T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/734
KARAR NO : 2024/155
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)
DAVA TARİHİ : 06/08/2021
KARAR TARİHİ : 26/02/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından 01.07.2016/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sigortalı ... Limited Şirketi adına ... numaralı Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 09.05.2017 tarihinde, ... Caddesi, ... Sokak, No: adresinde bulunan ... Ltd. Şti. unvanlı sigortalı şirketin önündeki su vanasından ... sorumluluğundaki su borusunun patlaması neticesinde bodrum kattaki depo, depoda bulunan elektrik panoları, zemin seramikler, duvar boyaları vs. hasara uğradığını, eksper marifeti ile yapılan araştırma ve inceleme neticesinde sigortalı şirkete 4.317,90 USD hasar ödemesi yapıldığını, mezkur olayın ... borusunun patlaması sonucunda meydana gelmesi, ...'nin söz konusu boruların bakımını ve tamirini yapmaması sebebi ile oluşan hasardan davalının %100 kusuru olduğunu, davalının oluşan zararın tamamından sorumlu olduğunu, TTK'nin 1472. Maddesi gereği müvekkil şirketin, yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu müvekkili tarafından oluşan hasarla ilgili rücu ihtarının davalıya gönderildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmadığını ve rücu alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra takibi durdurulduğunu, davalı tarafın ödemek zorunda olduğu borcunu, hiçbir delil ve haklı gerekçe olmaksızın inkar ettiğini, bu nedenle itirazın iptali davasını açmak zorunda kaldıklarını bu nedenlerle borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas numaralı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi 10/09/2021 tarih ve 2021/... E. 2021/... K. Sayılı kararı ile davaya bakmak görev ve yetkisinin ticaret mahkemelerine ait olduğu düşüncesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında; Davacı taraf, huzurda görülen davaya konu ettiği ve icra takibine yaptıkları itirazın kaldırılmasını istediği .... İcra dairesinin 2019/... E. Nolu icra takip dosyasından daha önce yine aynı alacağa ilişkin olarak 18.01.2019 tarihinde .... İcra dairesi 2019/... E. Nolu dosyayla icra takibi başlattığını, ilk icra takibi olan 2019/... E. Nolu dosyada husumetin müvekkil idarenin ... Şube Müdürlüğüne karşı yöneltilmiş olması, şube müdürlüğünün tüzel kişiliğinin olmamasına istinaden tarafımıza gönderilen ödeme emrine yaptıkları şikayet neticesinde ilgili icra takibine ait ödeme emrinin ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. 2019/... K. Nolu ilamıyla iptal edildiğini, bunun üzerine davacı karşı tarafça bu kez müvekkili idareye yeniden ödeme emri gönderilmesinin ilgili icra müdürlüğünden talep edildiğini, gönderilen icra ödeme emrine karşı borca yaptıkları itiraz neticesinde .... İcra dairesinin 2019/... E. Nolu dosyasından başlatılan icra takibinin durdurulduğunu, kendilerine yöneltilen bir icra takip dosyası halihazırda zaten bulunmaktayken, davacı tarafça konusu ve tarafları aynı olan, .... İcra dairesinin 2019/... E. Nolu dosyasından icra takibi başlatıldığını, ilk icra takibi olan 2019/... Esas nolu dosyaya yaptıkları itiraza karşı bir dava açılması yerine .... İcra dairesi 2019/... E.nolu dosyadan yeniden takip yapılarak ve bu dosyaya karşı yaptıkları itirazın iptali davası açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.12.2017 tarih ve 2016/14890 E. 2017/7766 K.), huzurdaki davanın hizmet kusuru iddiasına dayalı tam yargı davası niteliğinde olup, bu tür davalardaki görevli mahkemelerin idare mahkemeleri olduğunu (Yargıtay İBK, Tarih:11.02.1959, 1958/17 E., 1959/15 K.ile Uyuşmazlık Mahkemesi 2009/184 E.