T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/671
KARAR NO : 2024/484
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 11/10/2021
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kredi lehtarı müflis ... A.Ş. hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve 08.04.2021 tarihli kararı ile 08.04.2021 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, akabinde ... 1. İcra ve İflas Md. ... iflas sayılı dosyası ile tasfiye işlemlerine başlanıldığını, müvekkili bankanın, müflis şirketin asaleten ve garantörlüğünden kaynaklı olarak nakit ve gayrinakit alacakları bulunduğunu, iflas masasına 102.415.551,79 TL nakit, yine 353.225,52 TL gayrinakit alacağın kaydı için müracaat edildiğini, iflas idaresi tarafından alacağın 13.731.003,79 TL'lık kısmının kabul edildiğini, bunun dışında kalan kısmını reddettiğini, gelinen bu aşamada 88.713.101,01 TL nakit ve 43.187,94 TL gayrinakit alacağın kaydının yapılmasını talep edilmiştir.
Davalı iflas masası adına cevap sunulmadığı ve davayı inkar konumundadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında varlığı inkar olunmayan sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya kredi tahsis edilip edilmediği, davalı şirketin kredi kullanıp kullanmadığı, fiilen kullanılan kredi var ise dayanak sözleşme hükümleri de dikkate alındığında iflas tarihi itibariyle davacının iddia ettiği nakit kredi alacağı ile şarta bağlı gayrinakdi alacağın ne olduğu, iflas tarihi itibari ile yapılan hesaplama sonucunda masa tarafından kabul edilen alacak hariç tutulduğunda masaya kaydı gereken alacak olup olmadığı, var ise ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Davanın kayıt kabul davası olarak açıldığı, gelen cevabi yazılara göre kayıt kabul davasının süresi içinde açılmış olduğu, iflasın halihazırda iflas dairesi tarafından resen yürütülmekte olduğu, masayı temsilen iflas dairesine gerekli tebligatın yapılarak taraf teşkilinin oluşturulduğu, iflasa ilişkin istinaf başvurusunun red olunduğunun tartışmasızdır.
Taraflar arasındaki dava, İİK. 235 ve devamından kaynaklanan, uygulamada kayıt kabul davası olarak nitelendirilen, kanunda ise sıra cetveline itiraz olarak belirtilen, tahsili amaçlamayan, sadece iflas masasına kayıt yapılmasını amaçlayan bir davadır.
İİK m.235/f.1 hükmüne göre "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içerisinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar".
Kayıt kabul aşamasında iflas idaresince davacının talep ettiği miktar oranında alacaklı olduğunu ortaya koyan yeterli belge olmadığından alacağın reddedildiği açıktır.
Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas masasına karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. Somut olayda iflas tasfiyesi basit usule göre yürütülmekte olup ispat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacağını genel hükümlere göre ispat etmek yükümlülüğü altındadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü açısından atanan bilirkişi ...'in hazırlamış olduğu 12/08/2022 tarihli kök raporda "davacı bankanın davalıdan 08.04.2021 iflas tarihi itibarıyla, asaleten kullandığı krediler nedeniyle; talebiyle bağlı olarak 15.562.672,33 TL asıl alacak, tespit edilen 17.936.753,75 TL işlemiş faiz ve yine tespit edilen 896.837,69 TL gider vergisi olmak üzere, davalı müflisten asaleten toplam 34.396.263,77 TL, dava dışı ...A.Ş. ne verdiği garanti kapsamında kullandırılan krediler nedeniyle; 57.591.696,50 TL asıl alacak, talebiyle bağlı olarak 3.076.733,37 TL işlemiş faiz ve yine talebiyle bağlı olarak 153.836,68 TL da gider vergisi olmak üzere, toplam 60.822.266,56 TL nakit ve 1 adet teminat mektubu nedeniyle 43.187,94 TL da gayrinakdi alacaktan sorumlu olduğu, asaleten kullanılan krediler ve garanti edilen krediler toplamı olarak, toplam 95.263.892,94 TL nakit ve 43.187,94 TL da gayrinakdi olmak üzere toplam 95.307.080,88 TL davalı sorumluluğu bulunduğu, bundan 13.731.003,79 TL nakit kredinin kabul edilerek masaya kaydı yapıldığından, buna ilave olarak toplam 81.532.889,15 TL nakit alacağın daha 4.sıraya kaydının ve tamamı reddedilen 43.187,94 TL da gayrinakdi alacağın da taliki şarta bağlı alacak olarak talep gibi 4.sıraya kaydı olmak üzere toplam 81.576.077,09 TL daha masaya kaydı gereken alacak bulunduğu, tarafların, masraf, tazminat, ücreti vekalet ve benzeri talepleri ile hukuki mahiyetteki beyan ve itirazlarının Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı" şeklinde görüş bildirmiştir.
Adı geçen kök raporun taraf vekillerine tebliğ olunması ve beyan dilekçelerinin sunulmasından sonra ise ek rapor alınması takdir olunmuştur. Bu suretle "davacı vekilinin 01/09/2022 tarihli dilekçesindeki hesaplamaya yönelik açık itirazlar tek tek dikkate alındığında 12/08/2022 tarihli ek raporda maddi hata olup olmadığını incelemek, ek raporunu sunmak üzere ...'ten ek rapor alınmasına, " dair ara karar oluşturulmuştur.
