T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/857
KARAR NO : 2024/444
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ : 27/12/2021
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarihli dava dilekçesinde; kararın ... 10. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile takibe konularak borçlu şirkete icra emri gönderilmiş olduğunu ve borcun ödenmesi talep edilmiş olduğunu, icra ödeme emri tebliğ -edilen borçlu şirketin, icra müdürlüğüne müracaatla, 3.kişiler adına kayıtlı taşınmazı teminat göstermek sureti ile icranın durdurulmasını talep etmiş olduğunu, talebin red olduğunu, icra müdürlüğünün red kararı şikayet yolu ile ... 11.İcra Hakimliğine götürülmüş olduğunu, İcra Hakimliği ... E. ... K.sayılı kararı ile şikayeti aşağıdaki gerekçe ile reddetmiş olduğunu, icra takibinin kesinleşmesine rağmen borç ödemediğini ve İİK m.177/4 uyarınca borçlu kollektif şirkete ve sorumlulukları müştereken ve müteselsil olmakla kollektif şirket ortaklarına, dosya borcunun tüm fer’ileri ile birlikte Mahkeme veznesine yatırılması için “depo emri” çıkartılmasına ve ödememe halinde birlikte iflaslarına karar verilmesi talebiyle ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... E.sayı ile iflas davası açılmış olduğunu, müvekkillerin, olası bir bozma kararı halinde haksızlığa sebebiyet vermemek adına, yapılan görüşmeler sonrasında icra mahkemesinin reddettiği erteleme talebini, İİK madde 36 da belirtilen erteleme koşullarının haciren sağlanması şartıyla kabul etmiş olduklarını, bu işlemler sonrasında sözleşme gereği ve saklı tutulan hakkın kullanımı sadedinde teminat olarak gösterilen taşınmazların değerlerinin tespiti için ön adım olmak üzere, kefiller hakkında icra takibi yapılmış ve teminat olarak gösterdikleri ve hacizlerine onay verdikleri taşınmaz hisseleri haczedilmiş olduğunu, bu davaların tümünün sözleşmenin ihlali olduğunu, haciz işlemini yapmak alacaklı için saklı tutulan hakkın kullanımı, borçlular açısından ise katlanılması gereken bir sözleşme yükümlülüğü olduğunu, buna karşı çıkmanın ise sözleşme yükümlülüğünün ihlali olduğunu, sözleşmenin fesih nedeni olduğunu, alacağın güvencesi olan taşınmaz haczi, sözleşmede müvekkillerin olmazsa olmazı olduğunu, sözleşmenin "temel unsuru" ve sözleşme yapmanın "temel şartı" olduğunu, bu hak ortadan kaldırıldığında borçlularla anlaşma yapmanın alacaklı açısından bir anlam ve öneminin kalmayacağı aşikar olduğunu, imhal anlaşmasını fesih şartlarının oluştuğunun ve alacağı talep hakkının doğduğunun; ihtara rağmen ödeme yapmayan borçluların temerrüte düştüklerinin tespitine, ihtiyati tedbir kararı verilerek “...” sayılı taşınmazın 3.kişilere devrinin, ayni ya da şahsi bir hakla takyidatının önlenmesine ve sonrasında borçlulara ait malların defterinin tutulmasına; davalı – borçlu kollektif şirket ve ortaklarına, dosya borcunun tüm fer’ileri ile birlikte mahkeme veznesine yatırılması için “depo emri” çıkartılmasına; depo emrine riayet edilmemesi halinde borçlu Kollektif şirketin ve şirketle birlikte ortaklarının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde; İİK m.177/4 uyarınca borçlu kollektif şirkete ve kollektif şirket ortaklarına karşı depo kararı çıkartılması ve ödememe halinde birlikte iflaslarına karar verilmesi talebiyle ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ...E sayı ile iflas davası açılmış olduğunu, takibi devam ederken davacı temlik alanlar ve dava dışı ... A.Ş. ile davalı müvekkili şirket ve ortaklarından ... ve ... arasında yapılan görüşmeler sonucu dosya borcu hakkında bir anlaşmaya varılarak bu anlaşma İİK m.33/2 kapsamında icra müdür yardımcısının huzurunda taraflarca imza altına alınmış olduğunu, imhal anlaşması gereğince davalı müvekkilin iyi niyetli olarak anlaşmada öngörülen edimlerini süresi içinde yerine getirmiş ve getirmeye de devam etmekte olduğunu, 04.10.2019 tarihli anlaşma tutanağının en son paragrafında yer alan "... 