-2010/76 K.), davanın süresi içerisinde açılmadığını, tazminat talebinin, zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsü kişiyi öğrendiği tarihten itibaren süresi içerisinde açılmadığından, huzurdaki iş bu davanın “süre yönünden reddi“ gerektiğini, zararın 09.05.2017 tarihinde oluştuğunu, davacı tarafın ise davaya konu ettiği, itirazın kaldırılmasını istediği icra takibini 28.05.2019 tarihinde açtığını, bu nedenle davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, dava sigorta sözleşmesinden kaynaklı rücu davası olduğuna göre davacının akdi halef olarak dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, oluşan zararların teminat dışı tutulup tutulmadığının incelenmesi gerektiğini, bahsi geçen zararın oluşmasında sorumluluğun tamamen sigortalı ... veya bina malikinin sorumluluğunda olduğunu, sigortalı tarafın telekoma ait kabloları bir pvc boruyla bina içerisine iletilmesinde tedbirsiz davrandığını, hasara konu adresin projeye uygunluğunun araştırılması ve aynı şekilde sigortalı yerde bu tür taşma ve sızmalara karşı mevzuata ve fen kurallarına göre alınması gereken tedbirlerin (izolasyon vs.) alınmış olup olmadığının araştırılması ve böylece meydana gelen hasarda kusur ve sorumluluğun kimde ne oranda bulunduğunun tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu yere ait ruhsat bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini, dava konusu yerde bulunan kablo tesisatının geçirildiği boruların o şekilde kullanılmasının projeye uygunluğunun denetlenmesi gerektiğini, işyerinin ruhsatının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafın zararın ortaya çıkmasına kendi kusuruyla neden olduğu gibi, olay öncesinde oluşabilecek zararların önüne geçebilecek tebbirlerde alınmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın hasar bedeli olarak istediği meblağın niteliğine ve fahiş olan miktarına itiraz ettiklerini, icra takibi USD üzerinden açılmış olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafla müvekkili idare arasında bir sözleşme bulunmadığını, sigortalının zararının karşılanmasında ödenen bedeller Türk Lirası olması nedeniyle burada uğradığı iddia olunan zararların da Türk Lirası üzerinden talep edilmesi gerektiğini, zarar gören eşyalarla ilgili kendilerine bilgi ve belge sunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının .... İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı dosyası ile 23/05/2019 tarihinde, davalı aleyhine, 4.317,90.USD asıl alacak, 256,92.-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.469,87.-USD (UYAP kayıtlarında ödeme emrinde miktarlar TL olarak görünmektedir. 09.10.2023 tarihli celsenin (4) nolu ara kararındaki yanlışlık) üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 29/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31/05/2019 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 06/08/2021 tarihinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığından İtirazın İptali davasının kabul edilebilirliği yönünden davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Görev Yönünden;
Davalı vekili davaya bakmaya idari yargı yerinin görevli olduğunu ileri sürerek yargı yolu görev itirazında bulunmuştur.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 10/04/2017 tarih ve 2016/... E. 2017/... K.sayılı içtihadında işaret edildiği ve benzer içtihatlarında da açıklandığı üzere: Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde, herhangi bir davanın, o hukuk sistemine dâhil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup mahkemece resen dikkate alınması gereklidir.
TTK.nın 18’inci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı Yasanın 12/II. Maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
Davalı ...'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da, bu kurumun Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da, 2560 sayılı Kanuna tabi olan ...'nin gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle 6762 sayılı TTK.’nin l8/l. maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK.’nun 3. maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini, YHGK.nun 2l.09.l983 gün ve Esas l980/ll -272l Karar, l983/823 ve YHGK.nun 29.ll.l995 gün Esas l995/ll -647 Karar l995/l043, 03.10.2007 gün ve 2007/4-597 Esas- 2007/694 Karar sayılı kararlarında benimsenmiştir.
Ayrıca, ...'nin abonelerinden kullanma suyu ve atık sular için talep ettiği bedel konusunda çıkan uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu benimsenmişken (Yargıtay HGK. 16.l0.1996 gün Esas 1996/13-346, Karar 1996/699 sayılı kararı), aynı kurumun şahıslara karşı haksız eyleminden dolayı idari yargının görevli olduğunu söylemek, 2560 sayılı Yasanın uygulanmasında çelişki yaratacağından benimsenmesi de mümkün değildir.