Bu defa bankacı bilirkişi 21/11/2022 tarihli ek raporda "taraf itirazlarında yer alan hususların 12.08.2022 tarihli kök rapordaki sonuçları değiştirir nitelikte olmadıkları, ancak kanaatin aksine olarak dava konusu garanti edilen borçlara yapılan tahsilatların anaparadan değil, faiz ve ferilerden mahsup edilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde; bir takdir imkanı sağlanmasını teminen yapılan hesaplamaya göre; davacının; asaleten kullandırdığı kredilerde bir değişiklik gerekmediği, garantisi ile kullandırılan krediler nedeniyle de tahsilatlar faiz ve ferilerden mahsup edilmesi halinde davacı bankanın davalı müflisten iflas tarihi itibarıyla nakit krediler nedeniyle 101.637.135,70 TL ve gayrinakdi0 kredi nedeniyle de 43.187,94 TL olmak üzere toplam 101.680.323,64 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, iflas idaresinden talep edilebilecek bu tutarın nakit kredilerden 13.731.003,79 TL'sinin iflas idaresince kabul edilerek kayda alınmış olması nedeniyle; davacı yanın 87.906.131,91 TL nakit alacağı ile tamamı reddedilen 43.187,94 TL da gayrinakdi alacağın da taliki şarta bağlı alacak olarak 4. sıraya kaydı olmak üzere toplam 87.949.319,85 TL daha masaya kaydı gereken alacak bulunduğu" şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Adı geçen ek raporun tebliği sonrası adı geçen itirazlar sonrası "taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında varlığı inkar olunmayan sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya kredi tahsis edilip edilmediği, davalı şirketin kredi kullanıp kullanmadığı, fiilen kullanılan kredi var ise dayanak sözleşme hükümleri de dikkate alındığında iflas tarihi itibariyle davacının iddia ettiği nakit kredi alacağı ile şarta bağlı gayrinakdi alacağın ne olduğu, iflas tarihi itibari ile yapılan hesaplama sonucunda masa tarafından kabul edilen alacak hariç tutulduğunda masaya kaydı gereken alacak olup olmadığı, var ise ne olduğu, araştırma konuları ile ilgili birinci bilirkişi Sait Bilgiç' in hazırlamış olduğu 18/08/2022 tarihli kök rapor ve 21/11/2022 tarihli ek rapor içerikleri ve en son bu ek rapora yönelik davacı vekilinin 08/12/2022 tarihli dilekçesi dikkate alındığında birinci bilirkişi ile aynı sonuca veya farklı sonuca ulaşıp ulaşmadığını gerekçeli olarak dahi açıklaması" noktalarında ara karar oluşturulmuştur.
Bilirkişi ...'in 15/03/2023 tarihli raporunda davacının asaleten ve kefaleten olmak üzere iki ayrı kalem halinde alacak talebinde bulunduğu için (A) ve (B) bentleri altında ayrı ayrı irdeleme yapıldığı, söz konusu genel kredi sözleşmelerini tabloda belirtilen dava dışı tüzel kişilerin de 4.000.000,00 Avro ile 17.500.000,00 TL kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, huzurda görülmekte olan davanın konusunda kefalete ilişkin bir ihtilaf bulunmadığı için bu yönde daha fazla bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç duyulduğu, kullandırılan krediler için davalı/müflis kredi lehtarı ... A.Ş.'ne rotatif kredi ile teminat mektubu kredileri kullandırıldığı, hesabın kat'ı ve temerrüt tarihinin tespiti noktasında hesabın kat'ı taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 11. m. hükmü uyarınca, ... 48.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kredi cari hesabının 06.11.2018 tarihi itibariyle kesildiği ve kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren (24) saat içinde ayrıntısı belirtilen 15.608.034,34 TL nakdi kredi borcunun ödenmesi, gayrinakdi teminat mektubu bedeli olan 2.750.000,00 TL ile depo edilmesi, ile ilgili yasal yollara müracaat edileceğinin ihbar ve ihtar edildiği, iflas dairesine müracaat halinde ise davacı bankanın 03.07.2019 tarihinde ... 1. İflas Müdürlüğünün... iflas sayılı dosyasına nakdi ve gayrinakdi olmak üzere (asaleten ve kefaleten) toplam 102.768.777,31 TL (Nakit: 102.415.551,79 TL+G.Nakit: 353.225,52 TL) alacağın kayıt ve kabulünü talep ettiği, kayıt kararı gereği davacı banka alacağı sıra cetvellinin 7.sırasına 102.415.551,79 TL olarak kaydedildiği, kısmi kabul ve red kararı gereği iflas müdürlüğünün 30.09.2021 tarih ve 7 sayılı kararına göre; nakdi ve gayrinakdi alacağın 13.731.003,79 TL'lik kısmı kabul edilip, bunun dışında kalan 88.685.548,00 TL'lik kısmının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedildiği, talep edilen temerrüt faiz oranı yönünden davacı banka TCMB bildirdiği en yüksek faiz oranını esas alarak 46,80 (36x1,30) oranında temerrüt faizi talep ettiği, içtihatlar kapsamında temerrüt faizinin belirlenmesinin emsal kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranları yönünden ise dava konusu kredinin kullandırım sürecini takip eden dönem içinde iki adet emsal nitelikteki krediye ise akdi faiz uygulanmış olduğu, sözleşmenin temerrüt hükmünü düzenleyen 4.2 m. uyarınca en yüksek akdi faiz oranı %51 nazara alınarak, buna göre 66,30 (51x1,30=) oranında temerrüt faizi belirlendiği, davacının davasında temerrüt faizi talep ettiği, bu durumda talep edilen temerrüt faiz oranına itibar edilmesi gerektiği, iflas tarihi 08.04.2021 itibariyle toplam alacağın tespiti temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak yönünden 15.608.034,34 kat ve hesap kesim tarihi 06.11.2018, temerrüt tarihi 15.11.2018, iflas tarihi 08.04.2021, akdi faiz %18, temerrüt faizi %46,80, 06/11/2018 temerrüt tarihi itibariyle alacak tutarı 15.608.034,34 TL, faiz dönemi ana para gün faiz oranı/yıl 06/11/2018-15/11/2018; 15.608.034,34 x 9 x 18/36000 akdi; 17.754.139,06 TL, 15/11/2018-08/04/2021; 15.608.034,34 x 875 x 46,80 / 36000 temerrüt 17.754.139.06 TL, 17.824.375,21 TL işlemiş faizin %5 gider vergisi (BSMV) 891.218,76 TL, 08/04/2021 iflas tarihi itibariyle toplam alacak tutarı 34.323.628,31 TL, gider kalemleri toplamı 257.222,37 TL olduğu, MÜFLİS... A.