığı bildirilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve...E. ... K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; kaza tarihi olan 28.03.2020 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak malüliyet hesabı için rapor aldırılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun... tarih ve ... sayılı raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, bir başkasını devamlı veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa edilmiştir.
Ancak, davacının kaza tarihinde 18 yaşını bitirmediğinin fark edilmesi üzerine ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmemesi bakımından bu kez söz konusu "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre değerlendirilme yapılması gerektiğinden mahkememizin 23.10.2023 tarihli celse ara kararı ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan yeniden görüş istenmiş, kurumun 11.09.2024 tarihli yazılarına ekli 28.08.2024 tarih ve 15546 sayılı raporuna göre davacının Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, söz konusu engel oranının... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği yönünde rapor düzenlenmiştir.
Rapora karşı davacı vekili malüliyet oranının düşük olduğu, daha yüksek olması gerektiğini belirterek itirazda bulunmuş ve ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili ise daha önce alınan rapor ile yeni rapor arasında çelişki oluştuğunu, bu çelişkinin üst kuruldan alınacak rapor ile giderilmesi gerektiğini belirterek itiraz etmiştir.
Mahkememizce alınan 16.05.2023 tarihli ATK raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hesaplandığı, davacının kaza tarihinde 18 yaşını bitirmediğinin fark edilmesi üzerine bu kez söz konusu "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre değerlendirilme yapılması istendiği, her iki raporda da esas alınan yönetmeliğin farklı olması nedeniyle raporlar arasında çelişki olduğundan bahsedilemeyeceği, üst kurula gitmek için somut bir neden de bulunmadığı anlaşıldığından ek veya üst kuruldan rapor alınmasına yönelik talepler yerinde görülmemiştir.
Davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, davacının 22.12.2022 tarihi itibariyle 20 yaşında, üniversite mezunu, işsiz, annesiyle birlikte yaşadığı, anne ve babasının ayrı yaşadığı, emekli annesinin geçimini sağladığı, kaza nedeniyle kolunu kullanamadığı, gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 15.09.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Kusur yönünden; 28/03/2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile seyir halindeyken, araç sürücüsü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka numaralı hususi kamyonetin sürücüsü ...'ın % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı hususi kamyonette yolcu olarak bulunan kazazede davacı ...’ın’ın kazanın oluşumunda kusursuz, ancak olayın yaralanması ile sonuçlanmasında ve dava konusu zararın artmasında %20 (yüzde yirmi) oranında müterafik-birlikte-ortak kusurlu olduğu, hatır taşımacılığı unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunun mahkemenin takdirleri olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararların doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, Maddi Zarar yönünden ise; 28/01/2021 ödeme tarihi itibariyle, davacı ...’ın 28/03/2020 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının-kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 6.974,13 -TL olduğu, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, davacının % 20 müterafık kusurunun bulunduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 5.579,30.-TL TL olabileceği, sağlık giderleri/tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, % 5 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının-kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 99.382,70 TL olduğu, davacının % 20 müterafık kusurunun bulunduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 79.506,16 TL olabileceği, davacının geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı, (ATK Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 12.05.2023 tarih ve 78844 Karar sayılı mütalaasında Bir başkasını devamlı veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaası), ÖZETLE; Davacının toplam geçici ve sürekli maluliyet zararının 28/01/2021 tarihinde 106.356,83.-TL olduğu, davacının % 20 müterafık kusurunun bulunduğunun mahkeme tarafından kabulü durumunda talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik zararları toplamının 85.085,47 TL olabileceği ve davalı sigorta şirketi tarafından 143.840,60 TL ödeme yapılarak davacının geçici ve sürekli maluliyet zararlarının karşılandığı, bir başka değişle bakiye geçici ve sürekli maluliyet tazminatından söz edilemeyeceği, Tedavi ve yol giderleri yönünden; Davacı ...’ın 28/03/2020 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası toplam 6.000,00.-TL tedavi gideri harcaması yapmış olduğu, davacının % 20 müterafık kusurunun bulunduğunun mahkeme tarafından kabulü durumunda talep edebileceği tedavi gideri harcamasının 4.800,00.-TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Kusur yönünden;
28.03.2020 tarihinde saat 20:30 sıralarında dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, ... adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 14.01.2020-14.01.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ölüm ve sakatlık halleri ile sağlık gideri hallerinde kişi başına azami 410.000,00 TL’şer limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınan, ... (...)’ın sağ ön koltukta, davacı ... (...)’ın sağ arka koltukta yolcu olarak bulunduğu, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2005 model, siyah renkli hususi panelvan kamyonet ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde iki yönlü, 3 şeritli ...karayolunu takiben Akseki istikametinden Manavgat istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan 35km+500m’de sağına virajlı kesime geldiğinde direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek kayarak sol yan kısımlarıyla yolun sağ kenarındaki ışıklı uyarı levhasına çarptıktan sonra yol dışı alanda sol yan kesimleri üzerine devrilmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana gelmiş ve ... yaralanmıştır.