Bu durum karşısında, TTK.'nun 3, 11, 12/11, 14, 18/1. maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı ...'nin tacir, davacının iddia ettiği olayın ise haksız fiil niteliğinde olduğu ve tacirin haksız fiilinden kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği açıktır. Bu nedenle görev itirazı yerinde görülmemiştir.
Mükerrer Takip (Derdestlik) İtirazı Yönünden;
Davacının .... İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı dosyası ile 18/01/2019 tarihinde, ... ... Şube Müdürlüğü aleyhine, 4.317,90.-USD asıl alacak, 145,25.-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.463,15.-USD üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 28/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14/02/2019 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu anlaşılmaktadır. Aynı takipten dolayı davalı borçlunun, örnek 7 nolu ödeme emri tebligatının ... Şube Müdürlüğüne çıkartıldığını, şubelerin tüzel kişiliği ve temsil yetkisi bulunmadığını, tebligatların taraf ehliyeti bulunan ... Genel Müdürlüğüne yapılması gerektiğini belirterek açılmış olan takibin iptaline karar verilmesi talebiyle aynı gün İcra hukuk Mahkemesine şikayet davası açmış, ... İcra Hukuk Mahkemesi 24.04.2019 tarih ve 2019/... E. 2019/ ... K.sayılı kararı ile talebi kabul ederek ödeme emrini iptal etmiş, karar 24.04.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Bunun üzerine davacı vekili 02.05.2019 tarihinde ... genel müdürlüğü'ne ödeme emri çıkartılmasını talep etmiş, icra dosyasında ve UYAP kayıtlarında ödeme emrine ve ödeme emrinin tebliğine ilişkin hiç bir belge olmamasına rağmen davalı borçlunun 14.06.2019 tarihinde takibe ve borca itiraz dilekçesi verdiği o tarihtin bu güne dosyada başka hiç bir işlem yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı sigorta şirketi yukarıdaki takip tarihinden 4 ay sonra .... İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı dosyası ile davalı aleyhine, 4.317,90.-USD asıl alacak, 256,92.-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.469,87.-USD (UYAP kayıtlarında ödeme emrinde miktarlar TL olarak görünmektedir. 09.10.2023 tarihli celsenin (4) nolu ara kararındaki yanlışlık) üzerinden ilamsız icra takibi başlatmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı dosyasında başlatılan ilk takipte, ödeme emrinin İcra Hukuk Mahkemesince iptalinden sonra ödeme emrinin çıkartılmadığı ve tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Zira İcra Hukuk Mahkemesinin karar tarihi 24.04.2019 olup, itiraz dilekçesi 14.02.2019 tarihinde verilmiştir. İcra müdürünün takibin durdurulmasına dair karar tarihi de aynı gündür. O halde ilk takipte ödeme emri çıkarılmadan takibe itiraz edildiği anlaşıldığından ortada itirazın iptali istemine konu olabilecek geçerli bir takip olmadığı gibi, yukarıda açıklanan nedenlerle birbirinin aynı iki takipte olmadığından derdestlik itirazı yerinde görülmemiş, işin esasına girilmiştir.
Zamanaşımı İtirazı;
Davalı vekili zamanaşını def'inde bulunmuştur. Hasar ödemesinin 24.10.2017 tarihinde yapıldığı, 23/05/2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, icra takibinin zamanaşımını kestiği, takip dosyasındaki son işlem tarihinin 31.05.2019 tarihli icra müdürünün takibin durdurulmasına ilişkin karar tensip tutanağı olduğu, o tarihten itibaren hiç bir işlem yapılmadığı, davanın ise aradan 2 yıl 2 aydan fazla bir süre geçtikten sonra 06/08/2021 tarihinde açıldığı, böylece davacının talebinin 6098 sayılı TBK'nın 73.maddesi gereğince zamanaşımına uğradığı kabul edilerek davanın bu yönden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
1-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 743,82-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 316,22-TL harcın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca ... BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.26/02/2024
KATİP ...
HAKİM ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!