Ş.'nin kefaleten borçları yönünden işbu garantörlük sözleşmesi tahtında dava dışı ... firmasının kredi borçları irdelendiği, dosya içeriğinde bulunan hesap ekstresine göre dava dışı ....A.Ş. firmasına 23.08.2017 tarihinde 9.600.000,00 USD tutarında yıllık 6,70 akdi faiz ile taksitli döviz kredisi kullandırıldığı, hesabın kat'ı yönünden davacı ... 48.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesabını kesip kat edildiği, ihtarla anapara 7.886.813,20 USD, akdi faiz 695.958,10 USD, gecikme faizi 108.795,30 USD ve BSMV 37.068,40 USD toplam 8.728.636,50 USD'nin ödenmesinin talep edildiği, davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehtarı müflis ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın iflas masasına alacak kaydı talep koşularının oluşmuş bulunduğu kanaati edinildiği, davacının iflas tarihi itibariyle hesaplanan alacakları (müflis şirketin asaleten ve kefaleten borçları) nakdi kredi alacağı yönünden ticari kredi talep edilen 102.444.104,80 TL, daha önce kabul edilen 13.731.003,79 TL, hesap edilen 101.855.846,20 TL, ilave talep edilmesi gereken 88.124.842,41 TL olduğu, belirtilen toplam 88.124.842,41 TL nakdi alacağın iflas masasına İİK'nun 235 m. hükmü uyarınca 4.sıraya kaydının yaptırılabileceği, gayrinakit alacaklar yönünden talep edilen 43.187,94 TL, hesap edilen 43.187,94 TL, talep edilmesi gereken 43.187,94 TL olduğu, toplam 43.187,94 TL gayrinakdi alacağın iflas masasına İİK'nun 197. m. hükmü uyarınca şartta bağlı alacak olarak kaydının yaptırılabileceği" şeklinde görüş bildirmiştir.
...'in, birinci bilirkişinin sunmuş olduğu 21/11/2022 tarihli ek rapor ile ikinci bilirkişinin sunmuş olduğu 15/03/2023 tarihinde sunmuş olduğu 14/03/2023 tarihli rapor arasındaki çelişkiyi gidermesi, itibar ettiği veya etmediği rapor var ise bu konuda görüşünü bankacılık uygulamaları açısından açıklaması, özellikle nakdi alacak yönünden oluşan 175.522,52-TL yönünde oluşan fark ile ilgili belirsizliği gidermesi, sonuç olarak gerek nakdi alacak gerek gayrinakdi alacak yönünden kabulü gereken miktarların ne olduğunu ayrı ayrı incelemesi amacıyla bilirkişiye süre ve imkan verilmesine dair ara karar oluşturulmuştur.
Üçüncü bilirkişi ... ise hazırlamış olduğu 29/08/2023 tarihli raporda "asıl borçlu olarak “MÜFLİS ... A.Ş.”nin genel kredi ve teminat sözleşmesi ve kredi hesaplarının, davacı banka tarafından 06.11.2018 tarihinde kredi hesabının kat edildiği, davalı asıl borçluya gönderilen ihtarnamenin 13.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin noter şerhinden anlaşıldığı, bu durumda, ihtarnamede verilen sürenin dolmasıyla davalı asıl borçlunun 15.11.2018 tarihinde temerrüde düştüğünün değerlendirildiği, kat tarihi itibariyle alacak tutarı kat ihtarnamesine konu alacak tutarı, davalı ...A.Ş.'ye kullandırılan rotatif kredi ve teminat mektubu borçlarından kaynaklandığı, davacı banka kayıtları incelendiğinde ise davacı bankaca, davalı asıl borçlu şirkete 20.02.2017 tarihinde 13,950,000,00 TL tutarında, ... no.lu rotatif kredi kullandırıldığı, söz konusu krediye ait hesap ekstresi incelendiğinde; 11.10.2018 tarihinde krediye ait 218.996,21 TL anapara geri ödemesi yapıldığı, söz konusu ödeme sonrasında davacı bankanın, işlemiş faiz üzerinden tahakkuk ettirilen 82.815,33 TL'lık BSMV tutarı da ilave edilmek üzere, kat tarihi itibariyle 13.813.658,42 TL anapara borcu, 1.787.801,19 TL işlemiş faiz ve 6.574,73 TL BSMV olmak üzere, toplam 15.608.034,34 TL alacak tutarı bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket tarafından ... no.lu teminat mektubunun 20.12.2018 tarihinde, ... no.lu teminat mektubunun ise 21.12.2018 tarihinde davacı bankaya iade edildiklerinin görüldüğü, bu sebeple söz konusu teminat mektuplarının inceleme dışında tutulduğu, davaya konu kredi hesap ekstresi incelendiğinde, krediye 18.10.2018 tarihinden itibaren yıllık 36,00 akdi faiz oranı uygulandığı, bu durumda, dava konusu krediye yıllık ve 46,80 oranından (- “4 36,00 x 1,30) temerrüt faizi talep edilebileceği, iflas tarihi itibariyle davacının, davalı asıl borçludan toplam 34.554.628,72 TL talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, davacı banka tarafindan, ... 1. İflas Müdürlüğü'ne ...A.Ş.'nin asıl borçlarından dolayı, 08.04.2021 iflas tarihi itibariyle toplam 34.680.312,79 TL alacak talebinde bulunulduğu tespit edildiği, kefil olarak “MÜFLİS ...A.Ş.”nin garantörlük sözleşmesi, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından, dava dışı ... A.Ş.'ye ... no.lu 9.600.000,00 USD tutarlı taksitli dövize endeksli kredi ve .... no.lu 43.187,94 TL tutarlı teminat mektubunun verildiğinin tespit edildiği, dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde, dava dışı ... A.