171 ada 25 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı müvekkiller ... ve ... tarafından belirtilen miktarlarda icra kefaleti verilmiş olduğunu ve taşınmazdaki müvekkiller hissesine haciz konulması ile anlaşma tutanağında yer alan davalı müvekkillerin üstlendiği tüm edimler ve dolayısıyla anlaşma hükümlerinin tamamı yerine getirilmiş olduğunu taraflar arasında yapılan ve varlığı ihtilafsız olan 04.10.2019 tarihli imhal anlaşması; geçerli, tarafları bağlayıcı bir sözleşme niteliğinde olduğunu, bu kapsamda davalı ... ve ... tarafından icra dosyasına icra kefili olunmuş olduğunu, 04.10.2019 tarihli imhal anlaşması gereğince "icra takibinin dosya konusu ilamın istinaftan onama kararı ile dönünceye kadar ertelenmesi" konusunda taraflar anlaşmış olduğunu, anlaşmada öngörülen süre henüz dolmadığı gibi herhangi bir bozucu şartta gerçekleşmemiş olduğunu, davalı müvekkiller 04.10.2109 tarihli anlaşma gereğince tüm edimlerini yerine getirmiş ve getirmeye devam etmekte olduğunu, imhal anlaşmasının davalı müvekkiller tarafından ihlal edilmesi söz konusu olmadığını, davacılar tarafından 04.10.2019 tarihli anlaşmaya aykırı olarak icra takibine devam edilmesi ve icra kefili müvekkillere icra emri gönderilmesi nedeniyle imhal anlaşması ihlal edilmiş olduğunu, davalı müvekkili ... hakkında imhal nedeniyle icranın geri bırakılmasına dair mahkeme kararının mevcut olduğunu, davacılar tarafından imhal sözleşmesinin tek taraflı olarak fesh edilmesi mümkün olmayıp, fesih bildiriminin davalı müvekkiller tarafından kabul edilmemiş olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket ve ortaklarının iflasına karar verilmesi için yasal şartlarının oluşmamış olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ... 12.ATM' nin ...E.-... K.sayılı takip başladıktan sonra mahkeme ilamına dayalı olarak başlatılmış olan bu takip sonrası yapılmış protokol nedeniyle taraflar arasında yapılmış imhal anlaşması olup olmadığı, imhal anlaşmasının dava tarihi itibariyle bağlayıcı durumunun olup olmadığı, İİK m.177/4 hükmü karşısında davalı kollekif şirket ve ayrıca diğer gerçek kişi ortakları hakkında İİK m.177/4 gereği iflas kararı verilmesi koşulunun oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dayanak icra dosyası içeriğine göre 29/07/2019 tarihinde ... 12.ATM kararına istinaden "..." aleyhine olmak üzere ilamlı icra takibine başlanıldığı, örnek 4-5 icra emrinin düzenlendiği, bu arada icra takibi aşamasında dava dilekçesinde belirtilen sözleşmenin ve icra dosyasına sunulan 04/10/2019 tarihli ve dosyamızdaki davalı gerçek kişilerin isim ve imzasının yer aldığı, icra kefaletlerinin verildiği, yine bu çerçevede alacaklı vekilince 04/11/2019 tarihi itibariyle ilamlı icra takibine devam olunduğu, örnek 4-5 icra emrinin düzenlendiği, bu arada konu ile ilgili icra hukuk mahkemelerinde açılan şikayet taleplerinin mevcut olduğu, son yapılan 04/11/2019 tarihli icra emrinde kollektif şirket ortakları değil davalı olan gerçek kişiler ..., ... hakkında icra takibi olunduğu, ... hakkında dahi ilamli icra takibine dair takip talebinin mevcut olan icra dosyasındaki sırasında bulunamadığı anlaşıldı.
Davacılar vekili 11/01/2024 tarihli duruşmada hazır olduğu halde 01/02/2024 tarihli duruşmada hazır olmamışlar, UYAP ortamında veya fiziki ortamda hiçbir mazeret dilekçesi sunmamışlar, e-duruşma dahi talep etmemişlerdir. Nitekim davalılar ... ve kollektif şirket vekili de davayı takip etmeyeceğini açıklamıştır.
Bu şartlarda 01/02/2024 tarihi itibariyle dava dosyası işlemden kaldırılmıştır.
Dava dosyasının dava dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren ve üç ay geçtiği halde ise taraflarca HMK m.150 hükmü uyarınca yenileme dilekçesi sunulmamıştır. Dava dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten hüküm tarihine kadar üç aylık sürenin geçtiği, davanın da yenilenmediği anlaşılmakla HMK m.150 hükmü gereği davanın açılmamış sayılma şartları oluşmuştur.
Yapılan açıklamalar karşısında davacıların açtığı davanın HMK.m.150/f.5 hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların açtığı davanın HMK.m.150/f.5 hükmü uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL olduğundan peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... ile davalı ... Kollektif Şti. ... ve Ortakları, kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereği adı geçen davalılar için ayrı ayrı takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davacılardan müteselsilen alınarak adı geçen davalılara ayrı ayrı verilmesine,
5-Artan tüm avansların karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Haklarında dava ayrılan ve akabinde haklarında yetkisizlik kararı oluşturulan ..., ... hakkında bu dosyada ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda ve oy birliği ile karar verildi. 07/06/2024
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!