Olayla ilgili olarak taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından ... Cumuriyet Başsavcılığı'nın ... srş. sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatılmış, ... tarih ve... sayılı karar ile şüpheli ...’ın yapılan kontrolünde alkolsüz olduğu, mağdurların alınan ifadelerinde meydana gelen kaza nedeniyle kimseden davacı ve şikayetçi olmadıklarını beyan ettiklerinden kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin takipsizlik kararı verilmiştir.
Dava konusu olayda sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı hususi kamyonet ile iki yönlü, üç şeritli ... karayolunun sağ şeridini takiben ... istikametinden Manavgat istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan aşağı eğimli ve sağa dönemeçli kesimine geldiğinde aksine davranarak tehlikeleri ön görmeyen, ilerisinde sağa dönemeç bulunan ıslak zeminli yolun icap ve şartlarına uygun olmayan, güvenle sevk ve idare edemeyeceği bir hızla zamanında yavaşlamadan yaklaşan, hızını ve direksiyon sapma açısını ayarlayamayan, direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek yolun sağ dışına doğru kontrolsüzce yönelen, yol yapısını, şartlarını ve tehlikeli dönemeç levhalarını dikkate almayan, kayarak kontrolsüz şekilde tehlike bölgesi yol dışına çıkan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, özensiz ve kontrolsüz davrandığı mütalaa edilen sürücü ...’ın olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi görüşü oluşa ve dosya kapsamına uygundur. Bu nedenle hükme esas alınmıştır.
Müterafik Kusur yönünden;
Davacı yolcu ...’ın yolcu olarak bulunduğu 2005 model ve sürücü dahil 6 koltuk kapasiteli ... plakalı hususi kamyonetin bütün koltukları esasen mevzuattan etkilenmemekle birlikte imalatçı firması tarafından fabrikasyon tüm koltuklarda emniyet kemeri olacak şekilde imal edildiğinin bilindiği, seyahati esnasında emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı bilinmemekle birlikte kamyonetin saat yönünde dönmeye başlaması, sol yan kesimleri ile ışıklı uyarı levhasına çarpması ve akabinde yol dışında sol yan kesimleri üzerine devrilmesi sırasında kamyonet içerisindekilerin özellikle önce sağa, devamında sola doğru savrulma eğilimi kazanarak vücutlarının değişik bölgelerinin değişik kesimlere temas edebileceği, yolcunun kamyonet dışına fırladığına dair veri bulunmamakla birlikte maluliyetine neden olan oynak eklemli sağ kol-bilek-parmak bölgelerinde meydana gelen kırık şeklinde yaralanması dikkate alındığında koltuğundan ayrılarak devrilen kamyonetin içerisinde sol tarafına yer değiştirdiği, kendi can güvenliği ve sağlığına göstermesi gereken azami dikkat ve özen gereği emniyet kemeri kullanması halinde koltuğundan ayrılıp benzer şekilde yaralanıp etkilenmesinin mümkün olmadığı, zararın etkisinin azaltılabileceği, emniyet kemeri hususunun zararın artmasında etkili bir faktör olduğu, tek taraflı kazaya karışan sürücü dedesi ...’ın dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz davranış sergilemesi sonucunda meydana kazada hatalı bir davranışı, sürücüye-direksiyona fiziki müdahalesi vb. etkili rolü, kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir bulunmamasına rağmen, zararın husulünde iştiraki, kusurlu veya özensiz davranışıyla zarara katılımı bulunduğu mütalaa edilen kazazede davacı yolcu ...’a kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusur bulunmadığı, ancak hadisenin yaralanması ile sonuçlanmasında, zararın artmasında %20 (yüzde yirmi) oranında müterafik-birlikte-ortak kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi görüşü de adli tıp raporundaki bulgularla birlikte değerlendirildiğinde oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmuş ve hükme esas alınıştır.