Ş.'ye, ... 48. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği görüldüğü, bu durumda, davalı ... A.Ş.'nin 08.04.2021 iflas tarih itibariyle, dava dışı ... A.Ş, ile akdi ilişkinin devam ettiği anlaşıldığı, davaya konu kredi Türk Lirasına dönüştürülmesi halinde ise, davacı bankaca ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranı yıllık %36,00 olduğundan, hesaplanan temerrüt faiz oranı %54,00 (=% 36,00 x 1,50) olduğu, davacı banka kayıtları incelendiğinde, davaya konu dövize endeksli kredi hesabının 10.05.2019 tarihinde 8.899.200,00 USD anapara borç bakiyesi arz ettiği, söz konusu kredi hesabına garantör firmanın 08.04.2021 iflas tarihine kadar aşağıda belirtilen tarihlerde tahsilatlar yapıldığının tespit edildiği, tahsilatların ise TBK 100. maddesi uyarınca, öncelikle faiz ve vergi borcundan, kalan kısım ise anapara borcundan düşülmek suretiyle, 08.04.2021 iflas tarihine kadar, krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranından faiz hesaplandığı, 08.04 2021 iflas tarihi ise itibariyle 7.826.368,39 USD anapara, 327.415,25 USD işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere, toplam 8.153.783,64 USD alacak tutarı hesaplandığı, 08.04.2021 İflas tarihinde TCMB Efektif Satış Kuru 1 USD - 8,1788 TL üzerinden, 8.153.783,64 USD TL'ye çevrildiğinde davacının 66.688.165,63 TL (= 8.153.783,64 USD x 8,1788 döviz kuru) alacak tutarının bulunduğunun hesaplandığı, dava dışı ... A.Ş. lehine muhatap ... A.Ş.'ye hitaben düzenlenen 15.09.2019 tarih, ... numaralı, 43,187,94 TL tutarlı teminat mektubunun, 08.04.2021 iflas tarihi itibariyle mer'i durumda olduğunun tespit edildiği, yapılan tespit ve hesaplamalar sonucunda iflas tarihi itibariyle davacının, garantör sıfatıyla davalıdan 8.153.783,64 USD (= 66.688.165,63 TL) nakit ve 43.187,94 TL gayrinakit talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, davacı banka tarafından, ... 1. İflas Müdürlüğü'ne ... A.Ş.'nin garantörlüğünden dolayı, 08.04.2021 iflas tarihi itibariyle toplam 8.281.806,50 USD (- 67.735.239,00 TL) nakit alacak ve 43.187,94 USD (= 353.225,52 TL) talebinde bulunulduğunun tespit edildiği, davaya konu teminat mektubu TL olarak düzenlenmiş olduğu halde, davacı tarafından USD olarak düzenlenmiş gibi talepte bulunduğunun anlaşıldığı, iflas tarihi itibariyle MÜFLİS ... A.Ş.'nin asaleten ve kefaleten borç tutarının icmali (A) ve (B) başlıklar altında yapılan tespit ve hesaplamalar sonucunda, davacı bankanın davalı ... A.Ş.'den asaleten ve kefaleten borçlarından dolayı, 08.04.2021 iflas tarihi itibariyle toplam 101.242.794,35 TL nakit ve 43.187,94 TL gayrinakit alacak tutarı bulunduğu, söz konusu tahsilatların TBK 100. maddesi gereği öncelikle faiz ve vergilerden, kalan bakiyenin ise ana para borcundan düşülmek suretiyle, 08.04.2021 iflas tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, işlemiş faiz ve vergi tutarı 327.415,25 USD olarak hesaplandığı, yöntem olarak söz konusu ek rapor benimsenmekle birlikte, belirtilen maddi hata nedeniyle bilirkişi ... tarafından yapılan hesaplama ile farklı sonuçlara ulaşıldığı, bilirkişi ... tarafından ise, davacı tarafın en son beyan dilekçesindeki tutarlar benimsenerek hesaplama yapıldığı, ancak söz konusu tutarların, davacı bankanın kayıtlarından tespit edilemediğinden, adı geçen bilirkişi tarafından hazırlanan raporun benimsendiği, davacı bankanın davalı müflis ... A.Ş.'den, 08.04.2021 iflas tarihi itibariyle yapılan hesaplamalar sonucunda, asaleten ve kefaleten borçlarından dolayı toplam 101.242.794,35 TL nakit ve 43.187,94 TL gayrinakit alacak tutarı bulunduğu, davacı tarafından ise iflas masasına 102.415.551,79 nakit ve 353.225,62 TL gayrinakit alacak kayıt talebinde bulunulduğu, kefil olarak ... A.Ş.'nin asıl alacak (7.826.368,39 USD x 8,1788= 64.010.301,79 TL, işlemiş faiz + BSMV (327.415,25 USD x 8,1788 = 2.667.863,85 TL, toplam 66.688.165,63 TL, toplam nakit alacak 101.242.794,35 TL, toplam gayrinakit alacak tutarının 43.187,94 TL olduğu, iflas idaresinin kabul ettiği tutar ve yukarıda iflas tarihi itibariyle hesaplanan tutar göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafından iflas masasına 87.511.790,56 TL'nin nakit alacak olarak ve 43.187,94 TL gayrinakit alacak tutarının ise şarta bağlı alacak olarak iflas masasına yazdırılabileceği" şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bu arada yargılama aşamasında davacı vekili 13/11/2023 tarihli dilekçesi ile bankanın, müflis ...Şirketi'nden asaleten ve garantör sıfatıyla sorumlu olduğu kredi alacaklarıyla ilgili iflas dosyasına yapılan alacak kaydının reddedilen kısmının kayıt ve kabulü için açıldığı, davacı bankanın müflisten olan asaleten alacakları iş bu dilekçe ekinde sunulan ... 11. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye nolu temlik sözleşmesi ile temlik edildiği, kısmen temlik alanın ...olduğu müflis ... Şirketi'nin ... A.Ş.'nin borçlarından garantör sıfatıyla sorumlu olduğu kısım temlike konu edilmemiş olmakla bu alacaklar yönünden huzurdaki dava dosyası ve iflas dosyasının taraflarınca takip edilmeye devam olunacağı" hususunda açıklama yapmıştır.
