T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/127
KARAR NO : 2024/28
DAVA : ALACAK
DAVA TARİHİ : 19/03/2009
KARAR TARİHİ : 15/01/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen 14/12/2009 tarih ve 2009/114 E. 2009/486 K.sayılı kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/05/2012 tarih ve 2012/5561 E. 2012/7717 K.sayılı kararı ile bozularak dosyanın iadesinden sonra yeniden yapılan açık yargılama sonunda verilen 11/03/2013 tarih ve 2012/206 E. 2013/57 K.sayılı kararın 2.kez temyizi üzerine Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 08/05/2014 tarih ve 2014/647 E. 2014/3571 K.sayılı kararı ile bozularak dosyanın iadesinden sonra yeniden yapılan açık yargılama sonunda verilen 01/12/2014 tarih ve 2014/1231 E. 2014/304 K.sayılı direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 2017/(23) 6-869 E. 2021/1508 K.sayılı kararı ile bozularak dosyanın iadesinden sonra yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ... 1.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında toplam 42.731,94 TL üzerinden ödeme emri gönderildiğini, dayanak olarak da aralarındaki sözleşme kapsamında 7011 kodlu hizmet bedelinin gösterildiğini, müvekkil genel müdürlük makamının olurları ve Tahakkuk Tahsilat Müdürlüğünün yazılarında icra takibine konu olan iş nedeniyle KDV hariç 2.450,31 TL ödemenin yapılmış olduğu belirtilerek 14.516,98 TL için menfi tespit ve istirdat davası açılması kaydıyla ödenmesi hususunun belirtildiğini ve bedelin icra dosyasına yatırıldığını oysa taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan şartname hükümleri gereği ödeme yapılmaması gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında; ortada her ne kadar ilamsız bir takip bulunmakta ise de davacının bu takibe itiraz ettiğini, bu sebeple haklarında borcu ödemeye mecbur bırakan bir icra tehdidinin bulunmadığını, davanın İİK'nun 72/son maddesine göre açılmış istirdat davası olarak kabul edilemeyeceğini, davada şayet borçlu olmadığı bir paranın hataen ödendiği iddia ediliyor ise bu takdirde davanın sebepsiz zenginleşmeye dayanan istirdat davası olduğunu bu durumda da davacının Medeni Kanun'un 6.maddesi gereği hem borçlu olmadığını hem de ödemeyi hataen yaptığını ispat etmesi gerektiğini, esasen davacı yanın sunduğu belgelerden anlaşıldığı üzere davacının kurum içerisinde gerekli yazışmaları yaptıktan sonra icra takibinde talep ettikleri alacak bakımından gerçek miktarı tespit edip ödemenin yapılması gerektiği yönünde görüş bildirildiğinden ödemenin hataen değil rızaen yapıldığının açık ve net olduğunu, kaldı ki 7011 nolu koddan yapılan hizmetin talep edilebilir mahiyette olduğunun mahkeme kararları ve Yargıtay ilamlarıyla da sabit olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava Borçlar Kanunu'nun 61 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat davasıdır.
1.Yargılama ;
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda verilen 14/12/2009 tarih ve 2009/114 E. 2009/486 K.sayılı kararı ile "...davacı serbest iradesiyle yapmış olduğu ödemeyi geri isteyemeyecektir. B.K'nun 62.maddesi buna engeldir...." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/05/2012 tarih ve 2012/5561 E. 2012/7717 K.sayılı kararı ile "...Somut olayda davacı taraf, aleyhine girişilen icra takibi üzerine ihtirazi kayıtla ödediği tutarın istirdadı için işbu davayı açmıştır. Her ne kadar ödeme takibe yapılan itirazdan ve takibin durmasından sonra yapılmışsa da, dosya evrakı içeriğindeki ifadelerden de anlaşılacağı üzere bu ödeme alacaklı davalının davacı hakkında açacağı itirazın iptali davasında icra inkar tazminatı ödemek durumunda kalmamak amacı ile yapılmış olup, BK'nun 62. maddesi uyarınca yapılan bir ödeme olarak kabul edilemez. Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın esası incelenip ödemenin karşılıksız ödeme olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar vererek dosyayı iade etmiştir.