Tazminat Hesabı yönünden;
Davacı vekili tazminat talebinde şimdilik kaydıyla ve fazlaya dair haklar saklı tutularak 50,00-TL bakıcı gideri, 50,00-TL yol gideri (Hastaneye gidip gelme v.b muhtelif giderler), 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı 50,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacı ... 01.07.2002 doğumlu olup, 28.03.2020 kaza tarihi itibariyle 17 yaşındadır. Çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanması gerektiği belirtilerek davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanmaması bakımından rapor alınmış ve buna göre yapılan malüliyet değerlendirilmesi üzerinden tazminat hesabı yapılmış ise de söz konusu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Kaza tarihi itibariyle bu yönetmelik yürürlükte değildir. Bu nedenle uygulanma imkanı da yoktur ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerekmektedir (Emsal; Yargıtay 4.HD.nin 28.04.2025 tarih ve... E. ... K. - 18.12.2024 tarih ve... E. ...K. - 10.12.2024 tarih ve 2024/12720 E. 2024/12523 K.). O nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan rapordaki malüliyet oranları esas alınmıştır.
Kalıcı İş Göremezlik Tazminatı Yönünden;
Alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu belirtildiğinden bu yöndeki tazminat taleplerinin reddi gerekmiştir.
Geçici İş Göremezlik Tazminatı Yönünden;
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun ...tarih ve ... sayılı raporuna göre davacının iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği bildirildiğinden 2 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının bulunduğu dikkate alındığında zararının bilirkişi raporundaki 3 aylık zarar 6.974,13 TL olarak bildirildiğine göre 2 aylık zararın da basit bir matematik hesabıyla (6.974,13/3x2=) 4.649,42.-TL olduğu kabul edilmiş, sırf bu yüzden dava ve usul ekonomisi gereği ek rapor almaya gerek duyulmamıştır. Tamamen teknik bir hesaplama olan söz konusu belirlemenin Yargıtay ve BAM uygulamasına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle kabul etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır. SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının kazada yolcu olması nedeniyle kusuru bulunmasa da emniyet kemeri takmayarak sonucun ağırlaşmasına neden olduğundan ve müterafik kusurlu kabul edildiğinden tazminat miktarından % 20 indirim yapılmasının hakkaniyete ve Yargıtay uygulamasına uygun olacağı kabul edilmiş ve sürekli iş göremezlik zararı bu indirimle 3.719,54 TL olarak kabul edilmiştir.
Bakıcı Gideri Yönünden;
Alınan İstanbul Adli Tıp 2.İhtisas Kurulunun...tarih ve ... Karar sayılı raporuna göre davacının sürekli veya geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirildiğinden bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tedavi ve Yol Gideri Yönünden;
Davacı ...’ın 28/03/2020 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası, dosyada belgeli tedavi gideri bulunmadığı, bununla birlikte belgesiz tedavi giderleri ve yol gideri kapsamında davacının kazadan sonra evindeki iyileşme sürecinde 2.500,00 -TL pansuman gideri ödemesi yapmış olabileceği, davacının kontrol muayenelerini gerçekleştirilen hastaneye giderken tahminen 3.500,00.-TL yol giderine katlanmış olabileceği, bu durumda, davacının 28.03.2020 tarihli trafik kazası sonrası toplam 6.000,00.-TL harcama yapmış olduğu yönünde bilirkişi tarafından kanaat bildirilmiştir. Dr. Bilirkişinin teknik olarak yaralanmayla ilgili bulgulardan yola çıkarak yaptığı bu değerlendirme ve görüş dosya kapsamına uygun ve makul olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükme esas alınmıştır. Her ne kadar davacının kazada yolcu olması nedeniyle kusuru bulunmasa da emniyet kemeri takmayarak sonucun ağırlaşmasına neden olduğundan ve müterafik kusurlu kabul edildiğinden tazminat miktarından % 20 indirim yapılmasının hakkaniyete ve Yargıtay uygulamasına uygun olacağı kabul edilmiş ve tedavi/yol gideri zararı bu indirimle 4.800,00.-TL olarak kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
28.03.2020 tarihinde dava dışı sürücü ve aynı zamanda davacının dedesi olan ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 14.01.2020-14.01.2021 tarihleri arasında kişi başına azami 410.000,00 TL limitli ... numaralı ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta arka koltukta yolcu olarak seyir halinde iken dava dışı sürücünün tek taraflı ve % 100 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında kusursuz ise de emniyet kemeri takmayarak müterafik kusurlu olduğu sübut bulmuştur. Kaza nedeniyle alınan İstanbul Adli Tıp 2.İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... Karar sayılı raporuna göre davacının % 5 oranında sürekli malül olduğu geçici iş göremezliğinin 3 ay olduğu, sürekli veya geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı anlaşılmakla sürekli malüliyet zararının olmadığı, geçici iş göremezlik zararının 4.649,42.