Bunun üzerine;
"1-a)Devir eden davacı ...Bankası A.Ş'nin 13/12/2023 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda kayıt ve kabul davasına konu edilen miktar ile ilgili, müflis şirketin ...A.Ş'nin borçlarından garantör sıfatıyla sorumlu olduğu kısım temlik edilmediğinden bu kalem dışındaki diğer tüm alacak miktar ve kalemleri yönünden,
Bu aşamadan sonra devir alan ... 'in devir alan davacı sıfatıyla davada yer alması,
Noktasında" halen beyanda bulunmayan devir alan şirket vekilinin" yazılı beyanını iki hafta içinde sunmasına,
Aksi halde gelecek duruşmada kısmen devir alan davacının talebi ile ilgili dosyanın bu kalem yönünden işlemden kaldırılması hususunun takdirine,
b)Bu noktada duruşma tutanağının ayrıca devir alan şirketin vekili ...'ya ayrıca ve yeniden tebliğine,
... nun mazeretinin kabulüne,
c)Bu konuda kısmen devir olunan kısım ile ilgili davayı takip etmek noktasındaki iradesini, devir alan ... şirketinin yazılı olarak iki hafta içinde sunmasına,
d)Devir alan ...vekili olarak dayanak sözleşmede adı geçen ... T.C.kimlik numaralı ...'ya duruşma tutanağının tebliğ olunmasına,
2"-Kısmen devir aldığı belirtilen ...Şirketinin mevcut devir beyanı çerçevesinde bilirkişi ... tarafından yapılacak hesaplamaya esas olmak üzere ve bilirkişiden kaynaklanmayan hal ortaya çıkmış olmakla takdir olunan ek 1250-TL bilirkişi ücretini davacı banka vekilinin depo etmiş olduğunu iki hafta içinde açıklanması, ayrıca devir alan şirketin davayı devir olunan kısım ile ilgili takip etme iradesini dahi ortaya koyması sonrası, bankaya kısmen halef olacak bu şirket ile banka arasında bu suretle devir sözleşmesinden doğan bir devrin gerçekleşmiş olması, davacı tarafından yapılan bu kısmi devrin kanun gereği ve doğrudan sonuç doğurucu niteliğinin bulunması, HMK m.125 hükmünün bu noktada rizai/kanuni devir ayrımı yapmaksızın herhangi bir devrin varlığını yeterli görmesi , bu suretle HMK m.125 hükmü gereği dava konusunun davacı banka tarafından kısmen devir edildiğinin takdir olunması, konu ile ilgili genel doktrin ve Yargıtay uygulaması dahi dikkate alınarak bu aşamadan sonra belirtilen alacak kalem ve miktarları ile ilgili ... Şirketinin devir alan davacı sıfatıyla davayı takip etmesine,"dair geçen duruşmada ara karar oluşturulmuş ise de yukarıda belirtilen şekilde davayı takip etmeye dair yazılı beyan sunulmadığı takdirde bu ara karardan dönülmesinin taktir olunacağının alacağı kısmen devir alan ... vekili .... ya bildirilmesine" dair ara karar oluşturulmuştur.
Müteakip duruşmada ise bu defa "devir eden davacı ...Bankası A.Ş'nin 13/12/2023 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda kayıt ve kabul davasına konu edilen miktar ile ilgili, müflis şirketin ... A.Ş'nin borçlarından garantör sıfatıyla sorumlu olduğu kısım temlik edilmediğinden bu kalem dışındaki diğer tüm alacak miktar ve kalemleri yönünden, bu aşamadan sonra devir alan ... Lımıted 'in devir alan davacı sıfatıyla davayı takip ettiğini beyan etmemesi, esasen bu noktada davalı tarafın dahi davayı takip ettiğini açıklamaması karşısında, Yargıtay 4.HD'nin 2022/16102E.-2023/13385 K.sayılı karar içeriği de gözetilerek bu kısım yönünden dava dosyasının HMK m.150 hükmü uyarınca işlemden kaldırılmasına, dava konusu alacağı kısmen devir etmeyen ...Bankası A.Ş vekilinin devir etmediği kısım yönünden ise kayıt ve kabul davasına devam olunmasına" dair ayrıntılı ara karar oluşturulmuştur.
Söz konusu raporların tebliği sonrası, davalı vekilinin bilirkişi ... tarafından sunulan rapora itiraz etmemiş olması dahi dikkate alınarak "ikinci bilirkişi ...'in raporunun üçüncü bilirkişi ... raporuna göre davacının daha lehine olması karşısında ve ayrıca ...'in raporuna göre dahi daha davacı lehine olması karşısında, bilirkişi ...'in daha önce hazırlamış olduğu 14/03/2023 tarihli rapor içeriği ve alacağı kısmen devir eden davacı banka vekilinin 13/12/2023 tarihli dilekçe içeriği dikkate alındığında, kısmen devir eden davacı banka vekilinin 13/12/2023 tarihli dilekçesinin son paragrafına göre ve mevcut kısmi devre göre, bilirkişinin 14/03/2023 tarihli raporunun 12.sayfasındaki sonuç ve kanaat kısmı da dikkate alındığında, alacağı kısmen devir eden ... Bankası A.Ş nin hangi tutar ve kalem yönünden kayıt ve kabulünü talep edebileceğini, kısmen devir alan ... Lımıted 'in hangi tutar ve kalem yönünden kayıt ve kabulünü talep edebileceğini açıklayarak raporunu bu çerçevede revize etmesine" dair ara karar oluşturulmuştur.