2.Yargılama ;
Mahkememizce bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda verilen 11/03/2013 tarih ve 2012/206 E. 2013/57 K.sayılı kararı ile "...taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalının 7011 kodlu işlemi üzerine fatura tahakkuk ettirilmese dahi ücrete hak kazandığı, bu durumda yukarıda bilirkişi raporunda sözü edilen 12.439,69.-TL tutarın ... tarafından yüklenici davacıya ödenmesi gerektiği ancak daha fazla (14.516,98.-TL) ödeme yapıldığı, ödemenin alacaklı davalının davacı hakkında açacağı itirazın iptali davasında icra inkar tazminatı ödemek durumunda kalmamak amacı ile yapıldığı, BK'nun 62. maddesi uyarınca yapılan bir ödeme olarak kabul edilemeyeceği, yapılan fazla ödeme tutarı olan 2.077,29.-TL istirdadına karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 2.077,29.-TL'nin ödeme tarihi olan 09/09/2008 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 08/05/2014 tarih ve 2014/647 E. 2014/3571 K.sayılı kararı ile "... mahkemece açıklanan teknik şartname maddeleri hususunda konusunda uzman bilirkişi kurulundan açıklamalı, denetime elverişli ve daha önce alınan bilirkişi raporuna karşı itirazları da değerlendiren rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek sureti ile uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir...." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar vererek dosyayı iade etmiştir.
3.Yargılama ;
Mahkememizce bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda verilen 01/12/2014 tarih ve 2014/1231 E. 2014/304 K.sayılı kararı ile önceki kararda direnilmiştir.
Direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 2017/(23) 6-869 E. 2021/1508 K.sayılı kararı ile özel daire bozma kararının doğru olduğu belirtilerek denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesi ile direnme hükmün bozulmasına karar vererek dosyayı iade etmiştir.
4.Yargılama ;
Mahkememizce yeniden yapılan yargılama sonunda;
Bozma ilamı üzerine dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 30/102022 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile beraber tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında 13.09.2006 tarihinde, ... İşletme Müdürlüğü Bölgesi'nde Hizmet İşleri Genel Şartnamesi doğrultusunda, ... İstisna Kapsamındaki Mal ve Hizmet Alımları İçin Satınalma ve İhale Yönetmeliği'ne göre el bilgisayarı ile endeks okuma hizmet tipi sözleşmesi ile elektirik abonelerine ait sayaçların; endeks tespiti, kaydedilmesi, bildirim tanzimi ve aboneye bırakılması vb.işi davalıya ihale edilmiştir.
... 1.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyanın incelenmesinde, Davalı şirket vekilinin davacı aleyhine, ... tarihli sözleşmeye dayanarak, ... nolu kodlu hizmet bedelinin tahsili amacıyla 36.213,51.-TL Asıl alacak, 6.518,43.-TL KDV olmak üzere toplam 42.731,94.-TL üzerinden icra takibi başlatmıştır. Ödeme emrinde alacağın, 01.10.2006 tarihli sözleşmeye dayalı, Ekim-2006 / Eylül-2007 tarihleri arasındaki ... kodlu işlemlerden kaynaklandığı açıklamasında bulunulduğu, ödeme emri ekindeki tabloda da 242.393 adet ... kodlu işlem yapıldığı ifade edilerek, takip alacağının bu işlem hizmetlerinin olduğu belirtilmiştir. Ödeme emri 31.07.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, 07.08.2008 tarihinde borca itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Ancak daha sonra davacı borçlu 09.09.2008 tarihinde icra dosyasına 14.516,98 TL ödeme yapmıştır. 10.09.2008 tarihli dilekçe ile de yatırılan paranın davalıya (takip alacaklısı) ödenmesine muvafakat ettiklerini bildirmiş, aynı gün para alacaklıya ödenmiştir.
