WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/842 Esas
KARAR NO : 2024/282

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2021
KARAR TARİHİ : 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma işyerinin güvenliği için davalı firma ile 21/06/2021 tarihli ... imzaladığını, 27/08/2021 günü 07:00'da müvekkili firmanın ... adresinde hırsızlık olayının meydana geldiğini, bu hırsızlık olayı sonucunda işyerinde bulunan müvekkili firmaya maliyeti 4 TL olan 24 bin adet kız şortu, maliyeti 3,5 TL olan 30 bin adet kız külotu, maliyeti 15 TL olan 1000 adet takım halinde çocuk atlet ve külot, maliyeti 5 TL olan 6500 adet çocuk atleti, maliyeti 80 TL olan 720 adet bayan pijaması çalındığını, adetleri ve müvekkili firmaya ait belirtilen malların toplam maliyetinin 306.100,00-TL olduğunu, çalınan bu mallara ilişkin müvekkili firmaya kesilen faturaların da dilekçeye ek olarak sunulduğunu, müvekkili şirketin işyerine elektronik güvenlik sistemi takılacak olduğunu, işyeri kapısının hareketliliğine bağlı olarak alarm, olası hırsızlık durumlarında işyerinin içerisine ve dışarısına siren sesi verilmesi ve kapıya bağlı hareketlilik durumunda müvekkili firma dışındaki hareketliliklerde firma yetkilisine bilgi verme yükümlülüğü davalı güvenlik firması üzerinde olduğunu, davalı firma 07:01 saatinde müvekkili firma yetkilisi ...'ın ... numaralı telefonu aradığını, kapıdan sinyal geldiğini, işyerinde bir hareketlilik olduğunu, bu hareketlilikten haberi olup olmadığının sorulduğunu, firma yetkilisi ... da kendisinin evde olduğunu, hareketlilikten haberdar olmadığını, gelenlerin hırsız olabileceğini belirttiğini, 07:04 saatinde kolluk görevlilerinin haberdar edildiğini, hırsızların iş yerine girip 10 dakika boyunca malları çaldığını ancak hırsızlar ayrıldıktan sonra müvekkili firma yetkilisi haberdar edildiğini, davalı firmanın ilk kusurunun bu olduğunu, daha sonradan aynı gün davalı firma tarafından hırsızlık olayınını gerçekleştiği adreste inceleme yapmak amacıyla servis ekibi gönderildiğini, gelen servis teknisyeninin işyerinde ve güvenlik sistemlerinde incelemelerini yaptığını ve bir servis formu düzenlendiğini, servis formunda güvenlik sisteminin montajından sonra servisin gelip alarm sistemini aktif hale getirmediğini, sirenlerin programdan açılmadığı ve çalmadığı tespit edildiğini, davalı firmanın sözleşmedeki asli edimlerini yerine getirmediğini, meydana gelen zarardan asli kusurlu olarak sorumlu olduğunu, fazla ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulüyle birlikte, davalı firmanın kusuru neticesinde oluşan zararın tazmini için alacak kusur raporu ve hesap raporu doğrultusunda, şimdilik 20.000,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı firmadan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı firma üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava belirsiz alacak davası olarak dahi açılsa da talep edilen alacak kalemlerine ilişkin asgari bir miktar belirtilmesinin şart olduğunu, ancak talep edilen alacak kalemlerine ilişkin ayrı ayrı talep miktarının belirtilmediğini, dava dilekçesi içeriğinde çalındığı iddia olunan eşyaların tek tek sayılarak fiyatları ile birlikte belirtildiği ve davacı tarafın şirket olduğu da göz önüne alındığında davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesine hukuki yarar olmadığını, emsal Yargıtay kararlarında açıkça dava konusu uyuşmazlığın hesaplanmasında şüphe olması durumunda belirsiz dava açılabileceği belirtildiğini, ancak somut olayda davacı taraf, 24 bin adet kız şortu 30 bin adet kız külotu, 1000 adet takım halinde çocuk atlet ve külot, 6500 adet çocuk atleti, 720 adet bayan pijaması çaldığını iddia ettiğini, maddi tazminat talebinin toplamda 20.000,00 TL olarak belirlendiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla çalındığı beyan olunan eşyaların değerinin tespit edilebilmesinin son derece kolay olduğunu, davacının çalındığı iddia olunan eşyaların değerini küçük bir araştırma neticesinde tam olarak belirleyebileceğinden talebinde samimi olmadığını, davalı müvekkili şirketin iddia olunan hırsızlık olayının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru ya da ihmali söz konusu olmadığını, maddi zarardan sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla zararın, davacıların soyut iddiaları ile değil, çalındığı ispat edilmiş eşyaların tespitiyle belirlenebileceğini, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, gereken kolluk kuvvetini ilgili mahalline tevdi ettirdiğini, yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bir ihmal varsa güvenlik güçlerinin ihmali olduğunu, davacının davayı sadece müvekkili şirkete yöneltmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın hukuki yarara yokluğundan usulden reddine, neticede haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili şirket açısından esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 31/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Yargılama aşamasında bilirkişi raporu hazırlanıp dosyaya sunulduğunu, 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında tazminat alacağının 306.100,00-TL olduğu hesap edildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda başlangıçta 20.000,00-TL üzerinden açılmış olan davalarını 286.100,00-TL ıslah ederek 306.100,00-TL'ye çıkarttıklarını, ıslah taleplerinin kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... A.Ş'den davacı ... Şti'nin yetkilisi olan ...' ın telefon hattının 27/08/2021 gününe ilişkin arama kayıtları, saatleri ve süresini,
Davalı ...A.Ş'den davacı ile aralarında imzalanmış olan güvenlik sistemi abonelik sözleşmesi,