Buna göre bilirkişi ...'in 06/02/2024 tarihli ek raporunda "davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehtarı müflis ...A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın iflas masasına alacak kaydı talep koşullarının oluşmuş bulunduğu kanaati edinildiği, davacı bankanın temlik edilen alacakları (a) bendi altında, kendi bünyesinde kalan alacakları (b) bendi altında ayrıştırıldığı, davacının hesaplanan temlik ettiği alacakları (müflis şirketin asaleten borçları) nakdi kredi alacağı yönünden (daha önce iflas masasına kabul edilen 13.731.003,79 TL'lik kısmın tamamı asaleten alacak gibi kabul edilmiştir) toplam 20.849.846,89 TL nakdi alacağın iflas masasına İİK'nun 235 m. hükmü uyarınca tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla “ 4.sıraya kaydının yaptırılabileceği, temlik edilmeyen gayrinakit alacaklar yönünden müflis şirketin asaleten doğmuş bir gayrinakdi alacağı bulunmadığı için, bu bent altında bir alacak miktarı gösterilememiş olduğu, davacının hesaplanan kendi bünyesinde kalan alacakları (müflis şirketin kefaleten borçları) nakdi kredi alacağı yönünden toplam 67.274.995,52 TL nakdi alacağın iflas masasına İİK'nun 235 m. hükmü uyarınca " tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla 4.sıraya kaydının yaptırılabileceği, (davacının kendi uhdesinde kalanı kısım) olan gayrinakit alacaklar yönünden toplam 43.187,94 TL gayrinakdi alacağın iflas masasına İİK'nun 197. m. hükmü uyarınca şartta bağlı alacak olarak kaydının yaptırılabileceği," şeklinde görüş bildirmiştir.
Yukarıda anılan ve münferiden rapor sunan birinci bilirkişinin ek raporu ile ikinci bilirkişi ...'in raporları davalı iflas masasına tebliğ edilmiştir. Ne var ki davalı iflas masasının, ikinci bilirkişi ...'in hazırlamış olduğu 14/03/2023 tarihli kök raporuna herhangi bir itirazı mevcut değildir. Buna mukabil bilirkişi ...'in 06/02/2024 tarihli ek raporuna yönelik itirazında ise sadece "ek bilirkişi raporunda açıklanan nedenlere karşılık olarak müflis adına aleyhe olan hususların kabul olunmadığı" bildirilmiştir. Bu arada belirtmek gerekir ki mevcut bilirkişi raporları arasında davacının en lehine olan rapor, davalı iflas masasının herhangi bir itiraz dilekçesi sunmadığı ve ... tarafından hazırlanan 14/03/2023 tarihli bilirkişi raporudur. Davacı vekili itirazı üzerine münferiden rapor sunan üçüncü bilirkişi...'in raporu ise nakdi alacak yönünden çok az dahi olsa davacı aleyhine, buna mukabil şarta bağlı alacak miktarı yönünden ise aynıdır. Bir başka deyişle ikinci bilirkişi ...in raporu ile üçüncü bankacı bilirkişi ...'in raporu karşılaştırıldığında gayrinakdi alacak miktarı yönünden herhangi bir farklılığın olmadığı, nakdi alacak miktarı açısından ise alacak miktarının büyüklüğü karşısında az da olsa küçük bir fark bulunduğu görülmektedir.
Raporlardan hangisinin bu noktada tercih edilmesi noktasında ise ayrıca yargısal yönden ve usuli olarak değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 6.HD'nin 2021/4525E. 2021/1793K.sayılı kararında belirtildiği üzere;
"Bu kapsamda HMK’nın 281. maddesi hükmü değerlendirildiğinde; bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile bilirkişi raporuna itiraz eden taraf lehine usulî kazanılmış hak doğacaktır. Başka bir anlatımla; bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır ve ikinci bilirkişi raporu veya ek rapor, birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla itiraz eden taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir. (KURU, Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753).
(...)
Fakat Yargıtayın yerleşik içtihatlarında; HMK’nın 281. maddesi ve 282. maddesi ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Bu durumda; hakimin HMK’nın 282. maddesi uyarınca, raporu diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendireceği ama bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi halinde ikinci bilirkişi raporu veya ek rapor, birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından HMK’nın 281. maddesi gereği ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden itiraz eden taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğu kabul edilmektedir. Ayrıca aleyhe olan hususların kabul edilmediği beyan edilse bile itiraz nedenleri gösterilerek ek ya da yeni rapor alınmasının talep edilmediği ve rapora göre karar verilmesinin talep edildiği durumlarda da usuli kazanılmış hakkın ortaya çıktığı benimsenmiştir. (Emsal, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.02.2021 tarih, 2018/10(21)-94 esas, 2021/111 karar sayılı ilamı, kapatılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 13.09.2017 tarih, 2016/14455E. 2017/7655K.sayılı ilamı)"
Somut olayda davalı şirketi temsilen iflas masası, davacının en lehine olan ikinci bankacı bilirkişi durumundaki ...'in 14/03/2023 tarihli raporuna herhangi bir şekilde itiraz etmemiştir. Alacağın kısmen devredilmesi sonrası ise aynı bilirkişiden yine davacının en lehine olan miktarı içeren rapor sunulmuş, söz konusu ek rapora dahi iflas masası yukarıda açıklanan şekilde ve soyut olarak ve özet olarak itiraz etmiştir. Bu durumda bankacı bilirkişi ...'in kök ve ek bilirkişi raporlarına yönelik olarak açıklanan Yargıtay 6. HD. uygulaması gereği, davalının herhangi bir itirazı mevcut bulunmadığından, benimsenen bu rapor içerikleri dahi dikkate alındığında raporda belirtilen miktarlardan daha düşük bir miktara hükmedilebilmesi öncelikle mümkün değildir. Bir başka deyişle, davalı tarafın adı geçen bilirkişinin kök raporuna hiç itiraz etmemesi, ek rapora ise çok soyut şekilde itiraz etmesi, bu rapordaki miktarların ise kısmen alacağını devretmeyen davacı banka yönünden en lehe rapor olması karşısında bu miktar ile ilgili davacı banka lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu kabul edilmiştir. Adı geçen kök ve ek raporun bir anlamda davacı banka lehine ve davalı aleyhine kesinleştiği, Mahkememizce benimsenmiştir.