Davamızın konusu da icra dosyasına yatırılan bu paranın, fazlaya dair haklar saklı tutularak 7.500,00 TL tutarının istirdadına ilişkindir. Davanın kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle ... kodlu işlemi açıklamakta fayda bulunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan; 09.02.2006 tarih ve 4-91 sayılı Hizmet Alım Tip Sözleşmesi 'nin eki olan “El Bilgisayarı ile Endeks Okuma Hizmet Alımının 3.Şahıslara Yaptırılmasıyla İlgili TİP Teknik Şartname"nin 2. Maddesinde belirtilen ve İşlem 7011 kodlu olarak adlandırılmaktadır. Buna göre "Abonenin sayacı kapalı yerde okunamıyor, Abone evde bulunmuyor, Abonenin bahçesinde köpek var, girilemiyor v.b." Gibi, nedenlerle sayacın okunamaması halinde E.P.D.K. Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuat uyarınca yüklenicinin (davalının) kullanım yerine bırakacağı bir bildirim (boş ihbarname) ile aboneden sayaç değerini tespit ederek idare'ye bildirmesini isteyecektir. Ancak bu endeks değerinin işletmeye ulaşması ve fatura düzenlenmesi halinde yükleniciye (davalıya) uygulama yılındakı ana hizmet bedeli ödenecektir. Abone tarafından endeksin işletmeye bildirilmemesi ve sonucunda tahakkuka bağlanmaması halinde ise herhangi bir ödeme yapılmayacaktır, denilmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla davalı taraf icra takibinde 242.393 adet ... kodlu işlem yapıldığını ifade ederken, sayacını okuyamadığı, adreslerine boş ihbarname bıraktığı ancak abonelerin sayaç rakamlarını okuyarak idareye bildirdiği, böylece tahakkuk etmesine rağmen ödenmeyen 242.393 aboneyle ilgili hizmet karşılığını istemektedir.
Davacı idare ise icra takibini durdurduktan sonra yatırılan 14.516,98.-TL'yi geri istemektedir. Yargıtay 11.HD.ise 2012/5561 E. 2012/7717 K.sayılı ilamında bu ödemenin karşılıksız olarak yatırılıp yatırılmadığının araştırılması gerektiğini söylemektedir.
Mahkememizce alınan 18.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda 7011 kodlu işlem adedinin 86.964, bedeli ödenmiş ... işlem adedinin 16.401 adet, ödenmemiş adedinin ise 70.563 adet olduğu beyan edildiğinden hizmet bedeli olan, 0,1494 ile çarpımı sonucunda davalının alacağının 10.542,11.-TL + 1.897,58.-TL (KDV) = 12.439,69.-TL olduğu belirtilerek, davacının karşılıksız olarak yatırdığı bedelin 14.516,98.-TL - 12.439,69.-TL = 2.077,29.-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce bu yönde karar verilmesi üzerine Yargıtay 23.HD. 2014/647 E. 2014/2571 K.sayılı kararında bilirkişi raporunun yeterli olmadığına işaret ederek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasını istemiştir.
Bozma ilamından sonra mahkememizce alınan 30/102022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda Teknik bilirkişi Elektrik Mühendisi ...; "... 7011 kodlu işlem adedinin 86.964, bedel ödenmiş ... işlem adedinin 16.401, ödenmemiş adedinin ise 70.563 adet olduğu tespit edilmiş olup, bu dönemde ödenmemiş olan 70.563 adet işlemin, tahakkuk şartının gerçekleşmemiş olduğundan, gerçekleşmeyen 70.563 adet işlem karşılığında davalıya herhangi bir ödeme yapılamayacağına, davacı ...A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından -menfi tespit ve istirdat- davası açılmak kaydıyla, davalı tarafa ödemiş olduğu, 14.516,98 TL'yı davalı taraftan talep edebileceği, Davalı ... Ltd. Şti.'den gecikme ve yasal faizler hariç 14.516,98.-TL davacının alacaklı olduğu..." yönünde görüş bildirmiştir. Aynı heyetteki diğer teknik bilirkişi Yüksek Elektirik Mühendisi ... ise; "...Yüklenicinin Hatalı-Yanlış veya gereken yükümlülüklerini yerine getirmediği ile ilgili olarak, davacı şirketin davalı yüklenici ile birlikte sahada yaptığı sondaj neticesinde yükleniciye gönderdiği herhangi bir ihtar, uyarı veya tebligat ta dava dosyasında rastlanmamıştır. Dolayısıyla yukarıda belirtilen sözleşmenin 2. maddesindeki durum açıkça belli olmadığından ispat yükümlülüğü davacı elektrik şirketine ait olacağı, sözleşme eki olan "İhbarname Dağıtımı Ve Enerji Kesme - Açma İşinin 3. Şahıslara Yapılmasıyla İlgili Teknik Şartname"sinin 3.Maddesi olan "Yapılacak İşler İçin Ödenecek Bedellerin kısmında; 3.1-ANA HİZMET bölümünün 3.1.8- fırkasında "... tarafından talimatlandırılarak abone adresine gidilmesine ragmen verilen görevin YÜKLENICİ” nin kusuru dışında herhangi bir nedenle yerine getirilmemesi ana ödemeyi durdurmaz, Bu takdirde verilecek hizmetin karşılığı olarak işlem yapılan mahalle ilgili Ana hizmet bedelinin % 15” ödenecektir.” Nihai kararı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bu Maddeye Gore Yüklenicinin Kusuru Olduğu ile ilgili Dosyada herhangi bir Belgeye Rastlanılmamaktadır. Davalı Yüklenicinin Kusurunun Olup Olmadığı konusunda ispat yükü Davacıya ait olacağı,... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.12.2014 tarih ve ... sayılı Gerekçeli Kararının hüküm kısminin 1. Maddesinde davanın kısmen kabulü ile ödeme tarihi olan 09.09.2008 itibaren davacının alacağının 2.077,29 TL olacağı..." yönünde görüş bildirmiştir.