... Cumhuriyet Başsavcılığı Zamanaşımı Bürosu'nun ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
..., ..., ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 05/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davalı güvenlik şirketi tarafından güvenlik sisteminin kurulduğu adreste davacının eşyalarının çalınması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ispat yükünü düzenleyen 190.maddesine göre ispat yükünün; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
Davacı ile davalı arasında akdedilen abonelik sözleşmesi gereği davalı ... A.Ş. tarafından kurulumu yapılan alarm sistemine rağmen 27/08/2021 tarihinde hırsızlık meydana gelmesi sebebiyle davalının yerine getirmesi gereken edimini ifa etmediği iddiasına dayalı oluşan maddi zararın tazminine ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından kurulumu yapılan hırsızlık alarm sisteminin pır dedektörleri vasıtasıyla izinsiz girişi algıladığı, izinsiz giriş algılandığında davalı şirket alarm izleme merkezi görevlilerince yapılması gerekli ihbarın davacı yana yapıldığı, hırsızlık olayı sonrasında yine davalı şirket yetkili teknik servis personelinin olay yerine sevk edildiğinde servis teknisyeninin iş yerinde ve güvenlik sistemlerinde incelemelerini yaptığı ve servis formu düzenlediği, servis formunda; “Hırsızlık olan mekâna gelindi. Sirenler programdan açılmamış ve çalmıyor. Programa girildi ve sirenler devreye alındı.” denilmek suretiyle kayıt yapıldığı, bu kayıt dikkate alındığında; davalı yanın sistemi kurduktan sonra dış siren testinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Hırsızlık alarm ve ihbar sisteminin kurulumu sırasında programa girilerek dış sirenin açılması yani devreye alınması gerekmekte iken, bu işlemin yapılmadığı servis formuna işlenen bilgilerden anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davalı yanca kurulumu yapılan hırsızlık alarm sisteminin pır dedektörlerinin çalışması nedeniyle anlık olarak alarm izleme merkezine sinyal düşmesinin akabinde davacı yana sisteme kayıtlı olan telefon numarasından ulaşılmış ve bilgi verilmiş ise de, dış siren sisteminden dolayı sirenin çalışmamasının, kuran davalı yanın teknik personelin dikkatsizlik ve ihmalinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Zira davacı yanın işyerine izinsiz girişlerde alarm sistemi devreye girdiği takdirde yaklaşık olarak 100 desibel yüksek ses çıkarması durumunda, hırsızlık eylemini gerçekleştiren şahıs/şahısların paniğe kapılarak olay yerinden eylemi gerçekleştiremeden terk etmelerini sağlayacağı, dış sirenin devreye girmemesinin eylemi gerçekleştirenlerin işlerini kolaylaştırdığı, bu nedenle davalı yanın alarm sistemini kurduğu tarihte sözleşme kapsamındaki edimini eksik olarak yerine getirdiği anlaşılmakla, tam kusurlu olduğu, çalınan ürünler ve meydana gelen zarar ile davalının edimini eksik ifa etmesi arasında illiyet bağı bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Davacı tarafça, hırsızlık sebebiyle dava dilekçesinde beyan edilen bir kısım ürünün çalındığının iddia edildiği, ürünlerin iddia edilen fiyatlarının olay tarihi itibarı ile piyasa emsal fiyatları dahilinde olduğu, dosya kapsamında bilirkişi tarafından yapılan maliyet araştırması neticesinde elde edilen fiyatlarla uyumlu olduğu; her ne kadar modele, kullanılan kumaş, üretilen beden ve ölçü tablosuna göre fiyatlar değişiklik gösterse de, çalındığı iddia edilen ürün cinslerine göre yaklaşık alınan gramaja göre hesaplanan toplam ağırlığın 2.664 kg civarında olabileceği; bu miktarda ürünün yaklaşık 30-35 büyük torba/çuvala konulup 10 dakika içerisinde olayda kullanılan taşıta sığdırılabileceği kanaati bildirildiğinden davacı tarafça soruşturma dosyasına da yansıyan şekilde 306.100,00-TL zararının olduğu tespit edilmiştir.
Öncelikle hırsızlık olayının meydana geliş şeklinin açık ve net olarak belirlenmiş olması, bu olaya ilişkin ...Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturmanın akıbetinin belirlenmesi, davalı şirket tarafından kurulmuş olan alarm sisteminin sözleşme hükümlerine uygun olarak kurulup kurulmadığı, hırsızlık esnasında sistemin çalışmama sebebinin tespit edilmesi, bu sebebin illiyet bağı oluşturup oluşturulmadığının belirlenmesi gerektiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.Hukuk Dairesi 2021/108 Esas 2023/841 Karar); dosya kapsamında toplanan deliller ve tanzim edilen bilirkişi raporu uyarınca, davalı yanın sistemi kurduktan sonra dış siren testinin yapılmadığı, dış siren sisteminden dolayı sirenin çalışmamasının, sistemi kuran davalı yanın teknik personelinin dikkatsizlik ve ihmalinden kaynaklandığı bu itibarla davalı tarafın sözleşme hükümlerine göre edimini gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklı davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğu, zarar ile davalının eylemleri arasında illiyet bağı bulunduğu, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle açılan davanın ıslah dilekçesi de göz önünde bulundurularak kabulüne karar vermek gerekmiş ve davalının ihtarname uyarınca 29/09/2021 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
306.100,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (306.100,00-TL) alınması gereken 20.909,69-TL harçtan peşin alınan 341,55-TL peşin harç ve 4.886‬,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.227,55-TL harcın mahsubu ile eksik olan 15.682,14‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,55-TL peşin harç ve 4.886,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.227,55-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 7.632,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 47.915,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2024

Katip

Hakim