Kaldı ki irdelenen durum karşısında Mahkememizce benimsenen, ... tarafından hazırlanan bilirkişi rapor içeriği Yargıtay uygulamasına uygun hesaplamaları içermektedir. Zira bankacı bilirkişi mevcut içtihat karşısında asaleten kullandırılan krediler ile kefaleten kullandırılan krediler yönünden ayrı ayrı değerlendirmeler yapmıştır. Bu değerlendirmelere göre davalı müflis şirketin asaleten borçları yönünden sözleşme miktarı, kefiller, kefalet limitleri tek tek dikkate alındığı, kullandırılan kredilerin rotatif kredi ile teminat mektubu kredileri olduğu, buna göre hesabın kat edildiği, temerrüt tarihlerinin tespit olunduğu, temerrüt tarihinin açıkça ve denetime elverişli şekilde tespit olunduğu, Yargıtay uygulaması ve sözleşme hükmüne uygun olarak emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranın belirlenerek bu orana sözleşmede belirtilen oranın uygulandığı, böylece %46,80 oranındaki temerrüt faizin Yargıtay uygulamasına uygun şekilde hesaplandığı, sonuç itibariyle iflas tarihi itibariyle borç toplamlarının 34.580.850,68-TL olarak saptandığı, bu hesaplamaların yapılması aşamasında temerrüt tarihi ve iflas tarihi arasındaki dönem için Yargıtay uygulamasına uygun şekilde faiz oranlarının uygulandığı, bu itibarla hesaplamanın Yargıtay uygulamasına uygun bulunduğu Mahkememizce benimsenmiştir. Diğer yandan müflis şirketin kefaleten borçlarının dahi garantörlük sözleşmesi çerçevesinde dava dışı Akdenizli firmasına kullandırılan kredileri olarak dikkate alındığı, buna göre kalan alacağın belirlendiği, iflas tarihi itibariyle nakdi kredi alacakları yönünden geciken taksit tutarı, temerrüt tarihi, iflas tarihi, temerrüt faizinin ve en önemlisi bu kredi borcu için yapılan tahsilatların davacı banka borcuna mahsubunun TBK m.100 hükmüne göre yapıldığı, böylece iflas tarihi itibariyle toplam 542.662,99-USD tutarında davacının alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Yine ileri vadeli taksitler içindeki ana para miktarı yönünden ise ana para, en son geciken taksit tarihi, iflas tarihi, alacak muaccel olmadığı için akdi faiz oranı tek tek dikkate alınarak iflas tarihi itibariyle 7.682.870,77-TL alacak tutarı hesaplanmıştır. Yapılan kur dönüşümü sonrası ise gerek geciken taksitten doğan alacağın karşılığı gerek ileri vadeli taksitler için ana paradan doğan alacak miktarının iflas tarihi itibariyle karşılığının 67.274.995,52-TL olarak bulunduğu, bu hesaplamanın ise Yargıtay'ın benimsemiş olduğu yöntem çerçevesinde gerçekleştiği mahkememizce benimsenmiştir.
Yargılama aşamasında oluşturulan ara kararlardan da anlaşılacağı üzere davacı olana banka müflis olan şirketin ...A.Ş.'ne kullandırılan kredilere garantörlüğünden kaynaklanan alacak haklarını devir etmemiştir. Bu nedenlerle davacı bankanın, kendi bünyesinde kalan bu alacaklar ile ilgili bilirkişi...'in sunmuş olduğu 06/02/2024 tarihli rapora itibar olunmuştur.
Mahkememizce itibar olunan bu raporda yabancı para yönünden iflas tarihi itibariyle yabancı paranın kur karşılığının dikkate alınması gerekir.
Yargıtay 23. HD'nin yerleşik uygulamalarında kabul olunduğu üzere "yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir. (Kuru B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sayfa 1244) İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207.maddesine aykırılık teşkil eder. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08.05.1997 Tarih ve 2756 E., 4683 K. sayılı ilamı ile Dairenin11.03.2014 Tarih ve 2013/7176E., 2014/1802 K.sayılı ilamı bu yöndedir". (Yargıtay 23. HD'nin 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı ilamı) O halde bankacı bilirkişi ...'in hazırlamış olduğu kök raporda ve alacağın kısmen temliki sonucunda hazırlanan ek raporda, davacının temlike konu etmediği, kendi uhdesinde kalan ve nakdi krediden doğan alacağın ait olduğu yabancı paranın paranın iflas tarihi itibariyle efektif satış kur karşılığının esas alınması Yargıtay uygulamasına dahi uygundur.
Öte yandan davacının devir konusu yapmadığı gayrinakdi ve şarta bağlı alacaklar ile ilgili inceleme yapan birinci bankacı bilirkişi raporu, ikinci bankacı bilirkişi raporu ve hatta üçüncü bankacı bilirkişi raporu dikkate alındığında gayrinakdi alacak miktarı 43.187,94-TL olarak tespit olunmuştur. Zira davacı banka kesin ve süresiz olarak 43.187,94-TL'lik teminat mektubu vermiştir. Bu teminat mektubunun hali hazırda meri olduğu, geçerlilik sürdürdüğü anlaşılmakta olup aksine ispatlanmış bir vakıa ve delil durumu yoktur. O halde davacı bankanın devredilmeyen ve kendi uhdesinde kalan gayri nakdi alacağın 43.187,94-TL olarak iflas masasına kaydı gerekmektedir.