Görüldüğü üzere rapordaki iki teknik bilirkişinin görüşleri arasında çelişki oluşmuştur. Bu nedenle çelişkinin giderilmesi ve Yargıtay 23.HD.nin 08/05/2014 tarih ve 2014/647 E. 2014/3571 K.sayılı kararındaki hususları içeren, çelişkileri gideren bir rapor daha almak gerekmiştir.
Mahkememizce çelişkilerin giderilmesi için alınan 18.12.2023 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre; Yargıtay Hukuk Dairesi bozma ilamında; Yargılamanın devamı sırasında alınan 16.01.2013 tarihli raporda, sözleşmenin eki teknik şartnamenin 2. maddesi ile 3.1 Maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen hükümler dikkate alınmaksızın dava ile ilgisi bulunmayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 7010 kodlu hizmetle ilgili verdiği bir kararına göre sayacın ilk ve son okuma farkı şeklinde teknik şartnamenin 3.1. Maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hesap yapılarak sonuca varılmasının doğru olmadığının belirtildiği, sözleşmenin eki tip teknik şartnamenin 2. maddesinde yapılacak işin açıklamasının yapıldığı, idare tarafından talimatlandırılarak abone adresine gidilmekle beraber endeksinin, abonenin sayacının kapalı yerde okunamaması, abonenin evde bulunmaması, abonenin bahçesine girilememesi vb. gibi nedenlerle okunamaması hâlinde yüklenicinin kullanım yerine bırakacağı bir bildirim (boş ihbarname) ile aboneden sayaç değerini tespit ederek idareye bildirmesinin isteneceği, ancak bu endeks değerinin abone tarafından işletmeye ulaşması ve fatura düzenlenmesi hâlinde yükleniciye uygulama yılındaki ana hizmet bedelinin ödeneceği, abone tarafından endeksin işletmeye bildirilmemesi ve tahakkuka bağlanmaması hâlinde herhangi bir ödeme yapılmayacağının düzenlendiği, teknik şartnamenin 3.1. maddesinde ana hizmetin tarifi yapıldıktan sonra aynı maddenin üçüncü fıkrasında idare tarafından okunmak üzere yönlendirilen abonelerden, o emisyon dönemi içinde çıkan ve dönem faturası olarak bilinen, tahakkuka bağlanan fatura sayısı ile ana hizmet bedelinin çarpımı ile bulunacak tutarın yükleniciye ödeneceğinin belirtildiği, maddenin dördüncü paragrafında da her emisyon dönemi sonunda tüketimi olmayan okunan son endeks ile ilk endeksi aynı olan abonelere sahada yapılacak sondaj usulü kontrol sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda yükleniciye ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, dosya kapsamında son endeks ile ilk endeksi aynı olan abonelere sahada yapılacak sondaj usulünün kontrol raporlarına rastlanmadığı, son endeks ile ilk endeks değerlerinin aynı olması halinde fatura düzenlenmesinin olanaksız olduğu, bu durumun davalı aleyhine sonuç doğuracağı, bu okumalar için sayacın yine okunup emek ve mesai harcanacağı, abone ve davacı şirketçe yerine getirilmeyen yükümlülüklerden kaynaklanan bu kısır döngü tekrar ederken her seferinde davalı taraf görevlisinin aynı aboneye giderek yine bir emek ve mesai harcayacağı, olayın olumsuz tekrarı sebebiyle harcanan bu emek ve mesai davacıya bir getirisi olmayıp tam aksine ticari zararı anlamına geldiği, ayrıca tahakkuka bağlanması mümkün olmayan bütün okumalar için ödeme yükümlüğünün kalkacağını düşünmenin yerinde olmadığı, davalının abone adreslerine gidip verdiği hizmetlerin fatura düzenlemesini gerektirmese de davacının ücrete hak kazandığı, hizmetin karşılıksız olamayacağı, toplam işlem adedinden bedeli ödenen işlem adedinin düşülmesi ile kalan ... adet sayaç okuma işlemi öncesinde, sayaçların tüketim kayıt edip etmediği, sayaç başına gidilme imkanının olup olamayacağı hususları sayaç adresine gidilmeden davalı tarafça bilinemeyeceği, ... adet okuma eyleminin tamamının, taahhütnamenin 2. maddesinde tahakkuk şartına bağlanan; Abonenin sayacı kapalı yerde okunamıyor, Abone evde bulunmuyor, Abonenin