-TL olduğu, %20 müterafik kusur indirimi ile zararının 3.719,54.-TL olduğu sübut bulmuştur. Olay nedeniyle davacıya talebi (geçici ve sürekli malüliyet zararı) üzerine 28.01.2021 tarihinde 143.840,60.-TL ödendiği, davalının bu ödeme ile sorumluluğu kalmadığı anlaşıldığından bu yöndeki taleplerinin reddi gerekmiştir. Kaldı ki Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınsa bile Sürekli malüliyet zararının 99.382,70.-TL olduğu, %20 müterafik kusur indirimi ile zararının 79.506,16.-TL olduğu, yine geçici iş göremezlik zararının 6.974,13.-TL olduğu, %20 müterafik kusur indirimi ile zararının 5.579,30.-TL olduğu, toplam maddi zararının (müterafik kusur indiriminden sonra net) 85.085,47.-TL olduğu, yukarıda da işaret edildiği üzere olay nedeniyle davacıya talebi (geçici ve sürekli malüliyet zararı) üzerine 28.01.2021 tarihinde 143.840,60.-TL ödendiği, davalının bu ödeme ile sorumluluğu kalmadığı anlaşıldığından bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiği, bu nedenle dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek rapor alınmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalının kaza nedeniyle geçici veya sürekli bakıcıya ihtiyacının olmadığı anlaşıldığından bu husustaki talebinin de reddi gerekmiştir.
Tedavi/yol gideri zararınının ise 6.000,00.-TL olduğu, %20 müterafik kusur indirimi ile zararının 4.800,00.-TL olduğu, bu zarar kalemi ile ilgili olarak davalı sigorta şirketince bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği kabul edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde HMK.nun 107.maddesi gereğince davasının belirsiz alacak davası niteliğinde açtığını belirtmemiştir. O nedenle davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekir (Emsal: Yargıtay HGK.nun 07.07.2021 tarih ve ... E. ... K). Kısmi dava olarak açılan bir dava belirsiz alacak davasına ıslah ile daihi dönüştürülemez (Emsal; Yargıtay HGK.nun 17.10.2019 tarih ve ... E. ...K. İle Belirsiz alacak davası ise hukukumuza ilk kez 6100 sayılı HMK ile girmiştir. Bu Kanun’un 107/1’inci maddesinde; 'Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.' düzenlemesi mevcuttur. Ancak yukarıdaki açıklamalar ışığında eldeki davada, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesi ve gerekli harçların yatırılması ile dava açma işlemi tamamlanmış olduğundan 6100 sayılı HMK ile getirilen belirsiz alacak davasına ilişkin hükümler uygulanamayacaktır. Başka bir deyişle 1086 sayılı HUMK’nın yürürlükte olduğu dönemde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava şeklinde açılan eldeki davanın, 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesiyle kendiliğinden belirsiz alacak davasına dönüşeceği kabul edilemez. Ayrıca 1086 sayılı HUMK’nın yürürlükte olduğu dönemde açılan davalar 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra kısmi ıslahla belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyeceği gibi tam ıslahla dahi belirsiz alacak davası hâline gelmez. Zira davanın tamamen ıslahında, tamamen ıslah edilen dava, ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan, ilk dava tarihinde açılmış kabul edilecek ve ilk dava tarihinde yürürlükte olan usul hükümleri uygulanacaktır, denilmektedir. Anayasa Mahkemesi'de 10.07.2021 tarihinde 2017/22217 nolu başvuruyu da reddetmiştir.).
Davacı vekili 05/12/2025 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesi sunacağını beyan ettiğinden kendisine 08/12/2025 tarihli celsede ıslah için 1 hafta kesin süre verilerek duruşma ertelenmiş, karar celsesine kadar ıslah dilekçesi sunulmamış, yokluklarında karar verilmesini istediğinden taleple bağlı kalınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
28.01.2021 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 50,00-TL tazminatın (belgesiz tedavi/yol gideri) davalı sigorta şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Bu tazminat nedeni ile fazlaya ilişkin hakların SAKLI TUTULMASINA,
Fazlaya ilişkin diğer taleplerin (bakıcı gideri, geçci işgöremezlik tazminatı, kalıcı işgöremezlik tazminatı) REDDİNE,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40-TL olup, peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 2.959,75-TL, ATK fatura ücreti 6.978,00-TL, bilirkişi ücreti 24.000,00-TL toplamı 33.937,75-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 8.484,48-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı ve peşin harç toplamı) 118,60-TL'nin toplamı 8.603,08-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 50,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 50,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/12/2025
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!