Kayıt kabul davalarında Yargıtay uygulaması gereği ancak iflas tarihine kadar faiz hesabı yapılabilir. İflas tarihi sonrası faiz ve gider vergisi ancak dağıtım sonrası talep edilebileceğinden nakdi alacağa iflas tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği gibi gayrinakdi alacak yönünden de iflas tarihindeki alacağın niteliğine göre şarta bağlı alacak belirlense de bu kalem yönünden dahi faiz işletilemez.
Nihayet belirtmek gerekir ki yargılama aşamasında davacı ...Bankası A.Ş'nin kendi bünyesinde kalmayan, ... Bankası A.Ş.'nin ise takip etmediği, kısmen ...'e temlik ettiği, müflis şirketin asaleten borçları kapsamında kalan alacak kalemlerine yönelik usuli işlemler tamamlanmıştır. Bu kalem yönünden HMK m.125 hükmüne uygun olarak alacağı devir alan kişiye davayı takip edip etmediği yönünde beyanda bulunma imkanı tanınmış, bu noktada ilgili vekile tebligat yapılmıştır. Ancak gerek alacağı kısmen devir alan davacı vekili tarafından gerekse davalı tarafından bu kalem yönünden dava takip edilmediğinden HMK m.150 hükmü uyarınca işlemden kaldırma kararı verilmiştir. Devredilmeyen alacak yönünden dava dosyasının hüküm aşamasında olması ve yargılamanın iyi bir şekilde yürütülebilmesi açısından ise alacağı kısmen devir alan ...'in davacısı olduğu kalemlere ait dava yönünden HMK m.167 hükmü uyarınca ayırma kararı verilmiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında davacı ... Bankası A.Ş.'nin kendi bünyesinde kalan, bu suretle temlik edilmeyen, müflis şirketin ise garantör sıfatıyla olan borçları kapsamında kalan dava yönünden; davacı...Bankası A.Ş. bünyesinde olup temlik edilmeyen 67.274.995,52-TL nakdi alacağa konu ticari kredi alacağının 4.sıraya alacak olarak, yine davacı...Bankası A.Ş. bünyesinde olup temlik edilmeyen 43.187,94-TL gayrinakdi alacağın ise şarta bağlı alacak olarak, ... 1. İflas Müdürlüğünün...iflas sayılı dosyasındaki iflas masasına -tahsilde tekerrür olmamak üzere- kayıt ve kabulüne, nakdi alacaklara iflas tarihinden itibaren gayrinakdi alacaklara ise nakde dönmesi halinde bu tarihten itibaren temerrüt faizi ve gider vergisi işletilmesine dair taleplerin ise reddine, bu suretle davacı ...Bankası Anonim Şirketi'nin fazlaya ilişkin diğer tüm taleplerinin dahi reddine, davacı ...Bankası A.Ş'nin kendi bünyesinde kalmayan, ...Bankası A.Ş.'nin ise takip etmediği, kısmen ...'in temlik aldığı, müflis şirketin asaleten borçları kapsamında kalan alacak kalemlerine yönelik dava yönünden ise 30/05/2024 tarihi itibariyle bu kalem yönünden HMK m.150 hükmü uyarınca işlemden kaldırma kararı verilmiş olmakla, bu alacağı kısmen devir alan ...'in davacısı olduğu kalemlere ait dava yönünden HMK m.167 hükmü uyarınca ayırma kararı verilmesine dair karar verilmesi gerekmektedir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I.Davacı ...Bankası A.Ş.'nin kendi bünyesinde kalan, bu suretle temlik edilmeyen, müflis şirketin ise garantör sıfatıyla olan borçları kapsamında kalan dava yönünden;
Davacı ... Bankası A.Ş. bünyesinde olup temlik edilmeyen 67.274.995,52-TL nakdi alacağa konu ticari kredi alacağının 4.sıraya alacak olarak,
Yine davacı ... ünyesinde olup temlik edilmeyen 43.187,94-TL gayrinakdi alacağın ise şarta bağlı alacak olarak,
... 1. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasındaki iflas masasına -tahsilde tekerrür olmamak üzere- kayıt ve kabulüne,
Nakdi alacaklara iflas tarihinden itibaren gayrinakdi alacaklara ise nakde dönmesi halinde bu tarihten itibaren temerrüt faizi ve gider vergisi işletilmesine dair taleplerin ise reddine,
Bu suretle davacı ... Bankası Anonim Şirketi'nin fazlaya ilişkin diğer tüm taleplerinin dahi reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereği temlik edilmeyen kısım yönünden alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL harcın mahsup edilerek 368,30-TL bakiye ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı banka tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harcın ve 59,30-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesine,
Davacı tarafından harcanan, temlik edilmeyen kısım için harcanan 188,00-TL tebligat posta masrafı, 12.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.938,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından harcanan masraf olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı banka vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince temlik edilmeyen kısım nedeniyle 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesine,
Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
II.Davacı ... Bankası A.Ş'nin kendi bünyesinde kalmayan, ... Bankası A.Ş.'nin ise takip etmediği, kısmen ...'in temlik ettiği, müflis şirketin asaleten borçları kapsamında kalan alacak kalemlerine yönelik dava yönünden;
30/05/2024 tarihi itibariyle bu kalem yönünden HMK m.150 hükmü uyarınca işlemden kaldırma kararı verilmiş olmakla, bu alacağı kısmen devir alan ... 'in davacısı olduğu kalemlere ait dava yönünden HMK m.167 hükmü uyarınca ayırma kararı verilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurunda diğerlerinin yokluğunda ve oy birliği ile karar verildi.27/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!