bahçesinde köpek var, girilemiyor... nedenlerine dahil olamayacağı, bu rakam içerisinde tüketim kaydı yapmayan sayaç adresleri de bulunduğu, dosya kapsamında bu ayrımı sağlayacak belge - bilgi bulunmadığı, bu bağlamda; Hizmetin karşılıksız kalamayacağına istinaden ve davacı taraf, sondaj usulü sahada yaptığı kontrollerde yüklenicinin verdiği hizmetin hatalı-yanlış olduğunu tespit ettiklerini ileri sürmemiş, yüklenici tarafından yapılan okumaların-tespitlerin hatalı olduğunu ortaya koyan bilgi-belgeleri de sunmadığı hususu gözetilerek, ... (işlem adedi) - ... (bedeli ödenen) = 70563 adet olduğu, 70563 adet x 0,1494 = 10542,11 TL + 1897,58 TL (KDV) = 12.439,69 TL olduğu, davacı tarafça takip ödenen tutar 14.516,98 TL tutardan söz konusu bedel çıkarıldığından davacı taraf talebinin; 14516,98 TL - 12439,659 TL = 2.077,29 TL olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Böylece mahkememizce alınan yukarıda açıklanan 30/10/2022 tarihli bilirkişi heyetindeki teknik bilirkişi Yüksek Elektirik Mühendisi ...'ın görüşü yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacı ..., takibe konu ... kodlu işlem nedeniyle tahakkuka bağlanmayan okuma işlemleri sebebiyle davalıya ücret ödenmemesi gerektiğini ileri sürmektedir. Emsal uyuşmazlıklar yönünden sorunu değerlendiren Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2004/7717 E. 2005/4439 K.sayılı kararında; "...davacının emeği gözardı edilerek ilk ve son okuma arasındaki farkın sıfır olması halinde davacı sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen (endeks okuma,bilgisayar kayıtlarına geçme gibi) fatura düzenlenmediği için kendisine ödeme yapılmaması(...) ve hakedişten kesilmesinin MK.2 ve TTK 20.maddelerine aykırılık teşkil ettiği, teknik şartnamenin 3.3.1 maddesi yorumunda tahakkuk ettirilen fatura sayısının esas alınamayacağı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde karar vermek sureti ile taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalının 7011 kodlu işlemi üzerine fatura tahakkuk ettirilmese dahi ücrete hak kazandığı kabul edilmiştir. Zira yüklenicinin hatalı-yanlış veya gereken yükümlülüklerini yerine getirmediği ile ilgili olarak, davacı şirketin davalı yüklenici ile birlikte sahada yaptığı sondaj neticesinde yükleniciye gönderdiği herhangi bir ihtar, uyarı veya tebligatta dosyaya sunulmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşme madde 3.1.8. göre yüklenicinin kusuru olduğu ile ilgili dosyaya herhangi bir belgeye sunulmadığından, bu durumda yukarıda ayrıntısı açıklanan bilirkişi heyet raporunda açıklanarak hesaplanan sözü edilen 12.439,69.-TL tutarın ... tarafından yüklenici davacıya ödenmesi gerektiği ancak daha fazla (14.516,98.-TL) ödeme yapıldığı, ödemenin alacaklı davalının davacı hakkında açacağı itirazın iptali davasında icra inkar tazminatı ödemek durumunda kalmamak amacı ile yapıldığı, BK'nun 62. maddesi uyarınca yapılan bir ödeme olarak kabul edilemeyeceği, yapılan fazla ödeme tutarı olan 2.077,29.-TL istirdadına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-2.077,29-TL'nin ödeme tarihi olan 09/09/2008 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60-TL olup, peşin alınan 101,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 326,30-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 466,00-TL, bilirkişi ücreti 11.000,00-TL toplamı 11.466,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 3.175,76-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 116,90-TL'nin toplamı 3.292,66-TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 2.077,29-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 5.422,71-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/01/2024
KATİP
HAKİM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!